Giresun ve Gümüşhane il sınırlarının birleştiği stratejik Fındıklıbel bölgesi, tarihsel askeri misyonu ve coğrafi konumuyla yeniden savunma gündemine taşındı.
Gümüşhaneliler Kültür Sanat Çevre ve Sosyal Dayanışma Derneği (GÜDAP) Başkanı Kamil Koç, bölgenin bir Komando Tugayı kurulması için Türkiye'deki en uygun ve en stratejik noktalardan biri olduğunu ifade etti.
Mareşal Fevzi Çakmak’ın Karargah Mirası
Fındıklıbel’in askeri değeri, Birinci Dünya Savaşı’nın en zorlu yıllarına, 1916 (Rumi 1332) yılına dayandı. Dönemin Beşinci Kolordu Karargâhı bu bölgede konuşlanırken, operasyonları bizzat Mareşal Fevzi Çakmak idare etti. Karargah komutasını daha sonra Albay Behiç Selahaddin Bey devraldı. Tarihin en büyük askeri dehalarının burayı bir harekat merkezi olarak seçmesi, bölgenin hakimiyet gücünün en somut kanıtı olarak kayıtlara geçti.
Coğrafi ve Operasyonel Üstünlük
Fındıklıbel, topografik yapısıyla modern komando birlikleri için benzersiz avantajlar sundu. Yüksek rakımı ve zorlu arazi şartları, birliklerin her türlü asimetrik tehdide karşı eğitilmesi ve gözetleme yapması için uygun bir zemin hazırladı. Sahil yolu ile iç kesimleri birbirine bağlayan bu bölge, olası bir kriz anında Doğu Karadeniz limanları ile İç Anadolu koridorları arasındaki ikmal hattının güvenliğini sağlama kapasitesine sahip olduğu görüldü.
Orgeneral Metin Tokel Dönemi Bir Fırsat Penceresidir
Gümüşhane Kürtün ilçesi Araköy köyü doğumlu Orgeneral Metin Tokel’in Kara Kuvvetleri Komutanı olarak göreve başlaması, bu tarihi misyonun yeniden canlandırılması için büyük bir fırsat olarak nitelendirildi. Bölgenin stratejik kodlarını bizzat bilen bir komutanın makamda bulunması, projenin yetkili mercilere doğru bir vizyonla aktarılması noktasında önem kazandı.
Siyaset ve Sivil Toplum Kuruluşlarına Görev Çağrısı
Kamil Koç, Gümüşhane ve Giresunlu siyasiler ile sivil toplum kuruluşlarını (STK) harekete geçmeye davet etti. Metin Tokel’e yapılacak ziyaretlerde bölgenin Fevzi Çakmak Paşa’dan miras kalan tarihi önemi ve bir Komando Tugayı kurulmasının bölge güvenliğine katacağı değerin kapsamlı bir dosya ile sunulması gerektiğini vurguladı ve kurulacak tugayın sadece askeri bir üs değil, aynı zamanda bölgenin sosyal ve ekonomik yapısını güçlendirecek bir unsur olduğunu belirtti.
