Son mesaj - Gönderen: Recep Ergin - Salı, 01 Kasım 2011 23:40
Sitemizin yeni hali www.gumushane.gen.tr/v2 adresinde test edilmektedir. Lütfen belirli aralıklarla ziyaret ederek, yaşadığınız aksaklıkları ve önerilerinizi admin@gumushane.gen.tr adresinden veya buradaki formdan bize bildirin.
Köşe Yazıları Bölgesi

Köşe Yazıları->Eyüphan ÖZYURT->BORÇ BATAĞINDAKİ TÜRKİYE [ Arama ]

BORÇ BATAĞINDAKİ TÜRKİYE
Başlık BORÇ BATAĞINDAKİ TÜRKİYE
Açıklama 15 Temmuz 2010 tarihli Gümüşkoza Gazetesindeki yazısı
e-Posta eyup29@hotmail.com
Siteye Ekleyen Recep Ergin
    Türkiye’de dilden dile dolanan borç problemine bir bakış yapalım. Bu durum o kadar çelişkide kalmış bir konudur ki iktisatçılar bile ikiye ayrılmış durumdadır. Çünkü iktisatta hangi gözlüğü takarsınız oradan sonuç almanız mümkün. Şimdi bu çelişkileri ele alarak Türkiye’de bir borç problemi var mı yok mu anlaşılır bir dilde yazalım.

    Öncelikle borç stokumuzdan bahsedelim; Ülkemiz 2002’de AKP iktidarına geçmeden önceki borcumuz ve yıllarca devam ederek artan borç stokumuz aşağıdaki gibidir:

    2002 Yılının son çeyreği itibariyle İç borç 91 milyar dolar*, dış borç 131 milyar dolardır. Toplamda 222 milyar dolardır. 2007 Yılındaki seçimlere gelindiğinde 5 yıllık süreçte borcumuz 192 milyar iç 226 dış olmak üzere 418 milyar dolara çıkmıştır. Şimdi bir de eldeki son sağlıklı verilerle incelediğimizde; İç borcumuz 220, dış borcumuz 271 olmak üzere toplamda 491 milyar dolarlık bir borç içerisinde bulunmaktayız. Bu 271 milyar dolarlık şuan ki dış borcumuzun 52 milyar doları kısa 219 milyar doları uzun vadelidir. İç borcunda 9 milyar doları kısa 211 milyar doları uzun vadeli borçlardır.

    Şimdi bu gözlükten bakıldığında ülke borç batağına saplanmış, geleceği çalınmış, gelecek nesillerin borç ödeyeceği bir Türkiye meydana getirilmiş diyebilirsiniz. Ama unutmayın ki iktisat nereye çekmek isterseniz verilerle destekleyebileceğiniz bir bilimdir. Eğer ki rakamları akrabalarından yoksun kullanırsanız! Bu rakamların desteklediği rakamları ve sebep olan rakamları kullanmazsanız ülkenin durumunun çok vahim olduğunu niteleyebilirsiniz ki şuan iktisat bilgisinden yoksun olan veya yanlı gözlüklerle yorum yapanların yaptığı da aynen budur.

    Gel gelelim bu verilerin akraba verilerini ve sebeplerini görmeye…Hem de Avrupa Birliği ülkelerince sağlıklı bir ekonomi kriterleri ışığında incelemeye…Ülkemizin 2002 yılında sahip olduğu Gayri safi milli hasıla rakamı 231 milyar dolardır.Yani Türkiye’deki insanların bir yıl içinde ürettiği toplam mal ve hizmetlerin toplam değeri budur. Peki o yıldaki borcumuz ne idi? 220 milyar dolar. Borcumuzun toplam değerimize oranı neredeyse %100’dür. Peki 2009 itibariyle bu rakamların durumu nedir? Rekor kırılan 2008 yılı itibariyle ülkenin son ulaştığı rakamlar 2008 yılında Gayri safi yurtiçi hasıla olarak 742 milyar dolar olmuştur. Bu rakam 2002 yılındaki rakamın neredeyse 3 katına yakındır. Büyüyen bir ülke olarak borçların 2 kat artarken Gayri safi hasılanın 3 kat artması ülkenin bu süreçte 1 kat artı değer yarattığı anlamını basitçe ifade etmektedir. Bu kadar büyüme meydana getirilirken ülkenin borçlanmasının artmaması gibi bir ihtimal iktisatta olmadığı gibi gerçek hayatta da olmaz. Ayda 1 milyar borç ödeyip 1 milyar kazanan bir insan 3 milyar kazanıp 2 milyar ödediğinde sağlıklı bir ekonomiye sahip olduğunu anlamak zor değildir. Çünkü borçların çevrilme oranı hesaplandığında basitçe %100 den %60’a düşen rakamlar söz konusudur. Ülke 2007 yılındaki krizden 2009 da etkilenerek Gayri safi  yurtiçi hasılası 648 milyara düşmüştür. Bu krizle bile gayet iyi durumda bir ekonomiye sahip olduğumuz görünmektedir. Zaten üst üste artan kredi notumuz da bunun göstergesidir. Ekonomi yönetimini her daim tebrik etmekten kaçınmadığım gibi eski yönetimlerdeki kadroların ne derece basiretsiz olduklarını söylemekten de çekinmem.Bu ülkede azımsanmayacak gelişmeler olurken birilerinin ülke batacak naraları atması boş çığlıklardan başka bir şey değildir. Ülkemizde, Cumhuriyet tarihinden beri ilk defa Eğitim bütçesi Askeri bütçenin üzerine çıkmıştır. Bu ayrıntı bile ülkenin sosyal gelişimindeki en önemli ayrıntıdır. Elbette güvenlik harcamalarımız olacak ancak Eğitim de güvenliğimiz kadar önemli bir mevzudur.

    Kısaca ülkenin borç batağında olduğunu anlatanlara pekte itibar etmenin bir anlamı yok. Ülke de ekonomi yönetimi emin ellerde. Uluslar arası piyasa uzmanları, Son dönemin en iyi okullarının iktisat mezunları ekonomi yönetiminin başındadır. İş ehlindedir. Kanıtı da rakamlardadır. Artık bu boş naraları atanların dayanacağı tek nokta kalır; oda rakamlarla oynandığı gibi basit bir yaklaşım ki, bu rakamlar Avrupa Birliği ve Dünya devletlerinin kriterleriyle uyumludur. IMF’sinden tutunda Tüm kredi derecelendirme kuruluşlarının bağımsız denetimleri de bu rakamları vermektedir. O yüzden bu tarz basit saldırılarında yapıp iyice basite inmektense susup seyretmek ve hatta gururu olan varsa tebrik etmek daha da hayırlı olacaktır. Uzanamadığı başarıları yokmuş gibi göstermek acizlerin işidir!

*Kaynak: Matriksdata veri dağıtım ve hazine.org.tr
Oyu Puanı: 35 - Ortalama: 4.33

Yorum Gönder Değerlendir Yazdır
Yorumlar

Bilgiler
Burda 2491 Köşe Yazısı Kayıtlı
Enfazla Bakılan: TARİMİZDEKİ KAHRAMAN KADINLAR...
Enfazla Değerlendirilen: TEKNOLOJİ VE İNSAN

Köşe Yazıları Bölgesini Gezen: 7 (0 Kayıtlı Üye 7 Ziyaretçi ve 0 Bilinmeyen Üye)
Görünen üyeler: 0


 


MKPortal M1.1.1 ©2003-2006 mkportal.it
Bu safya 1.42228 saniyede 15 sorguyla oluşturuldu