Üst Başlık
Üst Başlık
| Üst Data Alanı |
![]() ![]() |
Sep 9 2008, 09:08 AM
İleti
#1
|
|
![]() Profesyonel Üye ![]() ![]() ![]() Grup: Üye İleti: 577 Katılım: 5-August 08 Nereden: Kayseri Üye No: 4,327 Nerede yaşıyorsunuz?: Türkiye Kan Grubunuz: A RH ( + ) |
Ruhum çok perişanken!
Evet evet Çok geçte olsa kabul ediyorum Ben sana başından itibaren yanlış yaptığımı anladım Biliyorum Çok geç kaldım anlamak adına Zekâ geriliği olmamasına rağmen kavramak hissetmek Düşünmek adına Sinede hesap ederek halleşmek Hak ve hukuku mizan ölçüsü refakatinde nefeslenmek Kimliğin aidiyeti Kişiliğin açziyeti bir bir serilirken Nihayetin mücerretliği hissedilirken, hidayet vesileyken Hissetmenin Koşulları hasrete amade iken Gayretin nefeslerde neticelenmesi niyete muttali derken Benliğin harında Özün kıvamına vasıl olmak vesileyken Hakkın huzuruna çıkmak ar isterken, ruhum çok perişanken Senin hakkında Her ne kadar hukukun sabit olsa da Tevdi edilen töresel asabiyetler ve ne derler peşimdeyken Seni sevmek Ve hatta melalini anlayarak koklamak Bağrında haline muttali olarak anlamlaşmak mümkün olmadı Mütemadiyen Kapı kulluğu senin bahtın olmuştu Fark edememem, nazarını hissedememem cehaletin kalıntısı Ey çocuğumun anası Hakkın koruması altında ki sevdası Gülün hasrettiği ve vedasında bahsettiği refikalarına atfettiği Güzellikleri görememek Bedensel ihtiyaçlar için fakirleşmek Emanet kimliğini hissetmeden tahakküm etmek ne kadar acı Davacı olmayacak kadar Fedakâr olman var ya yüreğimi dağlayan an Kalbimi hıçkıranlara boğan, nisa kimliğinde fevkalade manalaşan Mustafa CİLASUN -------------------- Aşk, halin demidir!
|
|
|
|
Sep 9 2008, 12:02 PM
İleti
#2
|
|
![]() Profesyonel Üye ![]() ![]() ![]() Grup: Üye İleti: 577 Katılım: 5-August 08 Nereden: Kayseri Üye No: 4,327 Nerede yaşıyorsunuz?: Türkiye Kan Grubunuz: A RH ( + ) |
Ayrık otu nizamsız nefs gibidir!
Bilir misin sen Ayrık otu neden hiç sevilmez Ona sevgi hasredilmez, şefkat gösterilmez halde yeşermez Onu görmemek adına Vakfedilen gayretler tükenmez Torak dahi bunun yüzünden bazen sevilmez suda verilmez O kadar sırnaşıktır ki Hadsizliğin kıvamında rakipsizdir Davranış bozukluğunda çok ahenksizdir, lakin çok etkindir Nerede olsa kendine Muhakkak bir yer edinmeyi bilendir Sökülüp atılmasına aldırış etmeyen divanedir, hilkatiyledir Marazlık için adrestir Bir anlamda nefs gibi şedit sefildir Adaptan nasipsiz, halden gailesiz, kalpten silik bir yelişliktir Mümbit toprakların Bereket âşıklarınız fevkalade hasmıdır Bir ince hastalık misali sessiz kurutan, hal bırakmayan fevridir Kontrolsüz heyecanın Yaşamak adına azmin serencamıdır Yılgınlık, yorgunluk hali ondan çok uzaktır her vakit yol alandır İklimlere taş çıkartan Mevsimlerin tarihini yazan hazandır Varlık adına her ne kadar gayret gösterse de hiç anlaşılmayandır Çünkü haddi aşandır Marazlık için adeta vardır, bühtandır Hasislikle anlamlı yaşayandır, kendiyle barışık olmayan varlıktır Rahmetin sağanağında Bereketi kurutandır, adıyla müsemmadır Hak adına hakkı olmasına rağmen toprağın verimliliğini giderendir İnsan kimliğinden arîdir Zira her şey ona amade iken o sefildir Silik duvarlar gibidir, kurşunilikte fevridir, filizleri titreten tizdir Nizamsız nefs gibidir Bilmesine rağmen haktan nasipsizdir İrade olmaz ise ayrık otu, beşer kimliğinde fevkalade talihsizliktir Mustafa CİLASUN -------------------- Aşk, halin demidir!
|
|
|
|
Sep 9 2008, 01:16 PM
İleti
#3
|
|
![]() Profesyonel Üye ![]() ![]() ![]() Grup: Üye İleti: 577 Katılım: 5-August 08 Nereden: Kayseri Üye No: 4,327 Nerede yaşıyorsunuz?: Türkiye Kan Grubunuz: A RH ( + ) |
Ne çare olacak haline!
Bir gün Çok geç olacak biliyorum Arkamda bırakacaklarım ne söyler hiç bilmiyorum Her gün Bir adım öteye gidiyorum Zamanı pervasızca tüketiyorum, ben ne biliyorum Ruhu hissediyorum Kalbe hissiyatla nazar ediyorum Nefsin hadsizliğini biliyorum, acz içinde gidiyorum Lekelerim kat kat Günah olması için nedir şart Heveslerde renkler çok rahat yaşamakta nedir fark Anlamak için Kalk ta silkinerek bir bak Nihayetin sayfalarına uzanarak ibretle temaşaya sark Ceddinden kalan Lakin hazanlaşan kalıntılara tak Haysiyet içinde tefekkür edip onursuzluğu biraz bırak Ahvalini kuşatan Seni kalbinden uzaklaştıran Ruhun bizarlığını tınmadan arsızlıkla sürekli arka çıkan Zamanını çalan Bizzat kulluktan uzaklaştıran Ruhunu hicrana mahkûm bırakan teranelere karşı uyan Bak akıp Gidiyor kendi halinde zaman Ne kadar oyalansan haline solgunluk sudur edecek inan Lakin çok Geç kalmış olacaksın her an Ruhun dirliğine avdet edeceksin şer an anlatacak zaman Ne kadar Sayfalara hayretle baksan da Ne çare olacak haline sende düşün bir an hazanlaşmadan Tavında makbuldür Cazibe neden çeken güçtür Varlığın erki, sahavetin fevki, imanın şevki ihsana rağbettir Mustafa CİLASUN -------------------- Aşk, halin demidir!
|
|
|
|
Sep 9 2008, 02:26 PM
İleti
#4
|
|
![]() Profesyonel Üye ![]() ![]() ![]() Grup: Üye İleti: 577 Katılım: 5-August 08 Nereden: Kayseri Üye No: 4,327 Nerede yaşıyorsunuz?: Türkiye Kan Grubunuz: A RH ( + ) |
Suskunluğumun muvazenesisin!
Ne sanıyorsun Yılların eritemediği hasreti Sancılar içinde çekilen nefesleri Tarumar olan hislerimi terennüm ederken Geceden gündüze Akan zamanı demlerken Dinmeyen hüznümü göğüslerken Vaktin tecellisinde nihayetin izlerindeyken Sen geliyorsun aklıma Zihnim karma karışık olsa da Kalbim asırların solgunluğuna maruzsa Ruhum insicamında Hakk diyorsa hak getire Toprağın neminde Nüveleşen, tohumun umuduna Hasredilen, düşlerin ülkesinde gizlenen Hasreti çekilen, özlemi nemlendiren nerdesin Bir selam olsun Vermeye içtinap edersin Niyazlarımın en müstesna yerindesin Sinemde solmayan bir gülsün hissettiğim sensin Kalbimdesin Gün görmeyen melalin rengisin Halime haz bahşeden suhuletli tefekkürsün Ülfetimsin, süruru mekânımsın tek aşk sayfamsın Anlamlandıransın Düşünceme şevk katan bahtiyarsın Hissiyatın baharında Zümrüdüankasın iyi ki varsın Yıllar bizar bıraksa da, hasretin dağlasa da sevdasın Umudun sağanağı Nasibin mutlaklığı olsa da aşksın Nazı müstesnasın, haz için hep varsın Kanım aktığı sürece gönlümün tahtısın baharı hazzın Ayrılığın olmayacağı Serzenişin solunmadığı farksın Berraklığın kadrinde teneffüs edilen aşksın Her halükarda kıvancımsın ve sahifelerde romanımsın Mısralarımda gizlediğim Şiirlerimde derlediğim muhakkaksın Şarkımın nakaratı, sazımın bam teli, neyimin nefesi Gözyaşlarımın adresi, suskunluğumun da muvazenesisin Mustafa CİLASUN -------------------- Aşk, halin demidir!
|
|
|
|
Sep 9 2008, 04:52 PM
İleti
#5
|
|
![]() Profesyonel Üye ![]() ![]() ![]() Grup: Üye İleti: 577 Katılım: 5-August 08 Nereden: Kayseri Üye No: 4,327 Nerede yaşıyorsunuz?: Türkiye Kan Grubunuz: A RH ( + ) |
Çok geç!
Gelme artık Yıllardır sudur ediyor halimde solgunluk Yorgunluk ah nede yılgınlık kalmıyor hevesim ayık Sakladığım Koklamak için medet umduğum günler Şevki bahar olan yaseminler rengârenk laleler soldu Nereye baksam Geceleri ayaza yaslansam donup kalsam Taşlaşmış yastığımla, toprak kokan yatağımla hicrana Kalmayan heyecan Hevesler serzenişte lakin bakıyor mezar Duvar köşelerinde çürüyen yapraklar billahi hakkım var Açmayacak mı bahar Her vakit hazan niye var, hüzünlü şarkılar Gamı hazan suskunluklar, durmayan gözyaşları niye akar Hasret bu denli mi Sineyi dağlar, kelimeleri bağrı düğüm kokar Aşk hüzün yaşamaksa şayet bilmem ki ne kadar vaktim var Kulağım çınlasa ne yazar Kalbimin titremelerinin kime ne zararı var Sokak aralarında kimler neden sabahlar, ruhum çok bizar Kader herkese var Felek neden selam vermez azarlar Yalnızlıkla muhabbet varsa neden yoktur bereket ve izzet Hani nerede keyfiyet Yaşamak haksa o vakit nedir çektiğim külfet Kanaat idrak edilmeyince başlıyor işte nedamet sen seyret İnsan kimliğinde şikâyet Keşkeklerde adavet, benlik nüksediyor elbet Lakin nasip bir hakikat, gayretin, rekabetin mücerret sebep Küskünlüğü lağvet Ruhun insicamında vardır muhakkak hikmet Kalbin ritmine dikkat et, zaman içinde yaşanıyor hep fetret Mizanı düşünmek sebep Hal içinde edep, yeisler aklet kimlere dert Vakit doluyor elbet şafak kimler için haşyet ve umuda sebep Mustafa CİLASUN -------------------- Aşk, halin demidir!
|
|
|
|
Sep 9 2008, 06:00 PM
İleti
#6
|
|
![]() Profesyonel Üye ![]() ![]() ![]() Grup: Üye İleti: 577 Katılım: 5-August 08 Nereden: Kayseri Üye No: 4,327 Nerede yaşıyorsunuz?: Türkiye Kan Grubunuz: A RH ( + ) |
İşte o vakit!
Sen olsun ağlama Halimin hicranına karaları bağlama Gözyaşlarının sağanağında sancılar yaşatma anla Nasıl olsa gidiyorum Nihayete hazırlığı biçiyorum şevkle Her ne kadar hüznüm okunsa da sen hiç aldırma Yaşamak farksa Sanat olmaktan çıkarılıyorsa Nitelikten azade olarak solumasa ne hazanım işte Solgunluklar eşikte Hissiyatın mor lekeleri içimde Ruhum feveran etse de kalbim hicrana meyletse de Her yolculuk Yorgunluğa hazırlık değildir Bazen vecd içinde sessizliğin dirliğinde bir ahenktir Kimliğe inmektir Hesap edebilmenin fevkidir Nefesler müddetli, yârin hasreti, namelerde asrileşti Muhabbet yenileşti Farklı teraneler zihinlerde yer edindi Özlem varlığa hasredildi, kelam ekâbir için şevkleşti İşte o vakit Çare adına suskunluğa inat Takatsiz direnişler ne kadar hak, maslahatlar farklı tat Artık umutlar Düşlere hasrediliyor ne hazin Türbeler rengârenk süsleniyor billahi vahim ne haddim Ön yargı çok peşin Zanlara rağbet etmek hazin mi hazin Dışlamak çok yakın, hele birde fakirse işte o zaman bakın Varlık kapatan Marazları saklayan duraktır Bir gün elbet hesabı akıl sahiplerinden haşyetle sorulacaktır Avadanlık olanlar Farkında olmadan yağdanlık edenler Rızkın yegâne sahibini bilmeyen hederler olarak karşılanacaktır Mustafa CİLASUN -------------------- Aşk, halin demidir!
|
|
|
|
Sep 10 2008, 09:03 AM
İleti
#7
|
|
![]() Profesyonel Üye ![]() ![]() ![]() Grup: Üye İleti: 577 Katılım: 5-August 08 Nereden: Kayseri Üye No: 4,327 Nerede yaşıyorsunuz?: Türkiye Kan Grubunuz: A RH ( + ) |
Gül anlaşılmayınca aşk uzaklaşır!
En zarif Bir iğne oyasının Değirmen misali zamanı tüketirken Dişlileri Arasında öğütürken Dilberi aşiyanın göz emeklerini Seyrederken Yüreğin çeperlerinden İnce bir sızıntı hicranı sessizce başlar Katlanılan Çileler bir, bir dizilir Senaryonun sayfalarında olduğu misali O gül Kokusu ellerin Parmakları hayatın sabrını azimle dokur Her ilmek Tasarrufu rızayı bari Hakikatine muttasıl olmak, erişmek içindir Toprağın Kıvamında ki tevazu Coşkusunun hazzını yudumlayan zahit gibi Analığın Meşkini, nisa olmanın Teslimiyet şevkini ve huzurunu bağışlarlar İnsan Olmanın, insanlığa Kavuşmanın reçetesinde anlamlaşan mazi misali Bu kadar Zarif bir şekilde Tanzim edilen gülü, latif rengini ve tenini Koklamanın Onların süruru halinden Anlamanın sebebi, emanetin güzelliğinin halidir Bu hakikate Bigane kalan bir insan Arzın en bedevi nefeslenen canı beşeridir Onlar Bir aşktır, sevdadır Yağmurdur, karanfildir, edebi tevazuudur Güzelliğin Tek adresi, kâinatın Güzide bahçesi değerinde bir zenginliktir Sulbün Banisi, sabilerin kanadı Şefkatin en mübariz temsilcisi olan elçidir Onlar Hayatı anlamlı kılan Mübelliği olan en değerli temel bir hazinedir Güllerin Kıymetini idrak Etmeden solduranlar, hilkatinde uzaklaşandır Acımasızca Yapraklarını kopartıp Ortalığa saçanlar, edebi dışlayanlar fütursuzdur Gelir Zafiyetiyle kullananlar Öz annesini tanımayan onun kimliğini anlamayandır Bunlar Bizim analarımız Bacılarımız, canımız, cananımız, kanımızdır Yüreğim Yanıyor hal kalmıyor Cihanı arzda edebi hayâ maksatlı tarumar ediliyor Ekranların Kanlı tuzaklarında Entrikanın odağında alenen ahlaksızlık anlatılıyor Masum Yürekleri alenen aldatıyor Bir paye adına ne çirkeflikler hasıraltı ediliyor Ne kadar Masum kaldıkları Çaresiz bırakılıp aldatıldıklarını görünce hayıflanıyorum Gözlerden Tek kan gelseydi Yürekler defalarca hançerlenseydi edep uğruna Şu dişler Parçalansa, tırnaklar Kerpetenle sökülseydi de hain eller cirit atmasaydı Mavzer Kurşunları her yanımı Fütursuzca delik deşik etseydi ar mefkûrem kalsaydı Mustafa CİLASUN -------------------- Aşk, halin demidir!
|
|
|
|
Sep 10 2008, 09:34 AM
İleti
#8
|
|
![]() Profesyonel Üye ![]() ![]() ![]() Grup: Üye İleti: 577 Katılım: 5-August 08 Nereden: Kayseri Üye No: 4,327 Nerede yaşıyorsunuz?: Türkiye Kan Grubunuz: A RH ( + ) |
Sana açılmak!
Bilsen ki yüreğimi Sana açmayı Ne kadar çok isterdim Kirliliğinden dem vurduğum Nedamet ışıklarıyla Soluduğum bu hayata Bigane kalınca kalanımla Çırpınırdım işte Devayı umut adına sancılarımla Güneş ah Gün içinde müşahede Ettiğim nice leş Aşktan nasipsiz serkeş Kuvvetli görününce artık pes Menfaat tellallığında Yarışıyordu her nedense herkes Ey hasret kaldığım Kan içinde canı anlayan kardeş Sende halimi Anlamaktan uzaklaşırsan Hep daim baka kalırsan Tahkikin içinde nefes Alamazsan merakı bırakırsan Aşkı arasan ne çıkar Onu hissetmekten uzaklaşırken Sen ben içimizde ki her dem Ruhumuzda öngörülen Acımak ağlamak kanmak Adanmak gayeyle yaşamak Bir hesap dâhilinde Anlamlı olmak gayesiyle çalışmak Hadiseler bakmak Maziyle fikri tefekkürü aşılamak Nebatatı unutmamak Mahlûkat ile barışıklığı bulmak Farkında olmak Dikkatimiz oranında Vicdani solumak İrademizdi tercihlerimizle Kimseyi suçlamamak Nasip olunanda Asıl hikmeti aramak Gayreti bırakmamak Hayatımızı anlamlı Kılmak adına yaşamaya sarılmak Mustafa CİLASUN -------------------- Aşk, halin demidir!
|
|
|
|
Sep 10 2008, 09:57 AM
İleti
#9
|
|
![]() Profesyonel Üye ![]() ![]() ![]() Grup: Üye İleti: 577 Katılım: 5-August 08 Nereden: Kayseri Üye No: 4,327 Nerede yaşıyorsunuz?: Türkiye Kan Grubunuz: A RH ( + ) |
Kalsın!
Senin olsun, Dilerim sen onsuz, Sende bulunan sevda mı yarsız Sen gamsız, Aşk manada halsiz, Dünya senin, sende bir anlamsız Zorunda Değildin, vermemeliydin, Ümit sermemeliydin, kesmeliydin Tefekkür Konusu, hiç olmamalıydın, Donmalıydın, elan kaybolmalıydın Her zaman Ten, olamaz arzulanan, Zevkte bulunan, sonra da yok olan Mana Yoksunu, bir zavallı bulunan, Kimliğinde kaybolan, sonra unutulan Olmamalıydın, Solmamalıydın sen, Bir ceylan iken, kabalaşmamalıydın Cazibede Kaybolmadan yaşamalıydın, Haysiyeti, nezaketi hep aramalıydın Suhuletle Nefeslenmeyi bilmeli Zahire debelenmemeli nasip bilinmeli Kanaate Ne demeli ötelemeli mi Tecellide ki hikmet terennüm edilmeli Mustafa CİLASUN -------------------- Aşk, halin demidir!
|
|
|
|
Sep 10 2008, 02:18 PM
İleti
#10
|
|
![]() Profesyonel Üye ![]() ![]() ![]() Grup: Üye İleti: 577 Katılım: 5-August 08 Nereden: Kayseri Üye No: 4,327 Nerede yaşıyorsunuz?: Türkiye Kan Grubunuz: A RH ( + ) |
Unutmak solgun sayfaları!
Sonsuzluk Evet, ona doğru uzanmak Düşlerinde baharı şevkle koklamak Hazzın Nihayetiyle süruru bulmak Ruhun muvazenesini hazla ile yaşmak Kalbin Ritmini anlayarak Murakabede öylece serinliğe uyanmak Bir an olsun Unutmak solgun sayfaları Zihni karmaşaları ve ahenksiz sevdayı Toprağa Düşen has damlaları Koklamak, belayı hatırlamak ve yaşamak Toprakta Çamurlaşmayı yaşamak Maziyi solumak insanlık onuruna ulaşmak Mazlum Nefesi anlamayı başarmak Hak adına konuşmak, rızayı azimle aramak Nisa Kimliğinde ülfetli olan Şefkati, vesilelerde bularak okumayı anmak Fideyken Ana kimliğine sorgulamak Asliyetini koruyarak hazla naifliği koklamak Ötelerin Sevdasını haykıran ney sesi Onu üfleyenin aşk gailesi dinmeyen çileleri Hüzzam Şarkılarda gizlenir Acemaşiran ve mahur semainin ak olan sesi Tamburun Hassasiyeti, udunda bam teli Suskunluğun sineye akseden serzeniş hanesi Ne sana Ve nede yalnızlığa mahkûmun Biliyorum mücerret ve müstakil olan bir ruhum Kalpte Muhafaza ettiğim niyet En nihayetinde olacaktır benimde son umudum Nedense Yoktur bir korkum umutluyum Cennete düşlerde yolcu değilim sadece bir kulum Melanetlerin Sancısı olmazsa bir kalpte Hazan kimin derdiyse ruhun hası göstersene nerde Mizan Mücerretse, hukuk belliyle Sende kalk bir düşün ve hürriyetin adına bir söyle Muvazene Nerede af seni bekliyor bekle Ütopik ümitlerle, niteliksiz kimliklerle ve her yerde O vahit Hassasiyet nerede, mihenk önde Hak tesliminde, Hakkaniyet emin ellerde düşünsene Nefs Muvacehesince İdrak haznesi teslim olacak iradene ve sana amade Haşyet eşikte Merak kuşatacak her vesile Halis ruhun duyacağı sesle irkilecek aşk muhabbetle İşte sevda Burada bir badire aşk ikliminde Keyfiyet güfteleri çıkacak bir telaş içinde ve hayretle Sazende nerede, Sazı kendi derdinde hissetsene işte Zaman kaldı mı fark etsene, hülyadan kurtulmayı dene Sanatçı kimliğinde Hak rızası aranacaktır hani nerede Rezaletler iblisle, kanaat meleğin kadrinde ve tercihinle Mustafa CİLASUN -------------------- Aşk, halin demidir!
|
|
|
|
Sep 10 2008, 03:35 PM
İleti
#11
|
|
![]() Profesyonel Üye ![]() ![]() ![]() Grup: Üye İleti: 577 Katılım: 5-August 08 Nereden: Kayseri Üye No: 4,327 Nerede yaşıyorsunuz?: Türkiye Kan Grubunuz: A RH ( + ) |
Sonra ne olacak!
Artık bir daha mı asla Geriye dönüp bakmak mı kat’a Geçmişi hatırlayarak yaşamak mı hayır ola Anları güne hasrederken Günü zamana havale ederken Nasib için nefesleri gayrete tevdi ederken Hareket ve kuvvetin Zerrenin hükmünde ki hikmetin Müddetli nefesin, bahşedilen ömrün hükmü Cihana teşrif edilen Nesillerin tümü, sebebin rüknü Kitabı celilin hükmü, aşikâr kanaatlerin tümü Hesap edilecek Defterler dürülecek teker teker Gün yüzüne çıkacak, niyet ve amel karşılaşacak Kalbi yabancılığın Ruhi açmazların seni çok daraltacak Sonra ne olacak, haşyet seni pek çok korkutacak Umutlar artacak Hamiyetli nefesler aranacak Kime her ne yaptıysa hatırlatacak, hak tanınacak Mazlum ve mağdur Zalim ve hain sınıflara ayrılacak Mizan koklanacak, bizzat o gül hasretle aranacak İnisiyatif kalmayacak İstisna olmayacak, hak yerini bulacak Adalet akacak, her kez hakkına mutlak razı olacak Nefsin açmazları Sınırsız tahrikleri, haram tevessülleri Hadsiz istekleri o kadar nezih anlatılacak ki şaşılacak O vakit akıl sahibi İrade safhasında ki açziyeti anılacak Tercihlerin müsebbibi zorlanacak vesile olan korkacak Ayan beyan ortaya çıkacak Kul olmak hakkıyla çabuk anlaşılacak Nelerden mahrum kalındığı hüzünle çabuk fark edilecek Mustafa CİLASUN -------------------- Aşk, halin demidir!
|
|
|
|
Sep 10 2008, 05:07 PM
İleti
#12
|
|
![]() Profesyonel Üye ![]() ![]() ![]() Grup: Üye İleti: 577 Katılım: 5-August 08 Nereden: Kayseri Üye No: 4,327 Nerede yaşıyorsunuz?: Türkiye Kan Grubunuz: A RH ( + ) |
Ruhlar ve yerleri!
Cismanî ruhun cesetteki yeri, sinedir. Zahiri duygularla beraberdir. Onun metaı şeriattır. Yaptığı iş, Allah’ın emri olan farzlardır. Allah-ü Teala o emirleri ile zahirdeki ahkâmı düzenlemiştir. O ruh farzları eda ederken şirk ehli olmaz. Çünkü Allah-ü Teala onun için şöyle buyurdu: “O yaptığı ibadette Rabbine şirk koşmasın. Allah (CC) birdir, bir’i sever. Yani, ibadetin yalnız kendine has olmasını ister. Dahası var; Ameller gösterişsiz olmalı, duysunlar diye yapılmamalı. Sonra yapılan ibadetin, dünyada iken kârı gözetilmemelidir. Yapılan ibadetten hâsıl olacak velayet hali, keşif ve müşahede hali mülk âlemine aittir. Bu haller yer zemininden sema yüksekliğine kadar böyledir. Sonra, bazı bu âleme has Kevni keramet tabir edilen, ruhbanlara ait işler vardır. Onlar da, suda yürümek, hava boşluğunda uçmak, az zamanda çok yer kat etmek… Uzaktan söyleneni duymak ve iç âlemde gizli şeyleri haber vermek gibi şeylerdir… Ahiret âleminde ise, bazı iyilikler bulabilir. Onlar da cennet, huri, köşkler, güman, içkiler ve cennetin diğer nimetleri… Bunlar, birinci cennet olan meva cennetindedir. Revani ruhun yeri kalb dir. Metaı, manevî yolculuğa dair olan ilimdir. Bu ruhun meşgalesi Hakk’ın zatına ait isimlerin ilk dördü iledir. Diğer on iki isimde olduğu gibi, bu dört isimde de ses, harf, konuşma olmaz. Allah-ü Teala bu hale işaret için şöyle buyurdu: “İster Allah deyiniz, isterse Rahman hangisini çağırsanız, çağırınız; güzel isimlerin hepsi O’nundur ” Yine buyurdu: “Güzel isimler o’nundur Onlarla çağırınız.” Bu ayetlerdeki işaret şudur ki, uğraşılması gereken esaslı iş, ilahî isimlerdir. O da iç âlemine dair olan bilgidir. Bu bilgiden hâsıl olan marifete gelince: Tevhid esmasının sonucu olduğunu söyleriz. İlahî esmaya dair Peygamber (SAV) Efendimizin şu Hadis-i Şerifi vardır: “Allah-ü Teala’nın (CC) doksan dokuz ismi vardır; herkim onları ezbere sayarsa, cennete girer.” Anlatmak istediğimiz mevzuu açıklayan Peygamber (SAV) Efendimizin bir Hadis-i Şerifi de şöyledir: “Ders bir harftir, tekrarı bindir.” Yani, zata has isim bir tane; ama onun huyuna bürünen sayısız… On iki ilahî isim, Lâ İlâhe İllallah cümlesinin esasına dayanır. Çünkü bu cümlenin Harfleri on ikidir. Allah-ü Teala (CC) , kalb işlerindeki her harfe bir isim verdi. Ayrıca her âlemin üç ismi vardır. Allah-ü Teala (CC), sevenlerin kalbini öylece, sevgide sabit kıldı… Bu durumu, Allah-ü Teala şöyle haber verdi: “Allah iman eden kimselerin kalbini dünyada ve ahirette sabit söz üzerine tespit etti.” Ve onlara, ünsiyet zevkini ihsan eyledi. Tevhid ağacını onların kalbine yerleştirdi. Aslı, yerin yedinci zemininde sabit olup, belki daha aşağıda; dallarına gelince, sema yüksekliğinden ta arşa kadar veya daha yukarı uzar. Allah-ü Teala diğer Ayet-i Kerimede şöyle buyurur: “O bir pak ağaca benzer, kökü yerde, dalı semaya uzar.” Revani ruhun yeri, kalb hayatıdır. Melekût âlemini müşahede eder. Müşahede ettiği şeylerin bir kısmı, cennetler ve onun ehli, nurları ve içinde bulunan meleklerdir. Sonra konuşması iç âleme dair olur. İlahî isimlerin batın manasını düşünür; sessiz ve harfsiz konuşur. Bu ruhun, ahiretteki yeri ise, Naim cennetidir. Sultani ruha gelince… Onun da olduğu ve tasarruf ettiği bölge Fuad’dır. Bunun metaı ise, marifettir. İşine gelince, kalb dili ile vasıta kılınıp yalvarıları ilahî ilimlerin hepsidir. Peygamber (SAV) Efendimiz ilmi anlatırken şöyle buyurur: “İlim iki çeşittir. Biri, dildeki ilim; bu Allah’ın kullarına karşı bir tutanağıdır, öbürü de kalplerdeki ilimdir. Faydalı olan da budur.” Esas yararlı bilgi bu ilmin çerçevesi içindedir. Peygamber (SAV) Efendimiz diğer bir Hadis-i Şerifinde ise. Şöyle buyurur: “Kuran’ın bir dış, bir de iç manası vardır.” Yine buyurur: “Allah-ü Teala Kuran’ı on batında inzal eyledi… Her batın mananın bir sonrası daha faydalı ve daha karlıdır. Çünkü gerçeğe daha yakındır…” Bahsettiğimiz, on iki ilahi isim, bir nevi Musa Nebinin (AS), tasa vurup açtığı on iki çeşmeye benzer. Bu durumu, Allah-ü Teala bize şöyle haber verdi: “Musa (AS), kavmi için bizden su talebinde bulundu. Ona (AS): ‘Tasa sopanla vur.’ dedik, o zaman on iki göze fışkırdı. Her cemaat, içeceği yeri bildi.” Zahirdeki ilim, geçici yağmur suyuna benzer. Batıni ilme gelince, temeli olan bir hazinedir ki bu, zahir ilimden daha yararlıdır. Allah-ü Teala, bir misal olarak şöyle buyurur: “Ölü yer, onlara kudretimizi bildiren bir delil olmalıdır. Oraya can verdik, habbe çıkardık; ondan yemektedirler.” Allah-ü Teala bu afakta habbe yarattı. Bu habbe, hayvani nefsin kuvvetidir. Bir de enfüsî âleme habbe halk etti. O da, ruhanî ruhların kuvvetidir; gıdasıdır. Peygamber (SAV) Efendimiz bir Hadis-i Şerifinde şöyle buyurur: “Her kim kırk gününü ihlâs ile sabahlarsa, hikmet kaynakları kalbinden diline akar.” Bu sultanî ruhun kârına gelince, Cemal sıfatının tecellisini seyre dalıp hayran olmaktır. Bunu Allah-ü Teala şöyle haber verdi: “Fuad gördüğünü yalanlamadı.” Bir Hadis-i Şerifte ise, bu durum daha başka anlatılır: “Mümin, müminin aynasıdır.” Birinci müminden imanlı kulun kalbi, ikinci, müminden ise, Allah-ü Teala murat ediliyor. Allah-ü Teala bir sıfatının Mümin olduğunu bize şu ayetiyle bildirdi: “O Mümin ve Müheymin’dir .” Bu sultanî ruhun meskeni öbür âlemde, üçüncü cennet sayılan Firdevs cennetidir. Kutsi ruhun tasarruf ve durak yerine gelince, o da sır’dır. Bu ruhun hali, şu kutsi hadisle anlatılır: “İnsan benim sırrım; ben de insanın sırrıyım.” Bu ruhun metaı hakikat ilmidir; bu ilim aynı zamanda Tevhid ilmidir. Yaptığı işlere gelince, Tevhid isimlerine devamdır. Buradaki devam, sır lisanı ile olur. Öbürlerinde olduğu gibi, burada da zahiri nutuk yoktur: “Sözü bağırarak demekte isen; o gizliyi bildiği gibi, en hafiyi de bilir.” Kutsi ruhun haline Allah-ü Teala’dan başkası vakıf olamaz. Bu ruhun kârı, mana yavrusunun zuhurudur. Müşahede ettiği ve gördüğü, Allah-ü Teala’nın vecdidir. Hem Celâl, hem de Cemal sıfatlarına bakar. Bakışı sır gözü iledir. O günde yüzler parlak olarak Rablerine bakarlar. Orada benzeme ve benzetilme yoktur. O işitir ve görür. İnsan, gayesini bulunca, akıl inhisarı altına girer. Kalpler hayrete dalar. Diller tutulur; bu hallerden haber vermeye gücü yetmez. Çünkü Allah-ü Teala görünen misallerden münezzehtir. Anlattığımız bu haberler ilim sahiplerine ulaşınca, onlara gerekir ki, ilim makamlarını Anlamaya çalışalar. Bütün rağbetlerini, oraya yönelteler, gerçek yüzünü anlamaya bakalar. Teveccühlerim daha ötelere aşıralar… Daha yükseklere varalar. Daha ilerisi ledünni ilme ereler. Anlattığımız halleri inkâra sapmadan, zatî olan ehadiyet makamını bulmaya, irfan sahibi olmaya bakalar. Kehf S. A.110 Mustafa CİLASUN -------------------- Aşk, halin demidir!
|
|
|
|
Sep 11 2008, 10:38 AM
İleti
#13
|
|
![]() Profesyonel Üye ![]() ![]() ![]() Grup: Üye İleti: 577 Katılım: 5-August 08 Nereden: Kayseri Üye No: 4,327 Nerede yaşıyorsunuz?: Türkiye Kan Grubunuz: A RH ( + ) |
Hicran yufka yürekliyi bilir!
Takatim yetmeyince Acizlik hale sudur edince Zihin çekiliyor işte sessizliğe Kalp ürperip halince dürülünce Nice taş yastıklar vardır Caddelerde banklar yataktır Canlar yılgınlıkta bazen bizardır Ruh yalnızdır, anlatmakta yersizdir Yaşamak, nefesler almak Lakin muhabbetten arî olmak Aşkı hiç tanımamak azade olmak Hissiyatı fark etmeden boşluğa bakmak Dile gelen lakin bekleyen Kelam etmekten imtina edilen Sinede derlenen, sukutla kıdemleşen Hal ikliminde yeşeren ve kemale erdiren Hicranlar yufka yüreklidir Hüzün ile birlikte hal için yeistir Ancak kuvvetin yegâne sebebi bellidir Neden kederlenilir ve nedamet davet edilir Vasıl olmak ne kadar nasiptir Gayrete amade neticeyi şevk midir İrade nerede hüccettir kader keyfi midir Aşk nefislerin vuzuhu için hasredilen erk midir Bilirim hevesler çok renklidir O an hissetmek hevese müsavimidir Ruhlar kaç çeşittir, kalp kim için ferdir Ve zihin insan kimliğinde ne kadar mücerrettir Yürek ve kalp ne kadar eşittir O vakit mahlûkatla farkımız nerdedir Yalnızca kan pompalayan bir gerekçemidir Yoksa idrak etmemize vesile olan tek payemidir Ruh ve akıl ne kadar müsavidir Yoksa bir bütünlüğün ifade misidir Nefs ne kadar mükelleftir, akıl nicedir Tercihi yapan irade değil midir yani kim haizdir Ömür sağlığa amade müddet midir Ecel hangi özelliklerde yalın bir niteliktir Kulluk bilinçle netleşen, ihsanla asilleşen midir Takva gerekçeleri nelerdir, bilmeden gitmek midir Mustafa CİLASUN -------------------- Aşk, halin demidir!
|
|
|
|
Sep 11 2008, 04:46 PM
İleti
#14
|
|
![]() Profesyonel Üye ![]() ![]() ![]() Grup: Üye İleti: 577 Katılım: 5-August 08 Nereden: Kayseri Üye No: 4,327 Nerede yaşıyorsunuz?: Türkiye Kan Grubunuz: A RH ( + ) |
Hicran yufka yürekliyi bilir!
Takatim yetmeyince Acizlik hale sudur edince Zihin çekiliyor işte sessizliğe Kalp ürperip halince dürülünce Nice taş yastıklar vardır Caddelerde banklar yataktır Canlar yılgınlıkta bazen bizardır Ruh yalnızdır, anlatmakta yersizdir Yaşamak, nefesler almak Lakin muhabbetten arî olmak Aşkı hiç tanımamak azade olmak Hissiyatı fark etmeden boşluğa bakmak Dile gelen lakin bekleyen Kelam etmekten imtina edilen Sinede derlenen, sukutla kıdemleşen Hal ikliminde yeşeren ve kemale erdiren Hicranlar yufka yüreklidir Hüzün ile birlikte hal için yeistir Ancak kuvvetin yegâne sebebi bellidir Neden kederlenilir ve nedamet davet edilir Vasıl olmak ne kadar nasiptir Gayrete amade neticeyi şevk midir İrade nerede hüccettir kader keyfi midir Aşk nefislerin vuzuhu için hasredilen erk midir Bilirim hevesler çok renklidir O an hissetmek hevese müsavimidir Ruhlar kaç çeşittir, kalp kim için ferdir Ve zihin insan kimliğinde ne kadar mücerrettir Yürek ve kalp ne kadar eşittir O vakit mahlûkatla farkımız nerdedir Yalnızca kan pompalayan bir gerekçemidir Yoksa idrak etmemize vesile olan tek payemidir Ruh ve akıl ne kadar müsavidir Yoksa bir bütünlüğün ifade misidir Nefs ne kadar mükelleftir, akıl nicedir Tercihi yapan irade değil midir yani kim haizdir Ömür sağlığa amade müddet midir Ecel hangi özelliklerde yalın bir niteliktir Kulluk bilinçle netleşen, ihsanla asilleşen midir Takva gerekçeleri nelerdir, bilmeden gitmek midir Mustafa CİLASUN -------------------- Aşk, halin demidir!
|
|
|
|
Sep 11 2008, 04:46 PM
İleti
#15
|
|
![]() Profesyonel Üye ![]() ![]() ![]() Grup: Üye İleti: 577 Katılım: 5-August 08 Nereden: Kayseri Üye No: 4,327 Nerede yaşıyorsunuz?: Türkiye Kan Grubunuz: A RH ( + ) |
Solgun soluğum!
