AKIL OYUNLARI

Ülke gündemi bir o kadar yoğun bir o kadar karışık… Bir yanda şike davası, diğer yanda Ergenekon ve vari davalar, Başkanlık-Yarı Başkanlık Sistemi, bir yanda toplumun hassas noktaları üzerinden tartışmalar ve bir eğitim yılının sonu daha…
Önceki aylardan yeni Anayasanın yazılması çalışmalarına başlandı. Bir yandan yeni anayasa yazılırken diğer yandan bu anayasanın içine muhtemel koyulması düşünülenler hafta gündemine atılarak tartıştırılıyor…
Bir atılıyor bir geri çekiliyor. Ortalık allak bullak… Her hafta sanki ayrı bir maddeyi tartışıyormuşuz gibi. Öncelikle temel hak ve hürriyetlerden başladık. Uludere geldi önümüze buradan bir salvo ile iş döndü sezaryen, kürtaj derken yine geldi başkanlık tartışmasına… Araya garnitür türünden konular girse de iş yine başkanlık-yarı başkanlık sistemine geliyor.(Çocuğa yemek yedirmeye çalışırken çocuk yemek istemez sonra biri yandan muziplik yapar çocuğun dikkatini çeker sonra dikkat dağılınca yemek yemeyi istemeyen bebek farkında olmadan ne verilirse ağzına götürür midesine.)Bu arada tamda temel hak ve hürriyetlerden başlamışken ileri demokrasi derken bu gün Ergenekon davalarında konu olan ortaya çıkan ses kayıtlarını yayınlamanın suç olmasına dair kanun oluşumu üzerinde fikir beyan edilmesinin tezadını yaşıyoruz. Bir yanda bunları ortaya çıkarmaya çalışırken diğer yanda ortaya çıkmasını engellemeye çalışmak. Anlaşılmaz geliyor değil mi? Ne yapılmaya çalışılıyor kapalı kapılar ardında neler konuşuluyor? Şaşıp kalmamak elde değil diyor insan değil mi? Kısa tabir ile Basın Sansürü dense de bu yapılanlara aslında iş egemen gücün kendi ideolojisi yolunda önüne ilerde muhtemelen çıkabilecek sıkıntıları bertaraf etme işlemi gibi görülmektedir. 
Sezaryen ve Kürtaj tartışmalarına girmeden bu konuları tıbbiyelilere ve İlahiyatçılara bıraksak en azından konu uzmanların elinde tartışılmış olur. Bize kalırsa sana göre bana görelerin ardı arkası bitmez. Birde bu tartışmalara girmeden önce bu konuları öne atan büyüklerimiz öncelikle şu nikâhsız (gayri meşru) ilişkilerin önüne geçmeyi konuşsalar. Gayri meşru nesilin önüne geçmek daha öncelikli olmalı diye düşünüyoruz ne dersiniz...
Şike davasında sona doğru yanaşıldı. Bu davadan ceza alacak olanlar hallerine en çok üzülecek insanlar olsa gerek. Namus davasından yatsanız gam yemezsiniz, Siyasi ideolojiden yatsanız gam yemezsiniz de içi hava dolu olan meşin yuvarlak dedikleri bir top yüzünden yatarsanız bakın buna üzülünür. Adını ne koyacaksınız, dava deseniz neyin davası, havadan civadan… Onun için biz biz olalım sporundan fanatizminden, entrikalarından uzak duralım…
Bu hafta sonu itibariyle okullar kapanıyor. Bizim çocuklar kafalarında bir ay öncesinden okulları kapattılar zaten. Bir yıl daha geride kaldı. Seneye 4+4… ile bir tanışıklığımız olacak, bakalım nasıl olacak. Umarız ki her yıl sonunda bu yıl olmadı şöyle yapmalıyız demeyiz, yeni sistemler tartışmayız. Artık şu eğitim sistemimiz bir yola girsin ne olur böyüklerimizden ricamızdır…
Saygılarımla…
YORUM EKLE