Gümüşhane
Kapalı
3°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
50,1575 %0.20
55,9367 %-0.62
6.556,39 %-0.60

SÖĞÜTLÜ BELDESİ (İLAÇ) ŞAİRLERİ

Gümüşhane’nin Kelkit ilçesine bağlı, sinesinden nice isimsiz kahramanlar, fedakâr evlatlar ve gönül insanları çıkaran Söğütlü Beldesi (İlaç); dağları, yaylaları, buz gibi berrak suları ve vefalı insanlarıyla Anadolu’nun kalbinde sessiz bir huzur yuvasıdır. Bu toprakların kültürü, gurbet acısı, vatan sevgisi ve hasreti, beldenin şairlerinin kaleminden dökülen mısralarla hayat bulmuştur.

Aşağıda, metinde yer alan şairlerin şiirlerinden ve duygu dünyalarından ilham alınarak kaleme alınmış edebi bir metin yer almaktadır:

Söğütlü’nün Sessiz Türküsü ve Vatan Destanı

Gümüşhane’nin dağlarında rüzgâr başka eser; Kelkit çayı coşar, suları bentleri yıkar. Kır bayırlarında rengârenk çiçeklerin, Ballı güneyde navruzların, Koşuoluk'taki beyaz mantarların ve adını ezelden alan şirin belde Söğütlü'nün üzerine güneş bir başka doğar. Çepnilerin, Türkmenlerin yurdu olan bu topraklar; dünüyle, bugünüyle ve sinesinden çıkardığı yiğitleriyle bir an olsun unutulmaz.

Kimi zaman vatan uğruna canını siper edenlerin destanı yazılır bu topraklarda. Emniyet mensubu olmanın ötesinde, millî ülkü ateşiyle yanan:

"Kahramanlık ne yalnız bir yükseliş demektir,

Ne de yıldızlar gibi parlayıp sönmemektir..." diyenlerin izinden giden Ayhan Komiserler, Silopi'nin karanlık gecelerinde roketlere, bombalara göğüs gerer. Vatan toprağının bir karışını dünyalara değişmeyen, göğsünde Kur’an-ı Kerim ile yürüyen Yusuf Aslan’ın dilinden düşmeyen o hakikat her daim yankılanır:

"Vatan için verdim ben canımı,

Öksüz bıraktım anam ile yarımı.

Göğsümde sakladım Kur'an-ı Kerim'i,

Şehitler ölmez, vatan bölünmez."

Bu coğrafyada gurbet, ayrı bir sızıdır. Sıvası, patozu, gece tarlalarda sabahlamaları, büyük çayında balık tutmaları özlenen birer hatıradır. Fevzi Türkel'in dilinden dökülen gurbet akşamları gibi:

"Köyden çıkarken siyahtı saçım,

Sende kaldı anam, babam, emim, dayım...

Gurbettir beni senden ayıran,

Rüzgârdır beni gurbete savuran."

Ancak ne gurbetin acısı ne de vefasızlık rüzgârları Söğütlü sevgisini söndürebilir. Kimi zaman Erdal Türkel'in dizelerindeki gibi kuruyan yaprakların ardından baharın gelmesi, güllerin açması eklenir; kimi zaman da Rıdvan Mutlu’nun maviliğe boyadığı hayaller gibi yaylanın soğuk suyundan içip aşka gelmek istenir. Çünkü Söğütlü; kışın nüfusu azalsa da gönüllerde büyüyen, taşıyla, toprağıyla, şehitlerin kanıyla sulanan mukaddes bir yuvadır. Ve bu beldenin evlatları nerede olurlarsa olsunlar, kalplerinin en derin yerinde aynı sesle haykırırlar:

"Söğütlü'dür benim beldem,

İlaç'tır adı ezelden,

Komşu köyler memnun bizden,

Benim beldem Söğütlü'dür."

Şair Ruhlu İnsanlarıyla Söğütlü Beldesi

Muzaffer Arslan:

Gümüşhane’nin Kelkit ilçesine bağlı Söğütlü Köyü’nde dünyaya gelen Muzaffer Arslan, babasının öğretmen olması sebebiyle ilköğrenimini İstanbul, Erzincan ve Kelkit’te; ortaokul eğitimini ise Kelkit Söğütlü Köyü’nde tamamladı. Gümüşhane Mareşal Çakmak Öğretmen Lisesi'nden mezun olduktan sonra, Erzurum Atatürk Üniversitesi Kazım Karabekir Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmenliği Bölümünü kazanarak 1997 yılında bu alandan mezun oldu.

Kelkit çayına eşlik edersen,

Gideceğin benim güzel köyümdür.

Kıranını aşıp düze inersen,

Göreceğin benim güzel köyümdür.

Ernek Yaylası’nda kuzular meler,

Analar erkenden katar davarı.

Tosunlar oynaşır, gül yüzler güler.

Gelinler tez vakit sağar malları.

Çayırlarda göze kaynar da durur.

Yaylası ne güzel benim köyümün.

Oraklar sallanır, dudaklar kurur.

Suları bir başka benim köyümün.

