Gümüşhane
Kapalı
2°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,7225 %0.16
52,2346 %-0.51
6.691,87 % -1,77
KADIN DEĞİL Mİ?

KADIN DEĞİL Mİ?

YAYINLAMA:

“Yeryüzünde gördüğümüz her şey, kadının eseridir.”

Mustafa Kemal Atatürk

Cennet’i kazanmanın yolunun annelerin ayaklarının altına alan bir güzel dinin mensupları olarak annelerimizi ve kadınları yılın birkaç gününde anmak, iş olsun mukabilinden bu günleri geçirmek değil aslolan. Aslolan şudur ki dinimizin bu kadar ehemmiyetle üzerinde durduğu annelerimiz ve kadınlarımızın baş tacı edilmesi gerekir. Çünkü kadınlar Atatürk’ün de dediği gibi var olan her şeyin onların eseri olduğu hakiki gerçeği.      

Kadının adı var toplumda yeri,

Bizleri biz yapan kadın değil mi?

Evinde hizmeti tarlada teri,

Her şeyi kotaran kadın değil mi?

Kadın denilince dolayısıyla kadına yakışan en güzel sıfat ‘Anne’ kelimesi gelir aklıma ve tarifi imkansız derin bir acı gelir oturur sol yanıma. Zira altı yaşında menenjit nedeniyle dillerine mühür vurulan ve sağır dilsiz kalan annemin bizimle konuşamaması, bir kere yavrularım, İsmail’im diyememesi, onun hangi derdi, hangi hastalığı vardı bize anlatamaması o gün bugündür beni adeta nar-ı İbrahim’de yakar gibi yakar da köz eder.

Sırtında bebesi gözünde yaşı,

Gurbeti bekleyen yolun yoldaşı.

Hanenin hamisi hem de haldaşı,

Bereket getiren kadın değil mi?

Anneler, kadınlar bize emanet edilen en kutsal varlıklarımız. Dünyanın en çaresiz varlığı bizleri dokuz ay karnında taşıyan, doğduktan sonra gecelerini zehir ettiğimiz, bir gram uykuyu adeta haram ettiğimiz, pislediğimiz altımızı temizlettiğimiz, yemeğimizi yaptırdığımız, elbisemizi diktirdiğimiz, yamattığımız, bizleri her sabah okula hazırlayan, sınavlardan önce gözyaşı ile dua eden, askere uğurlayan, yolumuzu bekleyen, hastalandığımızda derinden etkilenen, evlendiren, evlendirdikten sonra yavrusunun yavrusunu da gözeten başka bir melek var mı? 

Ayağı altına Cennet’i alan,

Evladı dendi mi gözleri dolan.

Zor günde cephede en önde olan,

Fatih’i doğuran kadın değil mi?

Ama bizler bizlere apartmanları bağışlayan o anneleri ve kadınları bir zaman sonra hele hastalandıklarında evimizden, yöremizden çıkarıp sözüm ona huzurevlerine (!) hapsederek evlat ve torun hasreti çektirten vefasız varlıklarız vesselam. Kadınlar naiftir hele bir de anne oldular ise. Kırılgandırlar, alıngandırlar, naziktirler, duygusaldırlar, evcimaldırlar, tutumludurlar, her daim en iyi ve en güzeli düşünürler, bilgedirler, güngörmüştürler. 

Huzurun adresi evin neşesi,

Saygının sevginin en üst köşesi.

Varlığın yokluğun mührü kaşesi,

Kavgayı bitiren kadın değil mi?

Ve ben her şair gibi daha en güzel şiirimi yazamadım anneme. Çünkü anne kavramı şiirler üstü bir duygu, ilhamı çok yoğun bir ruh hali, kelimelerin ve her türlü kelime sanatlarının yetersiz kaldığı, kifayet etmediği edemediği şiirin ta kendisi anneler, kadınlar. Annelere, kadınlara, genç kızlara yapılan saldırılar, tacizler, tecavüzler ve cinayetler suçların en büyüğü, insanlığın düştüğü en hayvani mertebe olarak maalesef gazetelerin üçüncü sahife haberleri olarak mideleri bulandırmaya devam ediyor ne yazık ki.   

Kadının adı var böyle bilinsin,

Şiddeti tacizi toptan silinsin.

Kadın emanettir ibret alınsın,

Yüzleri güldüren kadın değil mi?

İlk annemiz Havva’dan bu yana Efendimiz’i (SAV) dünyaya getiren Amine Annemiz, ilk kadın şehit Sümeyye annemiz, Efendimizin zevceleri Ayşe ve Hatice annemiz, biricik göz nuru kızı Fatıma annemiz, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal’i dünyaya getiren Zübeyde annemiz başta olmak üzere tüm annelerimizin mekanları Cennet olsun inşallah.

Ve son cümle kadınlarımızın toplumda hak ettikleri yeri bulmaları, gereken saygıyı ve sevgiyi görmeleri, şiddetten ve tacizden uzak durmaları en büyük temenni ve tesellimiz olarak bizlerin ve tüm insanlığın beklentisi olacaktır. 

Elleri nasırlı nurlu yüzünde,

Besbelli asalet vardır özünde.

Dünyayı versen de yoktur gözünde,

Hayal’i doğuran kadın değil mi?

Son Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız