Gümüşhane
Açık
-1°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,0574 %0.04
51,3559 %0.09
7.350,84 % 1,03
YOL GÜVENLİĞİNİN NERESİNDEYİZ?

YOL GÜVENLİĞİNİN NERESİNDEYİZ?

YAYINLAMA:

Yaşadığımız coğrafya’nın kırık arazi katmanlarından oluşan jeolojik yapısı nedeniyle yerleşim yerleri arası ulaşım ağlarının, yağışlı havalarda ve don olayından sonra ki çözülmeler sonucu yamaçlardan kayan büyük-küçük kayaların istilasına maruz kaldığı bilinen gerçeklerdendir. Zaman zaman bu olayların olduğunu ve kara yolları ekiplerinin aldığı önlemlerle yolların ulaşıma açıldığını duyarız. Ama bu sefer öyle olmadı. .

Geçtiğimiz günlerde kürtün ilçemize giderken Torul-Budak (ŞİVE) köyü civarında 8 kg. ağırlığında bir taşın yuvarlanarak minibüs sürücüsünün camından içeri girdiğini ve biri ağır 4 kişinin yaralandığı haberi yerel basının manşetinin konusu olmuştu. Haberi okuyanlar duyanlar.” İllada olumsuz bir olay olmalımı ki gereken önlem alınsın” demeden de geçemediler. Torul-Tirebolu, Torul-Maçka istikametinde seyreden sürücülere korkulu anlar yaşatan bu duruma son vermek, uzmanlara göre,” teknik bir yapılanmayı gerektirir” şeklinde ifade edilmektedir. Nitekim Haziran 2012 yılında yürürlüğe giren “trafik eylem planı”nın ana başlıklarından bir tanesi de, “daha güvenli yollar” başlığını taşımaktadır. 

Karadeniz yol şeridini paralel olarak takip eden dağ silsilelerini aşarak doğu ve güney doğu Karadeniz yerleşim alanlarına ulaşan karayolu ağı, yaklaşık 480-500 km.dir. Söz konusu güzergahta yer yer devam eden ve eğim açısı normalin çok üstünde olan dik yamaçlardan oluşan şevlerin jeolojik yapısı incelenerek buna ilişkin raporlara dayalı olarak şevlerin eğim açısının normale çekilmesi, kopacak kütlelerin örtü sistemiyle kontrol altına alınması böylece yolun fiziksel yapısı korunarak iyileştirme cihetine gidilmesi, daha gelişmiş yöntemlerle önlem alınması düşünülmelidir.

Bu güzergâhlarda Fiziki bakımdan daha güvenli bir yol istiyorsak ki istiyoruz. O zaman “Zigana Tüneli”nin önemi bir kez daha öne çıkıyor ki bir an önce bitirilmesi gerekiyor. Söylentilere bakılırsa tünel çalışmaları ağır aksak ilerliyor.  Bu duruma göre işin bitiş tarihi olarak verilen: 29 Ekim 2019 tarihi rafamı kalkacak. Kimilerine göre “ kalkmayacak” deniyor. Çünkü yakın bir süre önce Sayın Cumhurbaşkanı’nın Trabzon ‘da yaptığı konuşmasının bir bölümünde Zigana Tüneli gerçeğine vurgu yaparak.  “Tünel, verilen zaman süreci içerisinde açılacaktır, Geciktirilmesi söz konusu olamaz” şeklinde idi.

Yol deyip geçmeyelim. Yollar hasretle birbirlerini bekleyenleri kavuşturduğu gibi, hüzün veren acıyla da ayırabilmektedir. Bu ayrılışlara neden olan kazalarda sürücü kusurları 1. sırada, yayalar 2.sırada, yol 3. sırada yer almaktadır.    

Yol güvenliğinin neresindeyiz diye sorarsanız?  Üzülerek ifade edeyim ki Dünya sağlık örgütünün verilerine göre 180 ülke içinden seçilen 22 devlet arasında  ki trafik kazaları sıralamasında, Yunanistan, Yeni Zelanda’dan sonra 3.sırada Türkiye, Belçika, Almanya, ABD ise son sıralarda yer almaktadır. 

Netice itibarıyla, yol ve trafik güvenliği insan, taşıt ve yolun sağlıklı etkileşimine bağlı çok yönlü bir konudur. Unutmayalım:

Yolların kıralı değil “KURALI” vardır…    
 

Son Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız