IPB

Hoşgeldiniz ( Giriş | Kayıt Ol )

Üst Başlık

Üst Data Alanı
 
Reply to this topicStart new topic
> NEREYE KADAR ŞİDDET?
kaderimsin29
mesaj Nov 27 2011, 01:16 PM
İleti #1


Profesyonel Üye
***

Grup: Üye

İleti: 428
Katılım: 30-April 05
Nereden: gümüşhane
Üye No: 53
Nerede yaşıyorsunuz?: Gümüşhane
Kan Grubunuz: A RH ( + )



NEREYE KADAR ŞİDDET?

Şiddete, şiddetle herkes karşı çıkıyor. Ama bakıyorsunuz ki her gün kadına yönelik şiddet yüzünden yeni yeni sığınma evleri açılıyor. Devlet her gün üreteceği yepyeni önlemlerle vatandaşının özellikle kadın ve çocukların şiddetten korunması için gereken ne ise yapmaya çalışıyor. Aile mahkemeleri, aileyi koruma yasaları, şefkat evleri, sığınma evleri, elektronik kelepçeler vesaire önlemler çabalar hepsi insanı insandan koruma, insanı insandan kollama noktasında alınan tedbirler değil mi?


Her şey iyi hoşta nasıl oldu da bu duruma geldik. İçimizden fışkıran bu öfkenin nefretin kaynağı nedir. Birbirini tamamlayıcı iki unsur olan erkek ve kadın arasında ki bu çatışmanın kaynağı nedir? ”Size en büyük eziyetin cehlinizden geleceğini düşünün “ buyuruyor yüce Allah..Ruhların cinsiyeti yoktur sadece bedenin cinsiyeti vardır o da doğurgan merciinin bilinmesi açısındandır ilahi noktadan insanlara sesleniş “nas” kelimesi çerçevesindedir.Ancak biz insanlar tüm bu ilahi mekanizmayı göz ardı edip kendi kurduğumuz saçma sapan kuralların pençesinde yine cehlimizle birbirine iç ve dış olan kadın ve erkek birbirini ezmeye çalışmakta, eziyet etmekte, hakkını çiğnemekte eşitlik noktasında dengeleri alt üst etmektedir.


Kusursuz yaratılan insan kusurlara abone olmuştur. Nikâh iki ayrı cinsin yapabilecekleri çerçevesinde bir nevi anlaşmasıdır. İçinde hukuk vardır. Kadının elinden kadınlığını alır onu harcamasını ister ve onu gücünün ötesinde işlere zorlarsanız haksızlık ettiğiniz bu insandan nasıl anlayış beklersiniz. Haksızlık ettiğiniz insandan zerre kadar insanlığınız varsa, anlayış bekleme hakkınızın da olmadığını bilmeniz gerekir.


Kadına olması gerektiği konumu, yeri sunabilen erkek; aynı zamanda kendi yerini, çocuklarının da saadet ve iyi yetişme hakkını sağlamış ve korumuş olacaktır. İnsan içinde aynı anda iyi ve kötüyü taşır. Önemli olan iyi yönünü aşılayıp geliştirmek ruhunu bu yönde beslemektir. Hiç aşı görmemiş ağaçtan düzgün meyve almak mümkün müdür? İşte aşı gören, İslami terbiye gören insanlar herkesin; eşinin de, çocuğunun da bulunduğu yeri hakkını tanıyan,bilen insanlardır..

“Birbirinize merhametli olun Ben’de size merhamet edeyim “demektedir yüce Allah Merhametin en güzeli kişinin muhtaç olduğu yere oturtularak hakkının kendine verilmesidir.


Bu günün kadını şaşkınlığından eşitlik aramaktadır Ve bunu yine yazık ki yaratılış amacı olarak kendinden farksız olan erkeklerden talep etmek zorunda bırakılmıştır. Hâlbuki erkek kadının oturması gereken yeri bilseydi bu gün kadın bu şaşkınlıklar içinde savrulmayacaktı. Bu gün ki modern toplum kadına eşitlik hakkı vermekten ziyade kadını bir sömürü aracı olarak kullanmaktadır. İnsanların haklarının sömürülmesinden daha büyük haksızlık var mıdır?


Eşitlik; İslam matematiğinin; muhasebesinin bir sonucudur. Her varlığın hakkını alması olması gerektiği konumda tutulmasıdır. Denge ve adalet bu noktada sağlanır. Hayvanlara bakın gücünce aile yaşamlarına ya da birbirlerinin haklarına nasılda riayet etmektedirler fedakârlık ve yavrularının ihtiyaçlarının temininde pek çok insanca ibretle izlenilmesi gereken örnekleri vardır.


İnsan aile hayatını kurarken bir düşünmeli, kurduktan sonra ise hep düşünmelidir. Heva ve isteklerinin peşine takılarak yuva yıkanların yuvası mı olur. Evini yuvasını abuk subuk sebeplerle yıkan annenin annelik görevi veya sözde babanın yaratacağı viranenin ertesinde mutluluğu bulacağını kim garanti edebilir. İnsan zannetmesin ki heveslerinin peşine düşüp yuvasını yıktıktan sonra mutluluğu yakalayacağını.


Bir kadın ilahi noktada buyrulan kadınlık vasıflarını taşımıyorsa analık zevkini duyamaz Meyhane köşelerinden kalkıp gelen bir baba evladından saygı bekleme hakkına sahip değildir. Her türlü yalanı söyleyen eşinin çocuğunun hakkını vermeyen mesuliyetini bilmeyen anne ve babaların insanız demeye de hakkı yoktur.


Bülbülün emeği gülün üzerinde onu alacaklı kılar. Karganın gonca üzerinde hiç hakkı olabilir mi? Hayvanlaşmış duygulardan, kirlenmiş arzulardan, insanlık noktasında içinde bulunduğu israfa kazanç gözüyle bakmaktan, küfre ilim payesi takmaktan vazgeçmedikçe biliyorum ki insanlığın şafağı hiç sökmeyecek ve insanın, insana zulmü hiç bitmeyecek.


Evimiz varsa bunu görecek gözümüz olmalı.. Evimizi muhafaza edecek mutluluğu ve huzuru korumaya yönelik mesuliyetlerimiz olmalı. Evimizi mutlu edecek muhabbet ve sevgimiz olmalı…

Kocalık ve erkeklık sıfatıyla karısına eziyet eden; erkekten kıyamet gününde kadın adına davacı olacağını söylemiştir bizlere, âlemlere rahmet olarak gönderilen o güzel Peygamber…

Son söz;
Çölleşmiş gönüllerimizin susuzluğunu O’nun hayat veren rahmeti ile kandır Ya Rab!


ELVAN SARI
ÇEVRE TEKNİKERİ
Go to the top of the page
 
+Quote Post

Reply to this topicStart new topic
1 kullanıcı bu başlığı okuyor (1 Misafir ve 0 Gizli Kullanıcı)
0 Üye:

 



Basit Görünüm Tarih: 6th December 2019 - 04:39 AM

Alt Başlık

Data Alanı Alt