Koruyamıyoruz!!!!
Çocukları mı koruyalım?
Öğretmenleri mi?
Vahşice öldürülen insanları mı?
Hepsini konuşuyoruz.
Hepsi için üzülüyoruz.
Hepsi için bir şeyler yazıyoruz.
Ama hiçbirini gerçekten koruyamıyoruz.
Dün Şanlıurfa…
Bugün Kahramanmaraş…
Yarın neresi?
Sorun sadece olanlar değil.
Sorun, olanların artık kimseyi gerçekten sarsmaması.
Bir çocuk ölür, üzülürüz…
Bir öğretmen gider, başsağlığı dileriz…
Bir insan vahşice katledilir, birkaç gün konuşuruz…
Sonra hayat devam eder.
Unuturuz.
Alışırız.
İşte akıl tam burada çürür.
Aklımızı kaybetmek; delirmek değildir.
Aklımızı kaybetmek; normalleşmemesi gereken her şeyi normal kabul etmektir.
Cinayet mi? “Olur böyle şeyler…”
Sorumluluk mu? “Kader…”
Adalet mi? “Zamanla…”
Bu cümleler aklı korumaz, aklı susturur.
Peki aklımızı nasıl koruyacağız?
Unutmayarak.
Sorgulamaktan vazgeçmeyerek.
“Bu son olsun” deyip, gerçekten son olması için mücadele ederek.
Çünkü akıl; hatırlayanların, sorgulayanların ve susmayanların elinde kalır.
Eğer biz aklımızı koruyamazsak…
Ne çocuk kalır korunacak,
ne öğretmen,
ne de insan.
Geriye sadece şu kalır:
“Dün orası… bugün burası…”
Ve bitmeyen bir sessizlik.
Bu acı katliamda hayatını kaybedenlere rahmet, ailelerine sabır, yaralılara acil şifalar diliyorum.