Gümüşhane’nin yeraltı sarayında sezon başladı  

Dünyaca ünlü Karaca Mağarası ziyaretçi kabul etmeye başladı.

Gümüşhane’nin Torul ilçesi sınırlarında bulunan ve “Gümüşhane’nin yer altı sarayı” olarak nitelendirilen dünyaca ünlü damlataşı Karaca Mağarasında turizm sezonu koronavirüs tedbirleriyle başladı.  

İlçeye bağlı Cebeli köyünün aynı isimli mahallesinin sınırlarında yer alan ve sarkıt, dikit, damlataşı şekillerinin en yoğun, en güzel ve en görkemli örneklerine sahip olan Karaca Mağarası “Yer altındaki gizemli dünya” olarak da nitelendiriliyor.

Gümüşhane-Trabzon karayoluna 4 kilometre mesafede, denizden bin 550 metre yükseklikte, ortalama tavan yüksekliği 18 metre ve toplam iç alanı yaklaşık bin 500 metrekare olan mağaraya gelen yerli ve yabancı ziyaretçileri tavandan aşağıya doğru ve tem tersi istikametteki devasa sütunlar ve diğer oluşumları hayranlık ve şaşkınlıkla karşılıyor.

Gümüşhane İl Özel İdaresi’nin şirketi tarafından işletilen mağarada geçtiğimiz Kasım ayı sonunda kapatıldıktan sonra yeni sezon öncesinde elektrik, yürüyüş yolları ve diğer bakımların tamamlanmasının ardından Sağlık Bakanlığının yeni tip koronavirüs hastalığı (Covid-19) salgınına karşı belirlediği kurallarla ilgili hazırlıklar tamamlanarak ziyaretçi kabulüne başlandı.

Tedbirler kapsamında mağara girişine uyarıcı levhalar konularak dezenfektanlar yerleştirilirken mağaraya maskesiz girişe müsaade edilmiyor ve aynı anda mağaraya 20 kişi kabul ediliyor.

Yaklaşık 150 milyon yıllık dolomitik kireç taşlarının zengin yeraltı suları tarafından aşındırılmasıyla oluşan ve pasif karakterli bir mağara olan Karaca Mağarasındaki sarkıt ve dikitlerin 15 milyon yıl yaşında olduğu tahmin edilirken, yatay yönde gelişim gösteren 6 ayrı salonun birleşmesinden bir araya gelen mağaranın ılık ve nemli havasının astım hastalarına da iyi geldiği rivayet ediliyor.

Bugüne kadar 1 milyonu aşkın kişinin ziyaret ettiği mağarada ziyaret süresi bu yıl 15 dakikayla sınırlandırılırken, balayı gezisi için Bartın’dan geldiği Gümüşhane’de Karaca Mağarasını ziyaret eden Zeki ve Seda Ölçek çifti, mağaranın içerisine girdikleri anda gördükleri manzara karşısında adeta büyülendiklerini söyledi.

“Sarkıt ve dikitleri görünce tüylerimiz diken diken oldu”

Doğu Karadeniz turu kapsamında Gümüşhane’ye geldiklerini kaydeden Ölçek çifti, “Bartın’dan geliyoruz. Burası oldukça etkili bir yer. Görünce stresimizi aldı gitti ve çok ferahladık. Sarkıt ve dikitleri görünce tüylerimiz diken diken oldu. Buralar çok güzel, herkesin gelmesini tavsiye ediyorum. Buraya geldiğimiz için çok şanslıyız” dedi.

Mağaranın içerisinde sarkıt, dikit, sütun, org desenli duvarlar, bayrak şekilleri, perde damlataşları, mağara çiçekleri, mağara incileri, fil kulakları, traverten havuzları, traverten basamakları ve mağara gülleri yer aldığını kaydeden turizm rehberi Hasan Avcı ise 1 Nisan tarihi itibariyle Karaca Mağarasının açıldığını ve ziyaretçileri beklediklerini belirterek, “Tedbir olarak içeriye kesinlikle maskesiz almıyoruz, girişte mutlaka dezenfektan kullandırıyoruz ve içeriye aldığımız ziyaretçinin hemen ardından ziyaretçi almıyor ve mesafeyi koruyoruz. İçeriye giren ziyaretçi sayımız da aynı anda en fazla 20 oluyor” dedi.

“Canlı bir mağara ve oluşumlar devam ediyor”

Mağaranın ana kayasının 150 milyon yıl yaşında sahip olduğunu ifade eden yetkililer “Gördüğünüz oluşumlar tamamen yağmur ve kar sularının kayaları eritip çökeltmesi ile oluşan kalsiyum karbonat oluşumlarıdır. Canlı bir mağaradır ve oluşum halen devam etmektedir. Buradaki sarkıt ve dikitler 12 yılda sadece 1 santimetre uzamakta. Burayı Gümüşhane’nin yer altı sarayı, yer altının gizemli dünyası ve su damlalarının sanatı diye nitelendiriyoruz. Bin 500 metrekare alana sahip Karaca Mağarasını yılda ortalama 120 bin kişi ziyaret ediyor. Bu sayı yıldan yıla artıyor. Geçtiğimiz yıl pandemi nedeniyle düşmüştü ama bu yıl geçen yıldan daha hareketli bir sezon bekliyoruz” şeklinde konuştu.

KARACA MAĞARASI

Gümüşhane’nin Torul İlçesine bağlı Cebeli Köyü sınırları içerisinde bulunan Karaca Mağarası şehir merkezine 17 kilometre mesafede, denizden bin 550 metre yüksekliktedir. Gümüşhane-Trabzon karayolunun 12. kilometresinden kuzeye ayrılan 4 kilometrelik yolu takiben mağaraya ulaşılır. Mağaranın bulunduğu yerde kır kahvesi, dinlenme tesisleri gibi ziyaretçilerin çeşitli ihtiyaçlarını karşılayacakları öncül tesisler mevcuttur. Damlataşı oluşumları bakından oldukça zengin olan Karaca Mağarasında, damlataşları çok çeşitli renk ve şekiller arz eder. Mağara içerisindeki sarkıtlar, dikitler, sütunlar, org desenli duvarlar, bayrak şekilleri ve perde damlataşları, mağara çiçekleri, mağara incileri, fil kulakları, traverten havuzları, traverten basamakları, mağara gülleri yer almaktadır. Mağara yatay yönde gelişme göstermiş, elipse benzeyen dört ayrı salonun birbirine birleşmesinden meydana gelmiştir. Bu salonlardan ikisi çatlak sistemlerinden sızan suların oluşturulduğu duvar damlataşları ile ikiye bölünmüş ve salon sayısı altıya çıkmıştır. Mağaranın girişi bir insan boyu yükseklikte başlayıp içeriye doğru gidildikçe bir huni şekilde genişlemektedir. Giriş noktasından en uç noktaya 150 metre uzunlukta, ortalama tavan yüksekliği 18 metre olan mağaranın toplam iç alanı yaklaşık bin 500 metrekaredir. Karaca Mağarasının içerisinde belirgin bir hava hareketi söz konusu değildir. Bu sebeple mağara havasının nem oranı ağız kısmından içeriye doğru gidildikçe nispi bir artış gösterir. Yapılan ölçümlerde bu artış oranı ağız kısmında yüzde 65’ten yüzde 75'e çıkmaktadır. Mağara havası yaz mevsiminde dışarıya göre daha serin, kışın biraz daha sıcaktır. Bu özellikleri ile mağara, küçük bir mikroklima alanı olarak düşünülmektedir.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER