İlim Yayma Cemiyeti Gümüşhane Şubesi tarafından geleneksel hale getirilen Şehit Sohbetleri programının bu haftaki konusu "Doğa ve tarihin izinde Gümüşhane'de turizm" olurken konukları ise akademisyen ve tarihçi Dr. Yücel Dursun ve rota rehberi, turizmci İmdat Yılmaz oldu.
Gümüşhane Belediyesi Nihal Atsız Kültürevinde gerçekleştirilen programın moderatörlüğünü akademisyen Bülent Bal gerçekleştirdi.
Bülent Bal, turizmin küçük şehirler için "sütün içindeki yağ" gibi olduğunu ifade ederek, bu sektörün uzun vadede şehrin her dokusuna nüfuz edecek bir kalkınma modeli olduğunu vurguladı.
Kutadgu Bilig’den Günümüze Turizm ve İletişim Krizi
Turizmi sadece bir otel açmak ya da yol yapmak olarak görmenin büyük bir hata olduğunu belirten Bal, Kutadgu Bilig’den (Mutluluk Veren Bilgi) örnekler vererek ticaret ve turizmin temelinin misafirperverlik ve güvenlik olduğunu hatırlattı.
Gümüşhane’nin binlerce yıllık tarihsel derinliği ve keşfedilmeyi bekleyen doğa rotalarının analiz edildiği programda Dr. Yücel Dursun ve bölgeyi 45 yıldır adımlayan İmdat Yılmaz, Gümüşhane’nin sadece bir geçiş noktası değil, başlı başına bir dünya mirası olduğunu kanıtlayan veriler sundu
İl Kültür ve Turizm Müdürü Nihal Sürmeli ve kentteki dağcılık kulübü temsilcilerinin de katıldığı etkinlikte ilk sözü alan Dr. Yücel Dursun, Gümüşhane’nin tarihinin sanılanın aksine çok daha derin ve stratejik olduğunu vurguladı.
Milattan Sonra 820 yılında kurulan ve Trabzon merkezli olan "Haldia" temasının doğrudan Gümüşhane ve Bayburt’a referans verdiğini belirten Dursun, bölgenin Osmanlı İmparatorluğu için hayati önemine dikkat çekti.
Yavuz Sultan Selim döneminden itibaren Süleymaniye ve çevresindeki madenlerin devletin can damarı olduğunu ifade eden Dursun, şunları söyledi: "Gümüşhane’den çıkarılan bakır doğrudan İstanbul’daki Tophane-i Amire’ye gönderilerek top ve silah yapımında kullanılıyordu. Gümüş ise Darphane-i Amire’ye sevk edilerek sikke basımında, yani devletin parasal gücünde merkez rol oynuyordu. Gümüşhane, Osmanlı’nın askeri ve mali altyapısının ana sütunudur."
Dr. Dursun, Gümüşhane’nin merkeze bağlı Dumanlı köyü sınırlarında bulunan Santa Harabeleri hakkında bilinen kronolojik hataları da belgelerle düzeltti.
Santa ve Krom: Gerçekler ve Efsaneler
Santa Harabeleri’nin tarihsel kökenine de değinen Dr. Dursun, Santa’nın sadece 17. yüzyılda kurulan bir maden kasabası olmadığını, 1554 yılına ait kayıtlarda bölgenin bir "Derbentçi Köyü" (Geçit koruma noktası) olarak tescillendiğini açıkladı.
"Kayıp Santa" olarak nitelendirilen İftelon ve Goballı gibi mahallelerin pür natürel dokusunun korunması gerektiğini belirten Dursun, Krom (Kurum) Vadisi’ndeki Tzan (Çan) halkının ve Bizans İmparatoru Jüstinyen’in bölgedeki askeri tahkimatlarının turizm rotalarına dahil edilmesi gerektiğini söyledi.
"Kayıp Santa" olarak adlandırılan ve 500 yıllık pür natürel dokusunu koruyan yerleşim alanlarının acilen koruma altına alınması gerektiğini belirten Dursun, bölgenin turizm için eşsiz bir laboratuvar olduğunu ifade etti.
"Dünyayı Ayağa Kaldıracak 300 Kilometrelik Rota"
Panelin ikinci bölümünde söz alan ve bölgeyi 45 yıldır adımlayan Rota Rehberi İmdat Yılmaz, Gümüşhane’nin sahip olduğu patika ağının dünyada eşine az rastlanır nitelikte olduğunu söyledi.
“Zenginliğin İçinde Fakirlik Yaşıyoruz"
TÜBİTAK projesiyle tescillenen "Anabasis" (Onbinlerin Dönüşü) rotasının Gümüşhane sınırları içinde netleştiğini hatırlatan Yılmaz, “Gümüşhane’de sadece Santa’da 300 kilometreyi bulan muazzam bir patika ağı var. Kofrakolya, Hanzarya ve Deveboynu gibi noktalar, doğru bir planlamayla dünyayı ayağa kaldıracak rotalardır. Ancak acı bir gerçek var; Sarıçiçek’te bir çay içecek, İmera’da yemek yiyecek altyapımız yok. Gümüşhane zenginliğin içinde fakirlik yaşıyor. Birilerinin artık bu fişi prize takması gerekiyor” dedi.
Defineci Tahribatı ve Koruma Çağrısı
Panelde, Krom (Kurum) Vadisi’ndeki Gavalak Kilisesi gibi noktaların defineciler tarafından tahrip edildiği ve insan kemiklerinin etrafa saçıldığı gerçeği de paylaşıldı.
Uzmanlar, bu acı tablonun Gümüşhane turizmine büyük zarar verdiğini belirterek, tarihi mekanların korunması ve profesyonel rehberlik sisteminin kurulması çağrısında bulundu.
Sonuç: Gümüşhane İçin Turizm Manifestosu
Programın sonunda Gümüşhane’nin "Grand Randonnée" (Geniş Kapsamlı Yürüyüş Rotaları) standartlarında işaretlenmiş yollar, butik konaklama alanları ve profesyonel rehberlik sistemine geçmesi gerektiği, gerekli adımlar atılırsa Gümüşhane’nin sadece Karadeniz’in değil, dünyanın en önemli tarih ve doğa sporları merkezi olmaya aday olduğu vurgulandı.