OKUMALI

"Kâmil odur ki; koya her yerde bir eser,
Eseri olmayanın yerinde yeller eser."
Hadimî 

Atam Oğuz, kadere gerdiği yayla üç kıtaya çağlar boyu yol alacak ulvi üç ok fırlattı. Bilesin ki üç ok, çağlar boyu gök kubbede hoş bir seda bırakarak yol alır. Bunu anlamak ve kavramak için okumalıyız…

Soydaşlarını kızıl Çin’in zulmünden kurtarmak için Çin kalesine kırk arkadaşıyla şimşek olup çakan, kartal bakışlı, kurt yeleli Kürşat’ın cesaretinin ölümü nasıl korkuttuğunu anlamak için okumalıyız…

Bilge Kaan, nasihatini bengü taşa yazdı; taş, yüce Türk milleti için dile geldi. ‘’ Üste gök kubbe çökmedikçe, alta yağız yer delinmedikçe senin ilini, töreni kim bozabilir. Titre ve kendine dön!’’ İşte, bu bengü taştan gelen sesi duymak ve sonsuzluğa yol almak için okumalıyız…

Eyyüp peygamberin, sabır taşlarını çatlatan sabrını ve yine kör kuyulara atılmış bir güzel çocuk Yusuf’un hasretinden dolayı ağlamaktan kör olan gözlerin eski bir hırkanın kokusunda şifa bulmasını, Yakup peygamberi anlamak için okumalıyız…

Karanlıkları yırtan güneş; kızgın çölde sonsuzluğa açan gülü, yaratılmışların en şereflisini anlamak ve doğru hedefe varmak için okumalıyız…     

Hz. Ebubekir’deki sadakati, Hz. Ömer’deki adaleti, Hz. Osman’daki güzel ahlakı, Hz. Ali’deki ilmi ve cesareti anlamak ve bu güzel vasıflarda onlara yol arkadaşı olmak için okumalıyız…

Yüce bir ülkü için gemileri yakmanın ne anlama geldiğini, yine yüce bir gaye için gemilerin nasıl karadan yürüdüğünü anlamak için okumalıyız…

Aşkın, ruhun nuru, aşkın gerçek varlığa ulaşmak için her şeyden vaz geçme ve aşkın, ölümden kurtuluş olduğunu anlamak için Mevlana’yı ziyaret edip, oradan Mevla’ya ulaşmak için okumalıyız…

Karacaoğlan’ın, pınar başında al yazmalı bir Türkmen kızına yaktığı türkülerde yalansız, riyasız sevdamızı bulmak için okumalıyız…

Yeise gark olmuş bir milleti, ya istiklal ya ölüm parolasıyla yeniden ayağa kaldıran Gazi Mustafa Kemal’deki azmi, inancı, kararlığı ve vatan sevdasını anlamak için okumalıyız… 

Kendi medeniyet denizimizde yüzmeyi öğrendikten sonra çekinmeden, korkmadan, içi boş kaygılara kapılmadan medeniyetler okyanusunda kulaçlar atarak yüzmeliyiz. Hiçbir şart altında yolunu kaybetmeyen bir seyyah gibi yazın tarihi üzerinde dolaşmalıyız. Yani firavunu da Musa’yı da okumalıyız. Unutmayalım ki her devrin firavunları vardır. O zaman her devrin Musa’sı olmak için okumalıyız… 

Okumalıyım, okumalısın, okumalılar; çünkü okursak:
-    Dert ve üzüntülerimizi azaltırız.
-    Boşa geçen bir günümüz olmaz.
-    Konuştuklarımız tadını kaybetmez.
-    Fikren yükselip, içimizi iyi duygularla besleriz.
-    Ruhumuzu tedavi ederiz.
-    Kalemimiz ancak okuduğumuzda konuşur.
-    Düşünme ve sorgulama yeteneğimizi geliştiririz.
-    Kâinatı, yaratılış gayesini kısaca kendimizi tanırız. 
-    …….

Okumalıyız… 

Başarılı olmak için okumalıyız; çünkü yalnızca başarılı insanların mutlu ülkesi olur. 

Okumalıyım, okumalısın, okumalılar…

Öğrenciler okumalı, veliler okumalı, kıraathaneler okumalı, velhasıl GümüşHANEler okumalı.

YORUM EKLE

banner408

banner406

Gümüşhane Pestil Köme