Minik Öğrenciler Milli Eğitim Müdürü Doğan'la röportaj yaptı

Gümüşhane Merkez Anaokulu öğrencileri Atilla Alp Gündüz, Ayşe Melek Öztürk, Ahmet Can Dinç ve Ayşegül Emecen İl Milli Eğitim Müdürü Seydi Doğan’ı makamında ziyaret ederek okul gazetesi için röportaj yaptı.

Minik Öğrenciler Milli Eğitim Müdürü Doğan'la röportaj yaptı

   Gümüşhane Merkez Anaokulu öğrencileri Atilla Alp Gündüz, Ayşe Melek Öztürk, Ahmet Can Dinç ve Ayşegül Emecen İl Milli Eğitim Müdürü Seydi Doğan’ı makamında ziyaret ederek okul gazetesi için röportaj yaptı.

   Minik öğrenciler İl Milli Eğitim Müdürü Seydi Doğan’a hayatını, Anasınıfına gittiniz mi? Gitmediyseniz gitmek ister miydiniz, Müdür olduktan sonra çocuklarınıza vakit ayırabiliyor musunuz, Başarınızın sırrı nedir, Biz tiyatroları çok seviyoruz. Çocuk tiyatrolarının kaldırılmasını düşünüyor musunuz, Okul bahçemiz çok küçük, oyuncaklarımız çok az. Okul bahçemizin düzenlenmesi için bize nasıl yardımcı olabilirsiniz gibi sorular sordu.

   Miniklerin sorularını içtenlikle yanıtlayan Doğan, okul adına yapılan çalışmadan dolayı mutlu olduğunu ifade ederek, öğrencilere teşekkür etti. 

   Merkez Anaokulu öğrencileri ile birlikte yapılan röportaj ve keyifli sohbetten sonra son olarak öğrencilerle çeşitli hediyeler verildi.

   Röportajın sonunda İl Milli Eğitim Müdürü Seydi Doğan, İl Milli Eğitim Şube Müdürü Seyit Tok, Okul Müdürü Emine Gül Yavuz, Müdür Yardımcısı Habip Avcı, Okul Öğretmenleri Burcu Çakır, Nurcan Gemici ve öğrencilerle günün anısına fotoğraf çektirdiler.

  Minik öğrencilerin İl Milli Eğitim Müdürü Seydi Doğan ile yaptıkları röportaj

Kendinizden bahseder misiniz?

  Milli Eğitim Müdürü olarak Gümüşhane eğitim işlerinin verimli bir şekilde yürütülmesi adına yaklaşık 1,5 yıldır Gümüşhane’de görev yapıyorum. Daha önce de Bayburt Milli Eğitim Müdürü olarak çalıştım. Daha farklı yerlerde, Antalya’da İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü, Maraş’ta şube müdürlüğü ve Adıyaman’da idarecilik ve öğretmenlik yaptım. Biz 7 kardeşiz. 7 kardeşin hiçbiri de anaokuluna gitmedi. Belki imkan yoktu, gidemedik. Mahalle veya köy ortamı daha sosyal olduğu için, rahat hareket edebileceğimiz alanlar vardı. O an anaokulunun ihtiyacını pek hissetmiyorduk ama şu anda maalesef alanlarımız çok daralmış durumda. Bahçelerimiz, parklarımız, şehirdeki güvenli çocuklarımız için oyun alanları… Dolayısıyla hiç olmazsa anaokulu normal eğitim müfredatıyla birlikte bu ihtiyacı da karşılıyor bizim açımızdan. Belki o zaman elzem olmayabilirdi. Ama şu an kesinlikle iyi bir okul öncesi eğitimin başlangıcı olarak çocuklarımıza o tür sosyal kültürel ihtiyaçları için kesinlikle olmazsa olmaz bir konu durumunda. İnşallah biz de çalışmalarımızı artırmaya çalışıyoruz.

Anasınıfına gittiniz mi? Gitmediyseniz gitmek ister miydiniz?

  Maalesef gidemedim. Ama çocuklarımı gönderdim. Tabi bizim zamanımızda anaokulu sayısı çok fazla değildi. Anasınıfı duyarlılığı da çok fazla değildi. Gitmedim ama şu anda tüm öğrencilerimizin anasınıfına gitmesinin çok istiyorum. Bu noktada biz de milli eğitim müdürlüğü olarak imkanları artırmaya çalışıyoruz. Okul sayılarımızı artırmaya çalışıyoruz. Ve buradan da tüm velilerimize çağrı yapıyoruz. Tüm öğrencilerimizi en yakın anasınıflarına ya da müstakil anaokullarına göndersinler istiyoruz.

  Müdür olduktan sonra çocuklarınıza vakit ayırabiliyor musunuz?

   Bu bizim en zayıf noktalarımızdan bir tanesi. Maalesef aileme ve çocuklarıma tüm idarecilerde olduğu gibi. İdari sorumluluk gerçekten büyük bir sorumluluk. Bu manada iş ve işlemlerin zamanında yerine getirilmesi, sorunların bir an önce çözülmesi, ertelenmeden gereğinin yapılması ve daha verimli çalışma ortamı açısından daha çok çalışmak, daha çok etkileşim içinde bulunmak gerekiyor. Dolayısıyla zaman zaman çocuklarımızı ihmal ettiğimiz oldu. Nasıl büyüdüklerini fark etmedik. Ama buradaki çalışmalarımızda tüm çocuklarımızın daha iyi bir eğitim alması adına olunca, bu bizi kısmen rahatlatıyor. Ama çocuklarımıza biraz mahcubiyetimiz, biraz borcumuz var gibi gözüküyor. Sosyal çevre-ev, bunları dengeli bir şekilde götürmemiz gerekiyor aslında. Bazen böyle ihmal ettiğimiz zamanlar oldu, oluyor.

Başarınızın sırrı nedir?

   Şimdi başarılıyım cümlesinin kabullenmiş olurum bu noktada. Bunu dışarıdaki paydaşlarımızın değerlendirmeleri olarak kabul edeyim. Bu noktada şunu yapmaya çalışıyoruz. Öncelikle sorumluluğumuzun farkında olarak hareket etmeye çalışıyoruz. Büyük bir camiayız. 20 bin öğrencimiz var. 2 bin personelimiz var. Bu noktada çok dinamik bir alanda görev yapıyoruz. Ve çocuklarımız geleceğe hazırlanırken en büyük unsur eğitim. Bunun ciddi bir sorumluluğu var. Dolayısıyla arkadaşlarımızla, okul müdürlerimizle, öğretmen arkadaşlarımızla bir ekip anlayışı içerisinde istişare ederek, sorunlar üst üste bindiğinde ertelemeden, işini en güzel şekilde yaparak, uzun vadeli planlamalar ile bir çalışma içerisindeyiz. Bu noktada sayın valimizin, belediye başkanımızın, sivil toplum örgütlerimizin sürece ilişkin katkılarını almaya çalışıyoruz. Çünkü biz kurumumuzu da diğer kurumlar nezdinde temsil ediyoruz. Onların katkılarını alma adına onlarla diyaloga giriyoruz, işbirliği yapıyoruz. Dolayısıyla bu noktada ortaya çıkan güzelliklerin temeli de bu istişare kültürü ve ekip anlayışı içerisinde, uzun vadeli planlama içerisinde olduğumuzu söyleyebilirim.

Biz tiyatroları çok seviyoruz. Çocuk tiyatrolarının kaldırılmasını düşünüyor musunuz?

   Tiyatro gibi kültürel faaliyetler çocuklarımızın daha çok haşır neşir olmasını istediğimiz faaliyet alanları. Burda kastettiğiniz anladığım kadarıyla tiyatro yapıp okullarımızda sergileyen ekiplerle ilgili sınırlama olup olmadığı. Bu çalışmalar çocuklarımızın eğitim hayatını zenginleştiren argümanlar olarak görüyoruz. Ancak bu tiyatroların içeriğinin de çocuklara uygun olmasını arzu ediyoruz. Eğitim ve eğitim müfredatlarımızla içi içe olmasını arzu ediyoruz. Genel manada tiyatrolarımızda bu beklentiyi görmekle beraber bazen bu ihtiyacı karşılamayan ve velilerimize maddi anlamda yük getiren tiyatrolar da var. Hatta bunun yaygınlaştırılmasını istiyoruz. Ancak bu tiyatroların çocukların yaş seviyelerine uygun olup olmadığı ile ilgili özellikle anaokulu müdürlerimizin, öğretmen arkadaşlarımızın kanaati doğrultusunda hareket ediyoruz. İçerik anlamında okul idaresi uygunluk görüşüne sahipse, milli eğitimde arkadaşlarda aynı görüşe sahipse biz bunların icra edilmesini istiyoruz. Ama şunu vurgulamak isterim. Okul öncesi pahalı bir süreç olmaktan çıkarılmalı. Bu etkinliklerin seviyeleri çok düşük de olsa, çok profesyonel olmasa bile, okullarımız kapsamında yapılmasını arzu ediyoruz. Yani isterim ki anaokulumuzun kendi tiyatrosu olsun. Çocuklarımız bunda rol alsınlar. Ve bunu hem velilerle hem de diğer arkadaşlarla, gerekirse diğer emsal öğrencilerle gösterebilsinler. Mesela tiyatrolarımızın yaygınlaştırılmasını istiyoruz. Ancak veliye bir yük getirmeden ve içeriklerinin uyumlu olduğu tiyatrolarla devam edeceğiz.

Okul bahçemiz çok küçük, oyuncaklarımız çok az. Okul bahçemizin düzenlenmesi için bize nasıl yardımcı olabilirsiniz?

   Okul bahçesini düzenlenmesini gündemimize aldık. Okul bahçeleri açısından Gümüşhane coğrafyası çok sıkıntılı. Hem kendi imkânlarımızla hem de belediyemizin imkânlarıyla var olan bahçelerin daha verimli şekilde kullanılması için çalışmalar yapıyoruz. Ancak bahçenizin çok dar olduğunu biliyorum. Bu noktada bize düşen hangi boyutlar varsa biz de yardıma hazırız. Biz şunu istiyoruz aslında. Okullarımızı çok büyük tutmadan her mahallede erişim mesafesinde anaokullarının sayısının çoğaltılmasını istiyoruz. Merkez Anaokulu tüm il merkezinin okulöncesi yükünü azaltmakta önemli bir unsur olmaktadır. İki anaokulu yapımı için ihale süreçleri devam etmekte olup, yapımı tamamlandığında mevcut anaokulunun yükü azalacaktır. Bu eksiklerimizi de okul imkânlarıyla, milli eğitim imkânlarıyla gidermeye çalışacağız

Güncelleme Tarihi: 30 Ekim 2017, 16:54
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER