Son mesaj - Gönderen: Recep Ergin - Salı, 01 Kasım 2011 23:40
Sitemizin yeni hali www.gumushane.gen.tr/v2 adresinde test edilmektedir. Lütfen belirli aralıklarla ziyaret ederek, yaşadığınız aksaklıkları ve önerilerinizi admin@gumushane.gen.tr adresinden veya buradaki formdan bize bildirin.
Köşe Yazıları Bölgesi

Köşe Yazıları->Oytun ARSLAN->YETENEKLER ÜZERİNE [ Arama ]

YETENEKLER ÜZERİNE
Başlık YETENEKLER ÜZERİNE
Açıklama -
Siteye Ekleyen Recep Ergin
      To give anything less than your best is to sacrifice the gift.” Yani, yapabileceğinden daha azını yapmak, bahşedilen yeteneği boşa harcamak demektir.

      Steve Prefontaine, ABD’nin yetiştirdiği en önemli atletlerdenmiş. Henüz 24 yaşında bir trafik kazasında öldüğünde (1975), arkasında 153 yarışlık bir kariyerde 120 birincilik bırakmış (78 %’lik bir kazanma oranı) Daha sonra hayatını konu alan 2 film çevrilmiş. (Wikipedia) Her ne kadar kendisinin hayatı ile o denli ilgili olmadığımı itiraf etmem gerekse de, bu sözün sahibi hakkında saygıdan mütevellit kısa bir girizgâh yapmadan edemedim. Asıl ilgilendiğim konu ise, onun zamanın birinde sarf ettiği ve bu yazının odağı olan sözü. Bu sözü ilk olarak bundan 7 sene önce, üniversitemdeki atletizm seçmeleri için hazırlanan bir afişte okumuştum. İlk bakışta pek anlamamış olsam da, sonradan ne kadar derin manalar içerdiğini keşfetmiştim.

       Şu dünyada yaşayan biz insanlar her ne kadar birbirimize görünüş olarak az çok benzesek de, inanırım ki her insanda başkalarında bulunmayan bir özellik vardır. Kimi müzik aletlerini konuşturur, kimi bir taş parçasından bir şaheser çıkarır, kimi kalemiyle kitlelere hitap eder, kimi ayağında topu ile dünyayı peşinden sürükler, kimi de matematiğin gizemli dünyasında sayılara hükmederek henüz bulunmamışı bulur.

        Ne acıdır ki, bizler içimizdeki yetenekleri çoğu zaman ortaya çıkaramadığımız için, ya da eğitim dediğimiz birey yetiştirme kurumumuz bu konuya yeterince eğilmediği, tek tip bir birey ortaya çıkarma arzusunda olduğu için; bize bahşedilenler de gün yüzüne çıkmadan bizle beraber toprağa gömülüyor. Çok duymuşumdur, “İyi futbol oynardım ama mühendis olayım diye bıraktım”, “Güzel keman çalardı, ama geleceğini riske atmak istemediği için eczacılık okumayı tercih etti” gibi lafları. Maalesef eğitim sistemimiz bu marjinal çıkışlar için yeterince esnek olmadığından, çoğu insan haklı gelecek kaygısı ile yeteneklerini hiçe sayıp ‘herkes gibi’ olmaya zorlanıyor. Dünyanın sayılı organizasyonlarından olan olimpiyatlarda birkaç kemik spor dalı dışında ülkemizin bayrağının dalgalandırılamamasına şaşmamalı. Yüzmede, bisiklette, atletizmin değişik dallarında, teniste, jimnastikte, tramplen atlamada, artistik buz pateninde esamemiz bile okunmuyor. Her ne kadar genç nüfusumuzun çokluğu, dinamikliği ile övünsek de; neden böyle noktalarda onları göremiyoruz, herkesin eline birer diploma tutuşturup koca bir işsizler ordusu yaratmak daha kolayımıza geliyor da ondan mı acaba?

       Yeteneklerinin zamanında farkına varan ve yetiştiği toplumda bu yeteneğini ne pahasına olursa olsun başka insanlara gösterip sunabilen insanlar her zaman kazanan tarafta olmuşlardır. Hem kendileri kazanmıştır, hem de toplumu (ya da insanlığı diyelim) üst noktalara taşımışlardır. Bazen düşünürüm, Mendel sadece bir rahip olarak kalıp bezelye deneylerine hiç girişmeseydi, Ryan Giggs (uzun kariyeri boyunca yalnız tek bir takımda oynayabilme onuruna erişmiş nadir başarılı futbolculardan) 19 yıl önce Alex Ferguson tarafından Manchester sokaklarında keşfedilmemiş olsaydı, Atilla İlhan yarıda kestiği hukuk fakültesini tamamlayıp bir avukat olsaydı, Sezen Aksu müzik piyasasına hiç girmeyip bir ziraat mühendisi çıksaydı, ya da Mustafa Kemal etliye sütlüye karışmayan, tek kaygısı kendine iyi bir gelecek hazırlamak olan bir subay olmuş olsaydı, bu kadar bilinirliliğe ve saygınlığa sahip olurlar mıydı?

      Keşfedilmeden boşa giden, heba olan yetenekler bizi yeterince üzse de, ondan daha da kötüsü zaten ortaya çıkarılıp kabul görülmüş yeteneklerin gereğince kullanılmaması olsa gerek. ‘Bu kadarı da bana yeter’ düşüncesiyle kişinin sakıncalı bir tembellik moduna girmesi bu yeteneklerin daha iyi sonuçlar çıkarmadan yok olması gibi kaçınılmaz bir sonu hazırlıyor. Sergen Yalçın gibi bir yetenek örneğin, bu ülkeye 10-20 yılda bir gelirdi. O daha iyisini yapabilecekken, kanaatkâr davranıp ‘idare edivererek’ futbol hayatını noktaladı. Avrupa’daki oyunculara taş çıkartacak yeteneği de söndü gitti. Evet, o onun kendi hayatıydı, istediği gibi yaşama hakkı vardı belki, doğru; ama tanrının bahşettiği yeteneği çarçur ederek, bir bakıma emanete hıyanet etmiş oldu. Tanrının “Bunu böyle kullanacağını bilseydim, sana değil başkasına verirdim, zira bunun için sırada olan istekliler çoktu” gibi bir argüman ortaya koymasını bekliyorum. Nitekim, “Ah şöyle Sergen’in yarısı kadar yeteneğim olsa daha ne isterdim” diyen gençler hiç de azımsanacak sayıda değildir. O yüzden, her ne kadar kendi özgür iradesi de olsa; yine de bana göre davranışı -diğer insanlara sorumluluk çerçevesinde- kabul edilemeyecek cinstendir.

        Konu her ne kadar spor-sanat ekseninde gitse de, aslında bu olguyu her türlü meslek grubuna dâhil etmek mümkün. İyi bir doktor hep daha iyisini yapmaya çalışmalı, iyi bir öğretmen daha iyi bir şekilde öğretmeli, iyi bir bilim adamı daha çok araştırıp daha çok şey bulmalı, iyi bir hâkim daha tarafsız olmayı başarmalı, başarılı bir şirket daha başarılı olmaya uğraşmalı… Tembelliği ruhumuzdan uzaklaştırmamız ve elimizden gelenin en iyisini hedeflememiz halinde, toplum olarak muasır medeniyetlerin çok daha üstünde yer edineceğimizden hiç şüpheniz olmasın. Yeter ki nasıl bir zenginliğe sahip olduğumuzun farkında olalım ve o Allah vergisini kullanmayı, geliştirmeyi bilelim.

       Herkese yeteneklerini ortaya çıkarmada bol şans! Hiç merak etmeyin, herkes gibi sizde de gizli bir hazine var.

Oytun ARSLAN (ITS Engineer)
Technischen Universität München (TUM)
Oytun.arslan@gmail.com
Oyu Puanı: 4 - Ortalama: 5

Yorum Gönder Değerlendir Yazdır
Yorumlar

Bilgiler
Burda 2491 Köşe Yazısı Kayıtlı
Enfazla Bakılan: TARİMİZDEKİ KAHRAMAN KADINLAR...
Enfazla Değerlendirilen: TEKNOLOJİ VE İNSAN

Köşe Yazıları Bölgesini Gezen: 18 (0 Kayıtlı Üye 18 Ziyaretçi ve 0 Bilinmeyen Üye)
Görünen üyeler: 0


 


MKPortal M1.1.1 ©2003-2006 mkportal.it
Bu safya 1.47497 saniyede 15 sorguyla oluşturuldu