Gümüşhane Kültür Sanat ve Gençlik Derneği ile Gümüşhane Türk Ocakları tarafından ortaklaşa düzenlenen Kültür Sohbetleri'nin 71'incisi, Hüseyin Nihal Atsız Kültür Evi'nde geniş bir katılımcı kitlesiyle gerçekleştirildi.
Programın konuk konuşmacısı Gümüşhane Üniversitesi Öğr. Gör. ve Gümüşhane Türk Ocakları Başkanı Talat Ülker oldu. Ülker, “Türkiye-Azerbaycan İlişkileri” başlıklı sunumunda iki ülke arasındaki köklü bağları ve geleceğe yönelik stratejik hedefleri dinleyicilere aktardı.
Türkiye ile Azerbaycan ilişkilerinin tarihsel süreç içerisinde geçirdiği aşamaları değerlendiren Talat Ülker, iki ülke arasındaki kardeşlik bağlarının yalnızca siyasi ve diplomatik ilişkilerden ibaret olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Türkiye ve Azerbaycan arasındaki sarsılmaz bağlar ortak tarih, dil, kültür ve medeniyet anlayışına dayanmaktadır. Tarihsel süreçte yaşanan mezhepsel ayrılıklar ile Çarlık Rusyası ve İngiltere gibi emperyal güçlerin Türk dünyası arasına koyduğu yapay engeller, Türk milletinin birlik ve bütünleşme iradesini zayıflatmaya yönelik sistemli girişimlerdir. Bu engellerin aşılmasında ortak tarih bilinci ve millî kimlik şuuru büyük önem taşımaktadır."
Mezhep Farklılıkları Ayrışma Sebebi Olmamalı
Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin daha güçlü, kalıcı ve kapsamlı bir yapıya kavuşabilmesi için mezhep farklılıklarının bir ayrışma unsuru olmaktan çıkarılması gerektiğine dikkat çeken Ülker, bu doğrultuda atılması gereken adımları vurguladı. Ülker, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Farklı mezheplere mensup toplumlar arasında karşılıklı anlayışı, hoşgörüyü ve kardeşlik hukukunu geliştirecek kültürel, akademik ve toplumsal çalışmalar yaygınlaştırılmalıdır. Mezhep farklılıklarının ortak Türk kimliğinin ve kardeşlik bilincinin önüne geçmesine asla izin verilmemelidir. İnanç farklılıkları bir ayrışma sebebi değil, ortak değerler etrafında birlikte yaşama kültürünü zenrichleştiren unsurlar olarak görülmelidir."
Türk Birlikteliği İçin 5 Temel Çözüm Önerisi
Geniş Türk coğrafyasının bütünleşmesi ve Türkiye-Azerbaycan ilişkilerinin daha ileri bir seviyeye taşınması için günlük siyasi tartışmaların ötesinde uzun vadeli ve kurumsal adımlar atılması gerektiğini ifade eden Ülker, Türk dünyasının geleceği için 5 temel çözüm önerisini şu sözlerle açıkladı: "Türk dünyasının güçlü yarınları için öncelikle Kültür ve Eğitim Birliği güçlendirilmeli, Ortak Dil ve Alfabe Bütünlüğü sağlanmalıdır. Bununla birlikte mezhepler arası yakınlaşmayı ve toplumsal kardeşliği geliştirecek çalışmalar yapılmalı, ekonomik iş birliği derinleştirilmeli, askerî ve stratejik birliktelik en üst seviyeye çıkarılmalıdır."
Türkiye ve Azerbaycan arasındaki ilişkilerin iki devlet arasındaki iş birliğinin ötesinde bütün Türk dünyasının geleceği açısından hayati önem taşıdığını belirten Ülker, ortak değerler temelinde inşa edilecek birlikteliğin bölgesel ve küresel ölçekte güçlü sonuçlar doğuracağını aktardı.
Yoğun ilginin gösterildiği program, katılımcıların değerlendirmeleri ve karşılıklı fikir alışverişinin ardından sona erdi.







