Maden ve İnsan

Kıymetli Gümüşhaneliler ve Madenci Kardeşlerim;

Maden ve insan sosyal medya platformu ilgili yazısında “Amerikan (SSR Mining yüzde 80)- Türk ortaklı (Çalık-Lidya Madencilik yüzde 20) Anagold Madencilik firmasının işlettiği ve 13 Şubat’ta Erzincan İliç Çöpler Altın Maden sahasında 9 işçinin canına malolan çevre felaketi, altın madenciliğini daha geniş bir çerçevede tartışmayı zorunlu kılıyor. Türkiye’nin altın madeninde siyanür kullanımından zarar gördüğü maden sahası yalnızca İliç değildir tezinden yola çıkarak siz değerli kamuoyuna Gümüşhane ili madenciliği ve geleceği hususundan haddim olmayarak bazı tavsiyelerde bulunmak isterim. Önceki yıllarda yazılı ve görsel medyada 100 x Turizm = 1 x Metal ve Metal Tavsiye isimli köşe yazıları ile de anlatmaya çalışmıştım lakin sözümüz geçmedi. Bugün yine sözümüz havada kalacak ama biz tarihe not düşmekten hiç vazgeçmeyeceğiz.

Gümüşhane ili sınırları içerisinde mevcutta bulunan; kapalı, açık veya yarı faaliyet gösteren Altın, Gümüş, Bakır, Kurşun, Çinko vb. işletmeleri, Maden İşleri Genel Müdürlüğünün uhdesinde olan sürekli ihaleye açtığı maden sahaları ve mevcut durumda isimlerini daha önce kimsenin duymadığı veya isimleri tüm dünya tarafından bilinen büyük sermayeli firmaların sahip olduğu maden ve endüstriyel ham madde sahaları; şehrin metalik ve endüstriyel maden potansiyeli açısından hak ettiği konumda olmadığının en büyük göstergesidir. Bilindiği gibi madencilik faaliyetlerinde en önemli etken faaliyetlerin çevre ile barışık ve sürdürülebilir kılınmasıdır. Arama ve işletme firmaları yaptıkları tüm faaliyetleri için ilgili kamu kurumlarına çeşitli proje, doküman ve taahhütler sunmakta, bu plan ve taahhütler çerçevesinde faaliyetlerini gerçekleştirmektedirler. Örneğin arama dönemleri faaliyetleri veya olası bir işletmeye geçiş durumu ve akabindeki tüm yasal, kamusal sorumluklar gibi. 

Bakıldığı zaman kâğıt üzerinde bu işler oldukça kolay gibi çünkü ilgili kanun, yasa ve gereklilikler ile tüm şartlar yazılı olarak belirlenmiş, mevzuatlara da uygun ise artık bir sorun yok madeni arayabilirsin, işletebilirsin demektir. Lakin Erzincan’da gördük “kazın ayağı öyle değil.” Tüm mevzuatlara uyup tüm yasal gereksinimleri yerine getirdik demek veya işi kılıfına uydurmakla olmuyormuş, neden mi?

Neden sorusu için; hemen suçlu olarak maden firmalarına yüklenip, onları günah keçisi ilan edip, yazılı ve sosyal medya kahramanlığı yapacağım sonucu bekleyenler sizleri biraz hüsrana uğratacağım. Bu mevzuat, yasal gereksinimler gibi durumlar; kamu kurumlarının ilgili görevlileri tarafından koşulsuz, noksansız yapılması ve sivil toplum kuruluşları tarafından da bağımsız bir denetçi gözüyle sorgulanabilmesi gereken resmi ve vicdani hususlardır. Bu resmi ve sivil denetimlerin şeffaflığı ise tamamı ile hukuk ve kamu vicdanında sorgulanmalıdır! 

Geçmişten günümüze metalik ve endüstriyel hammadde açısından büyük firmaların arama ve üretim yaptığı Gümüşhane ilinde, madencilik sektöründe direkt veya dolaylı çalışanlar ile çevresel ve sosyal etki sonucu oluşabilecek öncelikli tehlikelere maruz kalma durumunda olanlar için otorite ve bürokrasi üstüne düşen görevi yapmakta mıdır? Örneğin madencilik faaliyetleri aşamaları için şunların sorulması elzemdir; 

•    Maden kaynakları belirli öncelikler gösterilerek ulusal amaçlara uygun tüketiliyor mu veya tüketildi mi? 
•    Maden kaynakları akılcı mantık ile kullanılmış mıdır?
•    Ocak başı satış tutarları nasıl hesaplanmakta ve devlet hakkı ile bunun şehir ekonomisine dağılımı nasıl yapılmaktadır?
•    Eğer madencilik faaliyetleri için kalkınmaya yönelik plan ve strateji uygulanmış ise bu faaliyetleri sürdürebilir kılmak için ne gibi adımlar atılmıştır? Bu adımlar atılmış ise günümüzde şehrin madencilik faaliyetlerinde geldiği durum nasıl açıklanabilir?
•    İşletme süreci içinde maden işletilen ve tükenen bir yapıya sahiptir. Madencilik faaliyetinin sona erdiği zaman ve sonrası için öngörüler nasıl planlanmıştır? İstihdam edilen ve teknik açıdan uzmanlaşan kadrolar için yeni iş imkanları vb. hususlar için ne gibi hazırlıklar yapılmıştır? 
•    Çevresel taahhütler ve rehabilitasyon aşaması için kamuoyu ne kadar ve ne sıklıkla bilgilendirilmiştir? Ortalama 10-15 yıl devam eden bir faaliyet sonucunda geride kalan atık ve döküm alanlarında rehabilitasyon ve geri dönüşüm için yaptırım gücü nedir ve yeterli midir? 
•    Araştırma ve geliştirme faaliyetleri nelerdir, nerede, nasıl ve kimler tarafından yürütülmektedir?
•    Gümüşhane İlinde Madencilik Faaliyetleri Bir Proje Mi Yoksa Sürdürebilir Bir Kalkınma Planı mıdır?

“Proje; teknik ve ekonomik yapılabilirliğe sahip minimum yatırım şeklinde veya bir toplumda belirli bir zaman süresi içinde, mal ve hizmetlerin üretimlerini arttırmak için, bazı imkânları yaratma, genişletme veya geliştirmeye dönük bir öneri olarak tanımlanabilir” Bu tanımdan yola çıkılınca faaliyetlerin projeden öteye geçemediği gibi bir öngörü oluşmaktadır. 

Sürdürebilir bir faaliyet halini alamamış ve sadece proje olarak başlamış, şehre gerekli katkıyı sağlamış ve bitmiş ise bu bitiş sadece bir maden firması için bitiştir. Firma süreci tamamlamış çalışanlarını mağdur etmemiş ve taahhütlerini de yerine getirmiş ise ne âlâ! 

Lakin otorite ve bürokrasi için bu bir bitiş olamaz çünkü şehre karşı olan sosyal sorumluluklar elzemdir. Yüksek katma değerli ürünlerin oldukça zor şartlarda yerin metrelerce altından çıkartılarak ülke ekonomisine kazandırılması ve akabinde tüm işletme(proses) atıklarının insanların yanı başına bırakılması gibi bir sonuç ortada iken maden emekçisinin ve işletme(proses) atıkları ile yan yana yaşayan vatandaşlarımızın korunması ve kollanması çok mühimdir. Sosyal devlet ilkesinin en büyük gereksinimlerinden biri de budur. 

Madenlerde çalışan emekçiler ve işletme(proses) atıkları ile atık depolama alanları etrafında yaşayan insanlar için pozitif ayrımcılık söz konusu olmalıdır. Olası bir tehlike durumunda etki alanları belirlenmeli ve bu tehlike etki alanları içinde yaşayan yereldeki vatandaşlarımız için kamu yatırımları, istihdam, faizsiz krediler ve destek projeleri vb. gibi konularda öncelikler ve/veya ödenek baremlerinde yüzde yüze varan şekillerde destekler verilmelidir. Şehre parasal olarak giriş yapan ocak başı maden hakkından (devlet hakkı – il hakkı) çevresel manada tehlike bandı içerisinde olan köy, yerleşke ve ikamet eden insanlar daha fazla pay almalıdır. 

Madende çalışan işi kaybetmiş veya zorunlu olarak işten çıkarılmış maden emekçisi için kira yardımı, aile desteği, erken emeklilik, SGK prim kolaylığı, işsizlik maaş süre artırımı, yeni iş girişimleri vb. hususlarında ciddi kolaylıklar sağlanmalı ve koşulsuz desteklenmelidir.

Maden atık depolama alanları etrafında tehlike bandı içinde yaşayan vatandaşlarımız yılda en az bir kez ücretsiz tüm sağlık taramalarından geçirilmeli ve değişen sağlık bilgileri açısından kayıt altına alınarak şeffaf bir şekilde kamuoyu ile paylaşılmalıdır. 

Madencilik faaliyetleri olası tehlike etki alanları içinde kalan bölgelerde tarımsal ve hayvansal üretim ile metal kazanımı ve atık depolanması arasında korelasyon ilişkileri geliştirilerek akademik anlamda detaylandırılmalıdır. 

Kent konseyi düzeyinde tek düze kişi ve kurumlar olarak değil de farklı paydaş ve liyakatli kişilerden oluşan sosyo-madencilik masası kurmalıdır. 

Madencilik faaliyetlerinin doğa ile barışık ve sürdürülebilir kılınması açısından dünyada yeni geliştirilen örneğin “clevr” adı verilen teknikler vb. gibi siyanürsüz liç(altın kazanımı) tekniklerinin uygulanabilirlikleri hem kamuda hem de akademik anlamda tartışılmalıdır. 

Yazılacak daha çok şey var ama okunabilmesi açısından şimdilik burada nokta koymakta fayda görmekteyim. 

Rasim Taylan KARA
Jeofizik Müh.
Jeoloji Yüksek Mühendisi
Umrek Yetkin Kişisi
 

YORUM EKLE
YORUMLAR
Gökhan KÜLEKÇİ
Gökhan KÜLEKÇİ - 3 hafta Önce

Kaleminize sağlık, gerçekten önemli konulara değinmiş siniz.. bunların en önemlisi bence bu şehrin yetiştirdiği madencilerin ve ileri gelen değerli insanların bu şehre madencilik açısından sahip çıkması. Onlara şans verilmesi.. onların fikirlerinin alınması ve projelerinin uygulanması elzemdir bence. İdarecilerin, Gümüşhane nin en büyük sorunlarından biri belki de en büyüğü olan işsizlik probleminin, en temel çözümünü çevre ile barışık madenciliğin canlandırma da olduğunu farkına varmalıdır lar. bunun da kalıcı ve çevreci olmasinin yegane yolu Gümüşhaneli madencilerin ve iş adamlarının bu işi yapmasıdır... Maden emekçilerine haklarını vermeleridir.. Saygılarımla..

Salih TOK
Salih TOK - 3 hafta Önce

Başından sonuna kadar haklısın kardeşim şimdi söz sırası sanırım işin ehli olan kişilerde olmasından yanayım çok güzel ve açıklayıcı bir makale olmuş yüreğine ve kalemine sağlık olsun üstadım ne mutlu ki sen ve senin gibi yüreği güzel arkadaşları ile aynı sıralarda oturmuşum eyvAllah sonuna kadar eyvAllah