Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan veriler doğrultusunda ağustos ayında tüketici fiyat endeksi yüzde 1,84 oranında artış gösterdi. Yıllık enflasyon ise yüzde 31,51 seviyesinde gerçekleşti. Temmuz ayındaki yüzde 1,78'lik artışın ardından ağustos verileriyle birlikte, yılın ikinci yarısının henüz ilk iki ayında kümülatif enflasyon yaklaşık yüzde 3,65 seviyesine ulaştı.
İKİ AYDA MAAŞ ZAMLARININ YARISINDAN FAZLASI ERİDİ
Kamu görevlileri ve emeklilerin maaşlarına 2026 yılının ikinci altı aylık dönemi için yüzde 7 oranında artış yapılmıştı. Türkiye Kamu-Sen Gümüşhane İl Temsilcisi Faruk Ünlü, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, verilen maaş artışının iki ay dolmadan eridiğini aktardı. Ünlü, "Daha iki ay geride kalmadan verilen maaş artışının yarısından fazlasının enflasyon karşısında erimiş olması, mevcut ücret politikasının çalışanlarımızın ve emeklilerimizin alım gücünü korumaktan uzak kaldığını bir kez daha ortaya koydu" dedi.
MUTFAKTAKİ YANGIN RAKAMLARIN ÖTESİNE GEÇTİ
Yıllık enflasyonun yüzde 31,51 gibi yüksek bir seviyede seyretmesinin aile bütçelerindeki baskıyı artırdığını belirten Faruk Ünlü, dar ve sabit gelirlilerin zor durumda olduğunu dile getirdi. Ünlü, "Özellikle dar ve sabit gelirliler açısından mesele yalnızca açıklanan ortalama enflasyon rakamlarından ibaret değildir. Gıda, kira, ulaşım, eğitim ve temel ihtiyaç kalemlerinde yaşanan artışlar, kamu çalışanları ve emeklilerimizin günlük hayatında çok daha ağır biçimde hissedildi" ifadesini kullandı.
ENFLASYON FARKI BİR ZAM DEĞİLDİR
Türkiye Kamu-Sen olarak yıllardır aynı gerçeği vurguladıklarını ifade eden Ünlü, mevcut sistemin çalışanları mağdur ettiğini savundu. Ünlü, "Enflasyon farkı zam değildir. Enflasyon farkı, maaşların geçmiş dönemde uğradığı kaybın gecikmeli olarak telafi edilmesidir. Maaşlar önce enflasyon karşısında erimekte, çalışanlarımız aylar boyunca kayıp yaşamakta, ardından ortaya çıkan fark maaşlara yansıtılmaktadır. Bu sistem kamu görevlilerimizi sürekli olarak enflasyonun gerisinden gelmeye mahkûm etti" değerlendirmesinde bulundu.
EK ZAM VE REFAH PAYI UYGULAMASI HAYATA GEÇİRİLMELİDİR
Ücret politikasının çalışanların satın alma gücünü gerçek anlamda koruyacak şekilde kurgulanması gerektiğini kaydeden Faruk Ünlü, taleplerini şu sözlerle sıraladı: "Bunun yolu gerçekleşen enflasyonu sonradan telafi etmekten değil, kamu çalışanları ve emeklilerimize enflasyonun üzerinde gerçek bir gelir artışı sağlamaktan geçmektedir. Ekonomik göstergeler, enflasyon tahminleri ve vatandaşlarımızın karşı karşıya kaldığı hayat pahalılığı dikkate alındığında, kamu görevlileri ve emeklilerimizin maaşlarının yeniden değerlendirilmesi artık bir zorunluluk hâline geldi. Bu nedenle kamu çalışanları ve emeklilerimizin kayıplarını giderecek ek zam yapılmalı, ekonomik büyümeden ve milli gelir artışından hak ettikleri payı almalarını sağlayacak refah payı uygulaması hayata geçirilmelidir. Ayrıca enflasyon farkının ortaya çıktığı ay itibarıyla maaşlara yansıtılacağı bir sistem oluşturularak çalışanlarımızın altı ay boyunca kayıp yaşamasının önüne geçilmelidir".
ÜCRETLERDEKİ ADALETSİZLİK GİDERİLMELİDİR
Kamu çalışanlarının ayrıcalık değil adalet beklediğini vurgulayan Türkiye Kamu-Sen Gümüşhane İl Temsilcisi Faruk Ünlü, açıklamalarını "Kamu çalışanlarının ve emeklilerimizin beklentisi ayrıcalık değil, ücrette adalet ve alım gücünün korunmasıdır. Türkiye Kamu-Sen olarak, maaşların enflasyon karşısında erimediği, çalışanların ekonomik büyümeden hak ettiği payı aldığı ve emeğin karşılığının gerçek anlamda verildiği adil bir ücret politikası için gerekli adımların bir an önce atılmasını bir gereklilik olarak görüyor, çağrımızı yineliyoruz" diyerek tamamladı.