HUZUR KENTİ Mİ? (!)

Övünerek, gerile gerile söylediğimiz; "Huzur Kenti Gümüşhane" de artık huzur kalmadı denmeye başlandı.

Geçtiğimiz pazar günü hain pusu neticesinde Torul-Harmancık köyü tüneli girişinde Şehit edilen iki askerimizin yürek burkan acısı Gümüşhane de büyük tepkilere yol açtı. Şehrin merkezi sayılan bir yerde terörist tuzağı vatandaşları endişelendirdi.

Köyden aldığım bir telefon " hocam şehre dönüyorum artık geceleri rahat değiliz". Cevaben olurmu öyle şey! yöreyi terk etmek düşmanın işine gelir. Can pahasına da olsa mevzi terk edilemez, bizler seferberlik görmüş baba ve annelerimizin evlatlarıyız. Herkes yerli yerinde kalacak. Gerekirse savaşacağız, diyerek yüreklendirmeye çalıştım.

Evet değerli okurlar.

Soğuk savaşın sona erdiği yılların ertesinde, stratejik tehdit algılamaları, bölgesel ve etnik çatışmalar, ülkelerdeki ekonomik istikrarsızlık, belirsizlikler, kitle imha silahları, uzun menzilli füzelerin yayılması, kökten dincilik, uyuşturucu ve her türlü silah kaçakçılığı uluslar arasında yaygınlaşan tehdit ve riskler olarak ortaya çıkmış durum da.

Bu tanımlamanın özeti terör ve terörizm.

Geçtiğimiz pazar günü Torul ilçesine 4km mesafede pusu eylemini gerçekleştiren hain ve soysuz örgüt tarafından şehit edilen iki askerimizin yüreğimize düşen acısı bu yazımızı yazmaya neden oldu. Köyden gelen telefonda zaten bununla ilgili duygusallığı  yansıtan yürek acısı değilmiydi?

Kanlı örgüt pkk nın yıllardır Karadenize ulaşmak için Gümüşhane güzergahını kullanmaya çalıştığı bilinen bir gerçek. Daha birkaç hafta önce Kürtün Yaşmaklı barajında çapraz ateşe alınan araçtaki sürücü ve bir görevli olayında teröristlerin ayak sesi değil kendilerinin geldiğini bile bile yeterli önlem alınmıyor kuşkusu ile beyinlerimiz meşgul edilmemeli.

Vatandaşlar, Gümüşhane de gerçekleştirilen terör olaylarını içine sindiremiyor. Üzerlerine düşen görevleri her türlü koşullarda yerine getireceklerini güvenlik güçlerinin yanında olduklarını dile getiriyorlar. Yeter ki bu manada atılacak adımlarda birlikte yürüyelim diyorlar. Ve soruyorlar?

Terör örgütü neden Gümüşhane güzergahını seçiyor?

Bunun izahı bizi aşsada on yıl gibi bir süre terör bölgesinde üst düzey bir görevli olarak edindiğim izlerimler beni hiç şaşırtmadı.

Birincisi, bölge halkının korkudan pkk nın yanında  istemeyerek  göründüğü ve şimdilerde de asla desteklemediği gerçeğini rahatlıkla görebildik.

İkincisi, Türkiye gibi stratejik öneme sahip ülkelerin terör ortamında tutulması kapsamında ülkemizi hedef tahtasına oturtan devletler ve bir takım güçler bu amaçlarına terör ve terörizme ulaşabilecekleri değerlendirmesinde bulunmaktadırlar.

Bu plan büyük ortadoğu planıdır ve 100 yıl öncesine dayanmaktadır. Plan tutmadı ve bozuldu. Türkiyesiz bir ortadoğu haritası çizilemeyeceğini anlayan emperyalist güçler bu kez B planını uygulama alanına koymaya çalışıyorlar.

Başta ABD olmak üzere eşdeğer pyd örgütlerini de devreye sokarak sözde özgürlük savaşçısı diye destek verdikleri terör örgütlerini Gümüşhane-Giresun üzerinden karadenize ulaştırarak yeni bir yıldırma ve kaos ortamının oluşturulmasının peşindeler.

Bizler yurttaşlar olarak bu hain planın uygulanmamasına izin vermememiz lazım. Bölgede görülen şüphelileri güvenlik güçlerine anında bildirmemiz gerekir.

Varsın ABD ayak altından Suriye ABD arasında petrol boru döşeme hayallerini yapsın, ne yaparsa yapsın Vietnam da,  Afganistan da, Irak da, nasıl ki başarılı olamadıysa sahte dostluğu ile de Suriye bataklığında boğulacaktır. Kazanan Türkiye olacaktır. Çünkü dünya  beşden büyüktür.
YORUM EKLE