GÜMÜŞHANESPORA SOSYAL MESAFE KOYMAYIN(!)

Gümüşhanespor’un içinde bulunduğu durum kırmızı beyazlı renklere gönül vermiş tüm taraftarları derinden üzüyor.

Daha birkaç yıl öncesinde rakiplerinin korkulu rüyası olan Gümüşhanespor’dan eser yok şimdi.

Bugünlerde Başakşehir şampiyon olmuş, Kayserispor,Malatyaspor küme düşmüş, Hatayspor şampiyon olmuş çok ilgimi çekmiyor.

Geçtiğimiz gün Hamamyolunda dostlarla sohbet ederken yan masada oturan belli ki futboldan anlayan heyecanı sözlerine yansımış bir vatandaşın yüksek sesle “Bizim ülkemizde hangi takımın şampiyon, kimlerin küme düşeceği önceden belli arkadaşlar…” cümlelerini kulağımla duyunca biraz düşündüm. Haksız değil dedim.

Artık futbol severler maç değil “tiyatro” izlediğinin farkında!

Yoksa siz Galatasaray’ın, Trabzonspor’un ve diğer güçlü takımların “pandemi” sürecinden sonra yarıştan kopmaları akıllara soru işaretleri getirmiyor değil.

Emeğe saygım var ama futbolda bazı sonuçlar; konuşulanlara ve yapılan yorumlara bakılırsa sahada değil masada alınıyor.

Emeğe saygım var ama çoğu şey oynayarak kazanılmıyor ülkemizde.

Neyse.

Gümüşhanespor yaşadığı ekonomik zorluklardan olacak ki bir elin parmakları kadar oyuncusuyla sezonu küme düşme hattında tamamladı. Covid-19 virüsü imdadına yetişti desek abartmış olmayız.

Eğer federasyon küme düşmeme kararını vermemiş olsaydı soluğu 3.Ligde alacaktı.

Gümüşhanespor özelinde kentlerin markası olan futbol takımlarının bu içler acısı hali, ülkemizdeki toplumsal bozulmanın “turnusol kâğıdı”. Futbolda derinleşen ahlak sorunu ve son yıllarda siyasetin futbolun kılcal damarlarına kadar işlemesi her şeyi alt üst etti. Böyle olmamalıydı.

Anadolu’da bir dakika bile forma giymeden transfer edilen milyon dolarlık oyuncuların varlığını medyadan biliyoruz.

Başka…Küme düşen ve itibar kaybeden takımların eski yöneticilerinin giderken kulüpten aldıkları yüksek rakamlı senetler …

Ya menajerlere ne demeli! Akıl almaz rakamlar dolaşıyor ortalıkta. Kısaca sözün bittiği yer! Kulüplerin içlerinin boşaltılıp borç batağına saplandığı alanlar…

Hatırlayınız…Birkaç yıl önce “spor yasasından” bahsediliyordu. Ancak hala gelişme yok. Özellikle devasa bütçeli futbol kulüpleri, halen dernek statüsünde ciddi denetimlerden uzak yönetiliyor. Şaka gibi.

Dolayısıyla kötü niyetli yöneticilerin insafına terk edilen bütçelerin nereye gittiğini ve nasıl harcandığını kendilerinden başka kimse bil(e)miyor!

Yapılan keyfi harcamalar kılıfına uydurularak yapılıyor. Tüm bu olumsuzlukların önüne şirketleşme ile geçilebileceğini herkes biliyor ama kulüpleri idare edenler bilmiyor. Ya da daha doğrusu işlerine gelmiyor.

Çalmayan, kul hakkı yemeyen, kulüp gelirlerini şahsi menfaatleri uğrunda harcamayan yöneticiler olduğu sürece takımlar ayakta kalabiliyor.

Tersi felaket…!

Ağustos ayında Gümüşhanesporun kongresi var. Görebildiğimiz kadarıyla kimse bu ağır yükün altına girip başkan olmak istemiyor. Taraftarlar herkesi göreve çağırıyor ancak kimse bu çağrıları duymuyor ya da duymamazlıktan geliyor.

Küme düşen, borcu “Kuşakkaya “ dağı kadar yüksek bir takıma kim sahip çıkar!

Bu kent ve bu taraftar, şu an Gümüşhanesporun 2.Lig Beyaz Grup puan sıralamasında en altlarda bulunmasının (sürünmesinin demeye dilim varmıyor) ezikliğini yaşıyor.

Sanki bu takım vebalıymış gibi uzak ve soğuk duruyorlar. Her kulübün borcu var.

Peki ne oldu da bu hale gelindi? diye haklı bir soruyu sorduğunuzu düşünüyorum.

Cevaba geçmeden önce bir tespit yapmak durumundayız. Daha birkaç yıl öncesinde mütevazı bütçesi ile hiçbir oyuncusuna borcu olmayan, çalışanlarının maaşlarını gününde aldığı, primleri ödenen, başarılarıyla ülke gündeminde yer alan bir kulüpken, oynadığı futbolla Trabzonspor’u bile kupada elerken, ikinci ligde üst üste şampiyonluğu son final maçında kaçırmış bir takım nasıl bu hale geldi?

Nerede hata yapıldı?

Görebildiğim kadarıyla bize göre en büyük hata, futboldan anlayan uzun süre kulübün başkanlığını başarıyla sürdüren Gümüşhane’nin evladı Kaya Büyükbayraktar hakkındaki iddialarla takımın başından uzaklaştırılması kötü süreci başlattı.

Görüyoruz ki her yıl yapılan olağanüstü kongrelerle kulübe başkan dayanmıyor.

Şimdi ne olacak?

Takımın başarılı olduğu dönemlerde başkanlık yapan Kaya Büyükbayraktar hakkındaki suçlamalarla alakalı bir dava açılmış mı? Bilmiyorum. Hukukun temel prensibi odur ki mahkemelerde yargılanmadan kimse suçlu ilan edilemez. Eğer açılmış ve suçsuz olduğu ispatlanmışsa Kaya Bey etrafında şehrin dinamikleri tekrar birleşmelidir. Ya da işten anlayan bir başkası seçilmelidir. Cetvel gibi doğru karakteri de düzgün olsun. Biraz da işten anlasın.

Futbol kulübü yönetmek her babayiğidin yapacağı iş değil. Bunu son bir yıl içinde  gördük. İthal başkan adayları bile çare ol(a)madı kötü gidişe.

Bu takım “Gümüşhaneliyim” diyen hepimizin ortak değeri. Başarısıyla seviniyorsak içinde bulunduğu durumla da üzülüyoruz. Şirketleşerek şeffaf bir yönetimle yoluna devam etmelidir Gümüşhanespor. Kentin seçilmişleri ve atanmışları kentin takımına mesafeli durmamalıdır.

Sayın Vali insiyatif alıp tarafları bir masa etrafında toplamalıdır. Erzurum Valisi Okay Memiş Bey buna iyi bir örnektir. Ki bugün süper lige çıktılar.

Atalarımızın şu veciz sözü ile yazımızı bitirelim:” At binenin kılıç kuşananın”. Gümüşhanespor; sıkıntılı ve sancılı bu dönemden geçerken ehil ellere, dürüst insanlara emanet edilmelidir.

Gümüşhanespor, isimlerden ve siyasetçilerden çok daha kıymetlidir. Bu sebeple takımla aranıza sosyal mesafe koymayınız!

YORUM EKLE

banner406