Taş ustası Gürcü Dayı

Asıl adı Ahmet Turhan namı diyar Taş Ustası “Gürcü Ahmet Dayı” 1913-1983 yılları arasında yaşamış ve Gümüşhane’nin yetiştirdiği ender taş ustalardan biri olmuştur.

Dedesi Molla Ömer, Gümüşhane Merkez Edire köyü Turhanlı mahallesinde yaklaşık 40 yıl imamlık yapmış ve Sarıkamış harbinde 5 oğlunu şehit vermişti. Şehit olan oğullarından biri de Taş Ustası Gürcü dayının babası Ahmet idi.

Gürcü Dayı henüz annesinin karnında iken babasının şehit haberi gelmişti ve babasının adını alacaktı yetim Ahmet.

Rusların Gümüşhane ili ve köylerini işgal etmesi üzerine katırın sırtındaki heybenin bir gözünde Ahmet diğerinde ablası Fadime (Fadik nenem) ile birlikte halası Ayşe ve babaannesi refakatinde Kayseri’ye muhacirliğe (göç) giderler. Sefalet ve acıların yaşandığı seferberlik yıllarında Kayseri’ye vardıklarında Ahmet’in Annesi Elif Nene vefat eder.

Henüz 5 yaşında olan Ahmet her gün annesini görmek için mezarına koşardı. 6 yıl Kayseri de kaldıktan sonra Yetim kalan Ahmet ve Fadime dayıları Mustafa ve Adem Öktem tarafından Gümüşhane Çamlıköy (Mavrengel Köyü) e getirildiler. Daha sonra kendi köyleri olan Dörtkonak köyüne dönmüşlerdi.

Hem halası pumpul nenenin kızı Şükriye ile hayatını birleştirmişti. Dersim olaylarının yaşandığı 1936-1939 yılında Tunceli de askerliğini üç yıl çavuş olarak tamamlamıştı. 

Her geçen gün eli hünerli olan Ahmet, taş yontma, kesme, silme gibi Zanaatını konuşturuyor adından söz ettiriyordu. 

Değirmen taşlarından tutunda elde dönen dibek taşları Ahmet’in elinden geçiyordu. Zamanın favori olan mesleği artık Taş Ustası Gürcü Ahmet Turhan’ a fazlasıyla ekmek parası kazandırıyordu.

1942-1952 yılları arasında 10 yıl Anıtkabire taş yontma ustası olarak gündelik ücret karşılığında çalışmıştı. 6 aylık bir denemeden sonra müteahhit 6500 usta arasından kalan 350 usta sınavında bir numarayı kendi basamağına ikinci sırayı Gürcü Ahmet Dayıya vermişti.

Dönemin Cumhur Reisi İsmet İnönü kendisini çok beğenip anıtkabirin önünden 20 dönüm yer teklifini “hakkım olmayan şeyi almam” diyerek kabul etmeyip Atatürk’ün yattığı mozole taşına Ahmet Turhan Gümüşhane yazısını talep etmiş ve Cumhur Reisi İnönü, bu talebini kabul etmişti.

Dörtkonak Köyü yaylasından çıkardığı taşlara marifetli elleriyle hayat vererek bulgur dövme taşı şeklinde civar köylere satardı. Evinin önünde misafir odası vardı ve kapısı adeta atölyesi gibiydi. Çocukları çok severdi. Bende dahil mahallede onu görünce etrafını çembere alır nasıl taşı işlediğini ilgiyle izlerdik. Mola verdiğinde elini cebine götürür leblebi, şeker gibi gagalar (çerez) verirdi. Türkçeyi orijinal gramerinde kullanan ender kişilerdendi.

Sanat eserleri arasında; Kelkit ve Şiran’ın birçok köyünde çeşme, İzmit ve Ağrı illerinde sanat okulu taşı, Gümüşhane ili Öğretmen lisesi önünde bulunan Atatürk heykeli, Otel gümüşün bahçe ve içindeki sarıtaş işleme işçiliği, 1955 yılında tarih yazısını demir murç ile taşa yazdığı ve günümüzde okunabilen Dörtkonak camisi ve  sayısız fırınlar yaparak büyük hizmetler vermiştir. 

Çalıştığı yörelerde çok iyi dost edinen, konuşkan, samimi, bilgili arkadaş ve dost canlısı olduğu için çok ahbabı vardı.  Beş kızdan sonra oğlu Yaşar Temel Turhan, Gümüşhane Köy hizmetlerinde Şube Müdürü olarak görev yaptığı sırada gittiği ilçe ve köylerde babasının iş yaptığı dostlarından ilgi görür hürmet ve takdir toplardı.

Sadece yeteneği taş ustalığında kalmayıp düğünlerde kahveleri pişirir, düğün için yapılan çeşitli yöresel oyunlar da yer alırdı.

Akranlarıyla hoş sohbet eder, memleketin her bir köşesinde çalıştığı için her şeyden haberi olur mahallede olanı biteni anlatır insanları aydınlatırdı. Evinde her çeşit alet Edavat yedekleriyle bulundururdu. O dönemlerde nadir bulunan gaz lambası camı, sirke, el aletleri, gaz yağı gibi malzemeleri Taş Ustası Gürcü Ahmet Dayıdan alınırdı. 

Sesinin gür olmasından dolayı (Gürcü) lakabını alan Taş Ustası Gürcü Ahmet Dayı 1964 yılında dünyaya gelen ve 1.500 lira harcayarak arkadaşları ile kutlama yaptığı oğlu Yaşar Temel Turhan bir sohbetinde: “babam Gümüşhane de oduncu Üzeyir amcanın üç katlı taş evi ve kale deresinde İcabı Karacanın taş evini yapmıştı. Ayrıca Erzurum çifte minarenin onarımın da çalışmıştı. Dostluğu hep önemseyen babamın, köyümüzden Angaralı, Tonyalı, Ferhat Ustaoğlu, İbrahim Demirel, Salih Çakır, Zehir Ali Çakır, Emir Mehmet Balki, Doktor Ahmet Uğur, İmam Şükrü Sadık, Marangoz Mustafa, Mareşal Ahmet Salih Efendi Turhan çok iyi dostları arasındaydı”

Taş Ustası Gürcü Ahmet Dayı; yaşlanan bedeni ve nasırlı elleri ile artık çok sevdiği mesleğine veda edecek ve 1978 yılında emekli olacaktı.

Bir anımda;

Gürcü dayım ömrünün son yıllarında Turhanlı mahallemizin de bulunan dört yol ağzında cecim (kıl kilim) i sererek üzerine uzanmıştı. Ablası Fadime (babaannem)- “ olan gürcü yolun ortasında yatılır mı kalk geç eve der, 

Dayının cevabı gecikmez-abla güneş sırtımı öyle ısıttı ki  bırak ta biraz yatayım” demişti.

Son olarak bu yazı ile Gümüşhane Valiliğinden ve yetkililerden ricada bulunmak istiyorum. 

Taş Ustası Gürcü Ahmet Dayı’nın mezarı Dörtkonak Köyü Turhanlı Mahallesindedir. Taş Ustasının sanat ve hayat hikayesi yazılı anıt şeklinde genç neslin ziyaretine açılmasıdır.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Fırtına29
Fırtına29 - 6 gün Önce

Büyüklerimden duyduğum hayat hikayesini tekrar hatırlatmak güzeldi. Kalemine yüreğine sağlık.

Yaşar Temel TURHAN.
Yaşar Temel TURHAN. - 6 gün Önce

Hakime hanım babamın yaşamından kısa bir kesimde olsa cok güzel bir şekilde dile getirdiğiniz için teşekkür eder başarılar dilerim.

Hakime zal
Hakime zal - 5 gün Önce

Kolay yetişmiyor ustalar hepimiz değerli zanatkarlarımızın anısını yaşatmalıyız