Dörtkonak’tan Akdeniz Ufuklarına: Bir Azmin Hikâyesi: Yük. Müh. Oğuzhan ERGİN
Memleketin kaderini değiştirenler, çoğu zaman sessiz adımlarla yürürler. Gürültü yapmazlar; ama vardıkları yer, memleketin ufkunu genişletir.
Oğuzhan ERGİN.
1995 yılında Gümüşhane- Dörtkonak Köyü’nde dünyaya gelen bir köy çocuğu. Her köy evladı gibi bir yandan okul sıralarında dirsek çürütürken, diğer yandan arazide emeğin ne demek olduğunu öğrendi. Kuzu peşinde koştu, buzağı ipi tuttu, çamurlu zeminde top oynadı. Hayatın sert yüzünü erken tanıdı; ama o sertlik karakterini yumuşatmadı, bilakis çelikleştirdi.
Bu karakterin mayasında, köyün akil insanı Dedesi merhum Ali Çavuş’un vakur duruşu; Babası Ali Osman Ergin’in alın teriyle yoğrulmuş aile terbiyesi ve saygın çevresi vardır. Oğuzhan’’ın başarısı yalnız bireysel bir gayretin değil, kökleri sağlam bir aile ocağının da eseridir.
Kendisi, “Gümüşhane- Dörtkonak köyünde dünyaya gelmiş bir evladınız olarak dedemin-itibar mirasını ve ailemin dürüstlük ilkesini bir adım öteye taşıyabilmek adına katettiğim yolu, köyümüzün gençlerine de ışık tutması dileği ile paylaşıyorum” demesi zaten her şeyi anlatıyor.
2013 yılında Marmara Üniversitesi Endüstri Ürünleri Tasarımı bölümünü kazanması, Dörtkonak’tan dünyaya açılan ilk kapıydı. 2017’de mezun oldu; fakat onun için diploma bir son değil, başlangıçtı. 2019’da Türkiye İhracatçılar Meclisi(TİM) tarafından düzenlenen tasarım yarışmasında profesyonel kategoride Türkiye birincisi seçildi. Bu ödül, yalnızca bir başarı belgesi değil; Gümüşhane’nin dağlarından yükselen bir azmin tesciliydi.
Kazandığı Devlet bursu onu tasarımın kalbi sayılan İTALYA’’ya taşıdı. Milano’da, Nuova Accademia di Belle Arti’de yüksek lisansını tamamladı. Anadolu’nun bir köyünden çıkan bir evladın, Avrupa’nın tasarım merkezinde adını duyurması; işte bu, çalışmanın ve karakterin zaferidir.
Bugün İTALYA-MİLANO’da lüks yat ve tekne tasarımı alanında söz sahibi bir isim. Estetikle mühendisliği birleştiren projeleriyle yalnız firmalara değil, genç zihinlere de yön veriyor. O artık sadece bir tasarımcı değil; emeğin, disiplinin ve köklerine sadakatin yaşayan bir örneğidir. Ve gün gelir, doğduğu toprakların ufkunda yeniden doğan bir güneş gibi parlayacaktır.
Bu vesileyle şunu da hatırlatmak isterim: Dörtkonak sıradan bir köy değildir. Bu topraklar mucitler, valiler, eğitimciler, siyasetçiler, teknik adamlar, Anıt Kabri yapan ustalar yetiştirmiş bir köydür. Şimdi bu silsileye uluslararası vizyonuyla Yüksek Müh. Oğuzhan ERGİN’de eklenerek daha bir değer kazanmıştır.. Demek ki mesele coğrafya değil; mesele inançtır. Azimle yola çıkmaktır.
Köyden çıkıp dünyada iz bırakmak mümkündür. Yeter ki gençlerimiz, kuzu peşinde koşarken hayallerinin de peşinden koşmayı bilsin. Yeter ki çamurlu zeminde top oynarken, yarının haritasını da zihinlerinde çizebilsinler.
Bizler, onunla yalnız bir başarı hikâyesi üzerinden değil; karakteri, vakarı ve memleketine bağlılığı üzerinden de iftihar ediyoruz. Oğuzhan Ergin’in yürüyüşü, Dörtkonak gençleri için itici bir güç, ülke gençleri için çekici bir ufuktur.
Ve biz inanıyoruz:
Gümüşhane’nin dağlarından yükselen azim, Akdeniz ufuklarında yat çizgisine dönüşüyorsa; bu Milletin çocukları için hiçbir sınır kalın duvar değildir15.Şubat.2026
Yusuf SADIK, Eğitimci, Yazar, Gazeteci, Emekli Milli Eğitim Müdürü