Gümüşhane’nin köklü tarihini ve kültürel mirasını barındıran eski yerleşim yeri Süleymaniye Mahallesi’nde tarihi bir gün yaşandı.
Danişmentlilerin uç seferleri sırasında bölgedeki Türk varlığını temsilen inşa edilen ve mahalledeki Türk mührünün 1100’lü yıllara kadar uzandığını gösteren en önemli yapılardan biri olan Süleymaniye Küçük Camii, asırlık sessizliğin ardından yeniden cemaatiyle buluştu.
Kent merkezinin bugünkü bölgeye taşınma sürecinden sonra işlevselliğini kaybederek mahalle arasında bir mescit olarak kalan ve şehrin 1925 yılında tamamen taşınmasıyla kapılarını kapatan tarihi camide, uzun yıllar sonra ilk kez bugün Cuma namazında saf tutuldu, tekbirler getirildi.
Gerçekleştirilen bu anlamlı buluşmaya Rektör Prof.Dr. Oktay Yıldız’la birlikte katılan tarihçi, yazar ve akademisyen Serhat Doğan, manevi atmosferi ve yapının tarihi önemini değerlendirdi.
"Tarifi İmkânsız Derin Bir Sevinç Hissedildi"
Zamana yenik düşen ancak 2004 yılındaki ilk restorasyonun ardından 2024 yılında yeniden restore edilerek fiziki yapısı korunan camide kılınan namazın ardından konuşan akademisyen Serhat Doğan, asırlık hasretin bitmesinden duyduğu mutluluğu dile getirdi.
Doğan, "Tarifi imkânsız, öyle derin bir sevinç ki bu... Âdeta ruhumuzun en ücra köşelerine kadar titreyerek hissettik. Anadolu’nun en eski camilerinden, şahit olduğu son secdenin üzerinden bir asır geçmiş Süleymaniye Küçük Camii’nde, orijinal adıyla Danişmentli Camii'nde, 1921’den sonra yükselen ilk tekbirin, kılınan ilk namazın bir parçası olmak bizlere nasip oldu. Yılların sisi aralanırken, bu mübarek mekânda yeniden âmin diyebilmek ne büyük bir lütuf..." ifadelerini kullandı.
"Kulağım Ezan Sesi Arar"
Tarihi yapıların vatan topraklarındaki manevi tapu senetleri olduğunu vurgulayan Serhat Doğan, milli ve manevi değerlerin önemine dikkat çekti. Doğan, "Şair ne diyordu: 'Nerde bir Türk beldesi görsem, gözüm bayrak arar, kulağım ezan sesi...' İşte tam da öyle bir şey. Zira bilsin ki gönlümüz, gökyüzünde dalgalanan bir hilâl ve ufukları çınlatan bir ezan sesi duymuyorsa, bu varlığın, bu toprağa kök salmanın ne hikmeti kalır ki?" dedi.
"Bu Mukaddes Emaneti Yeniden İlahi Bir Seda İle Ayağa Kaldırdık"
Süleymaniye Mahallesi'ndeki Türk varlığının 1100'lü yıllara kadar uzandığının en önemli göstergelerinden birisi olan bu yapının asıllar sonra yeniden canlanmasından ötürü şükrettiklerini ifade eden Doğan, şunları kaydetti: “Varlığımızın yegâne temelini, bu mukaddes emaneti, asırlar süren derin bir sükûttan sonra yeniden ilahi bir seda ile ayağa kaldırdık. Sebep olan herkesten Allah razı olsun. Şehrin Bahçeler mevkisine taşınmasından kısa bir süre önce bu cami işlevselliğini kaybetmiş, mahalle arasında bir mescit olarak kalmıştı. Şehrin 1925 yılında taşınması ile birlikte bu cami de kapanmıştı. Zaman içerisinde bakımsızlıktan zamana yenik düşmüş ancak 2004 yılında bir restorasyonla ayağa kaldırılmıştı. Ancak yine ibadete açılmamıştı. 2024 yılında tekrardan restore edildi. Bugün namazımızı kıldık, elhamdülillah.”