Yardım - Arama - Üyeler - Takvim
Tam Forum Görünümü: MUSTAFA CİLASUN' A AİT ŞİİRLER
www.gumushane.gen.tr - Forum > Şiirlerimiz > Şairlerimiz
Sayfalar: 1, 2, 3, 4
Mustafa CİLASUN
Ne vakit umut filizlenecek!


Ey can ne olur yese kapılma
Solgunluğun dalgalarında hırçınlığa bulunma
Nefesin azizliğinde ufukların güzelliğinde gözlerinden akıtma

Dikkatlice bir silkinde bak
Baştanbaşa kabristan uykusunda mı ne kalk
Göremeyen göz, hissedemeyen o nefes ne kadar irfandır saf

İnan ki gün seni anlamıyor
An aşkında coşarak sevdasına haz sunuyor
Muhabbet kalbi ve ruhi inkişaflarla suhulete doğru yol alıyor

Öncelikle sen ibrete ulaş
Hakikatin cenahlarında kanaatle kaynaş
Sabrın katresinde hiç yorulma azimetle metanetin feyzine ulaş

Mevtalar suskun duruyor
Can dirliğinde ötelerden medet umuyor
Kalan sadece ağlıyor ve seninle ecrin varsa şayet anlamlaşıyor

Halin dilinden dem vursam
Aşkın namütenahi sürurunu hazla anlatsam
Lakin çilenin sahifelerinde ve rızanın hallerinde kalbi yoklasan

Biliyorum farklı dil kullanıyorum
Belki anlam veremediğin kelimeleri yazıyorum
Ama fakat senin aziz gönlüne iltica ederek müsamaha diliyorum

Sözlerimi anla yabana atma
Gene ne diyor şu fakir âdem diye başlama
İnsan kimliğinde ve muçhulun dirliğinde ön yargılarla soluklanma

Ne kadar bilirsen değersin
Ancak yaşadıkça idrake açılan ummanı sersin
Düşündükçe akleden ve meşveretle bereketlenen ahseni beşersin

Kim kaldı ki akan şu zamanda
Değerler bütünü telakki edilmeyince baharda
Çiçekler açmış, kuşlar şakımış, aşk heveslerin çanağında ağlamış


Mustafa CİLASUN
Mustafa CİLASUN
Zamanda yolcu!


Ey vaktin emanetçisi
Her zerredeki nefesin takipçisi olan abit
Yolun evvelinden habersizsen ahirini nasıl idrak edeceksin söyle

Şem niye avaredir
Kendi dirliği içinde vahtede amade renktir
Alev, hezeyan içinde varlığa muhtaç olan hicranı bir ahestemidir

Dirlik kalbin işidir
Birlik hakka hasredilen muhabbetli nefesindir
Sevda namütenahi bir güzelliktir ancak aşk ile zikreden suhulettir

An, o zaman içindir
Fikretmek akil olan nefesin müstesna hedefidir
Fevrilik muazzam bir eksikliktir kemali yet erdemle birlik içindedir

Yol, yolcuyu bekler
Sevgiden arî olan bir ömrü sorarım kimler diler
Hasletler sabır ister, kanaati bilen örer, sanat o vakit tecelli eder

Asla kimseyi yerme
Hikmetine ram olmadığın o sırlarını ifşa etme
Serzenişlerinle rahmet dileme, nedamet içinde ihsanı hiç serdetme

Kimliğim hazan içinde
Dirliğim tak iyelerle derlenen tegannilerde
Mütemadiyen sorarım ruhuma hani mefkûrem kimlerin kirli ellerinde

Anam, babam ve ben
Ve nihayet nesebimden emanet olarak verilen
En müstesna sevgimle mücehhez edilen ve nihayet ezaya tevdi edilen

Evet, efrat Müslüman
Hizmet alanı küfür içinde nefesleri boğan şan
Kim kimler adına hizmet için seferber olunan o zavallılığı sırtlanan can

İşte hevesler hükmederse
Azimet, anlamsız maslahatlara teslim edilirse
Nesil kimliksiz bir şekilde ahkâm keserek edepten içtinap ederek giderse


Mustafa CİLASUN
Mustafa CİLASUN
Aşkları sorgulamalıyım!


Artık inandım
Halimde yaşadığım anlamsızlığı
Yüreğin izlerinde hiçbir değerimin olmadığını

Düşlerin
Nefeslerinde naifliğin bulunmadığını
Muhabbet ikliminin darlığında duçar kaldığını

Dersi alarak artık
Şimdi ibretle hüzne yaslanmalıyım
Arkama hiç dönmeden aşkları sorgulamalıyım

Sevdanın pınarına
Yıldızlardan hazzı hali bulmalıyım
Ruhun enginliğinde nefes alarak koklaşmalıyım

Yalnızlığın arkadaşlığına
Çaresiz alışmaya uğraşmalıyım
Gecelerin ürpertilerinde, nefesimle soğumalıyım

Halin sahibiyle
Öteler hazzını ibretle solumalıyım
Edebin sayfalarında umudun ufkuna ulaşmalıyım

Arzın sakinleriyle
Dertlerimin devranına katılmalıyım
Uzlet adına azimeti önceleyerek hiç yatmamalıyım

Uykunun fevkinde
Rüyalara yaslanıp kalmamalıyım
Anın haşyetiyle, zulmün çirkinliğini hep yazmalıyım

İnsan kimliğinde
Aşkın tasnifini ibretle anlatmalıyım
Heba edilen vefanın yozluğunda ne kadar anlamlıyım

Namert hurdalığında
Adamlığın hasretini hep yaşamalıyım
Bağnazlığı izlerinde, zilletin içinde neslimi bulmalıyım

Emanet edilen
O kutsi değerlerin güzelliğinde gülü anmalıyım
Onun bıraktıklarında şefkatin izlerinde yolu bulmalıyım

Tuğyanın eşiğinde
Kalbimi kurtarmak için uğraşmalıyım
Nizam için hakikatin dergâhında usanmadan kalmalıyım

Bu zamana kadar
Mukallit kimliğin nefeslerine arşınladık
Ömrün hesabını yapmadan heveslerin zevkinde adımladık

Kitabı celili
Hiç anlamadan ecri için hatimlerine uzandık
Nefsimizi sağlama almak için yozluğun nefeslerine ayazdık

Neye talip
Olduğumuzun nedenine vakıf olmadan koşuştuk
Mevzuat içinde kaybolarak kimliğimizin derdiyle yoğrulduk

Vasıl olmak adına
Ruhsata boğularak maksattan uzaklaştık
Kendi dertlerimizle baş başa kalarak çare için azimeti sattık



Mustafa CİLASUN
Mustafa CİLASUN
Sabrı hedeflemeliyim!


Ne kadar sızlansam
Ve bir o kadarda nazlar içinde nefes alsam
Halimin perişanlığı ile ayyuka çıkan serzenişlerimle bağırsam

Neye kifayet edecek
Ve kim hilkatimin derinliğinden söz söyleyecek
Hareket ve kuvvetin hikmetindeki dirliği halimde birleştirecek

Direniş sabırla anlamlı
Akli ve kemali söz edişler tecrübeyle orantılı
Maksatsız nümayişler ve anlamsız tedhişler insanla utançlıdır

Bilirim halimi fakirim
Ve kelamın edebinden habersiz bir amadeyim
Kime nasıl bir söz edebilirim, haddinden habersiz bir sefilim

Annem ötelere göçtü
Babam saflığıyla meşhur bir muammaydı candı
Geriye kalanlar ne kadar anlamlıydı ve neyin derdiyle yaşadı

Efradım ayalim kandı
Muhabbet ekseninde şefkate muttali bir zamandı
Heveslerin derdiyle bedelleşen ve mefkûreye kiplenen kandı

Sosyolojik olarak anıldı
Tarihi tekerrür kime ne anlattı, zira horlanandı
Tefekkür kim için zarureti ikbaldi ve kim için iradeyi itibardı

Başarı varlık adına hazdı
Mana kimler için mutlakıyet olan en anlamlı aşktı
Ve sevda ne için vuslattı, Arasat kimliksiz ruhlar için şecaatti

Zaman can için bir etaptı
Yaşamak için avlanmak mahlûkat için bir ruhsattı
Lakin kalpsiz yürekler canavarlaşmış bir cerahat olarak anıldı

Cellât medenileşmiş kandı
Tetikler imana yönelmiş olarak şimdilik ne deverandı
Kim ne kadar haklıydı, mukaddesat niçin horlanarak dışlanmıştı


Mustafa CİLASUN
Mustafa CİLASUN
Ruhumdan damlalar!


Gördüğüm ne rüya
Ve ne de ütopik bir seremoni hicranı hazdı
Baharın ilk sızıntılarıyla ruhumu okşayan erdemli bir tanıdıktı

Lütfen üzülmeyesin
Ve de yese kapılarak elemi nefeslenmeyesin
Hareket ve kuvvetin idrakiyle düşünmelisin ve hikmeti bilmelisin

Akıl insanla anlamlı
Fikirlerde nice erdemli anekdotlar var saklı
Hak adaletle anlamlı fakat vicdan kalbi cenahlı mizanla sağlandı

Kim kimliğin irfanıyla
Nedenler umudun fermanına hasredilen niyazla
Evrensellik, ancak Kuran’ın vaaz ettiği insan muştusuyla orantılı

Sahibim açıkça belli
Önderim ötelerin güzelliğini hasreden nebiydi
Mürebbi kimliği ne için güzellikti, ashabı suffe kimler için öğüttü

Ondan geriye ne kaldı
Talan ve yağmalamadan kimler bir zaman usandı
Eşrefi mahlukat ne için dışlanan bir argüman olarak tarihe kaldı

Etrafı maslahat sardı
Azimet ne kadar hak kimler için raflara bırakıldı
Nefsin her zaman fırsat kollayarak zavallı olarak ruhumu kuşattı

Nereye baksam tuhaftı
Kim neyin peşinde koşuyor fevkalade karanlıktı
Ufki aydınlık sadece ekranlara saklanan reklam pastasından andı

Fisebilillah diyerek koşanlar
Kimliğin kadrinde muhtelif boğulmalar yaşayarak
Yıllara sâri uykulara dalan saflar, şimdilik çok suskunlar haklılar

İnanmak eminlikten korkmak
İlmi siyaset safsa satında bir gün ayyuka çıkmak
Kürsülerde avazın çıktığı kadar bağırarak bağnazlığı kuşanan anlar


Mustafa CİLASUN
Mustafa CİLASUN
Ömrümün vefalı yoldaşı!


Yavaş yavaş içim kabarıyor
Yüreğim sızlayarak feryadın kapısında inliyor
Ruhum masum hilkatiyle halimin fakirliğine nazar ediyordu

Ne vakit dilim sızıyı ansa
Hafızamda kelimeler dirliğin girdabında olsa
Kalbim hissiyatıyla inşirah sunmadan idrake kayıtsız kalsa

Hasta sancısıyla yatan değil
Vasıta araçlardan rengârenk heveslere mail
Ölüm nefsimden feragat ederek, bağnazlığa kapılmak eğil

Bir bak badireden fışkıranlara
Dirliğinden vazgeçerek hıçkırıklara boğulanlara
Aşkı serabın muhayyilesiyle anarak fetrette dağılan acıya

Kime derdimi açsam hayıflanıyor
Kimliğinden bihaber olarak ta nefsini alkışlıyor
Emri bil maruf kayboluyor, fırsatlar için feragat kuruyor

Kişiliğim dehlizlere mahcup
Badireler uğrunda erittiğim zaman neye matuf
Evvelden ahire uzanan serencam kimliğimde korunan tarih

Artık gelme yanıma sâriyim
Ruhumda nükseden kopmaya aldırış etmeyen acizim
Yalnızlığımla kepazeyim, ıssız sokak indinde çok viraneyim

Ey hissettiğim can sevgili
Bilmem ki dirlikten yoksun ahvali kime haber vermeli
Halin perişanlığına ne demeli, mübelliği kimliği öncelenmeli

Ne adım ve ne de canım
Gerek yok sevgiye hasret çeken sefil bir canım
Ardımda bıraktıklarım, mahcubiyet içinde kalbimi yoklarım



Mustafa CİLASUN
Mustafa CİLASUN
Gecikme artık!


