ÇÖP KONTEYNERLERİ DEĞİŞMELİ, ZİHNİYET DEĞİŞMELİ
Belediyemizin son günlerde yaptığı çalışmalar arasında yer alan cadde ve kaldırımlarda yaptığı yenilikler gerçekten çok hoş. Hoş olmayan Çöp konteynarlarının görsel kirliliği. Bu kirlilik şehre hiç yakışmıyor.
“Gümüşhane’nin caddeleri bu görüntüyü daha ne kadar taşıyacak?”
Bir şehrin temizliği yalnızca çöplerin toplanması değildir. Evsel atığın nasıl biriktirildiği, nasıl toplandığı, nasıl taşındığı ve çevreye zarar vermeden nasıl yönetildiği de çağdaş belediyeciliğin önemli bir parçasıdır.
Gümüşhane’nin cadde üzerlerindeki çöp konteynerleri ise yıllardır çözüm bekleyen bir görüntü ortaya koyuyor.
Kimi zaman kapakları açık, kimi zaman kapalı… Kötü koku, çevresinde oluşan görüntü kirliliği ve özellikle sıcak havalarda insanı rahatsız eden bir manzara…
Bu görüntü Gümüşhane’ye yakışıyor mu?
Üstelik bugün meseleye yalnızca temizlik açısından bakmak da yeterli değildir.
EVSEL ATIK, ARTIK SADECE “ÇÖP” DEĞİLDİR
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı, atık yönetimini; atığın azaltılması, kaynağında ayrıştırılması, geri kazanılması ve çevre ile insan sağlığına zarar vermeyecek biçimde yönetilmesi anlayışıyla ele alıyor.
Yani Türkiye atık yönetiminde yeni bir döneme doğru ilerliyor.Peki Gümüşhane?
Bakanlığın yayımladığı çevre sorunları değerlendirmesinde Gümüşhane, atıkların üçüncü öncelikli çevre sorunu olarak belirlendiği iller arasında bulunuyor.
Bu veri üzerinde ayrıca düşünmek gerekiyor.
İKLİM DEĞİŞİYOR, ŞEHİRCİLİK DEĞİŞMEK ZORUNDA
İklim değişikliğinin etkilerini artık hepimiz görüyoruz.
Sıcaklıklar, aşırı yağışlar, çevre kirliliği ve şehirlerde yoğunlaşan nüfus; atık yönetimini eski alışkanlıklarla sürdürmeyi daha da zorlaştırıyor.
O hâlde cadde ortasına konulan klasik konteynerleri yıllarca aynı şekilde kullanmak yerine, Gümüşhane’nin şartlarına uygun yeraltı, kapalı, pedallı ve gerektiğinde akıllı doluluk sistemlerine geçiş neden düşünülmesin?
Benzer uygulamaları Çorum’da gördüm. Eskişehir’de de çevre duyarlılığı, teknoloji ve akıllı şehir anlayışının atık yönetimine yansıtıldığını görüyoruz.
Bunlar hayal değil. Türkiye’de uygulanıyor.
Mesele teknoloji bulmak değil; şehir için doğru çözümü istemek ve uygulamak.
Geçtiğimiz günlerde Kıbrıs Çarşısı’nda bir hemşerimizle sohbet ederken kendisine, “Bu konteynerlerin çöp toplama yöntemi hakkında ne düşünüyorsunuz?” diye sordum.
Cevabı dikkat çekiciydi:
“Hocam, ben Rusya’da gördüm. Konteynerlerin hepsi yer altında. Pedallı; ayağınızla dokunarak açıp kapatıyorsunuz. Düzenli bakımı yapılıyor, ilaçlanıyor. Ne koku var ne de bizim alıştığımız görüntü.”
İşte mesele tam da burada.
Dünyanın başka yerlerinde çözülmüş bir sorunu, biz neden hâlâ yıllardır seyrediyoruz?
Elbette her ülkenin ve her şehrin şartları farklıdır. Ama teknoloji de imkânlar da ortadadır. Üstelik bunun Türkiye’de örnekleri de vardır.
Demek ki mesele “yapılabilir mi?” sorusundan çok, “Ne zaman yapılacak?” sorusudur.
“ÇEVRECİYİM” DİYENLERE DE SÖZÜMÜZ VAR.
Çevrecilik yalnızca fidan dikmek, çevre günü kutlamak veya “sıfır atık” demek değildir.
Çevrecilik, vatandaşın her gün gözünün önünde duran çöp konteynerini de görmektir.
Kötü kokuyu, görüntü kirliliğini, hijyen sorununu ve bunun şehir imajına verdiği zararı da hesaba katmaktır. Ben çevreciyim” diyenlere duyurulur:
“Çevrecilik söylemle değil, sokağın gerçekliğiyle ölçülür”.
Belediyenin görevi yalnızca çöpü almak değil; çöpü sağlıklı, düzenli, estetik ve çağdaş bir sistem içinde yönetmektir. Gümüşhane’nin bu sorunu çözümsüz değildir.
Sorunlu noktalar belirlenebilir, mevcut konteynerler yenilenebilir, düzenli yıkama ve dezenfeksiyon yapılabilir; özellikle şehir merkezinde yeraltı veya kapalı sistem konteynerler pilot olarak uygulanabilir.
O hâlde Gümüşhane neden yıllardır aynı görüntüyü taşımaya devam etsin?
Ve artık bu mesele çözülmeye değer,” Gümüşhane’ye değer”.
Yusuf SADIK, Eğitimci, Yazar, Gazeteci, Emekli Milli Eğitim Müdürü



