Tomara Şelalesi ziyaretçilerini bekliyor

Gümüşhane’nin Şiran ilçesine bağlı Seydibaba köyü sınırları içinde bulunan ve dağdan çıkan 40 ayrı kaynağın dökülmesi sonucu oluşan ender şelalelerden birisi olan efsaneleriyle ünlü Tomara Şelalesi Tabiat Parkında bu yıl hedef 200 bin turist olarak belirlendi.

Gümüşhane’nin Şiran ilçesine bağlı Seydibaba köyü sınırları içinde bulunan ve dağdan çıkan 40 ayrı kaynağın dökülmesi sonucu oluşan ender şelalelerden birisi olan efsaneleriyle ünlü Tomara Şelalesi Tabiat Parkında bu yıl hedef 200 bin turist olarak belirlendi.

Bahar mevsimiyle birlikte artan su debisiyle büyüleyen görüntüler oluşturan, oluşturduğu vadide yeşillikler içinde köpük şeklinde akan suyun oluşturduğu sesin kuş sesine karıştığı Tomara Şelalesi ziyaretçilerini bekliyor.

Gümüşhane’nin önemli turizm destinasyonlarından birisi olan ve geçtiğimiz yıl yolu sıcak asfaltla kaplanan Tomara Şelalesi, cam seyir terası ile ayrı bir güzellik kazandı.

Yörede “Kırk Gözeler” adıyla bilinen ve dağın eteğinden çıkan 40 ayrı kaynağın yaklaşık 15 metre metreden dere yatağına döküldüğü Tomara Şelalesinin suyunun kesildiği ve kuruduğu da görülmedi.

Efsaneleriyle ünlü Tomara Şelalesi Tabiat Parkında son 2 yıldır yapılan yatırımların ardından yerli ve yabancı turistlerin gözde mekanlarından birisi haline gelirken önceki yıllarda 20-25 bin arası ziyaretçi sayısı geçtiğimiz yıl 100 bine yükselmişti.

“Bu sezon hedefimiz 200 bin turist”

Tomara Şelalesi Tabiat Parkı işleticisi Baki Kara ise yeni sezona yoğun bir şekilde hazırlık yaptıklarını, sezon sonuna kadar hedeflerinin bu yıl en az 200 bin yerli ve yabancı turisti misafir etmek olduğunu söyledi.

İşletme olarak altyapı ve üstyapı çalışmalarının hızlı bir şekilde devam ettiğini kaydeden Kara, “Gelen turistlerimizi tüm imkanlarımızı kullanarak ağırlamak istiyoruz. Kamu ve özel sektör olarak çok önemli yatırımlar yaptık. Ulaşım diye bir sorunumuz yok. Ana yol sıcak asfalt şekilde bitirildi. Bu yıl hedefimiz çok büyük. Bütün turizm destinasyonlarımızda devletimiz tarafından yapılan yatırımlar katlanarak devam ediyor. Çok bereketli bir sezon geçirmeyi ümit ediyoruz” dedi.

“Su o kadar soğuk ki elinizi 30 saniye zor tutarsınız”

Tomara Şelalesinden akan suyun yaz aylarında insanların elini veya ayağını sokamayacağı derecede çok ciddi şekilde soğuk aktığını belirten Kara, “30 saniye suyun içerisinde elinizi tutmanız gerçekten zor. Bu keyfi burada bütün ziyaretçilerimizin yaşamasını ve doğanın eşsiz güzelliğini görmelerini arzu ediyoruz” diye konuştu.

“Tomara’da alabalık, Zigana’da kuzu eti yenir”

Su sesiyle, doğasıyla insanlara huzur veren bir nokta olan Tomara Şelalesi Tabiat Parkının ziyaret edenlerin stresini alacak bir nokta olduğunu dile getiren Kara, “Gelen misafirlerimize bu suda yetişen alabalığı yemelerini tavsiye ediyoruz. Tomara’da alabalık, Zigana’da kuzu eti yenir” değerlendirmesinde bulundu.

Arkadaşlarıyla şelaleyi ziyaret eden Ebru Soydemir, “Tomara Şelalesi’ne arkadaşlarımın tavsiyesi üzerine geldim. Herkesin gelip görmesini tavsiye ederim. Gerçekten beklentilerimin çok üzerinde çıktı. Yürüme parkurları, cam seyir terası, alabalık tesisleri, kamelyalar üstün bir tecrübe ile yapılmış. Su sesi insanı dinlendiriyor, huzur verici bir ortama sahip” diye konuştu.

Bayburt’tan gelen Elif Çalışkan ise şelaleyi çok beğendiğini belirterek “Burası insana huzur veren, doğa harikası bir yer” değerlendirmesinde bulundu. 

Tomara Şelalesinin efsanesi:

Tomara şelalesiyle ilgili yörede en çok anlatılan efsane şöyle: “Seydibaba Köyü çobanı, kendi kendine sürüyü otlatıyormuş. Öğlen saatlerinde sürüyü götürüp ıssız yerde yatırıp, abdestini alır, namazını kılarmış. Köylü, sürüyü susuz bırakıyor diye çobanı, dava etmiş. Bir gün, çobanı gizlice takip etmişler. Tam öğle zamanı çoban yine sürüyü aynı ıssız yere indirmiş. Elindeki değneğini toprağa vurmuş. Çıkan sudan kendisi abdest alıp namazını kılmış, sürü de suyunu içmiş. Çoban namazını kıldıktan sonra bakmış ki köylü kendini seyrediyor. Buna çok kızan çoban kavalını bir tarafa, bıçağının kılıfını bir tarafa savurmuş. Biri düşmüş Tomara Şelalesi’ne, diğeri de Çamoluk ilçesinin Mindaval köyüne. Kaval ile bıçağın kınının düştüğü yerden sular fışkırmış. Kırk ayrı yerden su çıkan Tomara Şelalesi’nin diğer bir adı da ‘Kırk Gözeler’ olarak günümüze kadar gelmiş.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER