Gümüşhane Haberleri

Rektör Günaydın cevap verdi

data-auto-format="rspv" data-full-width>
Gümüşhane

Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. İhsan Günaydın, üniversiteye neden profesör kadrosu ilanına çıkılmamakta ısrar edildiğine dair yayımlanan habere cevap verdi.

Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof.Dr. İhsan Günaydın, üniversiteye neden profesör kadrosu ilanına çıkılmamakta ısrar edildiğine dair yayımlanan habere cevap verdi.

Günaydın, son günlerde Gümüşhane Üniversitesi ve yönetimine yönelik doğruyu yansıtmayan ve maksatlı bazı haberlerin yapıldığını öne sürerek, “Üniversitemizde rektörlük seçiminin yapılacağı 26 Temmuz 2016 tarihinden önce yeni dönemi kendi çıkarları doğrultusunda şekillendirmeyi amaçlayan menfaat gruplarının sergilemiş oldukları tavırlar ve yapmış oldukları yalan ve maksatlı haberler aynı kişiler ve aynı amaçlarla bu kez rektör atamasının yapılacağı bu günlerde çeşitli şekillerde tekrar gündeme taşınarak sonuç alınmaya çalışılmaktadır. Üniversitenin, ilin ve ülkenin menfaatiyle örtüşmeyen, tamamen kişisel hesaplarla ve haber görüntüsünde sunulan ve sistematik bir şekilde yapılan/yaptırılan bu haberlerin tamamen algı oluşturmaya dönük ve rektör atamasını etkileme amaçlı olduğu anlaşılmaktadır. Bu haberlerin maksatlı ve kişisel çıkarlar için yapılmış olduğu ve kişisel çıkarları için her yolu mubah sayan bu anlayışların üniversitenin ve ilin geleceğini ve refahını olumsuz etkilediği aşikardır” dedi.

Günaydın’ın açıklaması şu şekilde:

“Sağduyulu kamuoyunun şunları bilmesini önemsiyoruz. Gerek ertelenen ve daha sonra iptal edilen rektörlük seçimleri öncesi gerekse rektör atamasının yapılacağı bu günlerde  üniversite ve yönetimine yönelik olarak yazılanların tamamı yanlış bilgiye dayalı, maksatlı ve iftira niteliğindedir. Bu haberleri yapan ve yaptıranlar dikkate alındığında amacın ne olduğu açıkça anlaşılmaktadır.


Gazete ismiyle maksatlarını açıkça ortaya koyuyorlar


Daha önceki açıklamalarımızda ifade ettiğimiz gibi, etik ihlali dolayısıyla soruşturma geçiren bir öğretim üyesi dışında görevimiz boyunca hiçbir akademik personelin özlük haklarına engel olmadık. Üniversitemiz seçim sürecine girdiği için 31 Mart 2016 tarihinden bu güne kadar  öğretim üyesi (Yrd.Doç, Doç ve Prof) ilanları seçim sürecinde olan 17 üniversitede dondurulduğundan dolayı ilana çıkılamamıştır. Seçimin kaldırılıp atama usulüne geçilince iki hafta önce atamalar serbest bırakılmıştır. Bunun üzerine YÖK’ten Mart 2016’da kullanım izni alınmış ancak ilana çıkılmamış (ilanlar dondurulduğu için) bir doçent ve beş yardımcı doçent kadrosu izinli olduğundan hemen ilana çıkılmıştır. Üniversitelerde ilanlar Basın ve İlan Kurumuna gönderilir. İlanın hangi gazetede yayınlanacağına Basın ve İlan Kurumu karar verir ve o gazetede ilan edilir. Burada daha önceki haberlerde olduğu gibi bilinçli bir şekilde özellikle bir gazetenin ismi zikredilerek sözümona maksatlı bir algı oluşturma amaçlanmaktadır.


Yine Nisan 2016 tarihinde iki yardımcı doçent ve dört Doçent için YÖK’ten izin istenmişti. Bu taleplerimiz yinelenmiş ve izin için YÖK’te beklemektedir. Ayrıca geçen hafta tüm birimlerden kadro talepleri alınmış ve izin için YÖK’e yazılma aşamasına getirilmiştir. Bu taleplerimiz içinde üç profesör, üç doçent ve dokuz yardımcı doçent bulunmaktadır. Ayrıca 2017 yılında altı öğretim üyemizin profesörlük süresi dolmaktadır.


Üniversitemizdeki profesör sayısı aynı kesim ve aynı amaçlarla bilgisizliğe dayalı olarak maksatlı bir şekilde gündeme getirilerek ilin en önemi serveti olan üniversite, kişisel çıkar uğruna yıpratılmaya çalışılmaktadır. Bu konu maksatlı ve yanlı bir şekilde çeşitli mecralarda dillendirilerek ve ulusal basına taşınarak Üniversitemiz itibarsızlaştırılmaya çalışılmaktadır. Bir profesörün normal şartlarda en az 12 yılda yetiştiği dikkate alındığında sekiz yıllık yeni bir üniversitede profesör olmamasını eleştiri konusu yapanlar en hafifi ile iyi niyetli değillerdir. Zira, sekiz yıllık bir üniversitede profesör sayısını artırmanın iki yolu var. Birincisi kendi öğretim üyelerinin yetişmesi, ikincisi ise başka üniversitelerden transfer etme veya emekli olanları almakla olur. Başka üniversitelerden dekanlık için bile öğretim üyesi bulmak kolay değilken bazı istisnalar dışında kendi üniversitesinden ayrılıp yeni bir üniversiteye gelmek isteyen profesör yok denecek kadar azdır. Bunun bilincinde olarak Üniversitemizde kuruluşundan bugüne kadar sağlıklı bir yapılanma yoluna gidilmiş ve öğretim üyesi ihtiyacını karşılamak için yurt içi ve yurtdışına master ve doktora elemanları gönderilmiştir. Bunların üniversitemize dönüşleri başlamış ve gelecek yıllarda giderek artacaktır. Şu an itibariyle Üniversitemizde 40’a yakın doçent öğretim üyesi bulunmakta ve bunların bir kısmı bu yıl bir kısmı bir yıl diğerleri de iki-üç-dört en fazla beş yıl sonra profesör olacaktır. Bu yönüyle Üniversitemizde sağlıklı bir yapılaşma söz konusudur. Böylece Üniversitemiz genç, dinamik ve nitelikli bir akademik kadroya sahip olacaktır.


Rektörün rakip istemediği için profesör atamadığı iddiası sadece bir iftiradan ibarettir. Zira bugün olduğu gibi her Üniversiteden bir profesörün Gümüşhane rektörlüğüne aday olması mümkündür. Üniversitemizde 2008 yılında 26 rektör adayı vardı. 2012 yılındaki seçimde öğretim üyelerimizin %98’inin teveccühünü kazandık. Bu rektörlük seçimlerinde bir ilktir. Bunu profesör atamamakla izah etmek ahlaki bir tutum değildir. Bu yılki rektör aday sayısı biri Üniversitemizden olmak üzere 15’dir.


Üniversitemiz 2008 yılında dokuz Üniversite ile birlikte kurulmuştur. Bu dokuz Üniversite içinde öğretim üyesi ve öğrenci sayısı itibariyle birinci sıradayız. 2007 yılında kurulan 16 Üniversite içinde ise yine aynı kriterlere göre Üniversitemiz üçüncü sırada yer almaktadır. Ayrıca Üniversitemiz Yüksek Lisans ve Doktora programları açısından da 2007 ve 2008 yıllarında kurulan Üniversitelerden daha iyi durumdadır. Sekiz yılda ulaşılan bu başarının arkasında sadece kurumun ve kamunun menfaatlerini temel alan ve her türlü kişisel menfaati dışlayan bir anlayış ve inanç vardır.


Üniversitemizde hali hazırda on alanda yüksek lisans ve dört alanda doktora programı bulunmaktadır. Bir doktora programımız Türkiye’de tek olma özelliği taşımaktadır. Yüksek lisans ve doktoranın ne olduğunu anlamaktan yoksun kişilerin mevcut programlara sembolik demesi ise sağlıklı bir ruh halini yansıtmamaktadır. Bilgiden yoksun sırf kişisel çıkarlarla hareket edenler bu başarıyı zedeleyerek sonuç alma gibi acziyet içerisine girmektedir.


Üniversiteler üniversal kurumlardır, kişisel çıkar ve hesapların faaliyet alanı olamazlar. Üniversitemiz 625 akademik, 286 idari ve 250’ye varan güvenlik ve temizlik personeli ile 19.000 öğrencisi olan büyük bir ailedir. Bu ailenin her bir bireyi önemli ve değerlidir.
Böylesi bir kuruma 2008’de kurucu rektör olarak atandığım görevim, kısa bir süre içerisinde yeni rektörün atanmasıyla birlikte sona erecektir. Görev yaptığım bu süreçte destekleri nedeniyle başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’a şükranlarımı sunuyor; hükümetimize, YÖK başkanımıza, YÖK üyelerimize, bütün kamu kurum ve kuruluşlarımıza, sivil toplum kuruluşlarımıza, diğer bütün tüzel ve bireysel kişilere ve özellikle büyük fedakarlık göstererek üstün bir gayretle çalışan mesai arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.


Gelişen ve geliştiren üniversite anlayışıyla yola çıktığımız ve ilk günkü heyecan ve görev bilinciyle bugüne getirmiş olduğumuz Gümüşhane Üniversitesinin daha da gelişmesi ve geliştirmesi en büyük dileğimdir. Sekiz yılı aşan görev sürem boyunca ilin ve ülkenin geleceğini düşünerek bir şeyler yapmaya çalıştım. Yapmaya çalıştığım hizmetleri gelecek nesillerin daha iyi takdir edeceğine olan ümidimle bu hizmetleri tarihe emanet ediyor siz saygıdeğer kamuoyuna saygılarımı sunuyorum.”

Sıradaki Haber
Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.