VALİ AYDIN BARUŞ
“1914 yılında başlayan Birinci Dünya Savaşı’nda İtilaf Devletleri tarafından Osmanlı İmparatorluğu’na karşı açılan cephelerden birisi de Kafkas Cephesi’dir. Bu cephede Osmanlı ordusu Rus ordusu ile mücadele etmek zorunda kalmıştır. Diğer taraftan Türk ordusu ve sivil halk Rus ordusu maiyetinde faaliyet gösteren Ermeni çetelerin katliamlarına karşı mücadele etmek zorunda kalmış, bu mücadeleler sırasında Gümüşhane ve tarihe mal olmuş kahramanlık destanlarına şahit olmuştur.
Erzurum’u işgalinden sonra 1916 Şubat-Temmuz arasında Kop Dağı sırtlarında durdurulan Rus ordusu birlikleri buradaki direnişin kırılmasıyla birlikte 16 Temmuz 1916’da Gümüşhane merkez ve Şiran dışındaki ilçelerini işgal etmiştir. Osmanlı ordusu askerleri Gümüşhane’nin yüksek rakımlı dağlarında yer alan mağaralara veya köy içlerindeki dere yataklarına yerleşerek, Gümüşhane halkından eli silah tutanların da desteğiyle, Rus birliklerine ani baskınlar vermişler ve Rusları Gümüşhane’de durdurmuşlardır.
Rusların Gümüşhane ve ilçelerini işgali döneminde en kanlı çarpışmalar Torul ve Kürtün ilçelerimizin dağlarında yaşanmıştır. 1800 metre rakımdan başlayarak 3.331 metre rakıma kadar ulaşan bu geniş ve dağlık arazi yapısının diğer Osmanlı cepheleri arasında başka bir örneği yoktur. Gümüşhane ve ilçelerinde verilen mücadele sayesinde Rusların Anadolu içinde ilerlemesi önlenmiştir. Rusların Anadolu’da gelebildiği son noktalar Torul, Kürtün ve Şiran’ın yüksek rakımlı dağları olmuştur.
Gümüşhane’nin, Torul’un, Şiran’ın ve Kürtün’ün dağlarında ve yaylalarında verilen cansiperane mücadelenin şahitleri kanlarıyla suladıkları toprağı kendilerine ebedi mekân edinen kahraman Askerlerimiz ve Gümüşhane’nin vatansever evlatlarımızdır. Canlarını vatan toprağına hediye ederek şehadete yürüyen yiğitler “Harşit Geçilmez” diyerek büyük bir kahramanlık destanı yazmışlardır.
Kurtuluşun meşalesini yakan 7 askerimiz 7-8 Şubat 1918 gecesinde Kürtün ilçesinde yer alan Kabaktepe Mevkii’nde konuşlanmış Rus ve Ermeni birliklerine bir baskın yapmış, bu baskında birçok düşman askerini öldürmüş ve kendileri de kahramanca şehadet şerbetini içmişlerdir. Kabaktepe’de kazanılan bu zafer, işgalci düşman ordusunun Gümüşhane’den sürülmesi için uygun ortamı sağlamış ve ilerleyen Osmanlı birlikleri Kabaktepe Zaferi’nden yaklaşık 1 hafta sonra 15 Şubat 1918’de Gümüşhane’yi düşman işgalinden kurtarmışlardır.
1916 ve 1918 yılları arasında, yaklaşık bir buçuk yıl müddetince süren işgal yılları Gümüşhane halkının hafızasında derin acılar bırakmıştır. İşgalcilerin ve özellikle onların maiyetinde sivil halkın da canına kasteden Ermeni çetelerinin yaptığı zulümlerden kaçan; yaşlı, kadın, çocuk ve savunmasız durumdaki on binlerce Gümüşhaneli yaşadığı toprakları terk ederek Anadolu’nun içlerine göç etmek zorunda kalmışlardır.
Her ne pahasına olursa olsun Gümüşhane’yi terk etmeyi göze alamayan vatan evlatları ise Ermeni çetelerin zulümleri altında inlemişler, hürriyet ve mukaddes değerlerimiz uğrunda canlarını feda ederek şehadet makamına erişmişlerdir.
Gümüşhane’nin o zamanki önemli müderrislerinden Hüseyin Hüsnü Efendi (Selçuk), ile Bağlarbaşı Mahallesinin tanınmış ailelerinden olan ve halkın saygısını kazanmış olan Mehmet Hafız (Mehmet Karaarslan) Ermeni çeteler tarafından kahpece arkadan kurşunlanarak, Gümüşhane Merkez Kızılköy’den Ömer Doğru ise Rus askerleri tarafından süngülenerek şehit edilmiştir. İlimizde kabri bilinen bu şehitlerimiz haricinde, mezarı bilinmeyen daha nice vatan evlatları mukaddes vatan toprağının bağrında ebedi mekanlarında yatmaktadırlar.
Kadın, erkek, genç, yaşlı demeden vatan savunmasında omuz omuza mücadele eden, iman gücüyle cephede destan yazan ve bu uğurda canlarını ortaya koyan aziz şehitlerimiz ve gazilerimiz, milletimizin gönlünde daima yaşayacaktır. Onların bizlere bıraktığı bu kutsal mirası yaşatmak, bağımsızlık ruhunu gelecek nesillere aktarmak ve emanete sahip çıkmak hepimizin vazgeçilmez sorumluluğudur.
Gümüşhane’mizi ve Aziz Vatanımızı canları ve kanları pahasına müdafaa ederek işgalcileri bu topraklardan def eden kahraman atalarımıza olan vefa borcumuzu unutmayalım. Bugün, bu kutsal vatan toprağında, ay yıldızlı al bayrağımızın gölgesi altında, ezan seslerinin nidasını huzur içerisinde dinleyerek hür ve bağımsız olarak, onurlu bir hayat sürebiliyorsak bu yiğit şehitlerimiz ve kahraman gazilerimiz sayesindedir.
15 Şubat Kurtuluş Günü, sadece geçmişte kazanılmış bir zaferin yıl dönümü değil, aynı zamanda, milletimizin birlik, beraberlik ve vatan sevgisi etrafında kenetlendiğinde neleri başarabileceğini gösteren tarihe nakşedilmiş bir şuur günüdür. Bu anlamlı gün, bizlere geçmişten aldığımız ilhamla geleceğe daha güçlü, daha kararlı ve daha umutla yürümemiz gerektiğini bir kez daha hatırlatmaktadır.
Bu vesileyle; Gümüşhane’nin düşman işgalinden kurtuluşunu 108 yıl önceki ruh ve heyecanla idrak ederken, Harşit Savunmasında ve Birinci Dünya Savaşı’nda hayatlarını yitiren tüm vatan evlatlarını, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve İstiklal Savaşı kahramanlarımızı, vatanın bağımsızlığı ve bütünlüğü uğrunda canlarını ve kanlarını feda eden şehitlerimizi ve gazilerimizi bir kez daha rahmet ve minnetle anıyor, Gümüşhaneli hemşehrilerimizin 15 Şubat Kurtuluş Günü’nü en kalbi duygularımla kutluyor, sağlık, huzur ve esenlikler diliyorum.”
MİLLETVEKİLİ VE TBMM İNSAN HAKLARI İNCELEME KOMİSYON ÜYESİ MUSA KÜÇÜK
Milletvekili Küçük’ün Gümüşhane’nin düşman işgalinden kurtuluşunun 108. nci yıl dönümü münasebetiyle Meclis Kürsüsünden yaptığı konuşması:
“Gümüşhane ilimizin düşman işgalinden kurtuluş yıl dönümü için söz almış bulunuyorum.
Bir şehrin kurtuluş yıl dönümünü anmıyoruz.
Bugün buradan, bir milletin esarete boyun eğmeyen iradesini hatırlıyoruz.
Tarih boyunca nice zorluk görse de diz çökmeyen bir ruhu yeniden hissediyoruz.
Bu vesileyle; sözlerime başlamadan önce, irfanıyla gönüller aydınlatan Ahmed Ziyaüddin Gümüşhanevi Hazretlerinin,
Hikmetiyle yol gösteren Şeyh-i Şirânî’nin,
Duasıyla bu toprakları bereketlendiren Çağırgan Babanın, Pir Ahmed’in ve gönül erlerinden Güvenç Abdal Hazretlerinin aziz hatıralarını;
Kahramanlık destanının abideleştiği Kabaktepe Şehitliği’nde yatan şehitlerimizin mukaddes hatıralarını yüreğinde taşıyan Gümüşhaneli hemşehrilerim adına sizleri hürmetle, muhabbetle ve gönülden selamlıyorum.
Birinci Dünya Savaşı’nın en çetin günlerinde, 1916 yılında Gümüşhane ve ilçeleri Rus işgaline uğradığında, bu topraklarda yaşayan insanlar için mesele sadece bir toprak kaybı değil, bir varlık-yokluk meselesiydi.
Çünkü Gümüşhaneliler için vatan, üzerinde yaşanan bir yer değil, uğruna can verilen bir emanetti.
Harşit Vadisi’nde verilen mücadele bunun en açık göstergesidir.
Harşit Savunması, halkın, milislerin ve gönüllülerin omuz omuza verdiği bir direnişti.
Amaç sadece bir hattı korumak değildi; Anadolu’nun içlerine ilerlemek isteyen düşmana geçit vermemekti.
Yaklaşık iki yıl süren işgal boyunca ocaklar söndü, yokluk yaşandı, fakat umut hiçbir zaman kaybolmadı.
Nihayetinde ecdadımızın topyekün mücadelesi sonuç verdi; Torul ilçemiz 14 Şubat, Gümüşhane 15 Şubat, Kelkit ilçemiz ise 17 Şubat 1918’de düşman işgalinden kurtarıldı.
Rus işgalinin ve o dönemde yaşanan Ermeni çetelerin saldırıları, baskınları ve zulümleri de halkın hafızasında derin izler bıraktı, saldırıların izlerini hala taşıyan bir tarihin mirasçılarıyız.
Bu hafıza bize kin değil, bilinç ve sorumluluk yükler.
Sakarya’da, Kafkaslarda, vatanın dört bir yanında istiklal mücadelesi verilirken; Gümüşhaneliler yalnızca kendi yöresini savunmakla kalmamış, vatanın her cephesinde en ön safta yer almıştır.
Gümüşhane’nin evlatları cephede düşmana karşı göğsünü siper ederken,
Aynı zamanda filizi yeni yeşeren devletimizin kuruluşuna omuz vermiş; fedakarlığıyla, sadakatiyle ve sarsılmaz vatan sevgisiyle milletimizin kaderinde iz bırakmıştır.
Erzurum Kongresi’nin açılışında Şiran Müftüsü Hasan Fahri Efendi’nin semaya yükselen duasında Gümüşhane vardı;
Milletin kaderine yön veren o tarihi anın manevi nefesinde bu şehrin irfanı vardı.
İlk Meclisimizin Maliye Bakanı Hasan Fehmi Ataç’ta Gümüşhane’nin vakarı ve cömertliği vardı; kendi öz varlığını, savaştan çıkmış bir devletin hazinesine emanet edecek kadar yüce bir gönül vardı.
108 yıl önce Gümüşhane işgal altında bir sabaha uyandı;
Ama hiçbir akşam esir olarak yatmadı.
Ve işte o inanç, o kararlılık, o sarsılmaz irade sayesinde Gümüşhane esareti reddetti, istiklalini ve istikbalini yeniden kazandı.
Buradan milletin kürsüsünden Gümüşhaneli Sevgili gençlerimize özellikle seslenmek istiyorum;
Gümüşhane’nin kurtuluş hikayesi sizin için sadece bir tarih bilgisi olmamalıdır.
Bu, karakter dersidir.
Cesaretin, dayanışmanın ve inancın neleri değiştirebileceğinin en büyük kanıtıdır.
Sizlerden beklentimiz;
Çalışmanız, üretmeniz, araştırmanız,
Bilimde, teknolojide, sanatta ve ahlakta ülkemizi daha ileriye taşımanızdır.
Çünkü güçlü Türkiye sizin omuzlarınızda yükselecektir.
Yarınların Türkiye’sini siz inşa edeceksiniz.
Değerli Milletvekilleri;
Gümüşhanevi Hazretlerinin “İnsan hizmet ettikçe himmete mazhar olur, izzet bulur ve iki cihan saadetine erer.”
Hikmetli sözünü yol azığımız bilerek; güzel Gümüşhanemizin kalkınması, büyümesi ve hak ettiği değere kavuşması için gece gündüz demeden çalışıyoruz.
Dün olduğu gibi bugün de, yarın da bu şehre hizmet etmeye kararlıyız.
Bu anlamlı gün vesilesiyle;
Başta Cumhuriyetimizin banisi Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere,
Gümüşhane’nin kurtuluşunda emeği olan tüm kahramanlarımızı rahmet, minnet ve şükranla anıyorum.
Sözlerime son verirken şunu ifade etmek isterim:
Vatan sevgisinin dağlar kadar yüce olduğu,
İstiklal aşkının nesilden nesile aktarıldığı bir iradenin sessiz gibi görünen ama gerektiğinde dağları titreten bir yüreğin adıdır Gümüşhane diyor.
Gümüşhane’mizin düşman işgalinden kurtuluşunun 108’inci yıl dönümü kutlu olsun.
Birliğimiz daim olsun.
Devletimiz güçlü olsun diyor.
Yüce Meclisi ve aziz milletimizi saygıyla selamlıyorum.”
BELEDİYE BAŞKANI VEDAT SONER BAŞER
“Gümüşhane’mizin düşman işgalinden kurtuluşunun 108. yıl dönümünü büyük bir gurur, coşku ve minnet duygusuyla kutlamanın onurunu yaşıyoruz. Bu anlamlı gün, milletimizin bağımsızlık uğruna verdiği destansı mücadelenin, birlik ve beraberlik ruhunun en önemli göstergelerinden biridir.
Her sokağında bir destan, her taşında bir tarih saklayan güzel Gümüşhane’miz vatan sevgisinin, inancın ve direnişin sembolü olmuştur. 108 yıl önce bu topraklarda yazılan kurtuluş destanı, sadece bir şehrin değil, aynı zamanda bir milletin özgürlük iradesinin güçlü bir ifadesidir. Ecdadımız, canını hiçe sayarak bu toprakları bizlere vatan kılmış, bağımsızlığımızı onuruyla korumuştur.
Bu vesileyle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, istiklal mücadelemizin tüm kahramanlarını, aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyor; gazilerimize sağlık ve huzur dolu bir ömür diliyorum. Onların fedakârlıkları sayesinde bugün özgürce yaşıyor, geleceğe umutla bakıyoruz.
Bizlere düşen en önemli görev, bu kutsal mirası gelecek nesillere layıkıyla aktarmak, Gümüşhane’mizi birlik ve beraberlik içinde daha güçlü, daha yaşanabilir bir şehir haline getirmektir. Bu bilinçle, şehrimizin her alanda gelişmesi için var gücümüzle çalışmaya devam ediyoruz.
Bu duygu ve düşüncelerle, Gümüşhane’nin düşman işgalinden kurtuluşunun 108. yıl dönümünü en içten dileklerimle kutluyor, tüm hemşehrilerimi sevgi, saygı ve muhabbetle selamlıyorum.”
REKTÖR PROF.DR. OKTAY YILDIZ
“Gümüşhane’nin düşman işgalinden kurtuluşunun yıl dönümü vesilesiyle aziz milletimizin bağımsızlık iradesini ve birlik ruhunu bir kez daha gururla yâd ediyoruz. Bu anlamlı günde vatanın bağımsızlığı, milletin huzuru ve geleceğimizin temini için canlarını feda eden tüm şehitlerimizi rahmetle; kahraman gazilerimizi minnet ve şükranla anıyoruz.
Kurtuluş mücadelesi yalnızca tarihin bir sayfası değil; bugünümüze ışık tutan, yarınlarımıza yön veren bir irade beyanıdır. Gümüşhane’de sergilenen cesaret, fedakârlık ve dayanışma ruhu; gençlerimize ilham kaynağı olmaya devam etmektedir. Üniversitemiz, bu ruhu bilim, eğitim ve üretim alanlarında çoğaltmayı; şehrimizin ve ülkemizin sürdürülebilir kalkınmasına katkı sağlamayı temel görev kabul etmektedir.
15 Şubat, Gümüşhane’nin hürriyet ve istiklâl yürüyüşünün simgesidir. Bu topraklarda destan yazan ecdadımızın emanetini; bilimin ışığında, nitelikli eğitim ve güçlü araştırma ekosistemiyle geleceğe taşımak en büyük sorumluluğumuzdur. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere vatanımız için canını ortaya koyan tüm şehitlerimizi rahmetle, gazilerimizi şükranla anıyor; birlik ve beraberliğimizin daim olmasını temenni ediyorum.”
GTSO BAŞKANI İSMAİL AKÇAY
“Şanlı tarihimiz, milletimizin bağımsız yaşama tutkusu ve varlığını sürdürmek için verdiği büyük mücadeleler sonucu kanlarıyla yazdığı nice kahramanlık destanları ile doludur.
Tarihinin hiçbir döneminde esaret altında yaşamamış olan aziz milletimiz, işgal altındaki kutsal vatan topraklarını da her zaman canı pahasına korumuş, milli ve manevi değerlerinden asla ödün vermemiştir.
Gümüşhane’mizin düşman işgalinden kurtuluşu için verilen mücadele de asırlardır istiklali ve istikbali için canı pahasına mücadele eden Türk Milleti'nin hür bir şekilde yaşama iradesinin en güzel örneklerinden bir tanesidir.
Şehrimizi düşman işgalinden temizlemek için verdiği istiklal mücadelesini zaferle taçlandıran kahraman milletimiz, tıpkı geçmişte olduğu gibi bugün de bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’ne kasteden mihraklara karşı birlik ve beraberlik içinde mukaddes topraklarına ilelebet sahip çıkmaya devam edecektir.
Bu duygu ve düşüncelerle şehrimizin düşman işgalinden kurtuluşunun 108. yıl dönümünü kutluyor; başta Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve değerli silah arkadaşları olmak üzere bugüne kadar ülkemizin bekası için gözünü kırpmadan canını feda eden tüm aziz şehitlerimizi, kahraman gazilerimizi rahmet, minnet ve şükranla yad ediyorum.”
ÜLKÜ OCAKLARI İL BAŞKANI SADIK COŞKUN
"15 Şubat 1918, aziz milletimizin istiklal aşkını, inancını ve vatan sevgisini tüm dünyaya bir kez daha gösterdiği onurlu bir tarihtir. Gümüşhane’miz, işgal altında geçirdiği zorlu günlerin ardından, kahraman ecdadımızın cesareti ve fedakârlığı sayesinde hürriyetine kavuşmuştur.
Bu topraklar; imanla yoğrulmuş bir direnişin, birlik ve beraberliğin en güzel örneklerinden birine şahitlik etmiştir. Atalarımızın bizlere emanet ettiği bu mukaddes vatanı korumak, yaşatmak ve daha güçlü yarınlara taşımak hepimizin ortak sorumluluğudur.
Gümüşhane’nin kurtuluşunun yıl dönümünde başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, istiklal mücadelemizin tüm kahramanlarını rahmet, minnet ve şükranla anıyorum.
15 Şubat Gümüşhane’mizin Kurtuluşu kutlu olsun."