Gümüşhane
Parçalı bulutlu
-8°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,0754 %0.17
51,2133 %0.04
7.301,96 % 1,68
Şehrin Sessiz Hafızası, Bir Alim, Bir Arif:  Niyazi KARABULUT

Şehrin Sessiz Hafızası, Bir Alim, Bir Arif: Niyazi KARABULUT

YAYINLAMA:

Bazı insanlar vardır; yaşadıkları şehre betonla, taşla değil, ruhla ve harfle imza atarlar. Onlar, kalabalıkların gürültüsünde kaybolmayı bir erdem sayar, şöhretin parıltısı yerine kütüphanelerin vakur sessizliğini tercih ederler. Bugün köşemi, Gümüşhane’nin yetiştirdiği, ilmiyle mücehhez, irfanıyla münevver bir isme; Niyazi Karabulut hocaya ayırmak istedim.

 

20 Mart 1963 günü Torul’un Yücebelen köyünde dünyaya gözlerini açtığında, kaderinin bir "kalem işçisi" olarak yazılacağını kim bilebilirdi? Gümüşhane İmam Hatip Lisesi’nin koridorlarında yankılanan adımları, yıllar sonra aynı okulda bir muallim vakarıyla yankılandı. O, sadece müfredatı anlatan bir öğretmen değil; yüksek lisans teziyle taçlandırdığı akademik derinliğini, talebelerinin kalbine nakşeden bir rehber oldu.

 

Yirmi Kitap, Tek Bir İstikamet

 

Günümüzde iki satır yazanların "yazar" payesiyle ortalıkta arz-ı endam ettiği bir çağda; Niyazi Karabulut, sessiz sedasız yirmiye yakın eser vücuda getirdi. Bu sıradan bir sayı değil, bir ömrün zekâtıdır. Her bir kitabı; inancın, tarihin ve düşüncenin imbiğinden süzülmüş birer hazinedir. O, ilahiyatçı kimliğini "arif" duruşuyla harmanlamış; kalemini sadece kağıda değil, Gümüşhane’nin kültürel mirasına da sürmüştür.

 

Tanıyamadığımız Değer, Tanıtacağımız Hakikat

 

İtiraf edelim ki; biz bu toprakların gerçek evlatlarını, "sessiz kahramanlarını" çoğu zaman ihmal ediyoruz. Niyazi Hoca, emekliliğin dinginliğinde bile üretmeye devam ederken, aslında şehre bir ayna tutuyor. O aynada görünen; Torul’un sarp dağları kadar dik bir duruş ve Yücebelen’in berrak suları kadar saf bir niyetten ibarettir.

 

O bir alimdir, çünkü bilginin peşinde nefes tüketmiştir. O bir ariftir, çünkü bildiğini hayatına hal eylemiştir.

 

Vefa Borcumuz

 

Gümüşhane’nin "Asra Sığmayanlar" kervanına bir isim daha ekliyoruz bugün. Niyazi Karabulut’u tanımak, aslında Gümüşhane’nin saklı kalmış entelektüel gücünü keşfetmektir. Biz onu sadece bir hemşehrimiz olarak değil; bu şehrin ruhunu kağıda döken, geleceğe köprü kuran bir fikir işçisi olarak selamlıyoruz.

 

Kıymetli Niyazi Karabulut hocam, kalemine sağlık, ömrüne bereket. Bu şehir seni ve bıraktığın o yirmi şaheseri asla unutmayacak. Biz buradayız; hakikat dilsiz, marifet iltifatsız kalmasın diye nöbetteyiz.07.03.2026

 

Yusuf SADIK, Eğitimci, Yazar, Gazeteci, Emekli Milli Eğitim Müdürü

Son Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız