TRT Akademi Dergisi GİF'te

Gümüşhane Üniversitesi İletişim Fakültesi ve TRT Akademi Dergisi işbirliği ile ‘Eğlence Endüstrisi’ adlı söyleşi programı düzenlendi.

TRT Akademi Dergisi GİF'te
Gümüşhane Üniversitesi İletişim Fakültesi ve TRT Akademi Dergisi işbirliği ile ‘Eğlence Endüstrisi’ adlı söyleşi programı düzenlendi.

İletişim Fakültesi Konferans Salonu'nda gerçekleştirilen konferansa İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Celalettin Vatandaş, TRT Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Cengiz Ceylan, Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serdar Öztürk, TRT Prodüktörü Ali Bozkurt, Gümüşhane Üniversitesi Öğretim Üyeleri ve Öğrenciler katıldı.

Konferansın açılış konuşmasını yapan İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Vatandaş, bu türlü programların önemine değinerek Gümüşhane Üniversitesi ve TRT Akademi işbirliğinin devam edeceğini söyledi.

Prof. Dr. Vatandaş'ın ardından konuşan TRT Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Cengiz Ceylan, konferansın akademik dünya ile medya sektörünün bir araya getirilmesi bakımından öneminin altını çizerek, “52 yıllık tecrübe ve birikimimizle uluslararası hedefleri olan akademik bir dergi olan TRT Akademi Dergisi'ni, Ocak 2016'dan itibaren yayın hayatına katmış olduk. TRT Akademi ile amacımız, medya kuruluşları ile akademik dünya arasında köprü kurmak, yeni bir imkan oluşturmak. TRT'nin köklü yayıncılık anlayışı ve birikimini yeni nesil medya anlayışıyla buluşturmak istiyoruz. TRT Akademi ulusal ve uluslararası platformda faaliyet gösteren medya mensuplarına, ihtiyaç duydukları nitelikli eğitimleri veriyor ve böylece akademik faaliyetlerin bir parçası oluyoruz. Amacımız üniversiteler ile yayıncılık sektörü arasında yeni işbirliği imkanları oluşturmak ve akademik dünyanın bilgi ve deneyimlerinden faydalanarak, teorik ile pratiğin seviyeli bir harmonisini oluşturmaktır. Bu düşüncenin bir ürünü olarak, ilkini 31 Mart 2016 tarihinde Kocaeli Üniversitesi İletişim Fakültesi ile başlattığımız TRT Akademi Söyleşilerini, 26 Nisan 2016'da Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesinde devam ettirdik. Bugün de Gümüşhane Üniversitesi İletişim Fakültesi'ndeyiz ve sizlerle beraberiz. Başta İletişim Fakülteleri olmak üzere, sosyal bilimler alanında akademik dünya ile buluşmayı bu vesile ile Türkiye'de yayıncılığı hep birlikte geliştirmek istiyoruz” dedi.

"SÖYLEŞİLERİ AYLIK PERİYOTLARLA FARKLI ÜNİVERSİTELERDE DEVAM ETTİRECEĞİZ"

Dr. Ceylan, “Tartışılan her meselenin bizim hem zihinsel, hem kurumsal yayın politikamızda olumlu etkileri olacağını düşünüyorum. Bu söyleşileri aylık periyotlarla farklı üniversitelerde devam ettireceğiz. Bu sayede toplumda ve akademik camiada TRT'nin olumlu algısını daha da pekiştirmeyi amaçlıyoruz. Ayrıca akademik camiayı da, TRT ile işbirliği kanallarını açmak için alana çekmiş oluyoruz. Bunu TRT için yaptığımız personel alımlarında iletişim fakültelerine gösterdiğimiz pozitif ayrımcılık ile göstermiş olduk. Yeni alınacak personelin yüzde 80'inini iletişim fakültelerinden alma şartı getirdik. Celalettin Vatandaş'ın da hakem kurulunda bulunduğu TRT Akademi Dergisi Yayın Kurulu, Temmuz 2016'da çıkacak derginin ikinci sayısına tema olarak dijital medyayı, Ocak 2017'deki üçüncü sayı için de olağanüstü dönemlerde yayıncılık başlığını seçti. TRT Akademi yayıncılık dünyasının konuştuğu evrensel konuları işleyerek, güncel sorunlara akademik bir bakış açısı sunmak ile birlikte, konuşulması gerektiğine inandığı konu başlıklarını gündeme taşıyarak, medya profesyonellerini ve akademik dünyayı bu alanda teşvik etmeyi hedeflemektedir. Bu toplantıların medya sektörü ve akademik camiayı birbirine daha da yakınlaştırmasını, vesile olmasını dilerim” diyerek sözlerine son verdi.

"BELİRSİZLİĞİN KENDİSİ BAZEN EĞLENCEDİR"

Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Serdar Öztürk ise eğlence kavramının belli kalıplar içerisinde düşünülmemesi gerektiğini ve çok çeşitli biçimleri olduğunu belirterek, “Belirsizliğin kendisi bazen eğlencedir. Öngörülemezliğin kendisi eğlencedir." dedi. Öztürk, eğlencenin insanın en varoluşsal ihtiyaçlarından birisi olduğunu ve kendimizi gerçekleştirmenin en önemli kanallarından birisi olduğunu söyleyerek, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Mevcut olan ampirik dünyadan aşmak, aşkınsal bir dünyaya yolculuk yapmanın yollarından birisi, eğlence. Biz burada eğlencenin kendisini kritik etmiyoruz. Peki o zaman biz neyi tartışıyoruz? Niye insanlar eğlence deyince biraz hafif meşrep, biraz küçümser bir tavır içerisinde oluyor? Kritik edilmesi gereken bir nokta var; eğlencenin standartlaştırılması, eğlencenin mekanik hale getirilmesi eğlencenin fastfoodlaştırılması. Bunun üzerinde konuşmamız gerekiyor.'' En güzel filmin sıkıcı filmler olduğunu belirten Prof. Dr. Öztürk: "Çünkü sıkıcı film insanı geçici haz içerisinde bırakmaz. Sıkıcı film aslında bizi daha sonra düşündürmeye başlar. Ama siz klasik Hollywood filmini izlediğinizde ne izleyeceğinizi bilirsiniz. Baştan itibaren ne olacağını tahmin edebilirsiniz, kalıplar bellidir. Geçici haz içerisinde filmi tüketiriz. Sinema salonundan çıktıktan sonra imgeler bizi kovalar mı? Yoksa biz o imgeleri unutur muyuz? Dolayısıyla sıkıcı dediğimiz filmler bizi geceleri boğmaya başlar, kalıcı etkiye sahiptirler” dedi.

"ZORU BAŞARMAK, ÖZEL FİKİRLER ORTAYA ÇIKARTMANIZ LAZIM"

Prof. Dr. Öztürk'ün konuşmasının ardından TRT Prodüktörü Ali Bozkurt, konuşmasını gerçekleştirdi. TRT’de 30 yıllık geçmişi bulunan Bozkurt, TRT'de müzik ve eğlence yayıncılığı konu başlığı altında önemli bilgiler aktardı. Toplumun eğlence aracının uzun yıllar boyunca radyolar olduğunu hatırlatan Bozkurt, “Eskiden radyo haberlerinin arasına kısa müzik yayınları konarak insanların eğlence ihtiyacı karşılanmaya başladı. Çok eğlenceli değil ama kolay üretilebilir olması nedeniyle tercih ediliyordu” diye konuştu. Bozkurt TRT'nin kurularak günümüz yapısının temellerinin atıldığını, 1968 yılında Televizyonun hayatımıza girerek toplum tarafından da çokça benimsenmesi sonucu, radyonun etkisini de giderek kaybettiğini belirtti.

Bir kamu kuruluşu olarak TRT'nin geçmişten bugüne belli prensipleri olduğunu dile getiren Bozkurt, “Türkçeye sahip çıkmak müzikleri doğru yorumlamak gibi prensiplerimiz var. Biz bunları doğru yaparsak adına eğlence endüstrisi dediğimiz o çok büyük sektöre, ancak bu şekilde kılavuz ve önder olma, onlara doğruyu gösterme yolunda bir şeyler yapmış oluruz” dedi. Bir günde çıkan fikirden çok, belli bir süreç içinde oluşturulan fikirlerin daha tutarlı olduğunu ifade eden Bozkurt, “Şimdi zor olan bir miktar daha değerlidir. Bugün gidip yarın gelenin fikri çok değerli olmuyor. Tabi ki çok yetenekli insanlar da vardır, ama bunlar istisna. Ben Ali Bozkurt olarak bir iki günde ortaya proje koyabilen biri değilim. Yönetim tarafından fikrinizin kabul görmesini istiyorsanız, zoru başarmak, özel fikirler ortaya çıkartmanız lazım” şeklinde konuştu.

Konferans, konuşmacıların öğrencilerin sorularını cevaplamaları ile sona erdi.
Güncelleme Tarihi: 20 Mayıs 2016, 10:23
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER