Üst Başlık
Üst Başlık
| Üst Data Alanı |
![]() ![]() |
May 22 2010, 04:41 PM
İleti
#141
|
|
![]() Profesyonel Üye ![]() ![]() ![]() Grup: Üye İleti: 577 Katılım: 5-August 08 Nereden: Kayseri Üye No: 4,327 Nerede yaşıyorsunuz?: Türkiye Kan Grubunuz: A RH ( + ) |
Vurgun yemiş bir nefesin halindeki aşk!
Gözlerimin açıldığı, yüreğin dağlandığı andı İlk evreler batmaya ramak kalmış bir yelkenli andırıyordu hali Merakın her lehçesi şehre dilmişti, dertlerin ve elemin esrar perdesi aralandığında Efkârın busesini dile getirmek harap olmuş bir kalbi yeniden imar etmek hayli zordu Bakışları içimi delercesine ötelere gidiyordu Zikrettiği ne varsa, hüzzam mahzunluğunda olsa da çok hoştu Kelimelerin hülasasından başlayarak, mazi sayfalarını şad ederek nefesleniyordu Bir bir açtığı sayfaların arasına dalarak ve mütebessim bakarak coşkuyu yaşıyordu Bahsettiği konuların içine alarak götürüyordu Nihayetinde bir yolculuğa başlamıştık, kalbin ne kadar hali varmış Umman misali sessiz kalsa da, ülfetine ram olduğu aşkı yaşadıkça bir başkaymış Nefsin iki şubesinden, nizamsız eleminden, idraksiz kavlinden, zafiyeti iradeden aktı Ölümle alakalı ne kadar çok ibretler anlattı Hiçbir korkulacak an bırakmadı ve hatta medarı iftiharla açıkladı Bizler ne kadar farklı şeylere inanıyorduk, korkuyla uzaklaşıp yabancılaşıyorduk Kime sorsak, hangi sohbete rastlasak, ehli denen kulla konuşsak, bıkkınlık başlardı Defin edilen mahalde dahi edepsizlik sardı Musalla taşının suskunluğundan dem vurarak aşkı edebi açıkladı Sevdanın telinden, nefesin zerresindeki kederden, çilenin asudeliğinden sözü haktı Günün her saati, ecelin fetreti, ömrün suhuleti, Abidin niyeti asliyesinden kelam etti Bir avuç toprağı alıp koklayıp bana uzattı Gözyaşları akmaya başlamıştı, kalbim niye bu kadar burukluk yaşadı Tahkikin zaruretinden, ilmin hüccetinden, kitabı celilin evrenselliğindeki demden Bahsederken ne kadar yabancı kaldığımı, şimdiye kadar anlattıklarımın hülasasını Ne kadar zarif ve o kadarda arifçe anlattı Arzın tasnifindeki hikmetten, nefesin müddeti halinden, edebin efendisinden Gülün efsun zerk eden kutsiyetinden ve hatta dikenin ülfetindeki özneden alıp gitti Sanki bir rüya halindeydim, öylece dalıp gitmiştim, ikram ettiği çayla irkilmiştim Mustafa CİLASUN -------------------- Aşk, halin demidir!
|
|
|
|
May 24 2010, 05:23 PM
İleti
#142
|
|
![]() Profesyonel Üye ![]() ![]() ![]() Grup: Üye İleti: 577 Katılım: 5-August 08 Nereden: Kayseri Üye No: 4,327 Nerede yaşıyorsunuz?: Türkiye Kan Grubunuz: A RH ( + ) |
Akşam ruhumun kabrinde bir başka güzel!
Henüz salınışları yeni başlıyordu Gölgenin sarhoşluğunda, gözleri kuşatan loşluğunda alımlıydı Hali sessizliğindeki cazibe merakımı celbederek ve kalbimi titreterek bağlıyordu O kadar kendinden emin, emrin taliminde serin, lütfün sudur unda bir hayli derindi Süzülürken al yazması manidardı Sanki hat sanatının enginliğinde soluklanan insicamdı, ne aşktı Sevdanın tüm müştemilatını terennüm ederek, edebi zindeliği yeğleyen bir farktı Nezaketin tarifsizliği, hassasiyetin suhuleti, kadirşinaslığın asudeliği yüce sanattı Cazibesine kapılan her şey onundu Ne hicranın, ne vicdanın, ne aymazın, ne yalnızın halinde gamdı Aidiyetinin farkında lığında olan, teslimiyetinin ferahlığını yaşayan bir vakıaydı Asırlardır suskunluğunu sakladı, sırlarına meftun bırakan hakikatle muhabbet tattı İnsanlığın her halinden haberdardı Zira koşulsuz onlarla içli dışlı olmak zorundaydı, aşk başkaydı Neye şahit olduysa, sırların delaletiyle hicran yaşadıysa ve hüzünle sabahladıysa Aldığı emanetin kutsiyetinden hiçbir an habersiz gibi davranmadı, aziz saydı, kandı Şeref sahiplerinin kalbinde nasıldı Hangi lisanı konuşsalar, asırların derdiyle nefeslerini yorsalar Sahipsizliğin nedametini duyan, kimlik sorunu yaşayan, ruhun idrakinden kaçan Asrın her sayfasında, esrarın farkı aklın ve izanın olsa da, muhakeme vicdani aşkta Neyi saklarsan sakla anlamadıkça Aşkın hikmetine ram olarak, hilmin bereketine kanmadıkça ağla Her akşamdan sabaha ölüyorsun nasıl olsa, adaletin farkını ülfetle anmasan da Ruhun ilzam eden zadeliği, ikram edilmiş güzelliği, güneşin haşyetini anlamayınca Mustafa CİLASUN -------------------- Aşk, halin demidir!
|
|
|
|
Aug 30 2010, 10:53 AM
İleti
#143
|
|
![]() Profesyonel Üye ![]() ![]() ![]() Grup: Üye İleti: 577 Katılım: 5-August 08 Nereden: Kayseri Üye No: 4,327 Nerede yaşıyorsunuz?: Türkiye Kan Grubunuz: A RH ( + ) |
Mühür vuruyorlar gönül bağıma!
Yüreğim yanık... Gözlerim deryalar serencamına meftun ve işyiyak içinde kalmış bir sanık Nereye baksam, idrakim için ibretle bir bir sıralasam, irfanıyla mücehhez olsam Hak ve hakikatin rahlesinde kalbim için inşirahı yaşasam, gönlümü aşkla açsam Kaçtığım ne varsa... Korkularım bu kadar tutsak bırakan bir zansa, ruhum prangaların sultasında İçim ne kadar yansa sevdaya ulaşmak sinem için bu kadar ıraksa elbette hiç sorma Ne ağlamak kar ediyor acıma, ne umut har veriyor ruhuma, aşk demini almayınca Niye korkuyorum... Bilmeden, tedrisatın azmine girmeden ve akıl melekesini hasretmeden soluyorum Vadedilen ne varsa, rahim olan Cenabı Haksa, adil olmak bizzat onun sıfatıysa Neden bizar oluyorum,Rahmeti nefeslenmekten korkuyorum, acziyetle yaşıyorum Ne umuyorsam... Azim ve gayreten ari olarak,sıhhat ve vucubunu anlamayarak, ellerimi açıyorsam Cehdin ve muvazenenin inşirah için elzem olduğunu bilmiyorsam,yine umuyorsam Suya muhtaç fidenin, güne hasret bir çilenin, sükut etmeyi ar eden arifi anıyorsam Ölüm denen nimeti anlıyorsam... Heveslerimi, keyfiyet denen melaneti, zevkin anberine gark ediyor ve bekliyorsam Sabrın rahlesinde, kuytu köşelerin derinliğinde, meşkin senasına aşkla erişiyorsam Varsa bir kötülük, bizzat kendimden ve sinemin dehlizleriden olduğunu biliyorsam Çaresiz susuyorsam... Anlamak için müddet demeden koşuyorsam, bir ecir için nefesi aşka hasrediyorsam Sevdayı,hal ikliminde dile gelen gülü lahzayı,edebin lehçesinden sudur eden o anı Bahşedilmiş bir nimet olduğuna inanıyorsam ve şeksiz şüphesiz öyle yaşıyorsam Mustafa CİLASUN -------------------- Aşk, halin demidir!
|
|
|
|
![]() ![]() |
| Basit Görünüm | Tarih: 9th September 2010 - 04:44 AM |
Alt Başlık
| Data Alanı Alt |