Gümüşhane’nin merkeze bağlı İkisu köyünde yaşayan Hatice Topuz, işten ayrıldıktan sonra köyüne daha fazla zaman ayırmaya başladı.
Köyün yıpranmış ve hasar görmüş görüntüsünü değiştirmek amacıyla harekete geçen Topuz, ilk olarak kendi evinin çevresindeki yıpranmış bölümleri çiçek desenleriyle güzelleştirdi.
Çalışmaların kısa sürede büyük beğeni toplaması üzerine komşuları ve akrabaları da kendi evlerinin duvarlarına resim çizilmesini talep etti.
Hatice Topuz, şimdi köyün farklı noktalarındaki eski ve hasarlı yapıları renkli çizimleriyle yeniden canlandırmaya devam etti.
"Gördüğüm Çirkin Yerlere Kalıcı Çiçekler Yapmayı Tercih Ettim"
Çalışmalarına başlama sürecini ve hissettiklerini aktaran Hatice Topuz, "İşten ayrıldıktan sonra bolca zamanım oldu. Köyümüze çok düşkünüz fakat zamansızlık bizi engelliyordu. Ben de zamanım olunca köye dokunuşları sevdiğimi fark ettim. Geçen sene çiçek diktim fakat su sorunumuz olduğu için çiçekler bahardan sonra kurudu. Ben de bu sefer gördüğüm çirkin yerlere, örneğin duvardaki su lekelerine, kalıcı çiçekler yapmayı tercih ettim. En azından senelerce kalır diye düşündüm. Köyümüzün karşısında Kıran dediğimiz bir yer var. Oraya gidip köyüme baktığım zaman yıkılmış, virane olmuş halini görüyorum. Taşlar, ağaçlar yıkılmış. Büyüklerimiz gittikten sonra gençlerimiz gezmek amacıyla geldi fakat köye el atamadılar. Bu da bende üzüntü yarattı. Şimdilik elimden geldiğince köye bir şeyler yapmaya çalışıyorum" dedi.
"İlk Başta Dalga Geçenler Sonradan Çok Beğendi"
Çevresinden aldığı tepkilerden ve sanat geçmişinden bahseden Topuz, konuşmasını şöyle sürdürdü: "İlk başta arkadaşlarım ve ailem benimle dalga geçiyordu. 'Kız, saçmalama, ne yapıyorsun? Deli misin?' diyorlardı. Ben de 'Evet, işim yok' diyordum. İlk çizdiğimde çiçekleri görenler 'Bu nedir?' dediler ama bitmiş halini görünce çok hoşlarına gitti. Önce kendi evimin kenarındaki çeşmenin sararan kısmını boyadım. Ne kadar boyatsam da sararıyordu. Güzel bir çiçek ve desenle o sarılığı kapattık. Derken arkadaşlarım ve akrabalarım da istemeye başladı. Şimdi isteyenlere yapmaya çalışıyorum. Bunu yaparken çok mutlu oluyorum. Kötü bir görüntünün gidip yerine güzel bir şeyin geldiğini görmek benim için çok önemli. Bundan sonra çiçeklerimin altlarına arılar, böcekler ve kuşlar da yapacağım. Bunların hepsi çiçeklerle, böceklerle, kuşlarla canlanacak. Ben köyümü seviyorum. Boş oturmaktansa gelip bir evin duvarını şenlendirmek veya oraya bir resim çizip canlandığını görmek benim için çok daha önemli. Çocukluğum ve gençliğimde resim çizerdim; defterlere, bezlere çizimler yapardım. Ancak 35-40 yıldır elime fırça almamıştım. Şimdi ise sulu boyayla başladım, akrilik boyayla devam ediyorum."
"Köyümüze Güzel Bir Renk Kattı"
Hatice Topuz'un çalışmalarının köyde büyük bir memnuniyet oluşturduğunu vurgulayan köy sakinlerinden Seyhan Öktem, "Köyümüzün güzelliği için elinden gelen çabayı sarf ediyor. Kapısının önünden başlayarak aşağı mahalleye doğru çiçekleriyle köyümüze güzel bir renk kattı. Zaten renkli ve güzel bir köyümüz var, kızımız da daha da renklendirdi. Herkes çok seviyor. Daha taleplerimiz de var. Sırayla kendi evinden başladı, aşağı mahalleye doğru hepimizin evini güzelleştirmeye çalışıyor. Ellerine sağlık kızımızın" ifadelerini kullandı.
"Gören Herkes Kendi Duvarına İstiyor"
Topuz'un yaptığı resimleri köylülerin kendi evleri için de talep ettiğini ifade eden Cevahir Gürler ise "İlk önce burada bir ev yaptı. Bu köyün kızı çünkü Hatice. Evi yaptıktan sonra kapısını, bacasını çok güzel çiçeklerle donattı. Biz de Hatice'ye imrendik. Şimdiye kadar bu köyde hiç kimse böyle bir şey yapmadı. Daha sonra kendi evinin duvarlarına çiçekler yapmaya başladı. Biz de görünce çok hoşumuza gitti. Çiçekleri tamamen kendi hayalinden çiziyor. Önceden bir şeyden örnek alıp çizmek gibi bir yöntemi yok. Eline kalemini, boyasını alıyor ve kendiliğinden çiziyor. Gerçekten zeka işi, çok güzel süslüyor duvarlarımızı. Gördükten sonra biz de 'Hatice, bizim duvarlarımıza da yap' dedik. Zaten gören herkes kendi duvarına da yapmasını istiyor. 'Boya parasını verelim, bize de birer çiçek yap' diyoruz. Memnunuz, hem de çok memnunuz. İsteyen çok" dedi.