Köyümün hasreti gitmez başımdan.

Annemin, babamın gözdesi köyüm.

Asırlar boyunca Türk’ün kanından

Çepniler, Türkmenler beldesi köyüm.

Muzaffer ARSLAN

Ülke genelinde pek çok dergi, ansiklopedi ve antolojide şiirleri yayınlanmıştır. Özellikle Söğütlü Beldesi üzerine bilimsel çalışmalar yapan Muzaffer Arslan, eserleriyle topluma ve tarihe ayna tutmaktadır.

Şiir ve Roman:

  1. Yollarda Yoktun (Şiir, 2000)
  2. Ay Yüzüne Vurunca (Şiir, 2006)
  3. Kürşad ve Kırk Çeri (Roman, 2017)
  4. Gülcem (Şiir, 2021)

Araştırma ve Tez Çalışmaları:

  1. Söğütlü Beldesi Kültür Özellikleri - Sözlü Tarih (Bitirme Tezi, 1997)
  2. Öğretmenlik Mesleği ve İyi Bir Öğretmenin Nitelikleri (Yüksek Lisans Bitirme Tezi, 2010)

Ayhan Sezgin-Seferoğlu: Söğütlü'de doğmuş, polis memurluğu ve komiserlik yapmış; vatan sevgisini, görev şuuruyla ve yazdığı kahramanlık dizeleriyle öne çıkarmış amatör bir şairdir.

“Göksun’un dağları beni kendine düşman etme,
Ne yaptın YAZICIOĞLU’nu çabuk ver bana!
Hangi tarafında söyle bana kaybetme,
Saklama, yeter artık başkanımı geri ver!”

Yusuf Arslan: Şiir denemelerine ilkokul yıllarında başlayan, hayatının büyük kısmını gurbette inşaat ustası olarak geçiren; millî, manevi, eleştiri ve ağıt türünde eserler veren amatör bir şairdir.

“Ay yıldızın şavkı düşmüş, şehit kanına.

Bu bayrak mal oldu, nice yiğitlerin canına.

Kalmaz, kötülükler hiç kimsenin yanına.

Şehitler ölmez, vatan bölünmez.”

Oğuzhan Onuk: Söğütlü doğumlu olup Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Sosyal Bilgiler Öğretmenliği Bölümü'nü bitirmiş, İstanbul'da öğretmenlik yapan ve milli duyarlılıkta amatörce şiirler yazan bir isimdir. Söğütlü Beldesinde belediye basın yayın biriminde beldeye hizmet etmektedir.

“Kulak ver n’olur bu sese?
Kanma denen her söze,
Seni sevdiğimi herkese
Söyle artık, duy beni…”

Erdal Türkel: Söğütlü'de doğup yerel yönetimler ve kamu yönetimi alanlarında eğitim alan; İngilizce öğretmenliği ve memuriyet yapmasının yanında beldenin internet sitesini kurarak dünyayı Söğütlü'ye taşıyan amatör bir şairdir.

“Kurudu bütün yapraklar, gel artık geri.

Bu harabe senin eserin dön de açtır gülleri.

Sevindirme elleri, gel güldür beni.

Durdur ağlayan gözleri, dön de açtır gülleri.”

Suat Arslan: Söğütlü'de doğan, baba mesleği boyacılıkta ustalaşan ve Muğla Fethiye'de yaşayan amatör şair; aşk, hasret ve millî duygu ağırlıklı şiirler kaleme almıştır.

“Saray Bosna’m çocuk gibi ağlıyor.

Kanlar duvarlarda vahşet çiziyor.

Bir kurşunla nice hayatlar sönüyor.

Duy artık bu feryatları, duy dünya.”

Marif Nas: İstanbul Kartal Lisesi mezunu olan, ilk şiirlerini Fransa ve Ankara'da vermeye başlayan; aşk, yurt özlemi, gurbet ve hayatın geçiciliği temalarını işleyen amatör bir şairdir.

“Büyük çayda, balık tutmayı,
Arada bir suya dalmayı,
Çay kenarında ateş yakıp kurulanmayı,
Özlüyorum Arkadaş.”

Tolga Arslan: Söğütlü ve Kelkit'te okuyan, Sürücü kursu işleten, Ankara'da direksiyon öğretmenliği ve yöneticilik yapan; millî, manevi değerleri ele alan ve eleştirel şiirler yazan amatör bir şairdir.

“Kore, Kıbrıs, Kosova’da sen.

Dostuna gül saçan, düşmana da kan.

Mete’de, Fatih’te, Atatürk’te şan.

Gözbebeğim, Mehmet’im, can askerim.”

Denizhan Arslan: Söğütlü köyünün eşsiz doğasını, yemyeşil yaylalarını, uçsuz bucaksız meralarını ve köklü geleneksel yaşamını şiirsel dille ele alan amatör şairdir.

“Kır bayırda rengârenk çiçeklerin,
Ballı güneyde güzeldir navruzların,
Koşoluk’taki o beyaz mantarların,
Unutulacak gibi değil Söğütlü’m.”

Cihat Sezgin: Söğütlü köyünün doğasını, yaylalarını, meralarını ve geleneksel yaşamını ortak dizeleriyle anlatan amatör şairlerdir.

“Çayırların, Kuşburnun, Koşuoluğun,
Ne de meşhurdur, o buz gibi berrak suyun.
Eksik olmaz meralarda koyunun, kuzun
Unutulacak gibi değilsin Söğütlü’m.”

Fuat Arslan: Söğütlü'de doğup liseyi Gümüşhane'de bitiren, Anadolu Üniversitesi İktisat Bölümü'nde okuyan ve Kocaeli'de yaşayan, müziğe de ilgi duyan bir amatör şairdir.

“Yaşayamadığım sevdalarım vardı nice
Adını koyup unutamadığım.
Hayali cihana bedel sevmelerim.”

Rıdvan Mutlu: Söğütlü doğumlu ve Gümüşhane Ticaret Meslek Lisesi muhasebe bölümü mezunu, beldeye olan sevgisini dile getiren amatör bir şairdir.

“Söğütlü’dür benim beldem.

İlaç’tır adı ezelden.

Komşu köyler memnun bizden.

Benim beldem Söğütlü’dür.”

Aşık Kul Yaşar (Arslan): Babasından devraldığı taş ve duvar ustalığının köklü disiplini ile kendi el becerisini birleştiren usta bir zanaatkâr olan Yaşar Arslan, aynı zamanda maharetli bir makine ustasıdır. Teknik alandaki bu güçlü birikimini ruhundaki sanat sevgisiyle harmanlayan Arslan, beldenin köklü ozanlık geleneğine gönül veren ilk yerel sanatçısı olarak hem elleriyle eserler üreten bir zanaatkâr hem de kalbiyle türküler çağıran öncü bir değer olmayı başarmıştır.

Söğütlü Beldesi geniş bir dere,

Allah güzelliği hep sana vere,

Dört bir etrafı dağlık ve mera,

Benim güzel, tatlı ve şirin beldem.

Fevzi Türkel: Söğütlü Beldesi'nin insanını, gurbet acılarını ve köye olan sarsılmaz bağlılığını halk edebiyatı geleneğiyle işleyen kıymetli halk ozanı ve amatör şairdir.

“Fevzi’yim ben adım adım.
Arabistan Moskova’yı dolandım.
Senden sadık yar bulamadım.
Küsmedim, küsmedim küser miyim ben?”

Söğütlü'nün Gönül İklimi

Anadolu’nun sapa ama yüreği en büyük köşelerinden biridir Gümüşhane’nin Kelkit ilçesine bağlı Söğütlü Beldesi. Dağları, buz gibi berrak suları, Koşuoluk'u ve Kuyu taşı ile adeta saklı bir cennettir. Bu toprakların çocukları ister gurbet ellerinde ister vatan savunmasının en ön saflarında olsunlar, köklerindeki o asîl ruhu hiç kaybetmemişlerdir. Şairlerin kaleminden süzülen mısralar, bu coğrafyanın kaderini, acılarını ve sevinçlerini gözler önüne serer.

Vatan denildiğinde akla gelen o sarsılmaz imanı, Yusuf Arslan'ın dizelerindeki şu güçlü ses haykırır:

"Vatan için verdim ben canımı

Öksüz bıraktım anam ile yarımı

Göğsümde sakladım Kur'an-ı Kerim'i

Şehitler ölmez, vatan bölünmez."

Bu toprakların dağlarında bazen bir komiserin şarapnel izleriyle yazdığı destansı bir direnç, bazen de Fevzi Türkel'in gurbet elde yüreğine dolan o derin hasret sızısı yankılanır:

"Köyden çıkarken siyahtı saçım

Sende kaldı anam, babam, emim, dayım

Gurbettir beni senden ayıran

Rüzgârdır beni gurbete savuran."

Gurbetin binbir türlü çilesine rağmen köküne ve toprağına küsmeyen Söğütlülüler, Suat Arslan'ın Bosna'dan tüm dünyaya duyurduğu insanlık feryadı gibi, mazlumun ve hakikatin yanında durmuştur. Fuat Arslan'ın maviliklere boyadığı sevdalar, Erdal Türkel'in kuruyan yaprakların ardından açmasını beklediği güller ve Rıdvan Mutlu'nun dizelerinde can bulan "Benim beldem Söğütlü'dür" nidası, bu coğrafyanın ortak manifestosudur. İster Kelkit çayının coşkun suları olsun, ister yaylaların yeşili; Söğütlü şairleri bu beldeyi şu ölümsüz duyguyla mühürlemiştir:

"Kışın nüfusun az olsa da sen çok büyüksün

Hünerin dillere destan Söğütlü'm."

Bir sonraki yazımda Söğütlü’nün gazi ve şehitlerine değinmeyi düşünüyorum. Esen kalın…

Kaynakça:

Muzaffer ARSLAN, Söğütlü Beldesi Tarihi ve Kültürü, S. 21-28, Erzurum-1997

Muzaffer ARSLAN

Şair-Yazar

Son Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız