Gümüşhane
Az bulutlu
19°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
48,1502 %0.07
56,2561 %0.22
7.167,42 %0.88
Çok Bilenler Konuşmaz, Çok Konuşanlar Bilmez

Çok Bilenler Konuşmaz, Çok Konuşanlar Bilmez

YAYINLAMA:

Günümüz dünyasında bilgiye ulaşmak her zamankinden kolay. Birkaç saniyede milyonlarca sonuca ulaşabiliyoruz. Ancak ne gariptir ki bilgi arttıkça hakikate ulaşmak zorlaşıyor. Çünkü sahnede olanlar, çoğu zaman gerçek bilginin sahipleri değil; en çok konuşanlar, en yüksek sesle bağıranlar, sosyal medyada en çok takipçisi olanlar. Bu durum bana, KONFÜSYÜÇ’ün şu özlü Sözünü hatırlatıyor:

“Çok bilenler konuşmaz, çok konuşanlar bilmez.”

Bugün ekranları açtığımızda, her kanalda “her şeyi bilen” yorumcular görüyoruz. Savaş uzmanı olmayan savaş yorumcusu, doktor olmayan sağlık danışmanı, ekonomiden habersiz ekonomi kahramanı… Bir gün salgın uzmanı, ertesi gün dış politika analisti kesilen bu figürler, izleyiciye bilgi değil, çoğunlukla duygu yüklü önyargılar pompalıyor.

Sosyal medyada ise durum daha da vahim. Birkaç dakikalık videolarla milyonlara “kesin doğru” gibi sunulan, aslında bilimsel dayanağı olmayan fikirler dolaşıyor. Kimisi “hızlı zengin olma yöntemi” anlatıyor, kimisi “her hastalığı iyileştiren” mucize iksirlerden söz ediyor. Bu şarlatanlar, insanın öğrenme merakını köreltiyor; araştırma kültürünü yok edip kolay yoldan inanmayı normalleştiriyor.

Oysa gerçek bilgi, gösterişten uzaktır. Bilge insan, kelimelerinin sorumluluğunu bilir; konuşmadan önce düşünür, dinlemeden karar vermez. İlim insanlarının, tecrübeli ustaların, vicdanlı liderlerin çoğu, bilse bile her ortamda konuşmaz. Çünkü bilirler ki her söz, yerinde ve zamanında anlam kazanır.

Ne yazık ki günümüz, çok konuşanların gölgesinde bilginin sessizce eridiği bir dönem yaşıyor. Bu yüzden, konuşanın değil, bilenin peşinden gitmek artık bir erdem değil, bir zorunluluktur.

Bugün, bilginin değil, sesin yüksekliğinin öne çıktığı bir çağdayız. Bu yüzden, aklımızı korumak için artık sadece dinlemek yetmez; dinlediklerimizi tartmak, sorgulamak, kaynağını araştırmak zorundayız. Unutmayalım: Çok konuşmak, bilgili olmak anlamına gelmez; tıpkı sessiz kalmanın cahillik anlamına gelmediği gibi.

 

Son Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız