Anahtar Parti Gümüşhane İl Başkanı Muhammet Kaya, yerel ekonominin can damarı olan esnaf ve sanatkârların son dönemde yapılan kredilendirme, vergi ve sigorta düzenlemeleri nedeniyle yaşadığı zorlukları değerlendirdi.
Kaya, sahada yaptıkları gözlemler neticesinde esnafın finansmana erişiminin her geçen gün daha da zorlaştığını belirterek, bu durumun sadece ekonomik değil, toplumsal istikrarı da tehdit eden stratejik bir sorun olduğuna dikkat çekti.
İl Başkanı Kaya, yerel ekonomileri ayakta tutan, istihdam yaratan ve sosyal dengeyi güçlendiren temel aktörlerden esnaf ve sanatkâr kesimi için, “Sahadaki tablo, esnaf ve sanatkârın finansmana erişimini her geçen gün daha da zorlaşmaktadır. Bu durum yalnızca ekonomik bir mesele değildir; tabana yayılan refahı ve toplumsal istikrarı doğrudan etkileyen stratejik bir sorundur” dedi.
Kasım 2025 itibarıyla Türkiye genelinde BağKur (4/B) siciline kayıtlı 2 milyon 273 bin 109 esnaf ve sanatkâr ile bu kişilere ait 2 milyon 553 bin 776 işletme bulunduğunu bildiren İl Başkanı Kaya, “Ekosistem büyük, yaygın ve hayatidir, ölçek büyüktür. Sistemin büyüklüğü, kapsayıcılığın garanti olduğu anlamına gelmiyor. Hatta kritik bir gösterge tam tersini işaret ediyor. Sistem içinde bakiyesi bulunan esnaf sayısı 2021’de 1.166.482 iken, 2025 itibarıyla 775.851’e gerilemiştir. Bu düşüş, küçük esnafın sistemin dışına itildiğini göstermektedir” diye konuştu.
Muhammet Kaya, 29 Kasım 2025 tarihli 10659 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile esnaf ve sanatkâra faiz destekli krediler için getirilen “vergi dairesine vadesi geçmiş borcu ve SGK prim borcu bulunmaması” şartını esnafı kayıt dışı borçlanmaya, tefeci piyasasına veya kapanmaya iten sonuçlar doğuracağı uyarısını yaptı ve 7 Ocak 2026 10812 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile düşük gelirli esnafın GSS prim borçlarından muaf tutulmasına ilişkin sürenin 31/12/2026 tarihine kadar uzatılması düzenlemesini de, GSS yükünün ötelenerek değil yeniden tasarlanarak çözülmesi gereğini vurgulayarak eleştirdi.
“Vergi, stopaj ve bürokrasi baskısı artıyor”
İl Başkanı Kaya, 1 Ocak 2026’dan itibaren geçerli olmak üzere belirli alanlarda faaliyet gösteren ve belirli yerleşim koşullarını sağlayan esnafa yönelik yapılan “basit usulden gerçek usule geçiş” düzenlemesinin (10380 sayılı karar) KDV, geçici vergi, stopaj, defter tutma ve beyan yükümlülükleriyle birlikte esnafı 10’dan fazla mali yükümlülükle karşı karşıya bırakacağını, bunun da muhasebe, defter tasdik ve uzman personel giderleri üzerinden işletme maliyetlerini yüzde 15–20 bandında yukarı çekeceğini, buna ek olarak; işyeri kiralarında geçerli yüzde 20’lik stopaj yükümlülüğünü esnafın nakit akışını daha baştan zedeleyen bir “ön vergi” mekanizmasına dönüştüğünü, serbest meslek ödemelerinde yüzde 20 oranında, muaf esnaftan alımlarda ise farklı oranlarda stopaj kesintilerinin de esnafın işletme sermayesini doğrudan baskıladığını belirtti.
1 Ekim 2025 itibarıyla devreye alınan KURGAN dijital denetim sistemi nedeniyle dijital dönüşümün çok uzağındaki esnafın yeterli bilgilendirme yapılmamasına bağlı olarak “hatalı belge düzenlemesi” halinde ağır cezalarla karşılaşma riskine de dikkat çeken Muhammet Kaya, bizzat sahadan tespit ettikleri bu sorunların da etkisiyle, esnaf kredilendirme sistemi içinde bakiyesi bulunan esnaf sayısının son 5 yıl içerisindeki dramatik düşüşünün bu gidişle daha da hızlanarak bir iki yıl içerisinde 300.000’lere düşme tehlikesini beraberinde getireceği uyarısında bulunarak, “Bunun daha açık anlamı, seçim dönemlerinde popülist politika uygulamalarını alışkanlık haline getiren AKP iktidarı, esnaf ve sanatkârımızı “öğrenilen çaresizliğe” düşürmektedir. Seçim popülizmine yönelme gibi bir alışkanlık, bu düzenlemeler özelinde oldukça kaygı vericidir. Bu uygulama ile kepenk kapama ve piyasadan çekilme ile karşı karşıya olan esnaf ve sanatkârlar kültürümüzde yaşatılan “denizde boğulma” korkusuna sürüklenmekte, “yılana sarılma” gibi bir tehlikeye maruz bırakılmaktadır. Anahtar Parti olarak esnaf ve sanatkârımızı zor duruma düşüren bu düzenlemelerin esnaf ve sanatkârımız lehine yeniden gözden geçirilmesini ümit ediyor, iktidarın esnafımızın çığlığına “kulak” vermesini öneriyoruz” dedi.
Esnaf ve sanatkara 23 yılda sağlanan toplam 740 milyar TL’lik kümülatif hacmin kıymetli olduğunu fakat başarının ölçüsünün yalnızca hacim olmadığını, esas ölçünün sistemin kapsayıcılığı ve adaleti olduğunu vurgulayan İl Başkanı Muhammet Kaya, “Çağrımız nettir: Vergi ve SGK borcu nedeniyle krediye erişimi toptan engelleyen yaklaşım derhal gözden geçirilmeli; esnafın boğazını sıkan bu kurallar bütünü, sürdürülebilir ve tahsilatı da güvenceye alan akılcı modellerle değiştirilmelidir. Esnafı güçlendirmek; ekonomik olduğu kadar sosyal istikrarın da teminatıdır” dedi.
İl Başkanı Kaya, Anahtar Parti’nin esnaf ve sanatkarlar için geliştirdiği çözüm önerilerini şu başlıklarla paylaştı:
Otomatik Borç Yapılandırmalı Kredi Modeli: “Borcu olana kredi yok” yerine, kredi başvurusu kamu borçları için otomatik yapılandırmayı tetiklemelidir. Kullandırılacak kredinin %10–15’i doğrudan vergi/SGK borcunun kapatılmasına yönlendirilerek esnaf “temiz başlangıç” yapabilmelidir.
Kamu Borcu Kapama Mikro Kredisi: Diğer şartları sağlayıp yalnızca kamu borcu nedeniyle reddedilen esnaf için, sadece vergi ve SGK borcunu kapatma amaçlı düşük faizli ve uzun vadeli özel ürün tasarlanmalıdır.
Gelire Endeksli Kademeli Prim Sistemi: Tek tip prim yerine, ciro/gelire dayalı kademeli prim basamakları getirilmelidir. Düşük gelirliye düşük prim; yüksek gelirliye mevcut seviyelerin korunmasıyla adalet ve sürdürülebilirlik sağlanmalıdır.
Esnek Prim Ödeme Takvimi: Mevsimsel gelir dalgalanması yaşayan meslekler için üç aylık/altı aylık toplu ödeme gibi esnek seçenekler sunulmalıdır.
Stopaj Reformu: İşyeri kiralarındaki %20 stopaj yükü indirilmeli veya kaldırılmalıdır.
Sektörel KDV Revizyonu: Girdi-çıktı KDV makası nedeniyle biriken finansman yükü giderilmelidir.
Banka Komisyon Regülasyonu: Kredi kartı komisyonlarına makul tavan getirilmelidir.
Dijital Uyum Eğitimi: İlk yıl “ceza” değil bir “rehberlik ve düzeltme” odaklı uyum süreci olarak tanımlanmalıdır.
Genç Girişimci Prim Teşviki: Kaldırılan BAĞ-KUR prim desteği yeniden devreye alınmalıdır.
Basit Usul Kira Sınırları: Piyasa rayiçlerine göre yeniden güncellenmelidir.