Son mesaj - Gönderen: Recep Ergin - Salı, 01 Kasım 2011 23:40
Sitemizin yeni hali www.gumushane.gen.tr/v2 adresinde test edilmektedir. Lütfen belirli aralıklarla ziyaret ederek, yaşadığınız aksaklıkları ve önerilerinizi admin@gumushane.gen.tr adresinden veya buradaki formdan bize bildirin.
Köşe Yazıları Bölgesi

Köşe Yazıları->Ekrem YILDIZ->GEÇEN HAFTADAN DEVAM İTİKADIMIZ ÜZERİNE... [ Arama ]

GEÇEN HAFTADAN DEVAM İTİKADIMIZ ÜZERİNE...
Başlık GEÇEN HAFTADAN DEVAM İTİKADIMIZ ÜZERİNE...
Açıklama 12 Ekim 2011 tarihli Demokrat Gümüşhane Gazetesindeki yazısı
Siteye Ekleyen Recep Ergin
Geçen hafta Camiler ve Din Görevlileri haftası olması münasebetiyle Çocuklarımızı Camilerle buluşturmak adı altında yapılan faaliyetlerden bahsederken iğneyi kendimize batırmış, çuvaldıza da yer açmıştık. Şimdi o çuvaldızdan biraz içeri doğru girmeye çalışacağız... Çocuk ilk eğitimini aile içerisinde almakla beraber sonrasında okul ve çevre ile bu süreç pekişmektedir. Evde anne, baba, ağabey, abla, okulda öğretmen, arkadaş model alınırken din görevlileri klasik ifade ile "İmam"  önemli bir toplumsal model olarak durmaktadır. Bu modellemelerin kanalize ettiği çevre ortamında ise sonuç ortaya çıkmaktadır. Bu modellemelerin baskın duruşuna göre çocuk kendine bir yön tayin edebileceği gibi bu modeller dışında direk çevre ile de ilişki kurabilmektedir. Lise öğrenimi diyebileceğimiz bu dönemde artık ergen diyeceğimiz çocuğumuz çevre ile siyasi, sosyal ya da dini eğilim, yönelimlerine göre bir topluluk içerisinde yer alacaktır.

İleriki tablo üç aşağı beş yukarı bu olduğuna göre baştan temel diyeceğimiz nokta da üzerine vurgu yaparak geçen haftaki sözlerimizi hatırlayacak olursak; "Ahlakımızı dini değerlerimiz üzerine doğru bir şekilde inşa ettiğimiz ve diğer sosyal kültürel özellikler ile bezendiğimiz zaman toplum olarak ayakta kalabildiğimizde bir aşikârdır. Burada dini değerlere yatkınlığın sağlanması öncelik gibi görünse de önemli olan bu değerleri doğru bir şekilde aktarabilmektir."

Evet, önemli olan çocuğumuzun dini değerlere yatkınlığının yanında bu değerleri doğru bir şekilde aktarabilmektir. Doğru aktarım ilk olarak ailede başlamakta sonrasında çevreye kadar uzanmaktadır. Önemli ara duraklardan biri olan din görevlilerimizin dini eğitimin temeli olan i'tikadi noktaları doğru bir şekilde öğretebilmeleridir.(Anne babalarda dâhil)  Bu konuda memleketimizin iftiharı olarak Ahmed Ziyauddin Gümüşhanevi Hazretlerinin (Kuddise Sirruh) müellifi olduğu ve Türkçeye tercüme dilen Ehl-i Sünnet İ'tikadı kitabı temel bir kaynak niteliğinde. Burada temel itikadi noktalar aydınlatılmış, bilgiler verilmiş. Konunun hassasiyetini belirtmek için Sayın Dilaver SELVİ'nin Semerkand Yayınlarından çıkmış olan ehl-i Sünnet İnancı kitabında Kıyamet alametlerini sayarken " İnsanın sabah evinden mü'min olarak çıkıp akşama kâfir olarak dönmesi, akşam mü'min olduğu halde sabaha kâfir olarak çıkması, yaptıkları ve söyledikleri yüzünden imanını kaybetmesi ve bundan da haberdar olmamasından " bahsetmektedir. Rabbimiz bizleri bu hallerden muhafaza eylesin. İtikadi noktaların ehemmiyeti üzerinde düşünülmesi gereken hassas konulardan biri...

Günümüzde din adına o kadar çok sapık fikir ve görüşler ortaya çıkmış ki i'tikad noktasında çok kişinin aklını bulandırır cinsten... Bu sebepledir ki Diyanet İşlerine büyük görevler düşmekte. Toplumu bilgilendirme noktasında kaynak eserler seçilirken çok ama çok dikkatli olunması gerekiyor. Bazı bozuk fikirli eserlerin el altından Diyanet yayınları adı altında yayınlanması kadar ürkütücü bir durum olmasa gerek. Bu haseple hem Diyanet işleri Başkanlığı hem de teşkilatı eğitimli, bilgi donanımı yönünden çok ama çok güçlü olmalıdır. Bu şekilde çocuklarımızı emanet ettiğimiz din görevlilerimiz soru işaretlerine mahal vermeden i'tikadi bilgileri bilinçli bir şekilde aktaracak ve çocuklarımız atıldıkları çevre içerisinde bocalamayacaklardır. Mutlaka istisnalar çıkacaktır, her şeyin dört dörtlük olmasını bekleyemeyiz ama en azından niyetimiz toplum olarak bu yönde olursa umarız ki geleceğimiz inşallah daha güzel olacaktır.

Son söz Ahmed Ziyauddin Gümüşhanevi Hazretlerinden (K.S.) :

" Bir insan, iman ve küfrün ne olduğunu bilmezse, hidayet, dalalet ve ilhadın da ne olduğunu kavrayamaz. Kelime-i Tevhidin alışkanlık icabı söylenişi, insanı ancak icmali imana götürür. Bu inanışla da tafsile, tahkike ve ilme varılamaz. Günümüzün aklı başında insanları tek bir şeyle meşgul olmaya mecburdurlar. O da insanın ruhunu, cehennemde ebediyen kalmak gibi bir felaketten kurtarıp, kullarına sayısız ni'metler bahşeden Allah'ın rahmetine kavuşturmak için olanca güçleri ile çalışmaktır. Bu ada ancak İman, Ahlak ve Muamelat sisteminin tesiriyle mümkündür. Bu üç unsur marifetin sebepleridir."

Saygılarımla.
Oyu Puanı: 28 - Ortalama: 1

Yorum Gönder Değerlendir Yazdır
Yorumlar

Bilgiler
Burda 2491 Köşe Yazısı Kayıtlı
Enfazla Bakılan: TARİMİZDEKİ KAHRAMAN KADINLAR...
Enfazla Değerlendirilen: TEKNOLOJİ VE İNSAN

Köşe Yazıları Bölgesini Gezen: 16 (0 Kayıtlı Üye 16 Ziyaretçi ve 0 Bilinmeyen Üye)
Görünen üyeler: 0


 


MKPortal M1.1.1 ©2003-2006 mkportal.it
Bu safya 1.2862 saniyede 15 sorguyla oluşturuldu