30 AĞUSTOS: KOCATEPE’DE DOĞAN GÜNEŞ
9 Eylül’de İzmir’de Tamamlanan İstiklâl Destanı
Bazı tarihler vardır; yalnızca takvim yapraklarında değil, milletlerin hafızasında yaşar. 30 Ağustos 1922 de işte böyle bir tarihtir. Kocatepe’de doğan güneş, Anadolu’nun üzerine çöken işgal karanlığını dağıtmış; 9 Eylül 1922’de İzmir’de tamamlanan büyük yürüyüş, Türk milletinin bağımsızlığını bütün dünyaya ilan etmiştir.
Ben bu tarihi yalnızca bir gazeteci ve eğitimci olarak değil, İstiklâl Savaşı’nın gazilerinden Gazı Ahmet Sadık’ın oğlu olarak da farklı bir duygu ile hatırlıyorum. Bir gazinin evladı olmak, bağımsızlığın kitaplarda yazılı bir kavramdan çok daha büyük olduğunu insana hissettiriyor. Çünkü o destanın arkasında yalnızca ordular değil, evlatlarını cepheye gönderen analar, evlerindeki son imkânı vatan için ortaya koyan babalar ve istiklâl uğruna her şeyini feda eden bir millet vardı.
26 Ağustos sabahı Kocatepe’de başlayan Büyük Taarruz, 30 Ağustos’ta Başkomutanlık Meydan Muharebesi ile zafere ulaştı. Mustafa Kemal Paşa’nın “Ordular! İlk hedefiniz Akdeniz’dir. İleri!” emriyle başlayan büyük yürüyüş, Anadolu’nun işgalden kurtuluş yolunu açtı.
Fakat 30 Ağustos’u yalnızca bir askerî zafer olarak değerlendirmek, onun gerçek anlamını eksiltir.
Bu zafer; millet iradesinin, vatan sevgisinin ve bağımsızlık kararlılığının zaferidir.
Kocatepe’den başlayan yürüyüş, Afyon’dan Uşak’a, Manisa’ya ve nihayet İzmir’e ulaştı. 9 Eylül 1922’de Türk ordusunun İzmir’e girişi, 30 Ağustos’ta kazanılan zaferin Anadolu’daki büyük mührü oldu.
Bu yüzden benim için 30 Ağustos ile 9 Eylül aynı istiklâl destanının iki ayrı sayfasıdır:
30 Ağustos’ta zafer kazanıldı, 9 Eylül’de istiklâl İzmir’de mühürlendi.
Aradan geçen yıllar, bu gerçeğin değerini azaltmadı; tam tersine artırdı. Bugün üzerinde özgürce yaşadığımız bu vatanın her karışında şehitlerimizin kanı, gazilerimizin fedakârlığı ve Anadolu insanının alın teri vardır.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, silah arkadaşlarını, aziz şehitlerimizi ve aralarında babam Gazi Ahmet Sadık’ın da bulunduğu bütün gazilerimizi rahmet, minnet ve saygıyla anıyorum.
Onların bize bıraktığı en büyük miras yalnızca bir toprak parçası değildir.
Bağımsızlıktır. Cumhuriyettir. Vatanın bölünmez bütünlüğüdür.
Kocatepe’de doğan güneşin ışığı, bugün de yolumuzu aydınlatıyor.
O ışığı söndürmemek, geçmişe duyduğumuz saygının olduğu kadar geleceğe karşı sorumluluğumuzun da gereğidir.
Kocatepe’de doğan güneş, Türkiye Cumhuriyeti’nin semalarında sonsuza kadar parlasın.
30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun.
Yusuf SADIK, Eğitimci, Yazar, Gazeteci