Son mesaj - Gönderen: Recep Ergin - Salı, 01 Kasım 2011 23:40
Sitemizin yeni hali www.gumushane.gen.tr/v2 adresinde test edilmektedir. Lütfen belirli aralıklarla ziyaret ederek, yaşadığınız aksaklıkları ve önerilerinizi admin@gumushane.gen.tr adresinden veya buradaki formdan bize bildirin.
Köşe Yazıları Bölgesi

Köşe Yazıları->Bekir CEBECİ->BİRİNCİ HEDEFİMİZ KALİTELİ EĞİTİM OLMALIDIR [ Arama ]

BİRİNCİ HEDEFİMİZ KALİTELİ EĞİTİM OLMALIDIR
Başlık BİRİNCİ HEDEFİMİZ KALİTELİ EĞİTİM OLMALIDIR
Açıklama -
Siteye Ekleyen Recep Ergin
Dünya hızla değişiyor. Teknolojik ve bilimsel buluşlara yetişmek giderek zorlaşıyor.  Çünkü “Bilgi Çağı” ve “Bilgi Toplumu” nda yaşıyoruz.

Bilgi Ekonomisi bizden başarılı nesiller yetiştirmemizi bekliyor.

Hollanda Millet Meclisi, Ekim 2009 tarihinde kabul ettiği bir önergeye göre, dünyanın beşinci Bilgi Ekonomisi olmak istiyor.

Ya Türkiye? Bu Bilgi Ekonomisi Çağında dünyanın ilk onuna girmek için neler yapacak? Çünkü şu andaki veriler hiçte içaçıcı  değil. OECD’ye göre Türkiye ekonomik sıralamada dünya 17.si olmasına karşın eğitim sıralamasında 29. sıradadır. Bu çok düşük bir düzeydir.

Kaldı ki en önemli sorun; yükseköğrenimini bitiren gençlerin uzun süre işsiz kalmalarıdır. Bu durum Bilgi Ekonomisine hiç uymuyor. Avrupa ve Amerika dünya çapında yüksekokul mezunlarını bir vesile ile ülkelerine çekerken Türkiye’nin bu kalifiye elamanları istihdam edememesi geleceğimiz adına büyük bir kayıptır.

Ama bizler yine de Türk toplumu olarak bu hedefe kilitlenmeliyiz. Birinci hedefimiz;  çocuklarımıza ve gençlerimize kaliteli, iyi bir eğitim sağlamak olmalıdır, diye  düşünüyorum. Eğitim hakkından herkes eşit olarak yararlanmalıdır.

Ünlü Fransız Devlet adamı Clemanceau: “Savaş, sadece askerlere bırakılmayacak kadar önemli ve ciddi bir iştir” diyor. Biz de bu sözden esinlenerek şöyle diyoruz:

“Eğitim ve öğretim, sadece öğretmenlere bırakılmayacak kadar çok önemli ve çok ciddi bir iştir.”

Öyleyse daha iyi bir eğitim ve daha güzel yarınlar için anne, baba, eğitimci herkes el birliği ile eğitim ve öğretim için el ele vermeliyiz.

Eğitim ve öğretimde; aile, okul ve çevre’den oluşan üçlüye öneminden dolayı altın üçgen adı verilir.

Başarılı bir eğitim ancak bu üç kuvvetin birlikte çalışmasına bağlıdır.

Eğitimde başarıyı sadece okuldan ve öğretmenden beklemek yeterli değildir.

Velilerimiz, çocuklarının başarıları için eğitim sistemini, çocuğunun yetenek, kabiliyet ve kapasitesini iyi tanımalı. Bu sistem içinde kendi rollerini de iyi bilmeliler.

Çünkü çocukların ve gençlerin eğitiminde yetişkinlerin yani velilerin rolü azımsanmayacak kadar büyüktür.

Prof. Dr. Sudi Bülbül, şöyle diyor: “Büyük dinleri, büyük uygarlıkları, Rönesansı, Reformu, demokrasiyi, sanayi devriminini doğuran ve yaygınlaştıran geniş kapsamlı toplumsal hareketlerin tümü, yetişkinlerin öğrenme ve yetişme yeteneği üzerine kuruldu.”

Öyleyse bugünkü eğitimin kalitesini ve seviyesini yükseltmek için yetişkinlerin yani velilerin desteğine büyük ihtiyacımız vardır.

Yetişkinlerin desteğini alabilmek için onların eğitimine de çok büyük önem verilmelidir. İsveç’te anne ve baba adayları, mecburi olarak çocuk yetiştirme kurslarını izlemek zorundadırlar. Bu uygulama önümüzdeki yıllarda bütün Avrupa’ya yayılacaktır dersek, herhalde  kahinlik olmaz.

Çocuğa yürümeyi, konuşmayı, bisiklet sürmeyi, çatal kaşıkla yemek yemesini, çevresindeki insanlarla iyi ilişkiler kurmasını veli öğretiyor. Öyleyse veli de bir eğitimcidir. Hem de ilk ve temel eğitimcidir.
Bu bağlamda velilerin katkısı ve desteği olmadan eğitimde zirveyi yakalamak çok zor olsa gerek.

Dalton: “Halkın ekmekten sonra temel ihtiyacı eğitimdir,” diyor.

Öyleyse birinci hedefimiz eğitim ve bir meslek (sanat) öğrenmek olmalıdır. Çünkü eğitim, ekmek başta olmak üzere bütün ihtiyaçlarımızı karşılayan sihirli bir güce sahiptir. Sanat ise altın bileziktir.

Türk toplumu olarak bizler de eğitimdeki zirveyi ancak bu soruna sahip çıkmakla yakalayabiliriz. Anne, babalarımızın, tüm yetişkinlerimizin ve de demokratik kuruluşlarımızın gündeminde birinci madde olarak eğitim yer aldığında biz de zirveye doğru çıkışa başlamış oluruz.
 
Eğitimdeki altın üçgende yeri olan aile ve çevreyi bizler iyi bir biçimde donatmalıyız. Okul, zaten kendine düşen görevi en iyi bir biçimde yapıyor ve böylece altın üçgen tamamlanmış oluyor.

Eğitimin gücünü en öz biçimde günümüzden 2600 yıl önce yaşamış Çin ozanı KUAN-TZU şöyle anlatıyor:

Bir yıl sonrasını düşünüyorsan eğer, tohum ek,
On yıl sonrası ise tasarladığın, ağaç dik,
Ama yüz yıl sonrası için, halkı eğitmeye gayret et.

Bir kez tohum ekersen bir kez ürün alırsın
Bir kez ağaç dikersen on kez ürün alırsın
Yüz kere olur bu ürün, eğitilirse ulus.

Birisine bir balık verirsen, doyar bir defalık.
Balık tutmayı öğret, doysun ömür boyunca.

İşte eğitimin önemi ve gücü budur. Bir insana balık vermek onun kurtuluşu değildir. Ama balık tutmayı öğretirsen bu onun kurtuluşu olur. İşte eğitim ve öğretim bir insana balık tutmayı öğretir. Öyleyse birinci hedefimiz kaliteli ve iyi bir eğitim olmalıdır.

www.bekircebeci.com
Oyu Puanı: 5 - Ortalama: 3.67

Yorum Gönder Değerlendir Yazdır
Yorumlar

Bilgiler
Burda 2491 Köşe Yazısı Kayıtlı
Enfazla Bakılan: TARİMİZDEKİ KAHRAMAN KADINLAR...
Enfazla Değerlendirilen: TEKNOLOJİ VE İNSAN

Köşe Yazıları Bölgesini Gezen: 10 (0 Kayıtlı Üye 10 Ziyaretçi ve 0 Bilinmeyen Üye)
Görünen üyeler: 0


 


MKPortal M1.1.1 ©2003-2006 mkportal.it
Bu safya 0.8576 saniyede 15 sorguyla oluşturuldu