O Bir Sanatçı Öğretmendi
Yeğenim, emekli öğretmen Rahmi Sadık Hakk’a yürüdü…
O sadece bir öğretmen değil, aynı zamanda bir sanatçıydı. Bağlamasının tellerinden yükselen “Huma kuşu yükseklerden seslenir” türküsüyle söze başladığında, yürek isterdi dinlemeye ve dayanmaya. O an, sazının tınısıyla ruhun derinliklerine dokunur, insana hem hüzün hem de huzur verirdi.
Rahmi, ailemizin ilk göz ağrılarından biriydi. Dünyaya geldiğinde, dedemiz Gazi Ahmet Usta ve ninemiz Ayşe Hatun sevinçten onu kucaktan kucağa taşımış, üzerine titremişlerdi. Takvimler 1955 yılının haziranını gösteriyordu. O tarihten itibaren, ailemizin kalbine kazınan bir iz olarak hayatımıza girdi.
Gümüşhane’de ilkokuldan yüksek tahsile uzanan eğitim yolculuğunu tamamladıktan sonra, 1978 yılında öğretmenlik mesleğine Van’ın Özalp ilçesindeki bir köyde başladı. O günden emekliliğine dek, nereye giderse gitsin, bağlaması hep onun can yoldaşı oldu. Hatay’dan Rize Fındıklı’ya, oradan da son durağı olan Gümüşhane’de Işıl Sema Doğan İlköğretim Okulu’na uzanan öğretmenlik yıllarında hem öğrencilerinin hem de meslektaşlarının gönlünde iz bıraktı.
Sadece bağlamasıyla değil, Karadeniz’in coşkusunu taşıyan kemençesiyle de gönüllere dokundu. Sanatçı ruhu sayesinde katıldığı düğünlerde, toplantılarda, köy şenliklerinde bir anda ortama neşe saçardı. Dörtkonak’ta ve çevresinde, sakin mizacı ve gönül adamlığıyla herkesin sevdiği bir insandı.
Hayatının en büyük dayanakları ise değerli eşi Gülyüz Hanımefendi ve evlatları Fırat ile Sinan’dı. Onların desteğiyle köyünde bir yuva kurdu. Bahçesinde kitaplarını okur, notlar çıkarır, hayallerini dile getirirdi. Bana defalarca, “Amca, destek olursan bu notlarımı senin gibi kitap haline getirmek istiyorum.” demişti. Bu arzusu, onun öğrenmeye ve öğretmeye olan bitmeyen iştiyakının göstergesiydi.
Şimdi geriye resimleri, videoları, en çok da gönüllerimizde bıraktığı izleri kaldı. Benim hafızamda ise bir hatıra hâlâ sıcacık duruyor: Tam 25 yıl boyunca aynı karavanaya kaşık çaldığımız günler… O günler, kardeşlik kadar yakın, dostluk kadar içtendi. Aynı sofrada, aynı türkülerde, aynı sevinçlerde birlikteydik. İşte bu yüzden yokluğun ağır, hatıran ise daima diri kalacak.
Sevgili yeğenim Rahmi, artık Hakk’ın rahmetine kavuştu. Babası Hacı Kemal ağabeyimin yanında yatacak ve ışıklar içinde uyuyacak. Bizlere düşen, dualarla anmak, eserleriyle, hatıralarıyla yaşatmaktır.
Unutmayacağız… Hep gönlümüzde olacaksın sevgili Rahmi yeğenim.
Selam ve selametle.
Bendeniz Amca Yusuf Sadık, Eğitimci Yazar- Gazeteci Emekli Millî Eğitim Müdürü