YARIYIL TATİLİNE GİRERKEN...

Kıymetli öğretmenler, 

çocuklarımızın eğitimi için verdiğiniz emeklere minnettarız. Dünyanın en şerefli ve ağır görevini ifa etmektesiniz. Ülkemizin kalkınması, refaha kavuşması ve sevgili çocuklarımızın çağın gerektirdiği bilgi donanımına kavuşması için gecenizi gündüzünüze katarak çalıştığınız için teşekkür ediyor, iyi tatiller diliyorum

Değerli ebeveynler, 

Dünyaya kazandırdığınız ve değer vererek; canınızdan çok sevdiğiniz çocuklarınızın karnelerindeki başarı ve başarısızlığı değerlendirirken sizler de çocuklarınızla beraber tüm yıl özveri ortaya koyduğunuzu tahmin ediyorum. Çocuklarımızın başarılarını, sadece karnelerinden, karnedeki notlarından ibaret olmadığını görmeli onları davranış ve tutumlarıyla da değerlendirmeliyiz. Karneler, sadece dönem boyunca yapılan çalışmaların, gösterilen performansın bir neticesidir, başarının değerlendirilmesinde ise sadece bir araçtır. Unutmamalıyız ki karne, öğrencimizin değerini, şahsiyetini, kişiliğini ve zekâ seviyesini belirleyecek bir gösterge değildir.

“Karnenin, çocuğunuzun birinci dönemdeki derslerde; yaptığı çalışmaların notlarla ifade edildiği bir belge.” olduğunu ve hiçbir zaman çocuğunuzdan daha önemli  olmadığını unutmayınız.

Çocuğumuz başarılı olduğunda takdir, teşekkür vb. belgeler aldığında ne kadar mutlu oluyorsak başarısızlığından  da ne kadar sorumlu ve payımızın bulunduğunu aklımızdan çıkarmayalım.

Karne günü, çocuğunuzun kendini yetersiz  hissettiği umutsuzluğa kapıldığı, azar işiteceği endişesini taşıdığı özgüven duygularını inciten bir gün haline dönüşmemeli. Sizlerden alacağı tepkiyi düşünerek; sahteciliğe ve aldatmaya  baş vuracağı, savunmaya geçeceği bir gün olmamalıdır.
     
Değerli ebeveynler ,

“Başarısızlık tesadüfü değildir” başarısızlığın sorumlusu da yalnız öğrenci değildir. Çocuğun başarısında ya da başarısızlığında kendisi kadar, ailesinin, arkadaşlarının, öğretmenlerinin, eğitim sisteminin, yaşadığı gelişim döneminin vb. faktörlerin  etkisi vardır. Bunları dahil ederek çocuğunuza yaklaşımınızı değerlendirdiğiniz ve erken çocukluk, ergenlik dönemini sağlıklı  geçirmesine katkı sağladığınız, duygusal yönden değer verip, ilgilendiğiniz, onu dinleyip ve anladığınız, değer verdiğinizi ona hissettirdiğiniz, onun da ailede bir yeri olduğunu unutmayarak, onu önemsediğiniz, korku, kaygı ve üzüntülerini paylaştığınız takdirde, özgüven ve olumlu benliği gelişerek sağlıklı bir birey olarak,  hedeflediğimiz başarı trendini yakalayacak  ve  toplumumuzda yararlı  bir birey olarak yerini alacaktır.

Empati;

Çocuğunuza duygusal yönden yaklaşmanız yanında, daha başarılı olabileceği, daha iyisini yapabileceği yönünde cesaretlendirin. Beklemediğiniz olumsuz bir durum ile karşılaştığınızda, üzülmek, olumsuz tepkiler vererek karşınızdakini kırmak yada  kızmak gibi olumsuz yaklaşımlarla kişiliğini eleştirmek yerine, davranışı eleştirerek kendinizin ve çocuğunuzun duygusal yoğunluğunun geçeceği bir süreyi kollamak tercih edilmelidir. 

Çocuğunuzun birey olarak farklı bir kişiliği olduğunu ve bu kişiliğin yalnız kendisine özgü şekillendiğini unutmayın. Kendi geçmişinize dönerek, öğrencilik yıllarınızı anımsayın. Aynı duruma sizin düştüğünüzü düşününüz ve çocuğunuza empati ile yaklaşın. Ve başkaları ile kıyaslamayın.  

Öz Eleştiri;

Kendinizde öz eleştiri kavramını geliştirin. Daha sonra dönem boyu onunla ne kadar ilgilendiğinizi,sorunlarını ne kadar paylaştığınızı,ona karşı sevginizi ve ilginizi yanında olduğunuzu ne derecede hissettirdiğinizi, onun için ne kadar özel süreler ayırdığınızı,  öğretmenleri ile kaç defa görüştüğünüzü,  düşünün. Bir defa daha, Kendinizi sorgulayın ve  öz eleştiri getirin.

Şüphesiz her ebeveyn çocuğunun başarılı olmasını, başarılı olmanın verdiği hazzı, mutluluğu tatmak ister bu insani bir duygudur. Bu yüzden hem sizin, hem de çocuğunuzun psikolojisinin ve sağlığının bozulmasına  asla  izin  vermeyiniz.

Sevgili Çocuklar,

Eğitim- öğretim yılının birinci dönemini geride bıraktığımız ve karne tatilinin başladığı şu  günlerde, dönemin yorgunluğunu ve stresini üzerinizden atmak için dinlenmek, eğlenmek, hobilerinize süre ayırmak ve sevdiğiniz aktivite ve etkinliklerde bulunmak en doğal hakkınız. Ancak şunu da unutmayınız.Her ebeveyn çocuğunun iyi bir eğitim alarak toplumun kültürlü, saygın ve yararlı bireylerine dönüştürülmesi amacı ile her  türlü olanağı seferber etmekte, her türlü çabayı göstermekte ve her  türlü özveride bulunmaktadır.  
Ülkemizde liseye ve yüksek öğretime yönelmede, her öğrenci sınav gerçeği ile  yüzleşecektir. “Öğrenci , öğrenen kişidir.” “Sınavlar ise birer araç.” Ayrıca yaşamın da bir koşturmaca ve sınav olduğunu unutmayınız. Yaşamın inişli ve çıkışlı yollarını engebeli merdivenlerini aşmak için hedeflediğimiz amaca fazla yaralar almadan  ulaşmak istiyorsak, gerekli mücadeleyi yapmak ve çabayı göstermek zorundayız.

Tatilinizi istediğinizce geçirme planlarını gerçekleştirirken, dönem boyu yoğun emekler vererek öğretilen ve öğrendiğiniz bilgilerin unutulmaması , eksik bilgilerinizi tamamlamanız,  tekrarlar yaparak kalıcı hale getirerek, tatil etkinlikleri arasında kendi yaşam planınıza  uygun ders çalışma programınızı da ihmal etmeyiniz.

Son olarak,
Her türlü sıkıntınızda ve sorununuzda sizi dinleyecek, sizi anlayacak, yardımcı olacak ve rehberlik edecek bir el olarak “Gümüşhane Psikojik Danışmanlık Merkezi”nde olduğumu, kendi alanımda Uzman olarak,siteme ve ofisime ulaşan sizlere kapılarımın açık olduğunu unutmayınız.

Gönlünüzce yaşayacağınız bir yarıyıl  tatili diliyorum.


Seda TURHAN
Uzm. Psikolog | Psikoterapist | Aile Danışmanı | Öğretim Görevlisi | Gümüşhane Psikolojik Danışmanlık Merkezi Kurucu

YORUM EKLE
YORUMLAR
yusuf sadık
yusuf sadık - 3 hafta Önce

Bir eğitimci ve uzman psikoloğ olarak 1. yarıl yıl bitiminde eğitimle iç içe olan öğrenci-öğretmen-veli ve kamuoyu açısından önemli olan başarı yada başarısızlığı irdelemek gibi zor bir konuyu paylaşan Seda TURHAn hanımefendiyi tebrik ediyorum.
Bunca yıldır izlerim: Milli Eğitim mensuplarından Ve denetçilerinden böylasine özel günler için bir fikir yada bilgi paylaşımının olmadığını.
yani ihtiyaç duyulmadığından mı dersiniz yoksa herkes böylesine önemli bir konuyu özümlemiş mi dir dersiniz ne derseniz deyin ortada bir sorumsuzluk var. herkes işini yapmalı. İhtiyaç duyulan bilgiler ilg,ili,ler tarafından aktarılmalıdır.Masa başında otuırup üst makamların taleplerine cevap vermek görev yaptım anlamına gelmez. Anlıyacağınız 2+2=4 e 2+2=4 (+1) değer ktmaktır marifet. gravatsız ütüsüz pantolon boyasız ayakkabılı olarak devletin makamlarında oturmak görev yaptım anlamına gelmez. haraket ve bereketli olmak lazım.

GÜKED Der.
GÜKED Der. - 3 hafta Önce

Değerli Hocam,Öğretmenlerimize,velilerimize ve öğrencilerimize verdiğiniz değer için teşk.ederiz.Herkes bu yazıda kendine düşen payı alacaktır.

Süleyman Turhan
Süleyman Turhan - 2 hafta Önce

Hocamın,eğitimle ilgili velilerımiz,öğrencilerimiz,öğretmenlerimizi önemsediğini,belirterek eğitime ve geleceğe ışık tutmuştur.