Hırıltı, Homurtu ve Horultu

Bu üç ses, Gümüşhane’de yapılan veya yapılacak olan bürokratik atamalar öncesi ve sonrası yaşananları anlatan kısır döngünün işaretleridir.

Hırıltı; Atama söylentilerinin ayyuka çıktığı zamanlarda, başta ilgili kurum personeli arasında en çok duyulan sestir.

Her kafadan çıkan, imkan ve zemin bulduğunda siyasi ve sendikal ortamlarda sıkça duyulan bu ses, döngünün ilk evresidir. Zaman ve belirsizliklerle birlikte gelişen bu ses, ikinci sırada olan “homurtu” evresinin de habercisidir.

Homurtu ise; Personelden ziyade, atamanın kaçınılmaz olduğu dönemlerde ilin siyaset erbapları tarafından çıkartılan sestir.

Bu sesin her geçen gün artması, halefin ve selef adaylarının ortaya çıktığı, hatta siyasi ve eş dost manevralarının yapıldığı dönemin geldiğini gösterir.

Gittikçe gürleşen homurtu, güçlü ve karizma sahibi bir kimsenin kralın kim olduğunu hatırlatması ve atamayı gerçekleştirmesi ile son bulur.

Gerçi adaylar arasından veya tamamen farklı bir isim olarak göreve gelen bürokrat, kendini kabullendirene kadar bu tür homurtulara maruz kalsa da, zaman lehine işler ve bir süre sonra duyulmaz olur.

İşte tam bu noktada döngünün son evresi devreye girer. Varlığı kabullenilen amir için artık rahat bir uyku zamanı başlar. Hırıltı ve homurtular, çeşitli çıkarlar nedeniyle sona erer ve amirin horultuları duyulabilen tek ses olarak döngüyü tamamlar.

Bazı isim ve kurumlar döngü dışında kalmayı başarabilse de, atamalar ve hatta seçimler sonucu koltuk sahibi olanlar için durum bu minvaldedir.

Gümüşhane için hırıltı ve homurtuların var olması doğaldır. Kabul edilir bir düzeyde olduğu bile söylenebilir. Olmaması gereken ses horultudur.

İster atanmış, ister seçilmiş olsun gelinen makamlar uyuma, daha da kötüsü uyutma yerleri değildir. Şehrimizin ihtiyacı olan vizyonu oluşturmak, hiç durmadan aklı başında projeler üretmektir.

Para peşine koşarak harcadığımız enerjiyi proje üretmekte değerlendirebilseydik gittikçe düzelen konumumuzu daha da ileriye taşıyabilirdik.

Çünkü para denen sihirli güç, iyi projelerin peşi sıra koşturarak geliyor zaten.

Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül’ün Valiler toplantısında söylediği gibi; Suyun aktığı bir dönemi yaşıyoruz.

Zaman, el birliğiyle testileri doldurmanın zamanıdır.

Zaman, geçmişin horultularını mazide bırakıp, geleceğin şen kahkahalarına yelken açmak zamanıdır.
YORUM EKLE