İYİ Parti Milli Güvenlik ve Göç Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Dr. Cenk Özatıcı, Gümüşhane İl Başkanlığı’nda düzenlenen basın toplantısında ülke gündemine, ekonomik tabloya, bütçe yönetimine ve yürütülen iç ve dış politika süreçlerine ilişkin açıklamalarda bulundu.
İYİ Parti Genel Merkezi tarafından yürütülen Milli Güvenlik ve Göç Politikaları programı kapsamında Gümüşhane’ye gelen İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Dr. Cenk Özatıcı, partisinin il başkanlığında basın toplantısı düzenledi.
İYİ Parti Gümüşhane İl Başkanı Bayram Canlı, Merkez İlçe Başkanı Kadir Kural, il yönetimi, partililer ve vatandaşların katıldığı toplantıda Özatıcı, Türkiye’nin siyasi ve ekonomik gündemine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Toplantıda konuşan Dr. Cenk Özatıcı, İYİ Parti’nin sadece Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde koltuk işgal etmek ya da seçim pazarlıkları yapmak amacıyla değil, devlet yönetimine aday bir hareket olarak kurulduğunu vurguladı.
"Partimiz İktidar Olmak ve Devleti Yönetmek İçin Yola Çıktı"
Konuşmasında İYİ Parti’nin kuruluş felsefesine değinen Dr. Cenk Özatıcı, "Biz 49’u 50 yapalım diye değil, devleti yönetmek için kurulmuş bir partiyiz" dedi. Partinin oy oranlarını artırma veya siyasi pazarlıklar yürütme arayışında olmadığını belirten Özatıcı, Türk milletinin teveccühüyle iktidara geldiklerinde Türkiye Cumhuriyeti Devletini liyakat ve adaletle yöneteceklerini ifade etti. Özatıcı; baskı, sansür, kişisel hak ve hürriyetlerdeki noksanlıkların kendi iktidarlarında tamamen ortadan kaldırılacağını dile getirdi.
"Kamu Kaynakları Vatandaş Yerine Yandaş Holdinglere Aktarılıyor"
Mevcut ekonomik düzeni eleştiren Dr. Cenk Özatıcı, kamu kaynaklarının fuzuli harcamalar ve beş maaşlı danışmanlar aracılığıyla belirli kesimlere aktarıldığını, fakirin daha fakir, zenginin ise daha zengin hale getirildiği bir sistemin hüküm sürdüğünü kaydetti. Çetelerin, mafyanın ve uyuşturucu odaklarının sokakları esir aldığını ve cezaevinde olması gereken kişilerin dışarıda gezmesi sebebiyle ülkenin açık hava hapishanesine döndüğünü savunan Özatıcı, milyonlarca "ev genci"nin ve Kamu Personel Seçme Sınavı ile üniversite kulvarında emek veren gençlerin işsiz kaldığına dikkat çekerek bu sorunların çözüm adresi olarak partisini işaret etti.
"Milliyetçilik, Emekliyi ve Çiftçiyi Huzur İçinde Yaşatmaktır"
Gerçek milliyetçilik anlayışının sadece ülkenin birliğini müdafaa etmekle sınırlı kalmadığını, aynı zamanda vatandaşın refah ve huzur içinde yaşatılmasını kapsadığını belirten Dr. Cenk Özatıcı, Anadolu gezilerindeki pazar yeri izlenimlerini aktardı. Türkiye’de 80 yaşındaki emeklilerin geçinebilmek için pazar tezgahlarında çalışmak zorunda kaldığını, buna karşın yabancı ülke emeklilerinin Türkiye’nin sahil beldelerinde tatil yapabildiğini hatırlattı. Emeklisine insanca yaşam sunamayan, çiftçisine alın terinin karşılığını veremeyen ve torpilsiz iş imkanı sağlamayan bir siyaset anlayışının milliyetçilik iddiasında bulunamayacağını söyledi.
"27 Trilyon Liralık Bütçenin 4 Trilyon Lirası Doğrudan Faize Gidiyor"
Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gelen 27 trilyon liralık bütçe rakamlarına değinen Dr. Cenk Özatıcı, bu bütçenin yaklaşık yarım trilyon dolara tekabül ettiğini ve halkın tüm kesimlerinden toplanan vergilerle oluşturulduğunu vurguladı. Bütçedeki 4 trilyon liralık devasa kaynağın doğrudan faiz ödemelerine gittiğini belirtirken, yeni doğan bebekten yaşlılara kadar Türkiye’deki her bireyin cebinden günlük 130 TL, aylık 4.000 TL ve yıllık yaklaşık 50.000 TL’nin doğrudan faiz lobilerine aktarıldığını ifade etti.
"Kamu-Özel İşbirliği Projeleri ve Zafer Havalimanı Örneği"
Son 7 yılda Kamu-Özel İşbirliği projeleri adı altında yandaş holdinglere 238 milyar lira aktarıldığını dile getiren Dr. Cenk Özatıcı, yatırımlara karşı olmadıklarını ancak halkın parasının soygun düzeniyle heba edilmesine karşı çıktıklarını vurguladı. Kütahya Zafer Havalimanı örneğini veren Özatıcı, müteahhit firmaya yıllık 1 milyon yolcu garantisi verilmesine rağmen gerçekleşen yolcu sayısının 30 bin civarında kaldığını, %97’lik devasa sapmanın faturasının ise halkın cebinden ödendiğini kaydetti.
"Hukukun Üstünlüğü Sağlanacak, Hesap Yargı Önünde Sorulacak"
Siyasette "ağalık ve paşalık" devrinin kapanması gerektiğini savunarak "Siyasetçi milletin efendisi değil, memurudur" diyen Dr. Cenk Özatıcı, iktidarın yargıyı siyasallaştırma çabalarını eleştirdi. Çifte standart uygulanarak adaletin taraflı işletildiğini iddia eden Özatıcı, iktidara geldiklerinde yolsuzluk yapan, kamunun imkanlarını çalan her türlü siyasetçi, bürokrat ve yöneticiden Türk mahkemeleri önünde hesap sorulacağının altını çizdi.
"Kamu Kaynakları Yüksek Teknolojiye ve Tarıma Yönlendirilmeli"
Türkiye’nin mevcut kaynaklarını verimli kullanması durumunda başka bir kalkınma modelinin mümkün olduğunu belirten Dr. Cenk Özatıcı; yolsuzlukların engellenmesi, siyasi ahlak yasasının çıkarılması ve kamu bütçesinin yüksek teknoloji ihracatı ile tarımsal üretime aktarılması gerektiğini savundu. Türkiye'deki yüksek teknoloji ihracatının %3 seviyesinde kaldığına değinen Özatıcı, Güney Kore örneğinde olduğu gibi yapay zeka, teknolojik girişimler ve sanayi hamleleriyle Türkiye’nin yeniden üreten bir ülke haline gelebileceğini dile getirdi.
"Suriye ve Bölge Politikalarında Yanlış Adımlar Atılıyor"
Bölgesel gelişmelere ve dış politikadaki süreçlere de değinen Dr. Cenk Özatıcı, "terörsüz Türkiye" söylemleri altında yürütülen politikaları eleştirdi. Amerika Birleşik Devletleri’nin bölgeden çekilme stratejisi izlediğini kaydeden Özatıcı, terör örgütü unsurlarına taviz verilerek kalıcı çözüm sağlanamayacağını ifade etti. Kırmızı bültenle aranan terör örgütü yöneticilerinin komşu ülkelerde bakan yardımcılığı gibi üst düzey makamlara getirildiğini belirten Özatıcı, terörle mücadelede kararlı ve tavizsiz bir devlet aklının hakim kılınması gerektiğini belirterek konuşmasını tamamladı.
Haber: Burak Buğra Üzüm