Ses etmeyin ne olur Heyecanım bitap, yürekten solgunum! Ses etmem, söz etmem, gölge dahi etmem! Kimseye, Hiçbir şeye, dahi gölgeye! Bilinmeyenleri güfteleyen hazin geceye! Sessizliğimde Anlam bulan, heceye! Siz aldırmayınız, hiçliğimdeki şu mezeye! Mekân aramam, Sinende ki aşkı, kimseye soramam! Aşk mı, sevdamı, istesem meczuplaşamam! Kalbim mi? Beni sürükleyen anlamam Divana durdum, densizliğimi görüp kahroldum! Bildiğim, Enaniyetimle kavruldum! Haşyet bile kesmedi, müşkülümle mahvoldum! Yürek kimde yok, Kalp öylemi! Sadece ve hasretle yaratanı arar! Kâinatın sahibi Ancak orada yerini alır! Vakıf olmayan, hazzı, aşkı nedense hep karıştırır! Ne olur seslenmeyin, Yalnızca bir ahenk arıyorum! Arzı mekânda bulunca, ben halimde kayboluyorum! Bedenim manasız, Ahvalim biliyorum ki hesapsız! Bu hayata, manasız bakmak bile, ne kadar anlamsız! Anlamadan, Bir hayatı solgun yaşadım! Oysaki zevk aldım, anladığımı sandım çok aldandım! Meşkten habersiz, Yaşanan bir zevkle salındım! Betbah ve bühtanlığı yaşamaktı ama şimdi hayıflandım! Olacak ve olmuşlarda, Mana bulmayanlar nazarlar! Kuvvetin, gerçek sahibini bilmeyen canlar neyi umarlar! Rahmetin, Membaını kestiremeyenler! Mey içse de âşık olsa da kendini avutsa da lakin ne yazar! Mustafa CİLASUN -------------------- Aşk, halin demidir!
|
|
|
|
Sep 17 2008, 12:48 PM
İleti
#16
|
|
![]() Profesyonel Üye ![]() ![]() ![]() Grup: Üye İleti: 577 Katılım: 5-August 08 Nereden: Kayseri Üye No: 4,327 Nerede yaşıyorsunuz?: Türkiye Kan Grubunuz: A RH ( + ) |
Sen ol hüzünle nefeslenerek yürüme!
Ben hazanı yaşarken, sen olsun üzülme Dertlerin nevinde hicrana hiç bürünme Şevkinden asla taviz verme, yeisleşme Açan çiçeklerin renklerinde ve şefkatle Bak günler gelip geçiyor kim kimi biliyor İklim idrak içinde suhuletle ahenkleşiyor Kalp kendi seyrine ritmine devam ediyor Ruhun ufuklarda, seni şahitliğe çağırıyor Anılan mazi sayfalarında, kalan hatırada Nesillerin serencamında, mefkûre var ya Maksat gül kokusuna hazla vasıl olmaksa Kim kala, dert aşkı koklaya sevda bahara O zaman ömür içinde bir netice olacaksa Ahir bir vuslatın insicamında solunacaksa Hicran solguna, heyecan vurguna hayrola Niyet halis olunca dirlik suhulete bakınca Nasibin olmadıkça kimler çıkacak karşına Umut, her zaman senin azığın koklanınca Kanaatin örtüsü kuşatınca, sabrın yakında Sıratı müstakim, sana hasredilen kanımca Ne olur, ben bizarken sen gel hüzünlenme Güzel günler görmedim diye hicrana girme Çektiğim hastalığa gözyaşlarını heder etme Gülün dikeninde, çilenin hikmetinde serinle Aşk ile dirliğini öncele, sevda ağında azimle Kutlu nefeslerin hizmete de hasredilmesiyle Benzemez kimse sana avare gönlün seyrinde Halin meftun eden ikliminde, vicdan seninle Dünya zevklerin diyarı olunca, dertler başka Dareyn bir gaye olarak muazzamlaşınca aşkla Maksat yaşamaksa, sanatkâr olmak bambaşka İrade senin olunca, o tercihlerinde başucunda O mizan çıkacak karşına kul olmak anlaşılacak İhsanın ne demek olduğu da bizzat anlaşılacak Hakkın rızası aranacak kul hakkı çok korkutacak İnsan kimliği, âdem olmakla muvazene bulacak Mustafa CİLASUN -------------------- Aşk, halin demidir!
|
|
|
|
Sep 17 2008, 12:49 PM
İleti
#17
|
|
![]() Profesyonel Üye ![]() ![]() ![]() Grup: Üye İleti: 577 Katılım: 5-August 08 Nereden: Kayseri Üye No: 4,327 Nerede yaşıyorsunuz?: Türkiye Kan Grubunuz: A RH ( + ) |
Kurak iklimdedir kalbin!
Eski günlerdeyim yine Sessizliğimin şahitliğinde Solgun düşüncelerimin izlerinde Halimin bedbinliğinde, şevksizliğin hercümerçliğinde Diyorum kendi kendime Ağla gönül ağla dertlerinle Toprak saracak bir gün tenini Muvazeneden yoksun zahirin, kurak iklimdedir kalbin Burukluğum nüksediyor Gözlerimden yaşlar iniyor Takatim o anda kesiliyor Titremeler başlıyor, tüylerim diken diken şahlanıyor Ruhumun seyrinde daralma Ufkumun genelinde bunalma Kalbim mütemadiyen hicranda Âlem kimliğimde buhranın şahitliği nüksediyor sanki Bizlere yön verenleri andım Maksatlarınca kullandıklarını anladım Ben kime ne yapmıştım sadece inandım Sevgiye hasret kaldım, bedevilikle barışmaya başladım Yıllara sâri silkiniş geçiyor sinemden Artık yeter, yetti artık bin beter Çaresizliğin adı asla olamaz kader Samimiyet adeta heder, kimliksizlikte şimdilerde değer Oysa ne han ve ne de hamam Olmadı bir gün böyle meramım İhsana hastayım, ihlâsa çok tavım Takiyyelere yabancıyım, ilmi siyasete de çok davacıyım Sanki mihengimiz değişmişti Emaneti tevdi eden gül hangi renkti Refah kim için saadetti çok ötelendi Saltanat içinde cennet talep edildi ve isimleri öncelendi Hayır hayır ben yokum bu işte Böyle bir sevdanın sahifelerinde Hani aşk nerede, şevk hangi iklimde Teraneler mütemadiyen bizimle, solgunluk nükseder halime Mustafa CİLASUN -------------------- Aşk, halin demidir!
|
|
|
|
Sep 17 2008, 12:49 PM
İleti
#18
|
|
![]() Profesyonel Üye ![]() ![]() ![]() Grup: Üye İleti: 577 Katılım: 5-August 08 Nereden: Kayseri Üye No: 4,327 Nerede yaşıyorsunuz?: Türkiye Kan Grubunuz: A RH ( + ) |
Gecemde hazzımsın!