Bir nebzede olsa
Yüreğimin yangınlarına yetiş gecikme
Sinemi dağlayan sancılara geçit vererek ruhumu eritme

Elem kalbi yorar
Gam kederler içinde zihnimi karalar
Vuslat kalbin serencamında aynadır bilmem ki neyi arar

Kararlar kaskatı
Anlaşılmayan melalim ne kadar acı
Ey tecrübeyi kuşanan hal ehli hancı, varlığım ne yabancı

Âlem devri sahnede
Zahit kim bilir hangi vakitte demde
Hüzün mütemadiyen gölgesiyle taht kurdu umut hanemde

Ne murat edeyim
Dirliğimde gizlediğim inhisardan kime söz edeyim
Dilim perişan, kalbim hazan, sinem darboğazlarda hicran

Tebessüme susadım
Gülen gözlerde muhabbeti hasretiyle aradım
Lalezarda ne kadar mahcuptum, gülün kokusuyla ayıldım

Sığ bilgilerle olmuyor
Aklım muvazene içinde kalbi murakabe ediyor
Meşakkatiyle yoruyor, aşk kalbin ikliminde asudeleşiyor

Zahir aklın hükmünde
Batın inşiraha yabancı olan kalbin neresinde
Vuslat kemali yet güzelliğinde gizlenen edebin bendinde

Ne olur açma yaramı
Sancılar içinde kıvranan sukutu çığlıklarımı
Zelil olan betbahlığımı, asliyette mahfuz duran niyazımı

Ya Rab senin rızan
Kulluğumun bereketsizliği fevkalade ziyan
Senden murat ederim acizliğime deva olacak ihsanı şükran


Mustafa CİLASUN


Mustafa CİLASUN
Hıçkırıklarınla dağladın!
________________________________________

Hiç
İstemesem de
Melalimin bendi olan kederime

Sensiz
Bir hüzün doluyor
İçime sen bunu hiç bilmesen de

Bir türlü
Sabahlar olmuyor
Gözlerim uyku tutmuyor dalıyor

Geceler ki
Hala kendi hilkatinde
Bir çekim kuvvetiyle nüfuz edince

Halime
Hüznü davet edince
İçine çekiyor hikmeti gayesi bilinse

Nefesler
Bu manada tüketilse
Merak kimsesizliği bir an terk etse

Keder
Renkli hevesler
Gerçekleşmeyince sitem başlıyor işte

Dirayet
Hali kesp etmeyince
İradede niçinler alıp başını da gidince

Zihin
Eğer bir
Keşmekeş içindeyse var git sen gözle

Aşk
Zevke alet edilecek kadar
Tefekkür edilmezse nefesler dirliğinde

Hissiyat
Yaratılış hilkatince
Sessiz bir yürüyüşe yalnızlığımla geçince

Beşerlik hükmü
O an duçar oluyor işte
Sen hakikati bilmesen de idrak etmesen de

Ve hatta
Bilmek istemesen de
Geleceğin göçmüş izlerinde hani kim nerde

Saraylar
İçinde geçse de
Nisalar cazibelere sürekli meyletseler de

Yapraklar
Dillense, kuşlar
Diyarı terk ederek kanatlardan vazgeçse

Kelebekler
Hiç bir şevki hali
Tefekkür iklimine bahşetmeden göçse de

Yıldızlar
Seni yalnızlığına
Ağıtlarına vaki olan umutlara hapsetse de

Ve birçok
Zenginlik hülyasında
Bir ömürde yaşamak istenen uhdeyi nazarsa

Derunilik
Bahşeden aşkı
Çok farklı addeden bu naçiz serencam anlasa

Sensiz
Bir şevk bulamıyor işte
Halin enginliğine hiç erişemiyor ne hikmetse

Yapraklar
Üzerinde yelpaze
Ona konan, onunla her zaman dolaşan haizse

Bir zerre
Misali huzur ile anılan
Bir esinti huşusu diliyorum kendi iliklerimde

Sanki
Bir güneş misali
Yıldızların dinmez hazzı sinemi dağlıyor işte

Baharların
İlk olanı Gülistanların
Zarafetle dile getirilen nazı haykırıyor şevkle

Hal
Serencamında
Yaşanan ve muazzam haz salan bir şarkı var ya

Ritmik
Atışların ahengiyle
Şevki yaşatan bir ozanın serencamını anlatırken

Ne kadar
Berrak muhayyile ki
Salıyor işte katrenin sayfasına ben hiç istemeden

Onca
Yaşanmış
İbretlik anılara nakşeden olan ve aşka uzak kalan

Akıbeti
Soluyan canlara
Hakkı yâd etmek hazzıyla yananlara selam olsun

Hak aşkıyla
Yanan kalan kutlu canlar
Ererler beklenen işaret taşlarında muratlarına

Bir yar ki
Öyle bir nefesi var ki
Diyarlar ötesinden mekânların ikliminden gelir

Hazzı
Salan şevkinden
Toprağın deminden kabirler sergisinden seslenir

Ogün
Gün olacak
Mizan akıbetinden kimler haşyet içinde soluyacak

Mahşerin
Şiddetinden merakın
İlletinde sessiz beklerken kalbi titreme sökün eder

Ne demiştim
Bir esinti hazzımsın
Aşkın bir çile olduğunu anlatansın sen nazı baharsın

Sessizliğinle
Edebin derinliğinde
Hilmin serinliğinde ve sevgin sadece bahşedilen ferse

Bir gaye için
Serdedilmesiyle
Tefekkür gereğince muştularsın, suskunluğu çağırarak

Oysaki
Hiç görmediğim
Bir nefessin, mana için gereksin, aşkı mefkûremsin

Ten senin
Lakin lüzumunu akleden
Emanetin illetini bilen bir fersin, feyzinle benimsin

Öylece
Nefeslenensin
Zevk ise arzu edenlerindir, halin esenliğinde değildir


Mustafa CİLASUN

Mustafa CİLASUN
Annem kim bilir ne haldesin!


Ne vakit bir ney işitsem
Pervazları okşayarak çığlık atan rüzgârdan geçsem
Hicranın sayfalarında bedbinliğimle yüzleşsem annem aklımda

Çok çaresiz ve sessizdi
Son nefeslerinde her şeyden habersiz ve renksizdi
Müteretlik kuşanmış ve kaygıyla iç içe kalan nefesle şevksizdi

Çaresiz başucundaydım
Elim ayağım bağlanmış durumda kaskatı kalmıştım
Aldığı darbelerle ve mecalsiz haliyle şuuru kapanmış vaziyette

Yolun ortasında yatıyordu
Kazaya sebep olan zanlı korkuyla barışık zavallıydı
Kalabalık nüksetti, can havliyle sesler kelimelerle derlenmişti

Sen bunlardan habersizdin
Yanında en yakınlarından uzakta çaresiz nefestin
Fakülteye getirilmiştin, habersizlik içinde takviye teneffüsle

Tespit ve teşhis için bekliyor
Başındaki doktorlardan habersiz öylece inliyordun
Haber gelir gelmez can havliyle koştuk ama farkında değildin

Gözlerinin içine bakamadım
Her nasılsa kendimi tutamadım ve için için ağladım
Vakur olmalıydım, sükûnetimi korumalıydım lakin hali dağladım

Nihayetinde bir acil servisti
Ne gelenler ve ne de giden eksikti telaşa içindeydi
On yaşlarında bir çocuk geldi ve hekimler acilen seni terk etti

Sen çok zor nefes alıyordun
Ben başucunda halini temaşa ederek dua ediyordum
Kırılan her yanını hayıflanarak hekimlerden imdat bekliyordum

Lakin hissediyordum gidiyordun
Acizliğimle kalbimi baş başa bırakıp öteleri diliyordun
Ben yanındayken, vedalaşmayı beceremesem de hissediyordum


Mustafa CİLASUN
Mustafa CİLASUN
Gözümün yaşını döker ağlarım!


Biliyorum kalbimin dirliğinde yanışı
Ruhumda sıtma tutturan hıçkırıkların sancısını
Halimin fakirliğinden nükseden nidanın acısındaki hicranı

Neyleyim sen yeter ki üzülmeyesin
Kalbim hasretin hıçkırıklarıyla inim inim inlesin
Varlığım bahtına gölge etmesin, gariplik kalbinle yüzleşsin

Ne vakit rahmet damlaları hissetsem
Esen hüzünlü yelden serzenişlerinle asudeleşsen
Yurdun zerresinde hasretin rengiyle nefesimle fakirleşsem

Gam değil yeter ki sen dert edinme
Serabın aşkıyla suyu anma, sıkıntılarını soluma
Umut içinde yaşa ve çaresizliğin adını anarak aşkı kuşanma

Zira o bahşedilen zarafetli güzellik
İşte o vakit kalp dirliğinde yeksan olur benlik
Nefsi kepazelik ve edeple mugayir anlaşılan sefillikte erlik

Noktayı zerreye bir aşinalık göster
Hareket ve kuvvetin birliği hakikate ne söyler
İnsan kalbiyle mutmain olacaktır ne muazzam bir şerefi yet

Sen bana aldırma düşer kalkarım
Ve sol yanımın acısıyla aşkın dehlizinde yanarım
İnşirah dalgalarıyla idrakin sayfalarında acizliğimi kuşanırım

Acıma hissini ne olur köreltme
Rahmetin renkleriyle nazar etmeyi ihmal etme
Kalbi pusulan refakatiyle ihsanı öteleme ve aklı evvelim deme

Yüreği temaşa ederek kalbe uzan
Akılsızlığa duçar olarak sabra bulanma utan
Tevekkül hazine kanaat sermayedir bahtın neye gebedir uslan

Umut etmek hali bilmekle anlamlı
Kalbin niyetinle fevkalade orantılı unutma
Niyaz birliği, teslimiyet zindeliği kalbin işidir etrafa bulaşma


Mustafa CİLASUN
Mustafa CİLASUN
Gözlerimin hasreti!


Çaresizliğimle soluyorum
Bedbinliğimle yol alarak zamana hayıflanıyorum
Kimseye sırlarımı serdetmeden içime kapanarak sızlanıyorum

Demek ki kalbim karardı
Ruhum serencamından azat olarak neyi anlattı
Duygular sağanağında idrakim kim için karanlıklarla arkadaştı

Aşk yalın akılla anlaşılmaz
Sevda yamaçlardan nazar ederek aczi bulmaz
Anlamsız merak kalbin dirliğinde bulunmaz ve sefillik ulaşamaz

Hasret dağlayan ahu hazdır
Kalbin inşirah birliğinde vazgeçmediği niyazdır
Rahmetin sebebidir, set tarın ahdidir ve insan için zarurettir

Hevesler anlıktır anlaşılır
Zevk bireyin kültürüyle ilintili bir sahanlıktır
Kalp vuslat indinde bahtiyarlıktır, ruh bunun için eşsiz tanıktır

Gözlerin her neyi görse de
Kalbin penceresinde bekleyen hakikat seninse
Vaat edilen filbahar dirliğimde umut için ferahlıksa sabır gerekir

Kim aldanmadı ki kararma
Kalbinin toprağındaki umut filizlerini kurutma
İnsan kimliğinden asla korkma, aldanmışlığın solgunluğuyla usanma

Kalp kimin, ruh hakikatin
Ezel, ebet kim için ne olur irfanla düşünelim
Terbiye ve tezkiye asli kimliğimde var olan lekelerin temizliği için

Nihayet tercihimle acizim
Meşvereti nerden bilirim, ben eksenli düşünürüm
Ziyan içindeyim kalbi serzenişlerimle sahibime yönelir niyaz ederim



Mustafa CİLASUN




Mustafa CİLASUN
Kaybettiğim an ve o zaman!


Seherin bariz kimliğinde
Sessizliğin ram eğlediği bakir kimliğinde
Hesabın derinliğinde, rahmetin serinliğinde nefeslerimle

Abdiâcizliğim nispetinde
Her ne kadar serkeşliğim nüfus etse de
Kalbim sahibiyle ve nefesim idrakin kimliğinde düşüncede

Nihayet bir telaş içinde
Besmeleyle kapının eşiğinde niyaz birliğinde
Refikamla vedalaşırken saatin keyfiyetine nazar eğledim

Kaçırmış olduğum otobüsle
Her ne kadar takatim kifayetsiz nispetle
Her vakit mutat şekliyle durağa yanaşmıştım sessizliğimle

Bekliyordum gelecekte zamanı
Mamurluğun matlığında suskun kalan meramı
Trafik yoğunluğu ve hız sarhoşluğu çaresizliğimde densizlik

Neden bu kadar hız anlamadık
Maksadına erişmek için fırlayan köpeğe şaşırdık
Lakin araç öyle bir vurdu ki çaresizce ve telaş içinde kaldık

Zavallı köpek takla atıyordu
Öyle bir ses çıkarıyordu ki yüreğimizi dağlıyordu
Nihayet o trafikte yolun ortasında kaldı ve acı içinde baktı

Durakta bekleyen sakinler
Nefes nefese ve telaş içinde nafile ürperseler
O kadar hızlı trafiğin seyrinde müddetle çaresiz seyrettiler

İçim gidiyordu lakin acizdim
Ne yapabileceğim konusunda fevkalade çaresizdim
Köpeğin halini gördükçe ve nefesinin sancılı şiddetine hapistim

Bir genç fırladı ve kucakladı
Köpek öncelikle havlayarak baktı ve ses çıkartmadı
Sevgili gencimiz daha feci bir hadisenin olmaması adına şandı


Mustafa CİLASUN
Mustafa CİLASUN
Ey hak kalbimde kabahat!


Bilmek neye kifayet ediyor
Gül uzaklardan ruhumu temaşa ediyor
Ve kalbim sancılar içinde ötelerin hikmetiyle silkiniyor

Neyleyim ben acizliğimle aşkı
Hilkatimle fark edemediğim sanatkârlığı
İradeyi maslahatta hatalarımı ve hezeyan sancılarımı

Neden kendimle şimdi avareyim
Umut pervazlarında ağlayan rast şarkıyım
Hicrani hıçkırıklar sağanağında çaresizliğime yangınım

Benlik kalbimi ihata ediyor
Ruhum ayazlar içinde bilmem neyi bekliyor
Heveslerim durmak bilmiyor, nefsim soluğumu kesiyor

Çoğu gitti kalan halime acıdı
Ömrüm girdaplar ikliminde sızılar yaşattı
Kalbim solgun, ruhum yılgın ve aşk yıllarca bana kırgın

Aklım nedense salkım salkım
Tercihlerim nefsim için dinmeyen feryadım
Ağıtlarım vicdani maruzatım, dilim edeple çok perişanım

Bilirin sensin yegâne sahibim
Elimden senden başka tutacaklardan sakınırım
Sanadır meramım sancılar sağanağında muradım ve aşkım

Sensin kurtaracak ve soracak
Fetret dirliğinde yalnızlığımla arkadaş olacak
Kanım damarda senin için şakıyacak ve kalbim haykıracak

Seni anar ve kulluğuma bakarım
Ruhumdaki lekelerden taaccüp ederek ağlarım
Kalbimin toprağında rahmeti bulurum ve sevginle sürurum

Acizliğimi bağışla ve ihsan eğle
Nefesin kalanlarıyla takatsizliğine geçit verme
Kudretin dirliğinde ve ecrin birliğinde affı mağfiret eğle


Mustafa CİLASUN
Mustafa CİLASUN
Sen ne dersen de kalbim sarhoş!


Sen hiç çaresiz kalıp sürüklendin mi
Bahtın sayfasında hüzünle üşüdün mü
Sabahlara denk uykusuzluk çektin mi
Feleğin sillesinde silkinip acizleştin mi

Bilirim ben, sana ne söylesem bomboş
Ne kadar habersiz olsan da kim sarhoş
Ruhum hazan içinde sessizliğinle konuş
Ama hakir görme bir kez kalbine danış

Acılardan kurtulmak bu kadar kolay mı
Sancılardan azat olmak unutmak var mı
Yüreğimde dinmeyen hicran seni anar mı
Hasret hıçkırığı bilmem kalbini dağlar mı

Yorgunluğum umutlarımdaki kuraklığadır
Aşk olmayacaksa yaşamak ne sanatlıdır
Kalbim kırıktır ruhum yılgınlıkla yanıktır
Sevda hardır, haz sınavdır sabır haktır

Yıllar neler anlattı hala düşünmedin mi
Kalbinin güzelliğinde aşk filizlenmedi mi
Çaresizlik birliğinde halime gücendin mi
Serzenişle yâd ederek nefes verdin mi

Neyleyim köşeme çekilip sukut edeyim
Seni artık gücendirmeden nefesleneyim
Hakka yönelip, ona ahvalim arz edeyim
Sana mutluluk dileyip kalbime yöneleyim



Mustafa CİLASUN









Mustafa CİLASUN
Sende öyle diliyorsan git!


Biliyorum ki vaat edemem
Kalbini kazanmak için takiyeler dilemem
Halis niyetimle ve varit olan kimliğimle nefesin eşiğindeyim

Kimler unutmadı hicranı
Sancılar dirliğindeki acizliğin soluklarını
Hüznün mümbit toprağından yükselen umutların o sızılarını

Sevginin akı ferahlatır
Heveslerin zayiatı ruhu karartır yıpratır
Aşk hürriyetle anlamlıdır ve kalbinin en müstesna aynasıdır

Sevda korkudan arîdir
Haz hissiyat ikliminde rengârenk erktir
Nasip kanaatin dirliğinde bereketlenen niyeti âlinin demidir

Ne olur sukutumu anla
Vehmetmediğim hicranı kalbin diliyle önle
Ne olacak sanki tefekkür birliğinde ve sessizliğinde serinle

Hangi güzele nazar etsem
Bin bir güzellikteki çiçeklerle sürura ersem
Meltemin derinliğinde hissiyatına nüfus ederek niyazı etsem

Artık hüzünlü bakma bana
Serzenişlerin derinliğinde bıraktığın korkuyla
Ahtım adam olmaksa, aşk kalbimden uzaklaşarak ummanlara

Neyleyim hazzı kemali yeti
Varlık indindeki sarfiyatı ve zevki hakikati
Manasız karanlığı, vuslatsız şafakları ve hakikatin sayfaları

Gel bir kez anla kederimi
Sensizlikte derlediğim şevksiz nefeslerimi
Kalbimin sahifelerinde mahfuz eylediğim bakir kimliğimle seni

Duymak istemiyorsan peki
Niyaz ediyorum kalbin kâmilen sürura ersin emi
Serzenişlerimden tebarüz eden o hicranlı demi derleyip gideyim


Mustafa CİLASUN





Mustafa CİLASUN
Şahitsiz vakitler!


Sessizliğimle derinliğe doğru uzanıyorum
Korkularımın sağanağında umutları yoklayarak soluyorum
Kalbimin sayfalarını okuyarak, ruhumun lekelerinden korkuyorum

Bir an hasretin sancısı çıkıyor karşıma
Her ne kadar sevgiden anlamadan egomla barışık olsam da
Vicdanım nefsime acıyarak baksa da, o vakit uyanıyorum sabaha

Kalbimde filizlenmiş sevdanın hazzı olsa
Aşk fakirliğim cihanın sedasından duyularak halimi utandırsa
Vuslat edep indinde, edebiyat için yapılan fütuhat olarak anılırsa

Hüzünlü yutkunmalarım eşlik ediyor bana
Kitabı celilin hakikatlerinden sadır olan nasihatler karşımda
Lakin hicranım acizliğimle kalbime bir şeyler anlatmaya çalışsa da

O sevgilinin güzelliği zarifliğiyle kuşatınca
Yârin süruru ruhumda filizlenerek hakikatle irfanlaşmayınca
İnsan kimliğime şuur, aklım ve vicdanıma aşkın sancısını salmayınca

Göz pınarlarım sağanağını hüzünle boşalınca
Halimi soran, meramımla dostluk kurmaya çalışan olmayınca
Sukutumun çığlıkları sol yanımdan sancılarla takatsizliğimi artırınca

El açıyorum fakirliğimin acizlik hüviyetinde
Ademiyetim nesiller boyu genlerimle yüzleşerek kükrese de
Umutlarım gülün güzelliğinde ki berekette ve rahmetin yegânesinde

Her ne kadar nefsim vicdanıma hükmetse
Kalbim inşirah için vakti saati an için derleyerek kanat etse
Ruhum, ölüm dirliğinde asude haberleri halime hikâye etmesi öğütse

Ey sevgili böyle işte yalnızlığımın nefesiyle
Sen her ne kadar sessizliğinde tefekkür halini benimsesen de
Hasretim dinmiyor ne hikmetse, sevgi aşk için tezahür eden değerse

Vicdan safiyetinde ve gönlüm edep dileyince
Sesim çıkmıyor dil acılar içinde meramını hıfzetmek isteyince
Hissiyat sığlığında acizliğime hükmederek sefilliği halime teslim edince


Mustafa CİLASUN







Mustafa CİLASUN
Gül dikeniyle güzeldir!


İnsanız aday olmakla sınırlı
Fakat hilkatimizde beşer naifliği zamanda saklı
Akıl ve gönlümüz zahir ve batın zaviyesinde nelere yabancı

Çocuklar kalpleriyle yol alır
İnsan akıl ikliminden dem alarak idrake uzanır
Kul olmak kime kalır, inanmak kalbimizi fevkalade aydınlatır

Ne kadar gayretse niyet asli
Hürriyet olmazsa ruhum ne kadar arafa tabi
Aşk bizatihi kalp için derlenerek insan kimliğinde namütenahi

Çevirme yüzünü korkma yürü
Cihanın her yerinde dinmiyor güldürünün türü
Vicdan safiyetiyle ihsan ve ihlâs neden horlanır bilsem türlü

Hakkım olan yaşamak haksa
Bin bir türlü dert halimle barışık olarak yaşasa
Hakkı olmayan insan bir başkasını yargılamasa ve kul utansa

Nereye gidiyorum biliyorum
Ötelerin serinliğinden dem alarak ürperiyorum
Kul hakkı için neden fakirleşiyorum, kalbime hicran ekiyorum

Neden düşünerek söylemezler
Hezeyanlar içinde aziz nefeslerini tüketirler
Beşer kaldıklarından habersizler ve insanlık için alay ederler

Her şeyi bilmek mümkün mü
Biraz düşünmek için sukut etsen sana zül mü
Ruh için kalbi şükür tefekkür ikliminde özgürlüğe götürür mü

Ne dersen de bana aynayım
Lafazanlık indinde biliyorum yok senden farkım
Lakin sancılar içinde kıvranmaktayım zira sevgine ihtiyaçlıyım

Bir tebessüm için davacıyım
Muhabbet olmayınca yabancılık yıllara sâri sızım
Ey benin can yoldaşım, hoşgörün için kalbine ram olan hancıyım


Mustafa CİLASUN








Mustafa CİLASUN
Kalbi temaşamda o halin!


Biliyorum ki habersizsin
Zarifliğin enginliğinde nazar eden dilbersin
Kalbi naifliğinle sukut için sancılar çekerek serinlersin

Lakin hiç deva olamıyorum
Sessizliğin refakatiyle haline ram oluyorum
Çaresiz niyaza sarılıyorum ve senin için hayır diliyorum

Hak ne güzelde halk etmiş
Kendi nurundan nefes vermiş şekillendirmiş
Aşk için taltif ederek, kalbi inkişaf için nasibi hasretmiş

Bilmek erişmek için kifayetsiz
Akıl kalple meşveret etmedikçe istikametsiz
Ruhun kendi serencamında irade için sessiz ve nefessiz

Gönül bu umman dahi yetersiz
Kanaat kim için kefilsiz ve edepsizlikte eşsiz
Serkeşlik muhakkak ki bir seviyesizlik ve ahenk ülfetsiz

Seninle anlamlı hasrete de açım
Kalbimde feveran eden sızılar için davacıyım
Lakin ne hancıyım ve ne de edepsiz bir nefese muhtacım

Ne kadar anlam yükledin bilsen
Ruhumda vuku bulan sancılar için ilaç versen
Kalbimi edebinle mücehhez ederek öteler için aşk desen

Geldim ki o zaman için gidiyorum
Aşkı haki katlar için hamiyetini umut ediyorum
Söz etmiyorum ve nefesin azizliğine hürmetle eğiliyorum

Neden senin o nefesini diliyorum
Duan için serinleyerek vücut bulmak istiyorum
O kalbinde zerrede olsa dem bulmayı hasretle bekliyorum

Bak hiç hissettirmeden aşkı andım
Kalbi fakirliğimde kuraklıktan yoktur hiç farkım
Fakat umut iklimimde kalbi niyazım filizlenmekti muradım

Yeter ki sana bir helal gelmesin
Kem gözler seni nafile yere aczi yete yöneltmesin
Kul membaında ve ihsan sağanağında solgunluk vermesin



Mustafa CİLASUN
Mustafa CİLASUN
Gelme artık çekiliyorum!


Ne kadar umudum kaldıysa
Ufuklar halime karanlığı sınırsız anlatsa da
Bir şevk kalmayınca kalbim dağlanınca susmak düşüyor bana

Ne dağlara ve ne de yollara
Sokakların ıssızlığında ve nefesim solunca
Anlatamadığım meşkler sessizliğin nezaketinde bakıyor bana

Sen ne kadar haklı olsan da
Gönlüm dirliğin sancısında kapın kapansa da
Her ne kadar hıçkırıklar çare olmasa da, yalnızlık ayazlarda

Dünyam kalbimle anlamlıdır
Aklım ne kadar kifayet eden bir zamandır
Mana edebin birliğinde anılan, en kutsi olan idraki ummandır

Bilirim hissiyatımı dikendir
Edep kimliğimin cümlesinde nefse derttir
Ama lakin teskiye ruhum için azimettir erdemde ne hakikattir

Hak hakikat için gerekçedir
Kalbim muhabbet ikliminde anılan nefestir
Aşk kimler için hasreti çekilen namütenahi bir ahlaka hüccettir

Meram anlaşılmayınca sukut
Dil her ne kadar gayret etse de yok umut
Sabredelim ve kanaat dirliğinde demlenelim, kısmetimdir yahut

An bu zaman indinde cüzdür
Kalp teslim olmayınca hakka ne kadar hürdür
Hevesler indinde zikredilen aşk güzdür, aşk hakikatle bütündür

Seninle başlamıştı kıvılcım
Ruhumda hissettiğim sancılarımı kime açarım
Artık dinlediğim hüzzam şarkım ve kalbimle sessizce paylaşırım

Ney neden hicranla yanar
Hasretin cenahında hıçkırıklara boğarak anar
Kalbim sahibiyle uzaklığın acısıyla kanar ve öteler için ne yapar


Mustafa CİLASUN



Mustafa CİLASUN
Artık gidiyorum buralardan!


Ardım sıra baktığımda
Her ne kadar yüreğim dağlanarak acıyı yaşatsa da
Aşk kalbime sancıların serencamını anlatıp ruhumu hazla kuşatınca

Neyleyim selam vermesinler
Zanlarla gülümseyip halimle alay etsinler nefesler
Hiç hamiyet göstermesinler ve nefesin azizliğine aldırmayıp gitsinler

Ben kendi kendimle davalıyım
Ruhumda feveran eden hırçın dalgalarla gamlıyım
Ve nefsimle belalıyım, hakikat bendine ihtiyacı bulunan bir insanım

Kime ne derim, sefilliği bilirim
Kalbi fakirliğimle nefeslenirim, ruhumda halsizim
Solgun umutlarımla toprağı özlerim ve anılarımla yüzleşip üzülürüm

Ne kaldı geriye baksam hasret
Amma lakin bu mümbit ülfet kimler için bir dert
İhsan kalbim için zaruret ve ihlâs ruhum için edep içinde bir nimet

Aşk sevilene seslenmez, üzemez
Sevilen için her hangi bir basireti gerekli görmez
Seven kalp için inşirah dileyerek umuda küsmez ve hazzı terk etmez

Hicran yetiyor işte her nedense
Ruhum prangaların eşiğinde özgürlüğe meyletse de
Kalbim kendi ikliminde ve aşkının müstesna güzelliğinde asudeleşince

İşte o vakit beşerlik azat oluyor
Kul olmak letafeti yetiyor ruhu iştiyakla kuşatıyor
İnsan olmak kemali yeti arzuluyor ve edep dirliğinde hilmi salıyor

Aşk seni kalbinle nazar ettiriyor
Zanlardan kurtarıyor ve inayet için azmettiriyor
Feragati önceliyor ve takvayı gözler önüne sererek seni yetiştiriyor

O vakit hakikat seni anıyor
Kalbin aşk ile hakkı zikrediyor suhuleti diliyor
Vuslat erişilmez olmaktan çıkıyor ve seni muhabbetle davet ediyor


Mustafa CİLASUN






Mustafa CİLASUN
Yaprağın sessizliğinden hale!


Ne kadar çok şey anlatıyor
Nazarların ikliminde tevazuu sabırla soluyor
Sadece anlayana bakıyor ve hilkatinden ayrılmadan aşkı yaşıyor

Nihayet mukayeseye giriştim
Ruhumun derinliğinde eriyerek fakirliği hissettim
Kalbime yöneldim ve iradei tercihlerimle sefilliğime boyun eğdim

Ruhum hicran içinde yoruyor
Kalbim sahibinden uzaklaştıkça sinem boğuluyor
İdrak sahifelerim daralıyor ve hüzün yaprakla anlamlaşıp bakıyor

Artık çare adına her ne varsa
Başım mütemadiyen ağrısa da irfanım olmayınca
Kanım damarlarımda aşk için o ana kadar ahvalime neler anlatırsa

Özümde ki sözümü hatırladım
Lakin idrake muhtaç bilgileri ruhuma tevdi ettim
Kalbimin açlığını hissettim ve hasretin izlerini ruhumla yüzleştirdim

Yaşamak kul olabilmeyi anlamak
Lakin hikmetin bendinde ki hilmi kuşanarak bakmak
Kimseyi yargılamadan rahmetin bekleyen güzelliğinde aşkı solumak

Kim ister katmerli çileyi yaşamak
Amma lakin hikmetin pervazlarında kanaati anmak
Kısmetin dirliğinde iradeyi baş tacı yaparak aklı ön plana çıkarmak

Saçlarım yapraklar misali düşüyor
Gözlerim fersizliğiyle kudreti resmederek gidiyor
Dizlerim takatsizliğin refakatiyle toprağın azminde zamanı örüyor

Ruhum aşk için sessiz figan ediyor
Nefsim parazitleriyle kalbime hükmetmek istiyor
Kimse suhuletten söz etmiyor ve koşturmalar ruhumu dinamitliyor

Özlemim dost nefeslerin güzelliği
Muhabbetin en bariz özelliği bilirim feragat birliği
Aşk seferberliği ve ötelerin okunan sahifeleri ruhuma ezan sesleri

Ne denir ki yaprağın halis haline
Hilkatiyle barışık olan sofiyane güzelliğin erdemine
Nefsin heveslerinden ilham alan aşk fakirlerinin anlamsız hallerine



Mustafa CİLASUN
Mustafa CİLASUN
Kopma sabırla anlat!


Evet, ne kadar haykırsan
Halin dilinden anlayan için sukuta sarılsan
Ruhundan kopmadan ve kalbinden uzaklaşmadan anlat

Meseleler bilirim tükenmez
Kalbiyle barışık olan ruhun ikliminde küsmez
Nedenler için keş kelerle vakit geçirmez ve gücenmez

Mütemadiyen konuşma
Suskunluğun orucuyla niyetini ne olur bozma
Hakkın ne olduğunu anla ve hakikat için kulu sorgulama

Nerden geldik gidiyoruz
Neden zamanı anlayarak nefesi tüketmiyoruz
Aşkın deminde mutabık kalıp sevgiyle aşkı solumuyoruz

Ne diliyorsan senindir
Bilmem ki umudun köleliği kimler için zelildir
Gayretin gerekçeleriyle muhkemdir ve erdem fazilettir

Nefsim aşka yabancıdır
Ruhum aşk için hancıdır ve kalbim duacıdır
Lakin nasip mukadderat için sabrın harcıdır ve ilhamdır

Bilmem ki meramım nedir
Halinden akseden güzellik gül için laleye aittir
Merakım zabittir ve gül dikeniyle uzlet içindedir şahittir

Mısralar dökülüyor halden
Kelimeler nedenler derdiyle serdediyor kalpten
Ruhum iklimiyle derdin inhisarında kederden ve hüzünden

Bilmem ki ne vakit anlarsın
Dirliğim için niyaza sarılarak selamını salarsın
Vuslat için yanarsın ve halinin deminde aşkını sayıklarsın

Hicran ruhumu dağlasa da
Kalbim hüzün içinde inşirahı umarak yorulsa da
Umudum yarınlarda ve aşk çilenin yolunda anılan olunca

Artık bir nebze olsun anla
Kalan takatim ve fersiz gözlerim böyle aransa da
Dilim kendi halinde ahvalimi sorgulasa da yinede yorulma

Kal sağlıcakla ve umutla
Ruhundan hasrettiğin meramın kalbimi korkutsa da
Ziyanı yok geldiğin gibi git sürurla ve kalbinin yolculuğuna


Mustafa CİLASUN
Mustafa CİLASUN
Ruhum neden elvermiyor!


Gelin üzerime ey dalgalar
Hürriyetin üzerinden aksediyor gizli prangalar
Düşüncemde hicranı çalkanışlar ve ağıtlar eşliğinde çırpınışlar


Gelme üzerime artık ey potin
Tankların izlerinde kalıyor ürküten niyette salkım
Uhdenden sirayet ediyor edepsiz tavrın ve acımasızdır encamın


Ne vakit gerçeği göreceksin
Sana tevdi edilen emanetle ruhunu fethedeceksin
Kalbinde oluşan lekelerden vazgeçeceksin ve hilkati bileceksin


Her an yüz yüze geliyorsun
Ölüm ile yüzleşerek sırdaşlık ediyor ve gülüyorsun
Lakin farkın olmadan yaşarken ölüyorsun ve hırsla gidiyorsun


Kim için kalbinden geçiyorsun
Ruhunu rehin bırakarak heveslerinle seriliyorsun
Arlanmadan milletin efradını hor görüyor ve sıfatı yeğliyorsun


Haz hırsın değil edebin feridir
Kalbin ülfeti erdemle şerefi bulan zarif hakikattir
Kul ahdiyle yüzleşen ve kimliğinde güzelleşen bir şecaat ehlidir


Edipler neler söylemişler bak
Kabirler neleri gizlemişler zihninde ne var bir kalk
Hezeyanlar eşiğinde horlanma ve ruhundan uzaklaşıp saplanma


Tekniğe vasıl olmak ruh iledir
Kalbinden azadede bulunmak kimler için zelildir
Aşk hakkın devranında anlamlaşan şanı güzelliktir arzda şahittir


Nesebin aidiyeti kim için denktir
Özgürlük varlık için vazgeçilen eşkâli sefilliktir
Derlenen sahifeler ne için güfteleşen anlamsız olacak bir nefestir


Tevdi edilen ömür sana emanettir
Ceddin ne bıraktı Fikret hicran içinde renktir
Millet girdaplar içinde yorulan cehtin hakikatinde okunan şereftir


Ey okunan kutlu kitap artık kalk
Sana nazar eden kalbi gözlerin feryadında fark
İnşirah ruhumda hasrettir ne olur aşk ile umudumdan zannı al at



Mustafa CİLASUN
Mustafa CİLASUN
Sessizliğin seyrinde hisleniyorum!


Henüz nasıl anlatacağımı bilemiyorum
Edebin feyzinde kalbimin fakirliğinde yalın halini özlüyorum
Hasretin kadrinde ve halsiz kalan dirliğinde mahcubiyetime yöneliyorum


Oysa çok haklıydın çok geç kalınsa bile
Hakkaniyet teslim edilmelidir ruhum hicran içinde inlese de
Lakin ömrü yelpazemde mütemadiyen edebine imrensem de yapamıyorum


Hasrettiğin fedakârlığa ve sabır ağına
Müsavi olacak kadar kanaati solumak nefsimi korkutuyor
Sevginin karşısında, teslim ettiğin dostluğun ferahlığıyla sana gelemedim


Utancımdan söyleyemedim ve gizlendim
Bahaneler beyan etmeyeyim diye nefesimi serdetmedim
Lakin muhtaçlığımla sessizce halinin zarafetini takip ederek hazza eriştim


Biliyorum, yüzleşmekten korkuyorum
Neye çare olacak hüzün, ruhumdan imtina ediyorum
Kalbimdeki muhabbetini bilerek her ne hikmetse işte tevessül edemiyorum


Latif şiirini sürurla teneffüs ediyorum
Hasrettiğin enginliğin karşısında şiddetle üşüyorum
Zafiyetlerime nazar edip kalbini hiç hak etmediğimi hazin içinde biliyorum


Bilemiyorum affedecek misin acizliğimi
Halinden gizlediğim melalimdeki sancıların kirliliğini
Ruhumla baş başa kalan acı lekelerimi ve umut sağanağındaki hadsizliğimi


Bağışlayacağını biliyorum ama çekiniyorum
Huzuruna gelmekten imtina ederek sessizliğe giriyorum
Yanıklığımı mısralara deşifre ederek muhabbetinin kadrinde nefesleniyorum


Nelere ve asilzade kişiliğinle gül ikliminde
Diken için kalbim varlığıma meylederek ruhuma hükmetse
Edep birliğinde ve niyazın bereketiyle naif kalbinle asla hüsrana tevessül etme


İtiraf ediyorum acizlik fakir benliğimde
Her ne kadar kalbimden söz ederek hakikati teslim etsem de
Olmuyor işte heveslerim mütemadiyen hissiyatını deruhte ederek ömrü bitirse


Ey hak sen halimin bendinde nesihsin
Kimsenin şahit olmadığı hakikatlere yakın olan bir rahimsin
Bahtımın badiresinde ve nasibin katresinde vuslat için en güzide bir reçetesin



Mustafa CİLASUN
Mustafa CİLASUN
Şayet öyle inanıyorsan!


Artık durma ve hırçınlaşma
Kalan nefesini sancılar içinde hasredip yorulma
Dinlemeden ve sükûnet içinde düşünmeden hınç içinde söz etme


Ne kadar ağlasan incinirsin
Hırs ile kelam etsen öfkeyle akıldan çok uzaksın
Sabrı dışlarsın ve kanaati hiçleyerek nefsin yolunda adımlarsın


Ne deyim artık sana kar etmiyor
Bildiklerim senin için teminat olmaktan çıkıyor
Güven senin ikliminden feragat ediyor ve haykırışlar yakarmıyor


Ey kalbimin sahibi sen bilirsin
Ki ruhumun nihayetinde mutlak olan rehbersin
Aczi yetimle beyhudeleşen gönlüme deva olarak neyi bahşedersin


Nisalar dili hazan ile ne hoyrat
Mahşeri kalabalıkta utandıracak kadar rahat
Bilmem ki bu kadar hayâsızlık kime inat, kalbim hazan içinde kat


Gözlerim artık anlamsız bakıyor
Ruhum mefkûresinden an be an uzaklaşıyor
Anlam kayboluyor, yaşamak adına bahanesiz yarışlar sergileniyor


Ne kadar okusam acı veriyor
Milletim adına ve sergilenen hinlik katında
Bilinçsizlik ayyuka çıkarak edepten içtinap ediyor ve hüzün veriyor


Ey tefekkürü mefkûre nerdesin
Muhayyilemde bilirim ki sen çok değerlisin
Yoksa uzlete çekilen dervişler misali sukut içinde sabrı dileyen misin


Ne olur en doğru dediğim deme
İnsan kimliğinden feragat ederek gerilme
Tekebbür içinde burnunu göğe dikerek arzı deleceğin hissini de verme


Tevazuu yoksa toprağında inle
Acılar içinde kalk ta geceleri tefekkürle serinle
Aklını her şeyin üzerinde görme ve kudretin kime ait olduğunu da dinle



Mustafa CİLASUN








Mustafa CİLASUN
Henüz hazır değildim!


