Ara
Gümüşhane
Kapalı
4°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,8484 %0.01
51,7195 %-0.01
7.190,72 % 0,11
Ramazan: Gösteriş Değil, Gönül Ayı

Ramazan: Gösteriş Değil, Gönül Ayı

YAYINLAMA:

Paylaşmak, tevazu ve şefkatle yaklaşmak; sofraları değil, vicdanları zenginleştirir.

Mübarek Ramazan’a bir kez daha kavuşmanın huzurunu yaşıyoruz. Bu ay; sabrın, şükrün, merhametin ve paylaşmanın zamanıdır. Oruç sadece aç kalmak değildir. Nefsi terbiye etmek, empati kurmak ve “Ben tokken komşum aç mı?” sorusunu vicdanımızda hissetmek demektir.

Ne var ki son yıllarda Ramazan’ın ruhundan giderek uzaklaştığımızı görmek düşündürücü. Sosyal medyada paylaşılan iftar sofralarına bakıyoruz: Kuş sütü eksik tabiriyle çeşit çeşit yemekler, gösterişli sunumlar, uzun masalar… Ve o masalarda hep aynı çevre, aynı simalar.

Misafir ağırlamak elbette güzeldir. Ancak bu ay yalnızca tanıdıklarla buluşma mevsimi değildir. Bu zaman, imkânı olmayanı hatırlama; kapısını çalamayanın kapısını çalma vaktidir. Eğer bir sofrada bolluk varsa, o bolluğun bereketi ihtiyaç sahibine uzandığında anlam kazanır.

Bir yanda zengin menüler, diğer yanda iftarı sade bir çorbayla açan aileler… Alan var, alamayan var. Yiyen var, yiyemeyen var. Oruç, işte bu farkı yüreğimizde hissetmemiz için var.

Asıl mesele niyetimizdir. İkram mı ediyoruz, yoksa sergiliyor muyuz? Paylaşıyor muyuz, yoksa gösteriyor muyuz? İsraf edilen her lokma sadece yemek değil; emeğin, nimetin ve şükrün ziyanıdır. Üstelik yapılan yardımların göz önünde, ilan edilircesine paylaşılması da ayrı bir sorgulama gerektirir. İyilik teşvik için anlatılabilir; fakat gösterişe dönüştüğü an anlamını yitirir.

Yardım yalnızca maddi değildir; sevgiyle, şefkatle ve güler yüzle yapılmalıdır. İhtiyaç sahibinin onurunu inciten tek bir söz bile yapılan iyiliği gölgeler. Kırılan bir kalp, dağıtılan erzak kolisinden daha ağırdır. İnsanların haysiyetini zedeleyen bir davranış, bütün hayırları kökünden silebilir.

Bu ay bize sofrayı büyütmeyi değil, gönlü büyütmeyi öğretir. Listeyi kabartmayı değil, eksik olanı fark etmeyi hatırlatır. Bu mübarek zamanı israfla değil, yardımlaşmayla güzelleştirelim. Gösterişle değil, tevazuyla anlamlandıralım. Fotoğraflarla değil, içten dualarla süsleyelim.

Çünkü asıl zenginlik, masadaki çeşit sayısında değil; vicdandaki merhamettedir. Ve en kıymetli iftar, bir kalbi incitmeden doyurabildiğimiz gündür.
Saygılarımla 
Hayırlı Ramazanlar kıymetli dostlarım 

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *