Gümüşhane’nin doğal zenginlikleriyle öne çıkan İkisu Tersun Vadisi sınırları içerisindeki Hasköy ve Boyluca köylerinde açılması planlanan Kalker Ocağı ve Kırma-Eleme Tesisi projesine yönelik tartışmalar yeni bir boyut kazandı.
Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) raporunun değerlendirme toplantısı öncesinde, Bakanlık tarafından ilgili kamu kurumlarından yeniden görüş istenmesi, bölge halkı ve çevre örgütleri tarafından dikkatle takip edilmeye başlandı.
"Yaşam Alanlarımıza Dinamit Koydurmayız"
İkisu Tersun Artabel Vadisi Köyleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği Başkanı Cengiz Günday, süreçle ilgili önemli açıklamalarda bulundu.
Taş ocağı projelerinin bölge halkı açısından ciddi çevresel ve sosyal riskler taşıdığına dikkat çeken Günday, özellikle doğal yaşam alanları, su kaynakları ve tarımsal üretim üzerindeki olası etkilerin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti.
Taş ocaklarının yalnızca bir sanayi yatırımı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Günday, bu tür projelerin doğal yaşam alanlarını tahrip ettiğini, su kaynaklarını kurutma riski taşıdığını ve tarım arazilerine zarar verdiğini söyledi. Toz ve gürültü kirliliğinin de bölge halkının yaşam kalitesini doğrudan etkilediğini kaydeden Günday, özellikle ormanlık alanlar ile endemik bitki örtüsüne sahip bölgelerde yürütülen faaliyetlerin ekolojik dengeyi bozduğunu vurguladı.
Yılda 100 Patlatma Yapılacak
Projenin teknik detaylarına yönelik uyarılarda bulunan Günday, bölgedeki tehlikenin boyutunu rakamlarla gözler önüne serdi. Günday, "Buradan tekrar hatırlatmakta fayda görmekteyiz. Tek seferde 2 bin 500 kilogram patlayıcı kullanarak yılda 100 patlatma yapılacağı açıklanan bu ocağın açılması demek, o bölgede bulunan tüm köylerin su kaynaklarına müdahale, sarsıntı ile vatandaşın evlerine, gürültü ve toz ile sağlığına ve tarımsal alanların toz tabakası ile kaplanarak vatandaşın tarımsal ürünlerine müdahale anlamı taşımaktadır" dedi.
"Köyün Ortasına Taş Ocağı Olmaz"
Açıklamasında taş ocağı işletmelerinin bölgedeki doğal su kaynaklarını tehdit ettiğini dile getiren Günday, bu durumun hem tarımsal sulama hem de içme suyu açısından ciddi sorunlara yol açabileceğini belirtti. Yerleşim yerlerine yakın alanlarda kurulacak taş ocaklarının vatandaşların sağlığını olumsuz etkileyebileceğini ifade eden Günday, “Köyün ortasına taş ocağı olmaz” sözleriyle tepkisini dile getirdi. Karar vericilere çağrıda bulunan Günday, tüm bunların ışığında alınacak kararlarda öncelikle halkın sağlığı, huzuru ve haklarının göz önünde tutulması gerektiğini ifade etti.