Gümüşhane Haberleri
2015-03-24 17:04:43

SADDAM HÜSEYİNİN ÖLÜMÜNDEKİ SIR

Altan Ekmen

24 Mart 2015, 17:04

(8 yıl önce yazılmış bir makale)

31 Aralık 2006 gecesini 1 Ocak 2007 sabahına bağlayan gecede saat 04:55'te dünyanın bütün gözü bir kez daha Irak'a çevrildi.Bir gün önceden ulusal haber kanalları Irak'ın devlet başkanı Saddam Hüseyin'in Iraklı yetkililere teslim edildiğini duyurmuştu ancak herkes 1 Ocak tarihinin bayramın birinci günü olması münasebeti ile aksi bir şey beklemiyordu.Oysa 1 0cak 2007 yılının  ilk günü ve kurban bayramının 1. günü saat 06 00 dan itibaren bütün haber kanalları Saddam Hüseyin'in idam görüntülerini vermeye başlamıştı bile.....

Bu sıradan bir idam görüntüsü olmadığı için herkes defalarca verilen haberden gözünü alamıyor, şaşkınlıklarını gizleyemiyorlardı. Olamazdı böyle bir şey...!Bir insan en güzel elbiselerini giymiş vaziyette  üstüne siyah bir pardösü, ayakkabıları cilalanmış vakur bir şekilde dar ağacının yanında kendine söylenenleri dinliyor,birkaç dakika sonra asılacağını bildiği halde gözünü bile kırpmadan mağrur bir şekilde idam sehpasına çıkıyor ve boynuna geçirilen halattan asla endişe duymuyordu....Gerçektende dünya böyle bir görüntüyü ilk kez görmüş olmalıydı. Herkes şaşkındı .! Asıl şaşırtıcı olan ise neden idam için bayramın ilk günü seçilmişti? Peki Saddam'ı idama götürürken neden en güzel takım elbise ve heybetini bir kat daha artıran o siyah pardösü giydirilmişti? Peki sakinleştirici ilaç verilmiş miydi?

Saddam'ı asan cellatlar neden yaşasın Sadr diye bağırıyorlardı, Peki idam fermanını devlet başkanı Talabani değilde neden Başbakan El Meliki imzalamıştı?En önemli soru ise Saddam'ın o vakur ve mağrur  görüntülerinden hiç kesinti yapılmadan onu sanki dünyaya sevdirme gayreti niçindi?

Orta doğu için kafa yoran bütün tarihçiler ve uzmanlar bu sorunun cevabını biliyorlardı aslında.....Bütün her şey planlı programlı şekilde icra ediliyor,her hamlede Iraktaki işgal kuvvetlerinin karlı çıkması hesaplanıyordu. Nasıl mı? işte cevapları, hak vereceğinizi düşünüyorum.

Sorun şuydu; çok uluslu güç Irakta zor durumdaydı,bir çıkış yolu bulup bu cendereden kurtulmanın yolu aranıyordu;öyle bir yol olmalıydı ki, ABD ve İngiliz askerlerine yönelen tepkileri ve nefreti başka yöne çekmeliydiler. Bunun hesabı inceden yapıldı,Saddam'ın infazını Düceyl katliamı dedikleri 148 şii Iraklının öldürüldüğü davaya ithafta bulunarak gerçekleştirip,idam fermanını şii kökenli Başbakan olan El Melikiy'e imzalattırıp,infaz sırasında yine şii lider Sadr lehine sloganlar attırdılar.Eğer fermanı ABD’nin müttefiki Talabani'ye  imzalattırsalardı yabancı güçlere duyulan tepki daha da artacaktı.Ne yapıldı..? Bütün tepkiler şii lerin üzerine çekilmeye çalışıldı. Böylece  Saddam yanlıları ve Sünni Iraklılar hedef olarak  ABD’ yi değil şiileri seçecekler, mezhep çatışması çıkacak, birbirlerine düşen Iraklıların arasından yabancı güçler sıyrılıp çıkacaktı.Saddam'ın mağrur görüntülerinin haber kanallarından verilmesi ve onun idama çok bakımlı bir şekilde çıkarılmasının sebebine gelince; böyle yapılarak Sünni ıraklılarda Saddam'a sahiplenme ve şiilere nefret duyma politikası izleniyordu.Bayramın birinci gününün seçilmesinin sebebine gelince; Irak'ta şiilere yönelen tepkileri daha da artırıp,müslüman bir ülkenin  başbakanının bunu nasıl yapabildiği sorularının bilinç altına yerleştirip,nefreti körüklemek amaçlanmıştı.Öyleya bayramın birinci günü koca devlet başkanı idam ettirilir mi? Başka gün mü kalmadı!

Önümüzdeki günler planın tutup tutmadığını gösterecek;Irakta mezhep çatışması önümüzdeki günlerde artarsa herkes bilmeli ki bunun sebebi işte o idam görüntüsündeki detaylarda gizli.! Bu hesabın kısa sürede  isabetli olması gerçekleşse bile uzun vade de bu  böyle olmayacak bunu net olarak tarihe bakınca görebiliyoruz.

Irak’ın ilk devlet başkanı olan Kral Faysal;Arapları Türklere karşı kışkırtma görevi verilen Mekke Emiri   El Hüseyin'in oğludur,yani 1800-1900 yılları arasında bu görevini başarıyla yürütüp Türklerin  Ortadoğu'dan uzaklaşmasına İngilizler adına yardım sağlayan bu zatın oğlu için bir devlet kurulmuş ve başına onun oğlu geçirilmişti.Ancak aynı devlet daha sonraki yıllarda  ABD ve İngiltere için bir tehdit olacak,3000 Amerikan askerinin ölümüyle sonuçlanan bir savaşın baş aktörü konumuna geçecekti. Yani geçmişte hesap tutmadı yine tutmayacak.

………………………………………………………

Bu arada ırakla ilgili haberleri izlerken Saddam'ın 24 yıllık iktidarında silahlanmaya 320 milyar dolar harcadığını öğreniyoruz. Korkunç bir rakam bununla Irak halkının refah seviyesi  kişi başına 15 000 dolara çıkarılabilirmiş.Ne acı değil mi?Bütün bu paralar hangi devlete gitti acaba ..! Peki neden bu kadar silahlanmaya karşılık sadece 24 gün içinde Bağdat düştü?..Hepsinin cevabını sizler biliyorsunuz,bizlere akıllı olmak ve tarihi  doğru okumak kalıyor.

Saddam'ın  ölümü dahi bir oyundu, bozulmaya mahkum bir oyun;kurallı olmayan adaleti ve hukuku  olmayan bir oyun..! Maalesef sahne çok tanıdık ve çok yakınımızda .

Not:Oyun tutmaz umudumuzu hala koruyoruz.Bir mezhep taassubuna sahip İran’ın bu oyunların tutmasında önemli bir rolu olduğunu düşünüyoruz. Mezhepçilik İslamın en hassas noktasıdır.Düşmanın eline koz vermemek için Hz.Ali Efendimizi de Hz. Ömer Efendimizi de eşit  sevdiğimizi söylememiz ve bu husumetten  çıkar amaçlayanlara fırsat vermememiz gerekir. Allah'ın Kitabı ve Peygamberimizin bütün uygulamaları gün gibi aşikar iken,  Sahabe arasındaki kavgayı günümüze taşıyarak kavgayı devam ettirmeye ne gerek var.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.