Ruhuma nakşeden bir arsın Kalbime korlaşan bir harsın Aşk tadında hoş bir kıvamsın Sen iyi ki varsın, olmasan sancıydın Hasretin tahtında bulunansın Sevda adına namsın, başkasın Düşlerimde yastığım olacaksın Günümde neşem, gecemde hazzımsın Geçte olsa senle güldü bahtım Şimdilerde sürurumla yolcuyum Tasadan çok uzaklarda baharım Rengârenk çiçekler arasında şakıyanım Bülbülün figanında mı çağlarım Kelebeğin kanatlarında uçanım Bahtın kıvamında anlamlaşanım Hazanlaşanlara olsun tüm bu niyazlarım Severek yaşamak aşkı koklamak Vesilelerde tefekkürle barışmak Neticeye bakmak sabırda kalmak Muradın hüviyetinde vuslat için yarışmak Mustafa CİLASUN -------------------- Aşk, halin demidir!
|
|
|
|
Sep 17 2008, 12:50 PM
İleti
#19
|
|
![]() Profesyonel Üye ![]() ![]() ![]() Grup: Üye İleti: 577 Katılım: 5-August 08 Nereden: Kayseri Üye No: 4,327 Nerede yaşıyorsunuz?: Türkiye Kan Grubunuz: A RH ( + ) |
Aşk tarifini haykırıyor!
Çok geç olmadan Teslim etmem gerekiyor Belki bu fırsatı ve takati Bir daha bulamamanın hicranıyla Benim için ne ifade ettiğini söylemeliyim Bir zamanlar yalnız yaşıyordum Solgunluğun adımlarında Yılgınlığın arsızlığıyla Merakın harmanıyla Ve bomboş düşlerin girdabını soluyordum Ne rahat bir uykum vardı Kalbim hiçbir an hicransız olmadı Ruhum ne kadar anlamlıydı Hayat bir boşluk içinde geçirilen Badirelerin safhası olmaktan başka neydi ki Ne topraktan ve nede hasattan Bereketi terennüm etmekten uzaksan Zamanı idrak etmeden yaşarsan Sağlığın ne demek olduğunu anlamadan Beyhudeliği kuşansan adam olmaktan uzaksan Hedefler mücerretleşmeden Mefkûre azimle hissedilmeden Kul olmanın ne olduğu bilinmeden Aklın bahşedildiği idrak edilmeden Nöbeti müddet için nefesleri de serdetmeden Seni tanımak şahsım adına fırsattı Bu sayede hislerin nizamı anlaşıldı Şefkate ulaşıldı ve suhulet tanındı Hizmetin ne demek olduğu aşikârdı Lakin nefesin, sesin, sezgin dingin hislerin vardı Halimi kuşatıyor ve çekiyordun Kendimi alamıyordum, gülü tanıyordum Ötelerin ne demek olduğunu anlıyordum Ölmekten çok korkanken, umuda soyundum Seninle ruhumu tanıdım, kalbimle başkalaşmıştım Nezaketin, zarafetin başkaydı Başka diyarların izlerini taşıyordu Kanaatin ne kadar zenginlik olduğunu Sabrın içinde açan çiçeklerin sunumu O kadar harükülada ve o kadar eşsizdi ki anlatamam Edebi seninle terennüm ettim Sukut etmenin ne olduğunu hissettim Kendi içimde yeşillendim ve renklendim Aşkın tarifini ibret içinde keşfettim İnsan kimliğine eriştim ve beşerliği azade etmiştim Bu safhaların ne demek olduğunu Bağnazlık içinde daralma korkusu Baktığı halde göremeyen solgunu Hissiyatın muvazeneden yoksun oluşu Duyduğu halde işitemeyenin silik duvarların kalınlığı İçime düşen ve sonradan alevlenen Düşünce ikliminde zenginliği bilinen Kelamın erdemiyle edebe bürünen Hayânın ne demek olduğu idrak ettiren Nisa kimliğini iğne oyası misali zarifçe işleyen aşktın Sen kadınlar içinde anlamlaşan farktın Nedameti dışladın bir gün ağzına almadın Halini yalnızca kalbinin sahibine anlattın Kitabı celili okurken mütemadiyen ağlardın Aşkı yaşayan yekpare bir adamdın, hastın vefalıydın Hala anlayamadığım hasletin vardı Müşkülata kendini adeta hazla adardın Varlığını kar’ın beyazlığında arardın Çileyle çok barışıktın, yılgınlığı tanımazdın Sen bereket adına yağmurun tadıydın, sağanaklaştın Şimdilerde halime hüzün yaklaşıyor Nefesin durmadan daralıyor, hal kalmıyor Hiç eksilmeyen tebessümünün gülistan oluyor İnsan olmanı farkı bu kadar sarih anlaşılıyor Kul olmanın erdemi hatırlanıyor, aşk tarifini haykırıyor Mustafa CİLASUN -------------------- Aşk, halin demidir!
|
|
|
|
Sep 17 2008, 12:50 PM
İleti
#20
|
|
![]() Profesyonel Üye ![]() ![]() ![]() Grup: Üye İleti: 577 Katılım: 5-August 08 Nereden: Kayseri Üye No: 4,327 Nerede yaşıyorsunuz?: Türkiye Kan Grubunuz: A RH ( + ) |
Sabırla sevmek!
Uzak diyarlar Sineme hasret kokusunu katar Özlem bunun için var, hissiyat solgun bakar Gözler yakar Hal ikliminde görmek için yanar Kalp buruk kalır ruh sancılarla sürekli uğraşır Sessizce akar Sağanak, sukuta merak salar Umut nasibin tecellisine akar, sabır ise yakar Sevmeye uzanmak Onun hasretiyle yanmayı anmak Aşk için nelere katlanabilineceğini sorgulamak Kelamda muvazene bulmak Anlaşılmak için gayrete sarılmak Sebebini unutmadan, kalbin sahibinde kalmak Gülü tanımak Kokusuna yaslanarak okumak Umudun filizlerini kurutmadan nesle devretmek Zalimin zulmünü Kitabı celil içindeki hükmünü Mazlum için serdedilen o mukaddes değeri anmak Nefesi niteliğe ulaştırmak Nefsin nizamında mihengi bulmak Ve cehtin ikliminde, vefanın seyrinde aşka ulaşmak Halini tanımıyorsan Kalbin sahibinden uzaklaşıyorsan Ruhunla barışık olmuyorsan, beşer olarak kalıyorsun Aklın hakkını vermiyorsun İdrake gerekçelerle bağlanmıyorsun Bilgi hamallığı yapıyorsun, zamanı sorgulamıyorsun Hesabı bilmeden Nefesin kadrine erişmeden Tefekkürü öncelemeden sevmek ne kadar bilinçlidir Mustafa CİLASUN -------------------- Aşk, halin demidir!
|
|
|
|
![]() ![]() |
| Basit Görünüm | Tarih: 9th September 2010 - 05:07 AM |
Alt Başlık
| Data Alanı Alt |