Uyuz vakalarında korkutan artış

Gümüşhane Devlet Hastanesi Deri ve Zührevi Hastalıklar (Cildiye) Uzmanı Uzm. Dr. Beyza Nur Deveci, Covid-19 pandemisinden sonra Türkiye’de uyuz vakalarında çok ciddi bir artış gözlemlediklerini ve bunun yanında da son zamanlarda kullanılan klasik tedavilere dirençli vakalarla da sık karşılaştıklarını söyledi.

Uyuz vakalarında korkutan artış

Yaptığı açıklamada uyuzun Sarkoptes Skabiei adı verilen parazitin neden olduğu çok kaşıntılı ve bulaşıcı bir deri hastalığı olduğunu kaydeden Deveci, “Uyuz paraziti kişiden kişiye 15-20 dakika cilt veya eşya temasıyla bulaşır. Toplu yaşanan yurt, okul, kışla ve bakımevi gibi yerlerde bulaş riski yüksektir. Özellikle evde vakit geçirmenin arttığı kış aylarında vaka sayısı artmaktadır. Covid-19 pandemisinden sonra ülkemizde uyuz vakalarında çok ciddi artış gözlemledik. Bunun yanında son zamanlarda kullandığımız klasik tedavilere dirençli vakalarla da sık karşılaşmaktayız” dedi.

Uyuz hastalığının belirtilerini de açıklayan Deveci, “Uyuz hastalığında belirtiler bulaştan 2-4 hafta sonra başlar. En önemli belirti gece kaşıntısıdır. Kaşıntı parmak araları, parmakların yan yüzleri, bileklerin ve dirseklerin iç bölgeleri, koltuk altı, meme ucu ve genital bölgelerde sık görülür. Hastalığın en belirgin lezyonu parazitin içinde yaşadığı, dalgalı veya kırık çizgi şeklinde görülen tünel olarak adlandırılan döküntülerdir. Bebek ve küçük çocuklarda erişkinlerde sık tutulmayan yüz, saçlı deri, avuç içi, ayak tabanı gibi bölgelerde lezyonlar görülebilir” diye konuştu.

Uyuzun birkaç etkili tedavi yöntemi olduğunu ve en sık yöntemin kükürt içeren çeşitli karışım kremler olduğunu dile getiren Deveci, “Verdiğimiz ilacı hastanın banyo sonrası yüz hariç boyundan itibaren tüm vücuda sürmesini ve genellikle 3 gün vücutta bekletmesini istiyoruz. Hastalar tedavi sırasında elini yıkarsa kremi tekrar yenilemesi gerekir. Süre bitiminde hasta tekrar banyo yapmalı, tüm kıyafet, çarşaf ve havlular 60 derecede yıkanmalı ve 60 derecede yıkanamayacak olan mont, ayakkabı, çanta gibi eşyalar ağzı kapalı poşette bir hafta bekletilmelidir. Ev ve eşyalar da temizlenmelidir. Bazı hastalarda tedavi tekrarı gerekebilir. Uyuz tanısı alan kişilerin yakın temaslı olduğu aile bireylerinin de şikayetleri olsun ya da olmasın tedavi olmaları gereklidir. Aile tedavisini uygulamayanların tedaviden sonra hastalığın tekrarladığını görmekteyiz. Bir diğer problem ise klasik tedavilere dirençli uyuz vakalarının artmasıdır. Bu durumda tedavinin doğru uygulanıp uygulanmadığını sorguluyoruz. Gerekirse tedavi tekrarı ve değişimi yapıyoruz. Ayrıca ağızdan alınan uyuz ilacı da mevcut fakat ülkemizde yeni piyasaya çıkacak. Bu ilacın kullanımıyla ilerde dirençli vakaların azalacağını umut ediyoruz” ifadelerini kullandı.

Dr.Deveci, uyuz hastalığından korunmak için uyuzun yakın temas ve eşya paylaşımıyla bulaşabileceği göz önünde bulundurularak özellikle kıyafet, havlu ve çarşafların ortak kullanılmaması gerektiğini ayrıca hastane, okul gibi toplu ortamlarda çalışanların günlük kıyafet değiştirmesini önererek uyuz tanısı alan kişilerle temaslı olanların vakit kaybetmeden tedaviyi uygulamalarının da hastalığın yayılmasını önlemek için önemli olduğuna vurgu yaptı.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER