Son mesaj - Gönderen: Recep Ergin - Salı, 01 Kasım 2011 23:40
Sitemizin yeni hali www.gumushane.gen.tr/v2 adresinde test edilmektedir. Lütfen belirli aralıklarla ziyaret ederek, yaşadığınız aksaklıkları ve önerilerinizi admin@gumushane.gen.tr adresinden veya buradaki formdan bize bildirin.
Köşe Yazıları Bölgesi

Köşe Yazıları->Ekrem YILDIZ->UMUTLA BEKLENEN BAYRAMLAR... [ Arama ]

UMUTLA BEKLENEN BAYRAMLAR...
Başlık UMUTLA BEKLENEN BAYRAMLAR...
Açıklama 26 Ekim 2011 tarihli Demokrat Gümüşhane Gazetesindeki yazısı
Siteye Ekleyen Recep Ergin
“Bak postacı geliyor selam veriyor herkes ona bakıyor merak ediyor” dizeleri çocukluğumuzun hafızasına kazınmıştı… Mahalleye doğru postacı girdimi kolu komşu dökülürdü kapı pencereye. Kimisi gurbet eldeki babasından, kimisi uzaklarda üniversite okuyan kızından, kimisi başına kına yakarak askere gönderdiği oğlundan, kimisi Almanya’dan kocasından, kimisi de biraz utangaçlıkla da olsa yavuklusundan bir mektup gözlerdi…

Evin önünde oynarken bize doğru yaklaşan bir postacı görsek oyunu bırakır heyecanla ona doğru koşmaya başlardık. Acaba bu sefer kimden mektup getirmişti postacı amca bize… Hemen anne anne diye bağrışmaya başlardık. “Durun çocuklar acele etmeyin” diyerek postacı amca heyecanımızı yatıştırmaya çalışırdı. Küçük olduğumuz için bize teslim edilmeyen mektuplar büyüğümüzün gelmesiyle beraber büyük bir heyecanla açılırdı ve hemen orda okunmaya başlanırdı. Gurbet ellerde öncelikle büyüklere selam eder küçüklerin gözlerinden öperim satırlarıyla başlayan mektup sonrasında içindeki gurbet havasıyla beraber hasret satırlarına dönerdi. Yazanında okuyanında içini ağır ağır kor ateşi gibi yakardı…

Âşıklar eskilerde mektuplaşarak hasret giderirdi. Delikanlının yavuklusuna beslediği sevgi pınarından kelimeler mektup satırlarına doğru bir mumun eridiği gibi damlardı. Yavuklu okur okur yastığın altına kor sonra durur durur yastığın altından çıkarıp bir daha okurdu. Ara sıra çıkarır öper koklar yüreğine basardı.

Şimdilerde teknolojinin gelişmesiyle birlikte ne o postacı amca gözlenir oldu ne de millet kapı pencerede… Nerde o hasretlikler, nerde o gurbet sıla özlemleri, nerde o delikanlıların yavuklularına yazmış olduğu aşk mektupları… İnternetin gelişip yaygınlaşması ve cep telefonları çocukluğumuzda yaşanan düşü bozmuştu. Adı bile bize yabancı olan E-mail denen bir icat çıkmıştı. Cep telefonlarının türlü versiyonlarını söylemiyorum bile… Mesajlaşmalar bile öyle bir hal almış ki bırakın telefonla konuşmayı günde en az otuz kırk mesaj yazılır hale gelinmişti. Sonrada diyorlar ki ne aşkların ne de gurbetliklerin tadı kalmış diye… Böyle bir durumda nasıl kalabilir ki? Teknolojinin nimetlerine itirazımız yok ama bir de şu avucumuzun içerisinden alıp gittikleri güzellikler olmasa. Şöyle bir kendimize soralım bakalım en son ne zaman bir yakınımıza ve ya bir sevdiğimize bir mektup yazdık? En son hangi bayramda sevdiklerimize bir kart postal attık? Şimdilerde telefon var, internet var, e-mail var diyeceksiniz ama sorarım size hangi e-mail içine gözyaşı katılmış, duygularla yoğrulmuş bir mektubun tadını verebilir ki, o mektubun yerini tutabilir ki? O mektuplarda emek vardı bir tarih vardı hepsinden öte hafızalarda yaşattığı bir anı vardı. Ninelerimize sorsanız dedelerimizin onlara yazmış oldukları aşk mektupları(Romantik olanlar için)  ve askerden atmış oldukları kartpostallar hala sandığının bir yerinde durmakta. Hala orada o günlerin tazeliğini korumakta. Sevdalar bir çeşme başında yârin bir bakışı ile başlamakta ve sonrasında arada gelip giden gül kokulu mektuplar ile katmerleşmekteydi. Onun için olacak ki o aşklar bir yastıkta başlayıp bir yastıkta son buluyordu. Şimdilerdeki gibi cep telefonları ile başlayan adına aşk bile diyemeyeceğimiz tanışmalar kısa bir zaman sonra yine bir telefon mesajı ile son bulmakta. İçinde emeğin, acının, hasretin, gözyaşının ve samimiyetin olmadığı bir başlangıçta bir yere kadar…

Şimdi gelin önümüzdeki ilk bayramda bozulan bu düşü tekrar yaşatmaya başlayalım. Sevdiklerimize bir kart postal atarak utulan bu güzel hasleti tekrar diri tutmaya çalışalım. Eşimizi ona bir mektup yazarak şaşırtalım, sevgimizin ispatı niteliğinde bir belge olarak sandığında saklamasına fırsat verelim. Torununun fotoğrafını bir zarfa koyup seni çok seviyorum dedeciğim yazdırtarak dedesine gönderelim. Bunu yaparken de onların bu mutlu anı yaşadıklarındaki yüz ifadelerini tahmin etmeye çalışalım. Emin olunuz ki o an sizin yüzünüzde de bir yusufçuk havalanacaktır. Hem belki de bu şekilde bizimle beraber yeni neslimiz de gelenek ve göreneklerini hatırlamış olmasıyla birlikte görevimizi yerine getirmiş oluruz.

Bayramlar umudumuz olsun…

Saygılarımla…

NOT: Posta Teşkilatının Kuruluşunun 171.yıl dönümü sebebiyle bu gün ki köşe konumuzu postadaki hayatımıza ayırdık. Ülke insanımızın son günlerde yaşadığı acı olaylardan sonra terör ve deprem yaraları umarız ki önümüzdeki Kurban Bayramında hafiflemiş olur. Bu sebebiyle de  bizler umutla bayramı beklemekteyiz…
Oyu Puanı: 32 - Ortalama: 4

Yorum Gönder Değerlendir Yazdır
Yorumlar

Bilgiler
Burda 2491 Köşe Yazısı Kayıtlı
Enfazla Bakılan: TARİMİZDEKİ KAHRAMAN KADINLAR...
Enfazla Değerlendirilen: TEKNOLOJİ VE İNSAN

Köşe Yazıları Bölgesini Gezen: 22 (0 Kayıtlı Üye 22 Ziyaretçi ve 0 Bilinmeyen Üye)
Görünen üyeler: 0


 


MKPortal M1.1.1 ©2003-2006 mkportal.it
Bu safya 0.89037 saniyede 15 sorguyla oluşturuldu