"KALEM, KELAM, İLHAM, SELAM”
Kalem yazar, kelam anlatır, ilham aydınlatır, selam gönülleri birleştirir.
Geçtiğimiz hafta, bir siyasi partinin kendi mensupları arasında düzenlediği konferansta edindiğim bilgiler, dönüp dolaşıp dört kavram üzerinde yoğunlaştı: Kalem, kelam, ilham ve selam. Konuşulanlardan çıkardığım sonuç şuydu: Sağlıklı bir toplumda, barış içinde yaşamak istiyorsak bu dört kavramı kendimize rehber edinmeliyiz.
Söz konusu siyasi partinin kimliği veya siyaset arenasındaki performansı bizim konumuz değildir. Bizi ilgilendiren, hangi düşünce ortamında dile getirilirse getirilsin, toplum yararına olan fikirlerdir. Ben de konferansta edindiğim bu düşünceleri kendi süzgecimden geçirerek sizlerle paylaşmak istedim. Çünkü bazı fikirler, dile getirildikleri ortamı aşar; bütün insanlığa seslenir.
İnsan, sözüyle düşüncesini, kalemiyle izini, ilhamıyla ufkunu, selamıyla insanlığını ortaya koyar. Bu dört kavram; bilgiye, hikmete, vicdana ve kardeşliğe açılan dört ayrı kapıdır.
KALEM: Düşüncenin İz Bırakan Eli
Kalem, insanın aklını kâğıda, düşüncesini geleceğe taşıyan güçtür. Bir öğretmenin tahtasında bilgiye, bir gazetecinin satırlarında gerçeğe, bir yazarın eserinde tarihe dönüşür. Ancak kalemin değeri, yazdığı satırların çokluğuyla değil, insanlığa kattığı değerle ölçülür. Hakikati savunan kalem yaşar; çıkar uğruna eğilen kalem, sahibini küçültür.
KELAM: Sözün Hikmetle Buluşması
Kelam, düşüncenin sesidir. Söylemek kolay, doğruyu yerinde ve zamanında söylemek erdemdir. Söz, gönül yapabildiği gibi gönül de yıkabilir. Bu nedenle kelamın gücü sesin yüksekliğinde değil, anlamının derinliğinde ve vicdanın terazisinde aranmalıdır. Unutmayalım: Her söz konuşanı anlatır; hikmetli söz ise dinleyeni de düşündürür.
İLHAM: Ufku Aydınlatan Işık
İlham, insanın içinde bir düşünceyi harekete geçiren, ona yeni yollar gösteren kıvılcımdır. Bazen bir öğretmenin öğrencisinde gördüğü yetenek, bazen bir eserin doğuşu, bazen de haksızlık karşısında yükselen vicdanın sesidir. İlham, bilgiyle beslendiğinde fikre; emekle birleştiğinde esere; sorumlulukla buluştuğunda toplumsal faydaya dönüşür.
SELAM: Gönülden Gönüle Köprü
Selam, yalnızca bir karşılaşmanın sözü değil, barışın, güvenin ve kardeşliğin işaretidir. Bir insanı görüp selamlamak, onu fark etmek ve varlığına değer vermektir. Selam; makamı, yaşı, düşüncesi ve kimliği ne olursa olsun insana saygının ifadesidir. Kalem düşünceyi, kelam anlamı, ilham umudu taşırken selam bütün bu değerleri insan sıcaklığıyla tamamlar.
SON SÖZ: Dördünün Buluştuğu Yer
Kalem hakikati yazmalı, kelam hikmeti söylemeli, ilham geleceği aydınlatmalı, selam insanları birbirine yaklaştırmalıdır. Bu dört değer birleştiğinde ortaya yalnızca güzel sözler değil, güzel bir insanlık anlayışı çıkar.
Bu insanlık anlayışıyla bir kez daha diyoruz ki:
“Kalemin hakikati yazsın, kelamın hikmeti anlatsın, ilhamın ufuk açsın, selamın gönülleri birleştirsin; geriye insanlığa bırakılmış güzel bir iz kalsın.”
Yusuf SADIK
Eğitimci, Yazar, Gazeteci, Emekli Millî Eğitim Müdürü