Yine dalmıştım sahilin sessizliğine
Sinemde derlediğim güftelerin hicranıyla seni anıyordum
Bazen melaline temaşa ederek sürur duyuyor ve hazzı kuşanıyordum


Dinliyordum dalgaların hicranını
Suskun çığlıkların arzda inkişaf bulan serencam anılarını
Nitelik için çırpınışları ve bazen de derbeder hali anlatan fevrilikleri


Ruhumdan katreler ne anlatıyor
Kalbim umut içinde vuslatı diliyor ve tefekkürle diriliyor
Lakin içim geçiyor ve umman karşısında bilincim acizleşerek eriyor


Hasretim hakikati anlatan aşktı
Bizar bırakan korkulardan kurtulamayan ikbali cancı
Anlamsız teslimiyet neye yaradı, vicdan bakirliğinde sızıyla hazanda


Solgun nefeslerim halimi yorarken
Yine birden aklıma geldin ve serinliğinde o an yücelttin
Gönlüme sürur bahşedip umutlarımı yeşerttin ve şevkle meşk ettirdin


Hissiyatımı titreşimlere ilhak ettin
Hazzın lahutiliğine eriştirdin ve heveslerimi filizlendirdin
Kendi halimde ve sessizliğin ikliminde halime bir tebessümü ekmiştin


İhsan eylediğin teslimiyetle eşittin
Çünkü gülün bendinden tebarüz eden kutlu bir nefestin
Dikenlere sabrı havale eden ve mefkûresiyle kanaati önceleyen ülfettin


Suskunluğun orucuyla anlamlaşan
Ve ruhun asudeliğinde vücut bulan Hilmi payeydin sen
Sevebilen ve bunun için hiç kaçınmayan bir can olarak kalbin harcıydın


Sen hazırdın lakin ben layık mıydım
Ruhumun lekeleriyle o asude haline nasıl vasıl olurdum
Ve kalbi güzelliğin karşısında hicranımla baş başa yalnızlığımı yaşardım


Sana asla anlatamazdım zira hazırdın
Halimin fakirliğini anlamak için o an hiç hazır değildin
Muhabbet ikliminden tebarüz eden bir bereket olarak kelebekler gibiydin


Lakin ben sefilliğimi pekâlâ bilirdim
Sana yazık edemezdim ve halime yönelerek affını dilerdim
Ve seni o halisane güzelliğinle kalbinin yegâne sahibine emanet ederdim



Mustafa CİLASUN







Mustafa CİLASUN
Susmak anlam içinde buluşmaktır!


Korkma, anlamaktan uzaklaşma
Merakın ummanlığında ve tasnifin birliğinde yorulma
Bir an bile insan olduğunu unutma ve vehimlerle nefesini kurutma


Neden vahdet vecdin sukutudur
Kul kim için soluk alan eşrefi mahlûktur ve şecaat tır
Kim ruhun unun derinliğinde anlamlaşan farktır ve kalbi yakındır


Gün yazılan defterin şahididir
İraden zafiyetlerinle tercihinde tenasüp olan zahittir
Sırat kim için muteberdir, azık aşk ikliminde ne manasız zanaattır


Yalnızlık sana ait olmamalıdır
İnsan muhabbet için halk edilen feragatli neseptir
Tarih senin içindir, düşünmek mefkûre için bir şevktir ve gerekçedir


Kaçma, yüzleşmekten sakınma
Kim olduğunu muhakkak ki anla ve nahoş olma
Sevgisini hasredeni yakinen tanı, inayetten kaçınmayan bir alnı şanlı


Heveslerin kölesi olma, anla
Mesnetsiz umutlarda barınma ve öfkeye sarılma
Ölümü an be an tanı ve ayıpların kirliliğinde yıkanma ve canı kınama


Kendini ne kadar seversen sev
Lakin biraz düşün ve bahşedilen sevgini kula ver
Ben biliyorum deme ve öncelikle bir dinle ve tefekkürle insanı öncele


Garibin dostu Cenabı Haktır
Kul ona layık olmaya gayret eden sanatın harcıdır
Rıza tevazuu ile anlamlaşan membaadır ve rahmetin icabında vardır


Yaptığın iyiliği sakın yüceltme
Mesnetsizlik içinde kabini körelterek asla öğünme
Ruhun inhisarında serinle, aidiyetiniz meşalesinde niyazınla serinle


Ayet sadece Kuranda değildir
İnayet kime nasip olacaktır niyetle azimet içindir
Kalp sahibiyle dertsiz olan fevktir ve ziyadesiyle aşk için sevki sebeptir


Ne olur öncelikle bir düşün
Her ne yapacaksan gerekçeleriyle vicdandadır işin
Muvazene sadece aklın değil ve niteliğin iradenle anlamlaşan bir bütün



Mustafa CİLASUN
Mustafa CİLASUN
Ey anlamında kaybolan aşk!



Asırlar mütemadiyen seni anlattı
Anlam seninle hakikate ulaşarak kalplere taşındı
Ruhum ancak seni aramakla ziyadeleşti ve titreşimlerle anlaştı

Kime baksam neyi arasam varsın
Sen varlığınla kâinata meşale olan bir hakikatsin
Ancak faziletle, tevazuunun ikliminde ihsan saadetinde haksın

Çileler seninle ruha sürur veriyor
Sabrım ne kadar zorlansa da kanaate meylediyor
Nisyan kime haz veriyor ve kalp içinde hezeyanlar dile geliyor

Gönlüm seninle mesrur ve sürur
Umman sineler için fevkalade meşke koyulur
Hakikatten ne sorulur, arz kim için amade olur ve aşkla solur

Gel ey gayemin müstesna gülü
Laleler çok mahzun soğanlarıyla toprağında ölü
İnsan niteliğiyle kul oldukça inayet için müşteri ve aşkla özveri

Ne kadar masum ve garip ney
Tambur kendi âleminde prangalara gebedir bey
Ey suskun çığlıklarıyla vuslatı özleyen dilber duyun nefesler hey

İşte gözyaşlarım geliyor derinden
Dertlerin hengâmesinde sefilliğim bir başka dem
Aşk özelliğinde âdem için bir başkadır her dem ruhumda kıdem

Açılıyor yeni sayfalar nazarlara
Arifeler umutlar için her ne kadar temaşa etse de
Gönül aşk için mütemadiyen hasır perhizinde ve ihlâs birliğinde

Ah kutlu ramazan ne anlatırsın sen
Vaaz ettiğin kürsüden ve nefsim ayyuka penceresinden
Kalbin edebe muhtaç kimliğinden ve ruhumda hâsıl olan lekeden

Nasıl anlatırım halimin sefilliğini
Rahmete muarız gerekçelerimle lafazan kimliğimi
Ruhumun el açtığı yegâne hekimi, gönlümün mahzun öyküsünü

Kim anlar sahibimden başka beni
Mühlet affı mağfiret için verilmiş bir süreyse hadi
Durma ey hancı ve masunlaşan garip yolcu gün bugün niyaz vakti

El aç ve açlığınla kalk haline bak
Ruhunda vaktini bekleyen o enginliğe durma ak
Seherlerden yılma, vehimlerle boğulma uykular nezdinde kovulma

Aşk senin en tabii hakkın bilesin
Lakin niyeti asliyenle azimetle nefesleneceksin
Hakikat için gayreti esirgemeyeceksin ve zillet içinde ölmeyeceksin



Mustafa CİLASUN
Mustafa CİLASUN
Kalbin ufuklarında!


Her ne olursa korumalıydım
Sükunet içinde yılmadan ruhuma nazar ederek okumalıydım
Zerrenin insicamında kalbin ihtişamını anlayarak sevgiyle yoğrulmalıydım


Her nedense sofilik var halimde
Mütemadiyen nefsimle bedelleşerek halime bakıp hayıflan samda
Nefesin mukadderatını anlayamadan ön yargılarımla bağnazlık yaşa samda


Ne olur bari sen anla halimi
Serdettiğim ahvalime aldanarak melalimi çözümleme ve niyaz eğle
Fakirliğimle demlendiğime paye verme ve acizliğimle eğlendiğime de sevinme


Ruhumun açlığını biliyorum
Sadece sahibine havale ederek serinliyorum ama gayrete ermiyorum
Oysa ne kadar azimet varsa oka dar nimete gark olunacağını hep hissediyorum


Bilincim niteliğini anlatır
Basiretim kimliğimde neler olacağını sessizlik içinde ruhuma hatırlatır
Aşk halin deminde anlamlıdır, hazlar içinde korlaşarak kalbi hakka yaklaştırır


Özümde var olan hakikat tır
Ruhum pervazlardan sancılar eşliğinde kalbime kulluğuma ne anlatır
Avuntular tercihlerimde irademe yün verice azimet hikayelerde sefilliğime acır


Dost nefesler fisebilillahtır
Hamiyetli nefesler vuslat için aşka muhtaçtır, lakin vesilelerde haktır
Bilinmeyenler zahirinde emaneti tevdi etmek sadakat içinde anılan ummandır


Gel bir nefes ver ahvalime
Mücehhez olduğun sevginin şevketiyle ve muhabbet için murat aşkta
Şayet hak hakkıyla anılacaksa, ne olur sen söyle vesveseler kimlerin umurunda


Şahit olduğum sabrın işidir
Nasip umutların hasadında kalplerin ihsan niteliğinde azimettir
Halimi anlatan sihirli ayna senaryoları hatırlatan bühtandır lakin aşk urbandır


Edebin birliğinde haz duymandır
Zarafet içinde insan kimliğini hakkıyla anlayarak yargılamamandır
Kimi zamandır kınamadan muhabbeti hasretmeyi ihmal etmeden yorumlamandır


Diriliş ölümle başlayan aşktır
Ölümler hayatın ritüellerinde seninle anlamlaşan bahtı zanaattır
İnsan yaradan huzurunda neden anlamlıdır, sabır sebatın rüknünde bilinçle hardır



Mustafa CİLASUN
Mustafa CİLASUN
Ruhumun nezaketi!


Düşünmek zorundayım
Onunla hem hal olarak muarızlardan korunmalıyım
Kalbime sormalıyım, yol aldığım zamanda hakkaniyet solumalıyım


Oysa kendi sessizliğinde
İnşirah içinde ki güzellerle mülteci kimliğimde benle
Anlatılan ibretli hikayelerde ve zahir dirliğinde kaybolan benliğimde


Ey aşk nerdesin bir demsin
Halin saltanatında sukuta çekilen ne mübarek bir erksin
Ruhumda muazzam bir derinliksin ve umutlarımda süruru kadimsin


Bilirin kendi halinde ilksin
İnsan kimliği için bahşedilen imtihanlar eşiğinde eşsisin
Mütemadiyen saflık içinde sadakate uzanan zafersin ve fakat latifsin


Neden hiç anlaşılmaz sızısın
Badireler içinde nefesleri düşleyen yakınsın bazen de harsın
Ne için halime acımadan duramazsın ve son umuda kadar yanımdasın


Aldığın emir neden bağlar
Niçin analar mütemadiyen sağanak olarak hicranla ağlar
Dağlar neden masum bakar ve kimler için yağmurlar toprağa aşk koyar


İnsan, adam manasındadır
Adamlık hakka yakınlık ile alakalı olan müstesna cenahtır
Yürekten maada, kalp inkişafıyla ferahlıktır ve ruhum akıbet için vardır


Kim derdimi anlar ve anlatır
Muhabbet arz içinde mutlakıyet içinde bulunacak tavdır
Yoksa aşk niye vardır, feragat rüknü kim için efdaldir ve vuslata namdır


Neden gariplik benimledir
Halimden kes rest eylediğim hezeyanlarım kim için demdir
Yazmak bahşedilmiş güzelliğin muvazene içinde ki ahengidir ve aşk iledir


Belki kimilerine göre gariptir
Lakin beyan ettiğim garipliğimden sudur eden fakirliğimdir
Vasıf ehliyetli nefeslerin sermayesidir ve hamiyet muhtaçlar için efdaldir


Ne biliyorsam ne hissediyorsam
Sensiz ne kadar mümkün, sessizlik tensellikte çok rüküştür
Varlık ikbalinde iraden sana kefildir ve kalbim senin izinde bir neferdir



Mustafa CİLASUN
Mustafa CİLASUN
Kalbim bizar olunca!


Ne dinlediğim su sesinsen
Ve nede tefekkür eylediğin gecenin güzelliğinden
Ruhunda feveran eden şiddetli sancılardan bizar olarak nefeslendim


Gün içinde ve şahitlerce
Hemhal olduğum dostların muhabbetleri olunca
Kederimden vazgeçerek, düşünmenin inciklerinde böylece serinledim


Kalbimi burkan sızıdan
Ruhumu acıtan kuruntulardan azat olmak istedim
Ve kuytu köşelere çekilerek, yeşilliğin bağrında nağmelerimi dinledim


Ney sesiyle sürura erdim
Bahtımın inhisarındaki hikmetleri tefekkür ettim
Sukut ederek sabrın asudeliğinde muhayyilemi derleyerek nefeslendim


Neden sevgiye çok açtım
Muhabbet hırkasında kanatsız kalarak acındım
Kime ne yaptım, kendi halinde sancılar yaşayan abdiaciz kalan candım


Bu demde neler hatırladım
Aşk acısıyla devran olan nefesleri ibretle andım
İşte o zaman, bir halime baktım ve birde umutlarıma uzandım ağladım


Mutlaka aidiyet mi gerekiyor
Teslimiyet şayet hakka olacaksa neden dışlanıyor
Efendimiz ne diyor, kimler duyarak ivazsız olarak muhabbeti esirgiyor


Çalışmak beni yormuyor
Anlaşılmazlarla kahrolmak ruhumu solduruyor
İşte bu vakit muhabbetim sorgulanıyor ve nüfusa göre makam veriliyor


Oysa ben garibim bilirim
Kimselerden bir şey istemeyecek kadar sefilim
Kendi halime iltica ederek, ahvali mide kalbimin sahibine havale ederim


Nitelikli nefeslere gıpta ederim
Niyazımı peşinen arz ederek selamı gönderirim
Sadece samimiyet beklerim, ruhun aidiyetiyle hemhal olunmasını dilerim


Varlığın saltanatından ürkerim
İnsan kimliğinde vaaz edilen iradeyi öncelerim
Yoksa yaşamak adına beşerliği neyleyim ve bilinçsiz nefesle nereye gideyim



Mustafa CİLASUN
Mustafa CİLASUN
Söyleyin kime muhtacım!



Ruhumun alcığından
Kalbimin darlık içinde sancılarla çırpınışlarından
Halime tebarüz eden ön yargılardan ve zanlardan kime sığınayım


Kimin huzurunda anayım
Ruhumu ve kalbimi sahibinden emin olarak varayım
Nefsin labirentlerinden ve irademde ki acizlikten nasıl kurtulayım


Bilincin var iken tercihim
Maslahatlar içinde ki sefilliğim nereye kadar yetecek
Nefesim müddeti içinde hangi vakit tenimden vazgeçerek gidecek

Ruhumun iltica kimliği
Kalbimin bağnazlığında ki kararan kimlikle dirliği
Kime arz edilecek ve affı mağfiret talep edilerek umutla yeşerecek


Ey rabbim sen bilirsin
Ve sen bizzat ruhumun kefilisin ve kalbe erişensin
Yıllara sari talan kimliği refakatinde anlamak ve idrake ulaşmak


Muhabbetsiz melalin
Lafazanlık içinde can çekiştiren zevatın ibret hali
Ayyuka çıkan niteliksiz nefeslerin girdaplı yolları sana açılandır


Deryanın uysallığında
Gecelerin mağrur tevazuu sağanağında sen varsın
Zaman senin adına aşka kapı aralayarak hakikatleri haykırırlar


Masum nefesler senin
Ve mahzun çehreler elleriyle sana doğru yol alırlar
Halimin sefilliğinde ve farkı fark etmeyen dirliğiyle sana ağlarım


Efendimin kimliğinde
Onun cihanı kuşatan serin nefesleriyle ve gül ile
Sana yakarırım ve yalnızca senden yardım dilerim ve seni anarım


Kalan takatsiz nefesimle
Dostlar için niyazı vecibe bilerek hayırlar dilerim
Vesileler içinde bir gün olan kadir gecesi için niyazın kebiri derim


Küskün ve dargınlar için
Kalbi ferahlık ve inşirah dileyerek affını isterim
Kalbimin sahibi olarak sana kulluğumla hürriyetin hazzına erişirim



Mustafa CİLASUN
Mustafa CİLASUN
Anam ağlıyormuş!


Ne deyim ve kime ne söylerim
Bir evladın bahtından nasıl bahsederek nefeslenirim
Halimimin derinliğine çekilerek, hüznün vadisinde çaresiz nefeslenirim


Annem ötelerin iklimindeydi
Bir mahzunluk içinde sessizliğine çekilen hak nefesti
Kendi halindeydi, kimsenin ahvalinden söz etmeyen çaresizliğine erendi


Tevekkel bir can olarak gitti
Garipliğin muazzamlığında sukuta çekilen bir çileydi
Henüz beş günlükken, anne şefkatini tatmayan hicranlı kalbin sahibiydi


Ömür hikayesi çok hazindi
Kim gıyabında anarsa onu fevkalade niyazlar ederlerdi
Lakin nazarlarına mahzunluk hakimdi, siması yıllara sari renkler verirdi


Garipleri nedense pek severdi
Onların içinde, şevke kapı aralayan erenlik içinde nefesti
Sofrasını paylaşmayı çok isterdi ve bir yetim aklına düştü mü çekip giderdi


Oğlum derdi; kimseye sataşma
Her kimin ne kadar hırsı varsa, sancıların tuzağında ağda
Her nefesinde hayır dile ve teşebbüslerinde niyetini kavi eyle ve ondan dile


Kalbinin sahibine kul olmazsan
Kime kul olduğunu anlamak için beyhude uğraşa dalma
Geldik ki gideceğiz, ama lakin vuslat için kimden şefaat dileyeceğiz unutma


Anlık kudret, emaneti asliyedir
Kime ait olduğunu bilmeyen, ruhundan müstağni değildir
Hissiyat, vicdan muadilinde bir gerekçedir, yoksa mesnetsiz ağıtlar değildir


Annem çaresizliğime bakıyordu
Gözlerim bağnazlık içinde uykuya dalıyordu ve kalbim ah…
Ruhumun sahifelerinde kaybolmuşluğumu yüzüme haykırarak anlatıyordu


O anda, kan ter içinde uyandım
Sabah ezanının saba bakamıyla hazzına ulaşarak kalktım
Ve uzun zamandır hem hal olamadığım anacığımı rahmetle yeniden andım


Halimin sahifelerini araladım
Ruhumun lekeleriyle temayüz ederek secdeye kapandım
Ve kalbimin sahibine el açtım ve fakirliğimin nezdinde acizliğime uzandım



Mustafa CİLASUN
Mustafa CİLASUN
Nedenleri saklayacağım!


Ne vakit hissiyatım artsa
Şayet vesileleri hakkıyla anlamak mutlak olan zamansa
Boş ver gel sen nafilelerle uğraşma ve hasretin bağrında sakla

Bahtiyar olmak bir umutsa
Şayet niyetler nihayetinde hakkıyla duaya muhtaçsa
Gel sen avuntularla boş yere uğraşma ve o aziz nefesinle solma

Gözler kalbini anlatsa da
Amma velakin her ne kadar niyetin pek haliste olsa
Sen yinede, mesnetsizliğe asla bulaşma ve zevklerinle oynaşma

Baki olan bir şey varsa
Sakın ha ummanlar sağanağında asla nefessizde kalma
Gerekçesiz lafazanlığa dalma ve halin ikliminde içselliğini yaşa

Hani uzaklarda bakirlik var ya
Tınısı dahi mümbit bir koku olarak umutlarla yaşayınca
Hakkaniyet samimi teslimiyette ve kavli olan kalbin sahifesinde

Ruhun dirliği hakiki birlikse
Muhabbet, kalbin zaruretinde vazgeçilemeyen hikmetse
İşte o zaman düşünmek için biraz sabreyle ve öğrenmek meyliyle

Hani ne derler akıl asliye ise
Sermaye zaten halinde var olan kanaatin renginde şevkse
Sende biraz ihmal eyleme, nafile yere başkalarına asla gıpta etme

Bizzat sana tevdi edilene imren
Ve haline bahşedilen enginliğin ihtişamıyla aşkadır ibren
İdrakin fevkinde, irfanın feyziyle ihsan netliğinde baki muhayyilen

Onca zaman saklamıştım harımı
Kontrolsüz heyecan cenahında önüme sürülen serencamla
İbretamiz meramımla ve mefkuremin sağanağında bereketli umutla

Ruhumu teslim etmeden dem ile
Kalbimin sahibinden uzaklarda sefilliği yaşayan hiçliğimle
Halimde aşkın demini dilerim, hasretin netliğinde vuslatı hedeflerim

Gönlüme tebarüz eden şu fakirliğim
Acizliğimle netleşen niteliksiz ritimden solgun kalbim
Muhabbete meyleder ve yalnızca hamiyetli nefesleri özlemle seçer

Halin kadrinde artık kime ne der
Edebin kimyasından söz eder ve tefekkürü önceler
Muhayyilesiyle düşler içinde sürura ererek umutlar kuşağına meyleder



Mustafa CİLASUN
Mustafa CİLASUN
Anlatayım!


Fakat bilmem ki nerden başlayayım
Halinin bariz suhuletine belki çok yabancıyım
Lakin sakinliğin esrarında bir hancıyım ve temaşa ile duacıyım


Yıllar var ki ne derleri bırakmıştım
Kendi ahvaliyle hemhal olan aciz bir muradım
Kimden haddim olmayarak ne umarım, yalnız sokakları koklarım


Gün içinde gönlümün rüzgarındayım
Geceleri ruhumla arkadaşlığıma öyle bakarım
Ve kalbimin sahifelerinde muhabbeti yoklarım ve aşkı sayıklarım


Ne deyim bilmem ki fakirliğimle
Edebe fevkalade ihtiyaçlı kimliğimdeki sesle
Ey gönlümde mahzunluğunu koruyan aheste, söyle hevesler nerde


Bilirim ki merakın kertiğindesin
Zarif halinle nefeslere fevkalade bir şevksin
Lakin ancak seni anlayan için seferber olan cihanın en nadidesisin


Mekanlar çok farklı olsalar da
Tınılar yüreği burkunca ve gönül yelpazesinde aşk
İdrake kapı aralayınca,işte o vakit çekiliyorum sessizliğime acizce


Zira biliyorum ki farkımız çok
Ruhumdan bariz bir şekilde tebarüz eden hal kok
Kalbim af’ın karesinde mütemadiyen yaşıyor susuzluğunda hazzı şok


Gel artık kertmeyle kem terliğime
Artık kafi de meramı melalden sudur eden ahvalime
Muhabbetinin derdiyle ve hilmin asudeliğinde sevdama temaşa eyle


Hasret gönlünü ve muhabbetini
Toprağın bağrından fışkıran filizlerin serencamıyla
Ve ruhunun nazar eylediği, dur durak bilmeden temaşa ettiği hal ile


Basiretsizliğimi pekala bilirim
Kimseye bir şey demeden sadece ahvalime çekilirim
Sana mütemadiyen niyaz eğlerim ve muhabbetimi serdederek giderim



Mustafa CİLASUN
Mustafa CİLASUN
Sessizliğin kollarında!


Aşk serabıyla mukadder
Sevda gayretin ecrinde bekleyen bir keder
Kim kime deli veya divane der, aşk çileyle kalbe girer

Neyleyim ki davacıyım
Ben nefsiyle belalı olan zavallı hancıyım
Umuda muhtacım ve ihsan yolunda sefilliğin harcıyım

Aşk bir ızdırapsa varım
Biliyorum yalnızlığın bağrında yoktur harım
Lakin ne çare ki muhtacım ve muhabbetli nefesi ararım

Şayet aşktan sorarlarsa
İradeyi terk ve gönülden nazar etmek bir ar’sa
Nefesler anlama muhtaç olarak zahirde kaybolan cansa

Gel yinede himmet eyle
Bürünme sessizliğin çeperlerinde ki o yeise
Gülün bedeninden kopardığın o diken sana sitem ederse

Keş kelerle vakit geçirme
Bir dön halin derinliğinde bıraktığın izlerine
Aynada resmedilen mukallitliğe artık sen ol geçit verme

İnsanın iki veçhesi vardır
Bazen har ve bazen de tav demim bahtındadır
İrade mutlaka anlama muhtaçtır, kim dilerse aşk vardır

Zafiyet aslında kumardır
İrade insan kimliğinde hak hukuk için cenahtır
Kim korkularıyla yaşayan aciz insandır aşk orda yoktur

Sevgiden ari olmak ardır
Kimin kalbinde zerre miktarı sevgi varsa haktır
İnsan aşka muhtaç olan ve onunla anlamlaşan vuslattır

Gel ki halimi çok görme
Bahtın aleminde serinleyerek hazla nazar etme
Bilgiçliği murat eyleme o tevdi edilen kudrete ram eğleme



Mustafa CİLASUN
Mustafa CİLASUN




Sen hiç bilir misin!


Ne söylesem nafile biliyorum
Bizzat yaşamadan ve halde demini bulmadan
Kalbin itminana doymadan ruhun sancıdan arınmadan olmuyor işte


O hal bir başka melal diyorum
Hissiyatımın renklerinde fevkalade haz alıyorum
Lakin her nasılsa onu anlatmaya muaf fak olamıyorum ve susuyorum


O vakit kalbimde asudeleşiyor
Ruhum bir seyyah olarak adeta kıtaları dolaşıyor
Sevdam mütemadiyen harlaşıyor ve kudret halimde azimle korlaşıyor


Biliyorum edepten anlamam
Ve edebiyatın rüknüyle nefesimi anlamlaştıramam
Halimde derlediğim ve yıllara sari sefilliğimle varlığımı hasredenim


Nefesten ziyade sermayem yok
Edepten maada keyfiyetim dirliğimde nedense yok
Tefekkür muhayyilem fevkalade çok ve umutlarda gerekçelerde ne ok


Öğrenmek meraka tabiidir
İdrak insan ikliminde fevkaladeleşen gülü badiredir
İzan kulluk birliğinde ve zihin kalbin sezgisiyle inkişaf içinde sebeptir


Nice güftelerde ne gizlidir
Aşk neden mevsimlere tabii olmayan hazzı güzelliktir
Gönül ikliminde ritmini bulan suhulettir ve bir ahenk içinde haysiyettir


Gel korkularını yenerek dinle
Urbasız tende aşk bir bahane ve kalbin fakirliği senle
Ruhun asudeliği anlam bütünlüğünde ve hakiki aşk sor kiminle derdinde



Mustafa CİLASUN





Mustafa CİLASUN
Sende gülersen neyleyim!



Kim bilir beklide haklısın
İçinden çıkamadığın badireler arasında farklısın
Sanki gülerken ağlıyorsun ve her nedense nazarlarını kaçırıyorsun


Senin halini hiç anlayamam
Her nereye baksam nahoşluğun iticiliğini görüyorum
Oysa sadece edebin güzelliğini arıyorum ve hasretimi anlatıyorum


Neyleyim ki her yer heves
Zevklerin derinliğinde boğuluyor gördüğüm her nefes
Tensellik adına, tadımlık kıvamıyla, nihayetinde merak ayaklanınca


Bahaneler sıralanıyor peşi sıra
Zavallılığı farkında olmadan peşlerini hiç bırakmasalar da
Kuytu kulvarlarda ve alelusul mekanlarda ardan uzak kimliğiyle orda


Nereye baksam niteliksiz heves
Aldatmak adına maslahatlar adeta avlar için bir kafes
Aziz nefesler ve Mürvetli kalpler mahzun ve masumluk içinde lades


Ruhun asudeliğinde lekeler niye
Kalbin bakireliğinde dolaşan kimliksiz nefeslerin izleri kime
Haya dirliğinde ve sadakat birliğinde masumiyet niye, ahde vefa fire


Gel gör zafiyetler hali neyledi
Es geçtiğin kalbin, sancılar içinde kim bilir ne kadar inledi
Ruhun rahmet diledi ve nefsin edep içinde hürriyet için senden dilendi



Mustafa CİLASUN
Mustafa CİLASUN
O yar duymasın diye!


Yıllar dirliğinde dürülüyor
Aylar kimi zaman halimde anlamıyla süzülüyor
Günler kalbime neler anlatıyor ve ruhum prangasında eriyor

Neyleyim lisan en hürriyeti
Kalbimde nükseden hicran çaresiz belimi büktü
Kim ne kadar bu hakikati bildi, yar kendi dirliğinde ülfetti

Gönlüme hiç anlatamadım
Yıllarca sukutun ikliminde sabrı kuşandım kaldım
Halime mütemadiyen dert yandım ve kendimi edepli sandım

Yarin sevdasıyla sızlandım
Kimseye bir şey anlatmadan içimde kora uzandım
Sukutumla hazza ulaştım ve kanaatin dirliğinde ferahladım

Duysa ne kadar anlardı
Yoksa kendi içselliğinde suhuletini koruyan seraptı
Kalbi nazarı ihsana uzandı ve ihlas sukutun ecrinde bahardı

Ah terk etmeyen yaşlar
Gözlerimde ummana uzanan kutlu niyazlar ve hazlar
Hilal manasında ve seyrinde aşkı analar hu dedirten niyazlar

Bilemiyorum hissiyatını
Yıllara sari korunan edebi hazla sudur ettiğin selamı
Henüz lütfetmediğin melalin harını ve enginliğe açılan sayfanı

Bak geldik ve gidiyoruz
Biz aşkı sessizliğin ruhunda soluyarak kalbi saklıyoruz
Ruhun insicamında ve vuslatın cenahında ahdi vefayı kokluyoruz

Ne olur sen hiç üzülme
Ve bir cefa içinde nefeslenip kalbini anlamsızlığa serme
Şerefin hazzıyla, kulluğun niyazıyla ve bahtın arıyla hiç çelişme



Mustafa CİLASUN
Mustafa CİLASUN
Şimdi durun biraz!


Henüz çok erken biliyorum
Yargılanmak adına kimlerden aman diliyorum
Kalbimin sahifelerine nazar ederek ihsan için aşk bekliyorum

Gel gör fakirliğin dirliğini
Sefillik içinde dahi dur durak bilmeyen hevesi
Umudun bereketini ve rahmetin sahibinden beklenen hidayeti

Vurmak için beklemeyin
Duymak için merak içinde nefeslenip gitmeyin
Hakikat için bir an düşünün ve nefesin azizliğine çok güvenin

Söylenecek söz vardır
Hazan ikliminde kim arzu endam ederek salınır
Hicran kapımda sabahlayan tavdır ve kalbim aşka yabancıdır

Sende esirgedin hamiyeti
Her ne hikmetse serdetmedin dirliğinde himmeti
Fakirliğimin nezdinde ve umut içinde beklediğim muhabbetini

Nedense alıp götürüyorsun
Düşüncelerde ufuklara eriştirip sürura erdiriyorsun
Bilemiyorum hissiyatımı ne kadar biliyorsun ve cezbe diyorsun

Ne talihin elinde oyuncağım
Ve ne de belirsizlik ikliminde meltemin savunucusuyum
Ben kalbimle davacıyım ve ruhumdan tebarüz eden bir hancıyım

Aklıma gelince haz doluyor
Ve o zaman içim içime sığmıyor hissiyatım coşuyor
Benliğim ruhuma yabancılaşıyor ve kalbim hazzınla anlamlaşıyor

Seni unutmak ne mümkün
Kalbimde derlediğim hicranla ve hazanı soluduğumda
Zamanın girdaplarında hissiyatımı yokladığımda yinede sen varsın

Ne derdimi unutabildim
Ve ne de sensizlik ikliminde ruhumdan ari aşkı andım
Mütemadiyen kalbimde sakladım ve gün yüzüne çıkarmadan andım



Mustafa CİLASUN
Mustafa CİLASUN
Vurgum misali!


Her gün ağlamak ne çare
Badireler içinde nefeslenmek hikmetli bir hikaye
Lakin umutlarımın hazanı niye ve şevksiz nefesim eşliğinde

Yüzüm gülse de kalbim ağlar
Yüreğimden hicranlı sancılar bilmem kimi bağlar
Vuslatla terennüm edilir şarkılar ve hüzünle çekilir nazlar

Hazlar hasretimle anlamlaştı
Baharlar serdettiği asudeliğiyle kimi anlar sanattı
Ömrüm sevmekle ve sessizlik içindeki aşkı demle manalaştı

Nihayetler bilirim zamanlı
Lakin kalbim sürur ile kederdir anlamlaşmadı
Ruhum hicrana kandı, sevilen için terennüm edilmek kardı

Gel ey habersizim vurgunsun
Sen edebinle gönül bahtımda ne taht kurmuşsun
Suskunluğun ve nazarınla hatta gönül cenahında soluksun

Aşk halin deminden nazardır
Sevda har denkliğinde gönül için bir ilkbahardır
Muhabbet niye vardır ruhun insicamında anlam ne sanattır

Yapraklar hazanı resmediyor
Kalbim ikliminde hicranla yüzleşerek yari anıyor
Sancılar dur durak bilmiyor ve haz suskunlukta asudeleşiyor

Ey suskun sazlar sizde niyazlar
Ruhumu kuşatan tınılarla nefeslendiğim sabahlar
Halimden sudur ettiğim salvolar ve gecenin haşmetiyle aşklar

Ah divaneliğim tarumar ediyor
Dirliğimde demlediğim niyazlarım kefaletimi diliyor
Hak, hakkaniyet ve tevazuu netliğini gerekçeli olmasını istiyor

Ağlayan kelamım ey hak diyor
Bilme ki halimde ki sancılar nedendir şikayet ediyor
Ruhum badireler içinde hidayet için sulhu sahibinden bekliyor

Aşk için niteliğin zarureti asıl
Niyette inayet hasıl olmayınca seril mi örülmüş hasır
Kim bilir nasibi mukadderatın indinde bekleyecektir kutlu vasıl

Nedensiz pişmanlık hak mıdır
Hakikate vasıl olmak aşkı bahtında yaşamak sanattır
Kim için ecrin darlığında saklanan muhabbeti hasretmek haktır


Mustafa CİLASUN
Mustafa CİLASUN
Ruhum hala hicrandasın!


Biliyorum ki gözyaşlarım yetmiyor
Halimde nefeslendiğim sancılar huzura erişmiyor
Kim neyi ne kadar biliyor, lafazanlıktan edep sessizliğe çekiliyor


Gel ey saki kalbinden haber ver
Gönül yelpazende derlediğin güzellikten şevke er
Resmettiğin hilimden nasibin himmetinde ne olur bana da yer ver


Ne yazmak ve ne de hakkıyla anmak
Bilinçten yoksun solumak ve hazan içinde yaşamak
Aşkın sırrına eriştirmiyor halim fakirlik içinde mütemadiyen eriyor


İçime hep hüzün doluyor harap ediyor
Ne kadar takatim kalmışsa,hasretin bağrında gidiyor
Ruhumda sancılar dinmiyor ve kalbim sükunetinde aşkı nefesleniyor


Ne deryalar ve ne de anılan hayatlar
Mısralarla anlatılan aşkı tufanlar neden bana yetmiyor
Aşk kendi ikliminde halini hasredene ve sabrı dileyene geçit veriyor


Bak yine sensizlik içinde sabah oluyor
Taş yastığım ve acizliği nefeslendiğim ahvalim soruyor
Ruhum hayretle halime bakıyor ve umutlar yapraklar misali düşüyor


Gönül sayfamda baharlar kalmadı
Mümbit güzellikler aşkın bağrında anılan safi nazarlardı
Umman dirliğimde sadece seraptı ve kederli günler halimle anlamlaştı


Ey hak sana hakkıyla yakaramam
Ruhumun halisliğiyle kalbin sahibine acizliğimle bakamam
Kimseyi suçlayamam ve badireler içinde kaybolan gayreti artık aramam


Halim ve serdettiğim melalimleyim
Keyfiyetin çok uzaklarında ve garipliğin toprağında biriyim
Süruru ne bilirim, kalbi şefkat içinde inleyen zavallı bir abdiaciz nefesim



Mustafa CİLASUN
Mustafa CİLASUN
Nerdesin nefesinle ey yar!


Gün gelir unutursun demiştim
Sana halin çetrefilliğinden hazinle bahsetmiştim
Kalbimin ikliminde sevginle serinleyerek seni tembihlemiştim


Lakin akan zaman harmanında
Ve hasadın cenahında yalnızlığımla yine andım
Senden kalan an ve hazları terennüm ederek öyle sabahladım


Yalan desem de içim el vermiyor
Mütemadiyen vefayı sorgulayarak seni yad ediyor
Muhabbet dirliğinde ve kalbin erdemliğinde seni hiç bulamıyor


Öyle zor ki bu anı ve hali yaşamak
Ummanın dehlizlerinde kulaç atmak misali bir kor
İçimden atmak ve ruhumun sancılarından çıkartmak kolay mı


Ah titremelerimle ateşte yanıyorum
Ürpertiler zerresinde kalbimin hicranına kanıyorum
Öylece savruluyorum ve umutlarımla hazanı haz ile kokluyorum


Umut işte dinmek bilmiyor ve arıyor
Aşkın türabında ve gönlün cenahında sürurla anıyor
Gıyabında yüreğim ah çekerek, halinin ikliminde bahtını diliyor


Şimdi ne yaparım, hüzün için varım
Sevdanın harında sayıklarım ve sevileni aşkla anarım
Kimliğimin pervazlarında ve hasretin dergahında vefayı sorarım


Yaralı bir kuş misali şimdi kanatsızım
Ufuklar bendinde şevksiz yaşayan solgun bir baharım
Ömür sayfamda ve kalan anlarımla tefekkür dirliğinde yaşarım


Aşk ikliminde bahardır ve çok anlamlıdır
Her kim hakikatle dilerse her mevsim aşkla başkadır
Kalbi hicran vuslat içinde tazeliğini koruyan sevdanın salasıdır


Ölümle aşk anlamlaşan bir bahtiyarlıktır
Korkular kalbin dirliğinde anlamını kaybeden zandır
Muhabbet ve nitelik şuur birliğinde şenlenen renklerin şahıdır


Mustafa CİLASUN








Mustafa CİLASUN
Ey kalbi sürur nerdesin!


Hazanın iklim kuşağındayım
Her nereye baksam yeksan olmuş yaprak kokuyor
Ruhuma tebarüz eden hicran nefeslerimde sancılarla boşalıyor


Biliyorum ki sevebilmeliydim
Gönlümde ummanlaşan sevdayı hasretmeliydim
Kişiliğimle anlamlaşan düşüncelerimi edebimle sarf etmeliydim


Elime aldığım fotoğrafa baktıkça
Ruhumu terk eden hücrelerden haliyle uzaklaştıkça
Anılar kalbimde burukluğun hüznünü yaşatınca susmak karşımda


Hissetmeyi seninle anlamlaştırdım
Dinlediğim şarkıların güftelerinde sürurumla kaldım
Neden kelimeleri anlayacağın iklimde bağlayarak sana sunmadım


Dilim kalbi burukluğun tesirindedir
Ruhum mevsimler içinde hazanı çağıran ağ acısıdır
Aşk bilinmeyenler deryasında, hissiyat için ne muazzam ummandır


Gel sahilin enginliğinde suskun kalma
Bir an olsun envali çeşitlilikte zevkleri tattım sanma
Suskunluk girdabında muhayyilemi kuraklığın sancılarıyla bırakma


Ne söyleyebilirim, sessizliği nefeslenirim
Kader mahkumu misali kalbi hücremde divane erim
Ancak sahibe yönelirim ve her umduğumu onun sevgisiyle bulurum


Hüzün nağmeleriyle yelkenimi açarım
Artık derlediğim hicranı ummanın haline sunarım
Aşkın bahtında anlamlaşan bir sabahım ve ruhumla aşkını kucaklarım


Yalnız senin aşkın ile ruhum solacaktır
İdrakim sevdanın toprağında anlamlaşıp coşacaktır
Sevmek hakkaniyet ölçüsünde hasredilen bir nimet olarak ta anılacaktır



Mustafa CİLASUN
Mustafa CİLASUN
Sokakların hüznü!


Nereye baksam hicran var
Masum yüreklerin ve suskun gönüller sanki ahu zar
Ne kadar tahayyül etsek de erişemediklerimizde muhakkak bir hikmet var


Ne yüreğimin yarasını anlar
Ve ne de suskunluğumun derinliğinde halimi okşar
Anlamsızlık içinde zerk edilen nazarlar sinemi mütemadiyen sancıya koyar


Aranmak için aşkı tanımak
Aşkın sofrasında çileyle barışıklığı hakkıyla koklamak
Edebin ikliminde ve sessizliğin derin nağmelerinde mefkure için dağlanmak


Halime tebarüz eden sefilliğim
Kalbimde solgunluğu hiç aklayamadığım yorgunluğum
Sineler içinde uhdeleşen nihayetsiz umutlarım, düşen omuzlarımda ufuklarım


İşte böyle hazin bir hikayeyim
Nereye baksam saadet için fevkalade fakir bir haldeyim
Divanelikte adeta onmaz bir nöbetçiyim ve düşünceler ikliminde n abdiacizim


Hey aziz nefeslim gıpta ederim
Kalbi güzelliğin için nazarınla fevkalade ibretliksin bilirim
Lakin nefesime ne kefilim ve ne de iradi manada niteliğe erişen süruru dervişim


Yazmak için hamiyetini beklerim
Tüm teslimiyetim sadakat ikliminde anlamlaşan o nefesin
Edebin dirliğinde ve ruhun mümtaz kimliğinde acizliğimle muvaffakiyet dilerim


Ki iradi manada zafiyet içindeyim
Kokladığım yaprakların solgunluğunda azimeti ne bilirim
Heveslerimle zafiyet içindeyim ve maslahatlar keyfiyetinde onmaz bir dilenciyim


Ne camii köşelerinde gördüğün
Ve ne de Şırnaklık ahvalinde bezginliğe nam salan kişiyim
Kalbiyle barışık olmayan biriyim ve tak iyeler telakkisiyle kendini avutan sefilim


Sokaklar neler anlatıyor halime
Düşün yapraklar hicranı zerk ediyor lekeyi kalbime akıtıyor
Ruhum sancılar içinde çırpınırken, ne derler teranesi sahte gülücüklerle ne ağlatıyor



Mustafa CİLASUN






Mustafa CİLASUN
Al götür gittiğin yere!


Belki çok geç kaldım
Ve beklide sessizliğin içtenliğine sarıldım
Kim bilir yıllara sari uykusuzluğu bir marifetle kuşandım

Ne felsefenin nefesiyim
Ve ne de dervişliğin mümtaz bir neferiyim
Ben halimde bariz sefilliğin harcıyım, aşka da yabancıyım

Ne dünyanın yanması
Ve ne de canların haz iklimini kuşanması
Kalbime süruru bahşetmiyor aşksız yaşamak yaban geliyor

Ne rüya gibi uçan yıllar
Ve ne de ufuklarımda seyyahlaşan umutlar
Kalbimde yıllanan anılar ve ruhumda manalaşan satırlar var

Artık bir hesap sorun
Halimden habersizliğim anlayarak vurun
Ruhumun hilkatindeki saflığı bulun ve kalbime ne olur anlatın

Ey aşk sar beni harınla
Kuşat her halimi sancıların aşkı sevdasıyla
Yaratan rabbimin kulluk dirliğinde ve acizliğimin Kadrelerinde

Neylesin halimi hazan
Kalbim biliyorum ki sensizlik ikliminde noksan
İşte o vakit ruhum fevkalade perişan ve içimden çıkmıyor hicran

Sanki yaralı bir kuşum
Gönlü harap olmuş bir yolcunun arkadaşıyım
Yüreğimde pareleşen uhdeler için kiminle davacıyım ve duacıyım

Bir gün gülecek miyim
Sinemde derlenen efkarı kimlere sarf edeceğim
Çileyle sabrımı bileyeceğim ,vuslat için kalbi kanaate yöneleceğim

Hayır için niyaz edeceğim
Gönlümü inayet için hasrederek ecir isteyeceğim
Kimseyi şikayet etmeden ve kalbimle didişmeden ey hak diyeceğim

Aşkın diyarında nefesleneceğim
Gönlümü girdaplardan arındırarak zikredeceğim
Ve yarin sofrasında, acizliğimle boyun büküp affımı talep edeceğim



Mustafa CİLASUN
Mustafa CİLASUN
Sinemin süruru senin nefesinle!


Yüreğimi buğulayan rüzgarın sesi
Halimde silinmeyen bir imge olarak bıraktığın ezgisi
Alıp götüren zaman türabında ruhumu okşayan şevki muhabbet abideydi

Her ne kadar nedensizliği ansam
Halimde uhdeleşen gerekçeleri sorgulasam haklıydın
Saklı bir zamanda ve gönlümün sayfasında anlamlaşan bir bahtı sabahtın

Ne solgunlaşan umutlarım vardı
Ve ne de hicran sürur toprağımda hazanlaşan sanattı
Zihnimin serabında ve kalbimin bahtı baharında şevkin haz sağanağıydın

Sükunetim nameler yazamıyor
Dirliğimde anlamlaşan sessiz çığlığımı kim duyuyor
Nazarım ufuklardan yoksun, mezarım umutlar dirliğinde fevkalade masum

Ha ne olur sessizliğinde bir duy
Edebin birliğinde ve kalbin dirliğinde naifleşen huy
Hasretin nefesiyle ve sukutun telvesiyle ruhumda umut içinde anlamını bul

Teslim ederim hakkıyla sefilliğimi
Edebe muhtaç fakirliğimi ve halinde anlamlı zarifliğini
Bir hamiyet göster ve nefesin sağanağında niyazınla halimde ülfetini göster

Sorma artık anma tarumar halimi
Yabanlaşan kalbi ahvalimde mahzun hicran nefeslerimi
Esen ahengin güzelliğini,sessizlik bestelerinde kaybolan aczi yet keyfiyetimi

Hakkındır sürur senindir bilirim
Lakin ahvalimde sancılar içinde mahzunlaşan nefesim
Kifayetsiz satırlarda ve hüznün bağbozumunda gözyaşlarıyla himmet bekler

Sen zaten nefesinle ahu revansın
Kalbin cenahında anlamını fevkalade koruyan meramsın
Yad ellerin tenha köşelerinde ve insan seli misali akan manzaralarda şevksin

Her yanım karanlık namına yalnız
Ruhum ayaz içinde artık her nereye baksam çok anlamsız
Aşk seninle ulviyete açılan bir bahtı, kulluk hilmince anlamlaşan yüce sanattı

Artık ne çare fevkalade yoksunum
Hikayeler ikliminde hazanla anlamlaşan sureti saksıyım
Öğretiler içinde, idrak ikliminde meraksızlaşan nazarın hamiyetine muhtacım

Kalbim sahibiyle vuzuha eriyor
Vesileler dirliğinde zarifliğinle edebin şevkiyle nefesleniyor
Hakkın teslimiyetinde ve ruhumun kefaletinde artık kalbim lekeleriyle yüzleşiyor



Mustafa CİLASUN
Mustafa CİLASUN
Neden hazin bir hikayeyim!


Süreyya yıldızı hani nerede
Kalbim hicran ile nicedir sevdalı bir demde
Ruhum müddeti an cenderesinde ve umutların bereketiyle

Sus!Nedensiz nefes tüketme
Vesveseler birliğinde kalbinde hüznü yüceltme
Bilinmezlikte tükenme ruhunu yalnız girdabında çürütme

Nihayetinde şerefli nefestin
Sana tevdi edilen müddet içinde fevkaladeydin
Yabancılık sultasında neden kalbinle dertliydin bilemedin

Yüreğim kalbimden farklı mı
Ruhum insicamında neden aşkla hala hicranlı
Vahalarda vuslat sancısı, muhabbetten uzaklarda ne saklı

Merak, verilmiş bir saltanat
İzan aklı selim için şafakta umutla buluşmak
İdrak, bilinçle müsavi olan ortak ve kul ekseninde bakmak

Dilim ne kadar sussa da kalbim
Yanar dağ misali seyreylediğim elemli ahvalim
Hicranın nöbetindeyim ve aşkı yaşayanlardan nefesleneyim

Artık sayfalar efkarla dürülüyor
Müddeti nefes takatsizliğimle neleri hikaye ediyor
Her geçen gün halimde ki manzara hazan için gayret ediyor

Zira haksız! Kime ne söylüyor
Kelimelerin muvazenesinde halini hikaye ediyor
Sessizlik ikliminde ve kopan yaprağın hüznüyle nefesleniyor

Tefekkürün ahengiyle yüzleşiyor
Ölümün habercisiyle müddeti nefesi kim bekliyor
Hikayeler anlamı içinde değer buluyor ve ibretliyse okunuyor

Hazin gelen, kalbimi burkuyor
Mahzunluk yüreğimde neyin sancısıyla ağlatıyor
Mavera ruhumla dertli, kalbim nefsimle kederli ve çok ibretli



Mustafa CİLASUN
Mustafa CİLASUN
Aşk ruhumda manalaşır!


Ne yüreğimin beynime uzanan eli
Ve ne de dilimin amansız kederi kalbimde diner
Halimde zuhur eden heceyi ve açılan pencereyi kim seyreder
Ki gitmeden, âlemden göçmeden muhabbetin şevkinde bekliyor güfteler

Neden senden uzakta sensizliğe sürgünüm
Kalbimi burkan hasretin deminde ne fakir hürüm
İbretin aynasında, bilinççin sofrasında küskün bir elemim
Artık kederimle bütünüm ve hüznün toprağında, sürgün kalan nefesim

Ne arş kifayet eder ve ne de marş bir keder
Derdin serabında kim bir bade içer, halinden geçer
Tuğyan eden kalbi kim neyler ve muhabbet aşktan da geçer
Hicran hakikatten söz eder, aşk azimet için vazgeçilmeyen kutsi değer

Alnım ne kadar ak, ruhumda dinmez şafak
İnsan hayatında fark, kul kimliğindeki ittifak ve ilhak
Şayet zafiyetler hala vazgeçilmeyen duraksa nerede kaldı fark
Umutlarda son durak, kalbi manada sevgiye ram olmak şahtır mutlak

Neden yabancıyım ve kimliğimde hancıyım
Kime nedenleriyle davacıyım ve feragat ta sancılıyım
Kalan zamanımda, hicranın uhde bırakan sayfalarında acıyım
Ufkumdaki umman ve artık önemsenmeyen zamana neden davacıyım

Sevda satır aralarında temaşa ediyor aşka
Ecir koridorlarında ve çileli solumalarda kim yabancı
İnayet bekleyen, niyazı hak eden gönüller sevdaya çok sancılı
Gel artık bir durak kalmadı, kalbi manada haz hazanı kuşanıp karıştı

Gönül yasam mağdurdan yana çok hicranda
Gasp edilen nice haklar, hakikatin sağanağında umutta
Vuslat nitelikle barışık aklın vicdanla ihsanı yaşatan vakıaysa
Ne olur aska korkma, samimiyet ihlâstan noksan duygusallıksa anla

Edep hasreti yaşatan bir ahlakın ummanıysa
Lafazanlık edenler kimin umurunda, kalp aşka açıksa
Sevda bu manada tensellikten uzaklaşan haki katsa unutma
An ve seni bekleyen zaman tefekkürün ikliminde ve merakın sahnesinde



Mustafa CİLASUN
a.kerim _29
mustafa abi yüreğine sağlık muhteşem şiirler yazmışınız
Asıl içeriğin sadece basit bir görünümüdür. Resimlendirilmiş tam halini görüntülemek için lütfen, buraya tıklayınız.
Invision Power Board © 2001-2012 Invision Power Services, Inc.