Yayla: Mağaralarımız başlı başına katma değer

Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Araştırma Görevlisi Gümüşhaneli hemşehrimiz Onur Yayla, Gümüşhane’nin mağaralarının başlı başına bir katma değer oluşturduğunu, yapılan araştırmada, ilin ülke genelinde en fazla mağaraya sahip olduğunu söyledi.

Yayla: Mağaralarımız başlı başına katma değer

Yayla, Türkiye’nin önemli karst araştırmacıları olan Dr. Lütfi Nazik ve Dr. Kadir Tuncer tarafından yapılan çalışmalarda Türkiye’nin özellikle 2. Jeolojik zaman olarak nitelendirilen Mezozoik döneminde geniş alanlarda karstlaşmanın olduğu ve bu karstlaşmaların da belli kuşaklar altında sınıflandırıldığı Gümüşhane bu karst kuşaklarından “Orta ve Doğu Karadeniz Dağları Karst Kuşağı” içerisinde yer aldığını belirtti. 

“160 MİLYON YILDA OLUŞTULAR”

Gümüşhane’nin jeolojik alt yapısının yaklaşık 160 milyon yıldan beri sığ denizel bir ortamda çökelmeye ve oluşmaya başlayan sedimantolojik birimlerin çökelmesiyle meydana gelen kireçtaşları, mağaraların oluşumunda oldukça önemli olmazsa olmaz temel anakaya unsuru olarak görülmekte olduğunu ifade eden Yayla şöyle devam etti: “Gümüşhane’nin jeoloji haritası incelendiğinde genel olarak sığ denizel süreçlerde, denizin çekilme ve yükselme aşamalarında oluşan ancak bugünün şartlarında yüksek rakımlı alanlara karşılık gelen ortamlarda geç Jura ve orta Kretase yaşlı (100 -161 milyon yıl) kireçtaşlarının yüzeylendiği söylenebilir. Bu yüzeylenmeler genel olarak, kabaca Gümüşhane’de özellikle Kale Köyü’nden başlayarak batıya Doğru Torul’a kadar ki alanda Harşit Çayı vadisinin yüksek rakımları kesimlerinde ve yine özellikle İkisu mevkiinin kuzey ve güney vadilerinin yüksek rakımlarında görülmektedir.  Ayrıca Kelkit ilçesinin de kısmen batısına doğru olmakla birlikte yoğunlukla doğusuna Köse ilçesine doğru yüksek rakımlı alanlarında kireçtaşları yoğun bir dağılış göstermektedir. Bu kireçtaşlarının üzerinde de genel olarak birçok mağara sisteminin meydana geldiği bilinmektedir.”

“GÜMÜŞHANE’DE ÇOK SAYIDA MAĞARA ÖRNEĞİ VAR “

Gümüşhane coğrafyasında birçok mağara örneğinin yer aldığını kaydeden Yayla, şu ifadeleri kullandı: “Bunlardan Karaca Mağarası en önemlilerindendir, 1991 yılında Prof. Dr. Ali Uzun tarafından bilimsel olarak alan yazına kazandırılmıştır. Ayrıca bu süreçten sonra turizme açılmakla birlikte Gümüşhane’nin önemli turizm destinasyonlarından biri olarak görülmektedir. Bir diğer önemli mağarası ise Akçakale Mağarası’dır. Burası ise Prof. Dr. Ali Uzun ve Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Halil İbrahim Zeybek tarafından 1996 yılında bilimsel alan yazına kazandırılmıştır. Gümüşhane’nin diğer mağaraları olan Ardıçlı, Üçbacalı, Arılı, Altıntaş (Kırklar), Yaylım isimleri ile sıralanabilir. Bu mağaralar 1988 yılında Türkiye Speoloji (Mağara bilimi) çalışmaları kapsamında MTA (Maden Tetkik Arama Enstitüsü) tarafından yapılan çalışmalar ile raporlanmış ve MTA raporları arasında yerini almıştır. Ancak yukarıda bahsettiğimiz Gümüşhane kireçtaşları üzerinde daha keşfedilmemiş, irili ufaklı birçok mağara olduğu bilinmektedir. Jeomorfoloji alanında yaptığımız çalışmalar kapsamında memleketimize olan vefamızdan ötürü Gümüşhane’nin Mağaraları ismi ile yeni bir çalışma yürüttüğümüzü ve mağaraların Coğrafi Bilgi Sistemleri ile haritalandığı, güncel morfometrik yöntemlerle analiz edildiği yeni çalışmaları sürdürmekteyiz. En kısa zamanda bilimsel olarak yayımlandıktan sonra okuyucu ile buluşacaktır.”

“MAĞARALAR ZİNCİRİ İYİ DEĞERLENDİRİLMELİDİR”

Bu kadar mağara zenginliğine sahip Gümüşhane’de mağaralar zincirinin çok iyi değerlendirilmesi gerektiğinin altını çizen Yayla,” Ne bekleniyor, anlamak mümkün değil. Bazı mağaralar ömrünü tamamlamış olabilir. Onlar da çok iyi değerlendirilmesi halinde il genelinde çok önemli bir mağaralar turizmi oluşturulabilir, bu da kente önemli katma değer sağlar” diye konuştu.
 

Haberin Kaynağı: Gümüşkent Gazetesi

Güncelleme Tarihi: 27 Ocak 2023, 14:20

ilgili haber/ler:

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER