Gümüşhane elmasında hasat zamanı

Kokusu, rengi, biçimi ve tadı birbirinden farklı 24 çeşit elmanın yetiştiği Gümüşhane'de elmalar dalından toplanmaya başladı.

Yüksek rakımı, temiz havası, kirlenmemiş toprağı ve sıradışı iklim yapısıyla topraklarında yetişen sebze ve meyvelerin ayrı bir aroma ve lezzeti olan Gümüşhane’de yaklaşan kış mevsimi öncesinde elmalar dalından toplanarak ahşap sandıklara dolduruluyor.

Hakkında onlarca yüksek lisans tezi hazırlanan, adına türküler yakılan Gümüşhane elmalarında hasat mevsiminin son günleri yaşanıyor. Ekim ayının son günlerinde “Göbek” elmasıyla son bulacak hasat çalışmaları yüksek rakımlarda daha önce tamamlanmıştı.

Bir zamanlar elma bayramı yapılan, Elma Satış Kooperatifi kurulan Gümüşhane’de İstanbul’a gönderilen elmalar İstiklal caddesinde “Gümüşhane elması” adıyla satılıyordu.

Merkeze bağlı Boyluca köyünde eşiyle birlikte yıllar önce Almanya’dan gönderdiği paralarla diktirdiği elma ağaçlarının hasadını gerçekleştiren 80 yaşındaki Hacı Günday, merdiven yardımıyla çıktığı ağaçlarda topladığı elmaları sepetlere dolduruyor.

Eşi Aliye Günday ise sepetteki elmaları içerisine gazete kağıdı serilen ve kış boyunca “Elma damı” denilen soğuk bir alanda saklayacakları yere konulmak için yapılan ahşap sandıklara elmaların ezilmemesi için nasırlı elleriyle naif bir şekilde diziyor.

Gümüşhane elmasının oldukça meşhur bir elma olduğunu, mevsimlerin değişmesi ve çevresel faktörler nedeniyle son yıllarda verimlerinde düşüş olduğunu kaydeden Hacı Günday, köyündeki bahçelerde bulunan elma ağaçlarını Almanya’da gurbetçi olarak çalıştığı dönemde para göndererek diktirdiğini söyledi.

Her yıl bu mevsimlerde topladıkları elmaları topladıktan sonra komşularına verdiğini, sattığını ifade eden Günday, “Göbek elması, Misket, Gelin elması, Susuz elması burada meşhurdun elmalarımızdı. Eskiden Gümüşhane elmasını kendimiz yetiştiriyorduk. Kendi çekirdeğimizden dikiyorduk” dedi.

Eskiden araç yolu olmadığı zamanlarda at kervanlarıyla elmaların sandıklara doldurularak Trabzon limanına oradan da gemilerle İstanbul’a gönderildiğini hatırlatan Günday, “Elma diğer meyveler gibi değil. Ekim’de topladığın elmayı nisan, mayıs ayına kadara saklayıp tüketebilirsin. Eskiden meyve damları vardı. Elmalar sandıklara doldurulur ve bodrumlardaki meyve damlarına konulurdu” diye konuştu.

Elma meyvesinin Gümüşhane’de eylül ayından sonra güneşin etkisiyle kızardığını ve ekim ayında da hasadının yapıldığını ifade eden Günday, “Eylül ayından sonraki güneş elmaya renk verir, tadını verir. Ayrıca elmaya kırağı vuracak. Kırağı vurduğu zaman elma daha güzel tatlılaşır. Eskiden elma takas yapılıyordu buğdayla. Bir kot buğday bir kot elma ederdi” şeklinde konuştu.

Eşinin topladığı elmaları itinayla sandıklara yerleştiren Aliye Günday ise “Biz doğduk büyüdük köydeyiz. Meyvemiz, tarlalarımız vardı. Babam bizi bunlarla baktı. 64 yıldır evliyim. Geldim geleli tarlaları biçer, elmaları toplar satarız, akrabalarımıza dağıtırız” dedi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER