Gümüşhane Haberleri
2016-11-28 09:20:12

KARDEŞLİĞİMİZ

İsmail Hayal

ismhayal29@gmail.com 28 Kasım 2016, 09:20

“İnsanlar köprü kuracakları yerde, duvar ördükleri için yalnız kalırlar.”
(Newton)


“Rabbim bizi namerdi bırak merde dahi muhtaç etmesin” dua ve temennileriyle..
Dünyanın dört bir yanındaki mazlum coğrafyalarda inim inim inleyen kardeşlerimizin acısını Müslüman veya bir insan olarak tüm uzuvlarında yaşamayan insanlığından nasibini almamış demektir.

Ki biz inananlar olarak hemen her şeyini Mekke’de bırakmak zorunda kalıp Efendimiz (SAV) ile Medine’ye göç eden muhacirlere el uzatan ensar olma mecburiyetindeyiz. O ensar ki asırlar öncesinde iki olan her şeyinden birini kardeşlerine seve seve vererek “inananlar kardeştir” gerçeği mesajını vermişlerdir.

İşte gün o gündür ki o mazlum coğrafyalarda yaşayan, daha doğrusu yaşatılamayanlar hazin göç hikâyeleri ile bir umut kapısı, bir tutunacak dal, bir sığınılacak bir emin liman arayışında çaresizce yollara düştüler. Asil, insancıl ve varsıl batının (!) vurdumduymazlığı karşısında kapanan tüm kapılar onların inancı ve insanlığı açısından bizlere ipuçları veriyor aslında. Ki o batı devletleri içimizdeki vatan hainlerine kucak açmada son derece cömert davranırlarken, mazlum ve mağdur insanlara kapılarını kapatmaya ve hatta daha da muhkemleştirmeye devam ediyorlar. Buda bize iman ile küfrün asırlardır devam eden mücadelesini hatırlatıyor.

Dün Aylin bebeğin cansız ve günahsız o minik bedeni karşısında ağlamayan daha doğrusu ağlayamayanların insanlığını aramak havanda su dövmekle iştigaldir.

Ama biz öyle değiliz. Çünkü bizler Vedâ Hutbesi’nde Fahr-i Kâinât Efendimiz’in (SAV) şu beyanını en hakikî eşitlik ve kardeşliğin tanımı olduğuna iman etmişiz;
“Ey insanlar! Rabbiniz birdir. Babanız da birdir; hepiniz Âdem’in çocuklarısınız. Âdem ise topraktandır. Allah yanında en kıymetli olanınız, O’na karşı en çok takva sahibi olanınızdır. Arab’ın Arap olmayana -takva ölçüsünden başka- bir üstünlüğü yoktur.”

İşte bu yüzden olsa gerektir ki bizler her zaman;

“Rabbim bizi susuz, ekmeksiz ve hemen her şeyden yoksun bıraksın amma vatansız, bayraksız bırakmasın” diye dua ediyoruz.

Evet, bizler kardeşiz. Bugün ülkemizin seve seve kucak açtığı rengi, dili, mezhebi, meşrebi farklı ancak yürekleri iman dolu o kardeşlerimizi bağrımıza bastık. Çünkü onların varacakları en güvenli liman biz idik. 

Bugün belki ülkenin en mahrum coğrafyası Gümüşhane olsa da o kardeşlerimizi canı gönülden kabullenen, onlara değer veren, ekmeğini paylaşan, ev ve barkını veren, iş ve aş imkanı sağlayanlar olarak bu haklı gururu yaşayanlarız. İçimizde bazılarımız biz zaten bize yetmiyoruz diyenlere ben sadece şunu demek isterim ki;

“Empati yapın sadece. O kardeşlerimizin yerinde bizler olsaydık, uyurken bakmaya kıyamadığımız yavrularımız olsaydı, kendi anne ve babamız olsaydı aynı düşüncede olabilir miydiniz acaba?”

Dün Kurtuluş Savaşı’nda varı yoğu ne varsa Osmanlı’ya gönderen, bugün hala Osmanlı parasını adeta bir muska gibi boynunda taşıyan o nur yüzlü nineleri, o kardeşlerimizi bugün en zor günlerinde nasıl yalnız bırakabilirdik..?

Gönüllerimize adeta bahar üfleyen Mevlana Hazretleri bakın ne diyor;

“Şems-i Tebrizî bana bir şey öğretti: ‘Dünyada bir tek mü’min üşüyorsa, ısınma hakkına sahip değilsin.’ Ben de biliyorum ki yeryüzünde üşüyen mü’minler var ve ben artık ısınamıyorum!”

Ömrün uzun olsun Cumhur Reisimiz, Başkomutanımız..!

Kucak açtığın o mazlumların duası inan aracısız ulaşıyor ulaşacağı yere. Ve bu aziz millet Rabbimin geri çevirmediği o dualarla ayakta kalıyor. Rabbim muhacir kardeşlerimize gerçek manada ensar olarak kucak açanlardan eylesin bizi. (Âmin)
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.