Aynalar ve İnsanlar
Yaklaşık 60 yıl önce, gazetemiz “Demokrat Gümüşhane”, şehrimizde halkın gözü ve kulağı olarak tek başına önemli bir görev üstleniyordu.
Gazetede “Ayna” başlıklı bir sütun vardı. Bir öğretmen arkadaş hem yazı hem de beş mısralık şiirler kaleme alırdı.
Bir gün Okullar Semti’nde Bir Gül Bahçesi başlığıyla bir methiye yayımladı. Yazıda Öğretmen Okulundan söz edilirken aynı semtte yer alan Gümüşhane Lisesinden hiç bahsedilmemişti.
O yıllarda Lisede görevli olduğum için bu yazı bizleri de ilgilendiriyordu. Gazete sahibiyle görüşerek sitemimizi aktardık. Ve aldığımız, “aynada ne gördüysek onu yazdık” yanıtı hoşumuza gitmemiş olsa da gereken dersimizi almıştık.
Bugün arşivimde bulduğum bu gazete kupürü, o günkü gözlemlerimi hatırlatırken, “Ayna” başlığını hem geçmişi hem de bugünü değerlendirmemize vesile olması bakımında siz değerli okuyucularımla paylaşmak istedim..
Hayat, bazen aynalara bakmak gibidir. Her gün, sabahın ilk ışıklarıyla yüzümüze vuran o yansıma, bize sadece fiziksel bir suret değil; ruhumuzun, düşüncelerimizin ve davranışlarımızın sessiz bir değerlendirmesini de sunar. İnsan, aynaya baktığında sadece kendini görmez; geçmişte yaptığı seçimlerin, attığı adımların ve ihmal ettiği sorumlulukların birer izini fark eder.
Aynalar bazen acımasızdır. Kusurları büyütür, hataları gösterir ve eksiklikleri saklamaz. Tıpkı hayatın kendisi gibi… İnsan, kendi aynasında başkalarının takdirini ararken çoğu zaman kendi özsaygısını unutur. Oysa gerçek bakış, kendine dürüst olmaktan geçer. Bir insan, aynasında gördüğü kişiyi beğenmiyorsa, önce davranışlarını, sözlerini ve kalbini sorgulamalıdır.
Toplum da bir aynadır aslında. İnsanlar, birbirlerinin yüzlerinde kendi yansımalarını görürler. Kimi zaman övgüyle, kimi zaman eleştiriyle. Eğer kalbimiz temiz ve niyetimiz samimiyse, aynalar bize yol gösterir; eğer kibir ve öfke doluysa, yansımalar bizi korkutacak görüntüler sunar. Bu yüzden insan, kendini geliştirmek için aynaya bakmalı; sadece suretini değil, içindeki değerleri de ölçmelidir.
Hayatta alınacak dersler, aynalardan öğrenilir. Bir insan, hatalarını görüp onları düzeltmeye çalışırsa, aynalar onun en iyi öğretmeni olur. Ama hatalarını görmezden gelirse, aynalar ona sadece değişmeyen gerçekleri fısıldar ve hayatın ağır tokadını hissettirir. İnsan, aynasına her baktığında bir muhasebe yapmalı; geçmişin yükünü taşıyıp taşımadığını, geleceğe sağlam adımlarla ilerleyip ilerlemediğini sorgulamalıdır.
Unutmayalım ki, aynalar yalan söylemez. İnsan ne kadar doğruysa, yansıması o kadar berrak ve huzurludur. Bu yüzden, hayatın içinde sık sık durup kendi aynamıza bakmalı, kusurlarımızı kabul etmeli, erdemlerimizi büyütmeli ve her gün daha iyi bir insan olmaya çabalamalıyız.
Aynalar ve insanlar… İkisi de bize aynı dersi verir: Kendi gerçeğimizle yüzleşmekten kaçarsak, hayat bize yüzleşmenin yollarını sunar. Oysa cesur olan, aynasına bakar, kendini tanır ve dersini alır. İşte hayatın en büyük okulunda, aynalar hepimiz için öğretmenlik yapar; sorumluluk, farkındalık ve erdem derslerini sessizce ama etkili biçimde verir. 10.03.2026
Yusuf SADIK, Eğitimci, Yazar, Demokrat Gümüşhane Gazetesi Köşe Yazarı ve GYY